Sepette İndirim
2.683,31 TL3.577,75 TL
--- Uyuyan Güzeller ---
“Kızı uyandırmaya çalışmayın lütfen. Ne kadar uğraşsanız da gözlerini asla açmaz zaten… Kız derin bir uykuda ve her şeyden bihaber,” diye tekrarladı kadın. “Hep böyle uyuyacak ve başından sonuna kadar hiçbir şeyden haberi olmayacak. Kiminle uyuduğundan bile… Bu konuda endişeniz olmasın.”Güçten düşmüş yaşlı adamların geceleri yalnız uyumaması için “uyuyan kızlarla bir gece geçirme” hizmeti sunan bir evle başlıyor hikâye. Bir tanıdığı vasıtasıyla bu evi öğrenen İhtiyar Eguchi, evdeki ilk gecesinde kendini kızıl kadife perdeli bir odada uyuyan, hayır, uyutulan çıplak bir kızın yanında bulur. Yaşlı adamın kızın bedeninde keşfedeceği his, yaklaşmakta olan ölümün korkusu mu, yoksa kıza ne yaparsa yapsın uyanmayacak olmasının heyecanı mıdır?Uyuyan Güzeller, 1962 yılında 16. Mainichi Yayıncılık Kültür Ödülleri’nin Edebiyat ve Sanat kategorisinde ödüle layık görüldü. Bu jüride yer alan Yukio Mişima, eseri şöyle tanımlayacaktı: “Olgunlaşmaktan çürümeye dönen bir meyvenin ufuneti gibi, bu yapıt da dekadan edebiyatının şaheseridir.”
(Tanıtım Bülteninden)
--- Karahindibalar ---
İnanın ya da inanmayın insana kader dedirten bazı anlar vardır, bilirsiniz.Babasını yıllar önce, trajik bir kaza sonucu kaybeden İneko'da nadir rastlanan bir rahatsızlık peyda olur, öyle ki bu rahatsızlık onun insanların bedenlerini algılamasını engeller. İneko'nun orta yaşlı dul annesi, kızının özel bir bakıma ihtiyacı olduğuna karar verir. Nişanlısı Kuno'ysa buna karşı çıkar. Tüm bu tartışmaların arasında, İneko kendini karahindibalarla dolu bir tepenin üzerinde yer alan, eski bir Budist tapınağının bahçesindeki psikiyatri kliniğinde bulur.İnsanlar arasındaki mesafeyi, kelimelere başvurmadan söylediklerimizi sorgulayan Karahindibalar, Japon edebiyatının ustası Kawabata'nın 1972'de tamamlanmamış halde bıraktığı son sözü."Kawabata'nın büyüleyici ve tuhaf romanı Karahindibalar aşk, kayıp ve delilikle dolu bir hikâyeyi yalın ve etkileyici bir üslupla anlatıyor."The Paris Review
(Tanıtım Bülteninden)
--- Güzellik ve Hüzün ---
Güzellik ve Hüzün
(Tanıtım Bülteninden)
--- Go Ustası ---
Nobel Ödüllü Yasunari Kawabata’nın külliyatında önemli bir yere sahip olan Go Ustası, şiirsel üslup ve psikolojik zekânın iç içe geçtiği, toplum için yakılmış bir ağıt.
Go oyununun geleneğine göre oyuncu ölüm döşeğindeki babasının yüzünü göremeyecek bile olsa, kendisi Go masasına devrilecek kadar hasta bile olsa, müsabaka gününe sadık kalmak zorundaydı.Go, kurallarını anlaması basit, ustalaşması bir ömür süren bir oyundur. Siyah ve Beyaz taşların bir tahta üzerinde birbirini kuşatmaya çalıştığı bu strateji oyunu, Japon ruhunun ve düşünce yapısının cevherine sahiptir. Go Ustası, bizi son yaşayan usta Hon’inbō Shūsai’nin mağlubiyetsiz hayatının son müsabakasına götürür. Go geleneğinde yetişmiş usta artık yaşlıdır, hastadır; rakibi Ōtake ise bir makine gibi hızlı, agresif ve randımanlı bir tarza sahiptir. Japonya’nın büyülü manzarasının ortasındaki bir kaplıca otelinde başlayan bu neredeyse alegorik karşılaşma, tam altı ay sürecektir.İki rengin, iki insanın ve iki kuşağın ötesinde bir yere, evrensel bir hakikate göz kırpan Go Ustası, yaşamını sanatına adamış bir adamın yazgısıyla ve tarihteki yeriyle yüzleşmesinin öykü-sü.“Kawabata’nın öyküsünde gösterişsiz bir cesaret, ömrün sonbaharına dair bir asalet mevcut.”Time
--- Karlar Ülkesi ---
Japonya’nın batısında, karlarla kaplı bir kaplıca kasabasına yolculuk eden Shimamura, burada Komako adlı masum bir geyşayla bir ilişkiye başlar. İkisi de gayet iyi bilmektedir ki bu ilişkinin buruk sonu onlar için çoktan yazılmıştır.
“Çağımızın en etkileyici ve özgün eserlerinden biri.”The New York Times
“Haiku’nun narin, anlık diliyle Kawabata çetrefilli bir ilişkinin derinliklerine iniyor.”The Times Literary Supplement
(Tanıtım Bülteninden)
--- Dağın Sesi ---
“Gerçekten, toprağın içine falan gömülüp dinlenemez mi insan? Elli bin yıl sonra kalktığında, kendi dertleri de toplumun sorunları da tümden çözülmüş olabilir, cennete dönüşmüş bir dünyaya uyanabilir.”
Günden güne yaşlanan Shingo’nun hafızası onu yüzüstü bırakmaktadır. Öyle ki, geceleri dağdan gelen gümbürtüde sadece ölümün sesini duymaya başlar. Hayatının ve ailesinin durdurulamaz çöküşüyle karşı karşıya kalan bu yaşlı adam, sadakatsiz oğlunun genç ve mutsuz eşi Kikuko’yla gitgide daha yakın bir bağ kurar.
Kawabata’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yazdığı Dağın Sesi, yalnızlık, ölüm ve bitmek bilmez güzellik arayışını ele alan hüzünlü bir roman.
“Zengin, girift bir metin… Tüm modern Japon romanları arasında şiire en yakın olan Kawabata'nınkilerdir."
The New York Times
(Tanıtım Bülteninden)
--- Kiraz Çiçekleri ---
Japonya’nın geleneklerine bağlı eski başkenti Kyoto’da değişim rüzgârları esmektedir. Mevsim değişir, kiraz çiçekleri açarken şehir başka bir renge ve kimliğe bürünür. Bir kimono ustasının evlatlığı olan Chieko da bu değişimden uzak kalamayacaktır.
“Kawabata’nın romanları, hazin güzellikte çiçeklerle dolu gizli bahçeler gibidir.”The Japan Times
“Kawabata’nın kimono sanatına ağıdı.”The New York Times
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
