Yaşar Kemal 24 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Yapı Kredi Yayınları Yaşar Kemal 24 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
10.352,05 TL
11.352,05 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Neredesin Arkadaşım --- Büyük usta Yaşar Kemal'den... Röportajın el kitabı... Yaşar Kemal'in kaleminden çıkan bütün bu benzersiz hikâyeler, röportajın da edebi bir tür olduğunu göstermesi bakımından büyük bir önem taşıyor… Sokak çocukları yanı başımızda ama biz ne biliyoruz onlara dair? Yaşar Kemal'in yıllar önce, 1975'te, sokak çocuklarıyla yaptığı röportajları gazetedeki sunumuyla bir araya getiren Çocuklar insandır kitabı, kendi gölgesinden bile korkanların ve gözüpeklerin, müthiş bir yoksulluğun, itilmişliğin, ötelenmişliğin ayna gibi parladığı, unutulmamaya mühürlenen hayatları bir araya getiriyordu… Düşlerine sunarak hayata tutunmaya çalışan sokak çocuklarının sorunları bugün de güncelliğini koruyor. Yaşar Kemal'e "Çok iyi bir roman yazsaydım bu kadar sevmezdim" dedirten hazin ve çarpıcı bu kitaptan yapılan bir seçme Neredesin Arkadaşım... (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 112 Baskı Yılı: 2014 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Yolda - Seçme Öyküler --- Sayfa hesabına vurulduğunda, Yaşar Kemal'in öyküleri, romanları yanında oylumca küçük bir yer tutar. Ama ilk gençlik yıllarındaki sevgilisi şiirden sonra el attığı alan öyküdür. İlk öyküsüyse bugün okunduğunda bile hiçbir acemilik izi taşımayan "Pis Hikaye"dir... 1946'da yazmıştır bu öyküyü... İlk öykü kitabı Sarı Sıcak 1952'de basılmıştır... Bugün, toplu öykülerinin yer aldığı kitabın adı da Sarı Sıcak'tır. Bu kitabından yaptığımız bu küçük seçki Yaşar Kemal'le ilk karşılaşacaklar için, büyük bir dünyanın kapısını aralamaktadır… --- Kuşlar da Gitti --- Kuşlar da Gitti, İstanbul'un çürüyen, kirlenen yüzünün ve insanlığın da şehirle birlikte yok oluşunun romanıdır. Kuşların bir zamanlar mekan tuttuğu İstanbul'da çocuklar onları yakalayarak cami, kilise ve sinagogların kapılarında "azat buzat beni cennet kapısında gözet" diyerek satarlar. Ancak çocuklar satamadıkları kuşları yemek zorunda kalırlar. "Sağlam bir kitap, yoğun bir insan sevgisi ve şiir, tam bir başyapıt." - La Croix, (Fransa) "Saklanacak, tekrar tekrar okunacak, üstünde günlerce düşünülerek, bütün zamanların, bütün ülkelerin en güzel edebiyat yapıtlarının yanına konacak bir kitap..." - Jeremy Brooks, The Independent, (İngiltere) 'Klasiklere özgü yalınlıkta bir öykü.' -Church Times, (İngiltere) 'Batı Avrupa'da neden böyle romancılarımız kalmadı?' -New Statesman, (İngiltere) Sayfa Sayısı: 79 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Yılanı Öldürseler --- Hasan aile onuru uğruna akrabaları ve köylülerin baskısıyla annesini öldürmek zorunda kalır. Dokuz yaşında işlediği bu cinayeti hiçbir zaman aklı almayacak, kabullenmeyecek ve anlamlandıramayacaktır. Toplumsal cinnetin bir çocuğu katil olmaya sürüklemesinin romanı Yılanı Öldürseler kurban kavramına odaklanır. "Zengin yaratısı, Yaşar Kemal'i herkese seslenen zaman ötesi büyük klasiklere yaklaştırmaktadır." - Michel I. Makarius, Jeune Afrique, (Fransa) "Yılanı Öldürseler'deki derinlik hem ekonomik ve toplumsal yanları gösterilerek işlenen temanın anlamsal yoğunluk taşıması, hem de roman kişilerinin karakteristik özelliklerinin başarıyla işlenmesinden kaynaklanır." - Feridun Andaç, Yazınsal Gerçekçiliğin Boyutları- Sayfa Sayısı: 112 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Tek Kanatlı Bir Kuş --- Edebiyatımızın çınarı, büyük usta Yaşar Kemal'in Tek Kanatlı Bir Kuş kitabı, toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkunun destansı bir romanı. Halkının neden terk ettiği bilinmeyen, gizemli karanlık bir kasaba, bu kasabaya atandığı halde gidemeyen bir posta müdürü, yalnızlığın timsali bir istasyon şefi, "Alamancı" bir genç kadın...Ve bütün fantastikliğine karşın son derece gerçekçi gelen bir dünya... Metafor mu? Alegori mi yoksa? Şaşırtıcı ve çok katmanlı olay akışı, kişilerinin zenginliği ve derinliği, zaman zaman bir röportaj keskinliği kazanan masalsı diliyle tam bir Yaşar Kemal romanı. Tek Kanatlı Bir Kuş'da toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkuyu anlatan Yaşar Kemal, kitabın ana teması korku ile ilgili "Ben hep korkudan korktum. Korkudan çok korktum. Roman yazdığım zaman içimde bir korku istemezdim. O yüzden bu kitapta da korkuyu anlattım. Kayseri'de askerlik yaptığım kasabanın üzerinde büyük bir taş vardı ve bütün kasaba bu taşın üzerlerine düşeceğinden korkuyor, taşı üzerilerine düşmesin diye demir zincirlerle bağlıyorlardı. Madem korkuyorsunuz o zaman çekin gidin derdim. Seneler senesi bu korkuyu yazmak istedim" diyor. Romanının başkahramanları olan Posta Müdürü Remzi Bey ve karısı Melek Hanım'ın çileli yolculuğundan ve o dönem için şartları çok daha ağır olan postacılık mesleğinden bahseden Yaşar Kemal, "O dönemde Anadolu'da postacıdan daha önemli bir kişi yoktu. Özellikle benim için postacı çok önemliydi. O zaman bana mektuplar geliyordu. Bu mektupları benden önce jandarmalar okuyordu. Bazen makale yazar gazeteye göndermek isterdim. Bu makaleler bazen gider, bazen de gitmezdi" diye ekliyor. Yaşar Kemal'in 1960'ların sonunda yazdığı ve şimdi yayımlamaya karar verdiği Tek Kanatlı Bir Kuş romanı, okuru 1960'lı yılların Anadolusu'na götüren tarihi bir belge olmanın yanı sıra büyük ustanın edebiyatında önemli bir dönemi de gözler önüne seriyor. Sayfa Sayısı: 76 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Hüyükteki Nar Ağacı --- Yaşar Kemal'in "doğa-insan ilişkilerini en iyi anlamda verdiğim yapıtlarımdan biri" dediği Hüyükteki Nar Ağacı, traktörün tarıma girmesiyle birlikte işsiz kalan yarıcılar ve mevsimlik işçilerin dramını konu alıyor. Kapitalizmin Çukurova'ya düşen büyük gölgesi, her satırla görünür kılıyor. "İşte bu romanı ve Yaşar Kemal'in pek çok yapıtını güçlü kılan şey şu 'doğa-insan ilişkisi' sözlerinde saklanıyor. Çünkü Yaşar Kemal bu ilişkiye insanın en temel, en eski, dil yaratma yetisiyle özdeş bir niteliğiyle yaklaşıyor. Mitos yaratmak..." - Güven Turan- "Hüyükteki Nar Ağacı adlı romandaki tüm unsurların büyüleyici olması dışında Yaşar Kemal bu romanında kainatın dışından kelimeleri ve Anadolu'da gizlenmiş mikrokosmos hayatlar ve hayaller ile epik yazarların kosmosunu yaratmayı başarmış." - Frankfurter Allgemeine Zeitung Sayfa Sayısı: 102 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Sevmek Sevinmek İyi Şeyler Üstüne --- Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne ve Yaşar Kemal... "Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince... Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden... Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var. Sıcacık eli var. Sevgi dolu gözleri var. Ne güzel yalansız, salt sevgi dolu bir insan eli sıkmak. Sıcacık, sıcacık... Ben deli olurum, insanlar karanlık karanlık, kuşkulu baktıkça bana... Bütün insanlar kuşkusuz, korkusuz, çıkar düşünmeden, düşmanlık geçirmeden içlerinden baksalar biribirlerine... İnsan, ne olur biliyor musunuz, sıcacık bir bahar güneşinin bahtiyarlığında duyar kendisini... Bahar güneşinde bir sevinç içinde gerinir. İnsan bir bahar çiçeği temizliğinde olur." Böyle söylüyor Yaşar Kemal. Bu satırların geçtiği yazının başlığı Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne, kitaba adını da veriyor. Yapı Kredi Yayınları'nın Doğan Kardeş-ilkgençlik dizisinden yayımlanan kitap, edebiyatını hümanizm üzerine kuran, Türkiye edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal'in edebiyat, kültür ve özgürlük üzerine temel düşüncelerini gençlere tanıtmak için seçilen yazılardan oluşuyor... Bu başlık, henüz Yaşar Kemal edebiyatıyla tanışmayanlar için, onun dünyaya yaklaşımını özetliyor. Bir insan, bir yazar ve bir aydın olarak hayattaki duruşunu olduğu kadar; kökleri asırlar öncesine dayanan olay ve duyguları acı, yoksunluk ve isyanla harmanlayan Anadolu ve Çukurova'nın kültüründen beslenerek yarattığı coşkulu, zengin ve evrensel dilini de ele veriyor.Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne, Yaşar Kemal'in daha önce yayımlanan Baldaki Tuz, Zulmün Artsın, Ağacın Çürüğü ve Ustadır Arı kitaplarından seçildi. İlki 1960, sonuncusu 1993 yılına ait, onun düşünce evrenine ayna tutan toplam 18 yazı ve konuşmadaki eleştirel tavır, aynı zamanda Türkiye'nin 20. yüzyılın ikinci yarısındaki egemen politik, düşünsel yapısına da ayna tutuyor.Her işin başının "düşünce namusu" olduğunu söyler Yaşar Kemal. "Bence, Batı Batı dedikleri, düşünce namusuyla başlar, onunla biter. Düşünce namusunun bitmediği, gelişmediği yerde, hiçbir iyilik bitmez, gelişemez."Tembellik, bilim, masallar, korkular, kültür, özgürlük, sinema, Köy Enstitüleri, gericilik, ilericilik, sömürü düzeni, Çukurova, sanat, öfke, folklor, doğa, öğretmenler, İkinci Dünya Savaşı, vicdan, nükleer tehlike, Dostoyevski, Nâzım Hikmet... Ve daha nice kişi, konu ve fikir... Kimi coşkuyla, kimi küskünlükle, kimi başkaldırarak kaleme alınsa da, hepsinin temelinde sevgi var. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 116 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Ağrıdağı Efsanesi --- Bir aşk destanı olan Ağrı Dağı Efsanesi geleneklerini Mahmut Han'a karşı savunan Ahmet ile Gülbahar arasındaki aşkı konu alır. Efsanelere ve halk söylencelerine yürekten bağlı Yaşar Kemal'in bu romanı, insan psikolojisinin derinliklerini de içerir. "Yaşar Kemal Anadolu'nun halk edebiyatıyla alışveriş içindeyken başladı yazmaya. Gerçek bir yazar olduğu için de dilin duyarlığından, şiirsel destanın tek kahramanıolan Türk halkının kültüründen esinlenmesini bildi." - Jeliha Hafsia, La Presse, (Tunus) "Yaşar Kemal'in romanı Tolstoy'un çapına ve Dickens'ın canlılığına sahiptir." - Manchester Guardian, (İngiltere) "Zengin, renkli ve zekice bir nitelikle bezenmiş bir üslup ve yazdığı her kelime sert, cilalanmış, ayrıksı ve bir buğday tanesi gibi potansiyel olarak üretken." - Irish Times, (İrlanda) 'Kitabın güzelliği zengin şiirsel dilinde, efsane ve mit duygusunda yatıyor.' -Sunday Telegraph Sayfa Sayısı: 130 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Yeşil Kertenkele --- Denize bak, yıldızlara, hayvanlara, ağaçlara… Ne çok şey göreceksin… Edebiyatımızın çınarı Yaşar Kemal’den dokunaklı bir hikâye… Ege doğasıyla sarılıp sarmalanan ve kimseyle konuşmayan İbrahim aslında içinde ne çok cümle, ne çok umut biriktirmiştir. Hayalleri onun doğa ve hayvan sevgisiyle beslenen çocuk kalbinde kocaman bir çiçek gibi açmıştır. YazarınSarı Sıcakkitabında yer alanYeşil Kertenkelehikâyesi şimdi Sedat Girgin’in resimleriyle bağımsız bir kitap olarak genç okurlarla buluşuyor. Yağmurla Gelen,Kalemler,Beyaz Pantolon,Neredesin Arkadaşım?,Yolda,Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler ÜstüneveYeşil Kertenkele’yle Yaşar Kemal’in YKY’nin Doğan Kardeş dizisinden çıkan çocuklar ve gençler için kitapları çoğalıyor. TADIMLIK “Kayalıklardaki mağarada bir de kırlangıç yuvası vardı. Soğuk günlerde oraya ateş yakar, ısınır, yuvayı seyrederek düşler kurardı. Kırlangıç zamanını her yıl iple çekerdi. Yuvanın onarılması, kırlangıcın yumurtlaması, sonra civcivlerin çıkması, ananın civcivleri beslemesi hep gözünün önünde olurdu. Kırlangıçların yaşayışına katılır giderdi.” (Tanıtım Bülteninden) --- Kalemler --- Yaşar Kemal'in "Kalemler" hikâyesi... Türkiye edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal'in yazdığı "Kalemler", dokunaklı ve sarsıcı bir öykü. Şimdi bu öykü, Sedat Girgin'in resimleriyle yeni bir baskıyla okurlarıyla buluşuyor. "Kırmızısı, beyazı, karası, mavisi, turuncusu... Bir araya getirince kalemlerini, bir renk harmanı oluyordu. Gerçekten bir kalem harmanına benziyordu, ışıklı... Kalemleri okula getirecek, getirecekti ama, ya sorarlarsa bu kalemleri nereden aldın diye. Ne diyecekti, ne diyebilirdi. O kadar çocuğun arasında Çöpçübaşı babam çöplerin arasından topladı bu kadar kalemi diyemezdi ki... Ölse de, kesseler de, kanını iyice akıtsalar da diyemezdi ki... Nasıl derdi... Ama mutlaka getirmeli, arkadaşlarına kalemlerini göstermeliydi." (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 48 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Üç Anadolu Efsanesi --- "Kilometrelerce yürüyüp, dağ bayır koşup ne kurtarırsa kardır kuralınca, öne ağıtları, sonra da türküleri, koşmaları, destanları, Çukurova'nın tüm uyaklı uyaksız söz çeşitlerini, tekerlemelerini, küfürlerini avlıyordu. Folklor derlemesi filan değildi, bu iş hayat memat işiydi, özbeöz malını kurtarıyordu Çukurova'nın, sorumlusuydu kurda kuşa karşı, şaka değil."-Abidin Dino, Milliyet Sanat- "Yaşar Kemal, Anadolu aşık-hikayelerinin geleneğine göbek bağıyla bağlanmış bir yazar. Onu ta çocukluğundan başlayarak Anadolu sözlü geleneğinin destansı türleri büyülemiş."-Pertev Naili Boratav --- Teneke --- Bir Anadolu kasabasında, çeltikçi ağaların yönetmeliklere karşı gelerek ektikleri çeltik sıtmaya neden olur. İdealist ve genç kaymakam tüm tecrübesizliğiyle, sıtmaya tutulan kasaba halkı adına ağalarla mücadeleye girişir. Ancak kaymakam kasabadan, ardından teneke çalınarak sürülür. Teneke idealizm ile baskın güç arasındaki mücadelenin romanıdır. "Teneke kuruluş halindeki milli edebiyatımızın nefis bir örneği." Sayfa Sayısı: 168 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Beyaz Pantolon --- Büyümek dediğin… Yaşar Kemal bize bütün eserlerinde yoksulları, ezilenleri, zulme uğrayanları, emekçileri, memleket insanını, çocukları anlattı… Bunca yoksulluğa, yoksunluğa, acıya rağmen, hayatın bu cehennem kıyısını anlatırken bile kelimelerini hep umuda kilitledi. "Beyaz Pantolon" hikâyesinde, ayakkabı tamircisi Mustafa'nın bir beyaz pantolon alabilmek uğruna tuğla ocağında ölümüne verdiği mücadele, yazarın Sarı Sıcak kitabında yer alıyordu. Şimdi ise, Sedat Girgin'in resimleriyle bağımsız bir kitap olarak okurlarla buluşuyor. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 56 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Bugünlerde Bahar İndi --- İlkgençlik yıllarında, hikâye ve romandan önce, şiir yazmaya başlayan Türkiye'nin evrensel yazarı Yaşar Kemal, şiirlerini Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Bugünlerde Bahar İndi adlı kitapta topladı. Yaşar Kemal'in, Ekim başında okurlarla buluşacak Bugünlerde Bahar İndi adlı kitabı; ağırlıklı olarak 1940'larda yazılan, 50'ler ve 60'larda devam eden ve sonuncusu 1973'te yazılan usta işi şiirlerden oluşuyor. Kitapta, ilk kez yayımlanan şiirlerin yanı sıra; Kovan, Ülkü, Toprak, Küçük Dergi, Çığ, Görüşler adlı dergilerde ve Vatan ve Akşam gazetelerinde yayımlanan şiirler de yer alıyor. Yaşar Kemal bu ilk şiir kitabını hazırlarken, seçtiği şiirlerin pek azında değişiklik yaptı. Ayrıca, onun şiirine özel sesini veren özelliklerden biri olduğu için, kitapta Yaşar Kemal'in özgün yazımı aynen korundu. Kitapta yer alan şiirlerde öfkeyle umut, başkaldırıyla sevgi iç içe yer alıyor. En kasıntılı şairin bile özgünlüğünden ürkebileceği bir şiir yazıyor Yaşar Kemal: O, çalışmak isteyip işsiz kalan Kemal Sadık'ın hüznünü, direncini, umudunu, dile getiriyor... Kitapta, daha önce yayımlanmamış ancak Zülfü Livaneli tarafından bestelenmiş Ulaş ve Merhaba şiirleri de yer alıyor. Kitap editörü Güven Turan'ın "Gizlenen Bir Şairin İlk Kitabı" adlı yazısından: "Yaşar Kemal 1945'e kadar yoğunlaşmış şiirde ve çekilmiş... Hemen anımsayalım: İlk öyküsü "Pis Hikaye?"nin yazılış tarihi 1946'dır... Sonrası, Türk öykü ve roman tarihinin sayfalarını taçlandırıyor, 1950'lerde yayımlanan birkaç şiiri bir yana. Ama burada bitmemiş şiiri Yaşar Kemal'in "şiir bir çığlıktır; bastırılamayan bir çığlık" sözünü haklı çıkaran daha önce yayımlanmamış beş yepyeni şiir daha yer alıyor bu kitapta. Haydi, diyelim ki "Ulaş" ve "Merhaba" şiirlerini Zülfü Livane'li bestesiyle, Livaneli'nin sesinden duyduk... Şimdi onlara şiirin odağından eğilme zamanı geldi işte. Öncelikle dikkatimizi çeken, her iki şiirin de geleneksel halk şiirinden beslenmiş oldukları. Özellikle ses, ton halk şiiri kaynaklı. Gene de, kalıpların benzerliğine karşın, özgün ve klişelerden uzak şiirler bunlar. Form olarak da kolay sınıflandırılır gibi değiller. Örneğin "Ulaş" şiiri Ulaş Bardakçı için yazılmış bir ağıt mı? Bence değil... Ne yakınma var ne acıma... Vahlanma yok, ağıtların temeli olan. İsyancı bir şiir aksine; diklenen bir şiir... Bir destan mı? Böyle olmasını engelleyen temel bir şey var: Anlatımcı değil, sayıp dökmüyor, öykülemiyor kahramanlıklarını Ulaş'ın. Ayrıca, sadece Ulaş'a da odaklanmıyor: "Selam söyle" diye 1960'ların ve 1970'lerin öldürülen devrimcilerini kuşatıyor. Eluard'ın, Aragon'un savaş sırasında yazdığı şiirler gibi, kolay kolay kabına, kalıbına sığmayan bir şiir "Ulaş" bence. "Merhaba", klasik halk şiiri kalıplarını kullansa da, klişe tadı vermeyen bir şiir. Yaşar Kemal'in 1940'lardan 1970'lere uzanan bütün yazı hayatı içinde ilkgençlik yıllarının "Âşık"lığını, "Âşık Kemal"liğini, hiç bırakmadığını ortaya koyuyor." Sayfa Sayısı: 112 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Yağmurla Gelen --- Çocuk gözleri neler neler biriktirir şu hayatta? Yaşar Kemal'den: Yağmurla Gelen. Yağmurla Gelen, açlığın, kimsesizliğin, korkunun, kâbusların koynundan çıkmanın, direnmenin, inat etmenin, sokakların diliyle yoğrulan bir çocuğun hayatını anlatıyor... Dünyaya bir kez Muhterem Yoğuntaş'ın gözlerinden baktıktan sonra, o dünya bir daha asla eskisi gibi olmayacak... Yağmurla Gelen, Türkiye edebiyatının büyük ustası Yaşar Kemal'den hayata tutunmak, kök salmak isteyen bir çocuğun, Muhterem Yoğuntaş'ın belleklerden silinmeyecek hikâyesi... Daha önce, Çocuklar İnsandır kitabında yayımlanan bu hikâye, şimdi de YKY'nin Doğan Kardeş dizisinden Mustafa Delioğlu'nun resimleriyle yayımlanıyor. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 84 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Çakırcalı Efe --- Çakırcalı Memed Efe, on beş yıldan fazla bir zaman boyunca eşkıya olarak Osmanlıya baş kaldırmış, binden fazla insanı öldürmüş, öte yandan fakir fukaranın koruyucusu olmuştur. Yaşar Kemal, Çakırcalı'yı öldüren müfrezenin kumandanı Albay Rüştü Kobaş'ın verdiği bilgiler ışığında eşkıyanın hayat hikayesini, tanıklarının yorumlarına da yer vererek anlatır. "Yaşar Kemal insanoğlunun çektiklerini hırs dolu bir beceriyle anlatan yürekli bir yazardır. O isyan ve öfkesini, insanlara karşı Batı yazarlarında az görülen bir güvenle desteklemesini bilmiştir." -New Statesman, (İngiltere)- "Bir epik kültürünün bu ölçüde derinliklerine inmiş birini daha bulmak çok güç."-Norrtelje Tidning, (İsveç)-"Yaşar Kemal çağdaş edebiyatın eşine az rastlanır devlerinden biridir." --- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca --- Filler Sultanı'nda bir halk masalından yola çıkılarak güç ve haklılık arasındaki ilişki ele alınır. Filler Sultanı gücüne güvenerek karıncalara savaş açar. Haklı ya da haksız olmak onun için önemli değildir. Gücünü kendinden milyonlarca kez küçük karıncalar üzerinde denemektir niyeti. Ancak karıncalar birleşir ve haksızlığa boyun eğmeden filler sultanlığını devirirler. "Eğer insan soyunun bu en zaliminin simgesini, benzerini hayvanlar arasında arayacak olsaydım, belki timsahları bulurdum, boa yılanlarını bulurdum. Yok yok, sanmıyorum ki yeryüzünde bu zalimleri simgeleyecek korkunçlukta bir hayvan türü bulabilelim..." - Yaşar Kemal- "Korkusuz bir toplum eleştiricisidir Yaşar Kemal. Ve eşsiz bir şair. Onu okuyan herkes büyüleyici, güçlü anlatım yeteneğine hayran kalır." - Dagens Nyheter. --- Sarı Sıcak --- Sarı Sıcak Anadolu halkının yokluğa, açlığa, unutulmuşluğa karşı verdiği insanüstü mücadelenin hikayesidir. Pisliğin, sıcağın, sefaletin ortasında bir avuç insanın hayatla aralarındaki ince bağa sımsıkı sarılışlarının ve hayatta kalma çabalarının dramı yirmi iki hikayede dile getirilir. "Kemal'in yazım stili yalın ve çarpıcı; köylülerin ağzından bütün insanlık adına konuşuyor." - Publisher's Weekly, (A.B.D.) "Korkunç bir duyarlık ve acımasız bir şiir." - Observer, (İngiltere) "Sadelik ve dürüstlükle anlatılan bu öyküler insanın belleğine kazınıyor." - The Milwauke Journal, (A.B.D.) "Yoksulluk, boş inanlar, sinekler, toz, ölümüne çalışma, uçsuz bucaksızlık, bitkinlik, yabanlık, yılmazlık. (...) Çaresizlik doğan acıma ve duyarlığın evrensel boyutları." - The Guardian, (İngiltere) "Köylülerin sefaletini ve sosyal eşitsizliği dile getiren kitaplarıyla Yaşar Kemal, Türkiye'deki son üç kuşağı en derinden etkileyen yazar." - Neue Zürcher Zeitung, (İsviçre) Sayfa Sayısı: 242 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Bir Bulut Kaynıyor - Bu Diyar Baştanbaşa 4 --- Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlein, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, sadece bir romancı ve halkbilimci değil, gazetelerimizde modern röportaj yazarlığının da kurucusudur. Onun, her biri yayımlandığı dönemde olay yaratan röportajlarında gerçek, hayat buldu ve okuyucuyu sarstı. Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün dördüncü kitabı Bir Bulut Kaynıyor diğer üç kitap gibi doğa ile insan arasındaki kimi zaman içli tatlı, kimi zaman acı acıtıcı ilişkileri örer. Kaymakamlar, ağalar, şoförler, gecekondularda yaşayanlar, fakir evleri, zengin mezarları, martıları, "Amerikalılar", rektörler, yunuslar ve balıkçıların yanısıra, Çetin Altan, Abidin Dino, Sait Faik bu kitabın konuklarıdır. --- İnce Memed 1 --- İnce Memed; Kemal Sadık Gökçeli'nin, bilinen ismiyle Yaşar Kemal'in üzerine şiirler yazılan, türküler söylenen ilk romanı olma özelliği taşıyor. Yaşar Kemal, köy yaşamının üzerine kara bulut gibi çöken ağaların yıldıran, bezdiren, insan haklarını hiçe sayan zulmü neticesinde İnce Memed karakteriyle düzene başkaldıran destansı bir eser sunuyor. Okuyucu; adaletsizliğin, zorbalığın ve haksızlığın karşısında susmayan İnce Memed ile insanın onur mücadelesine tanıklık ediyor. Yaşamla ölüm arasında ince bir çizgide giden İnce Memed'i biraz daha yakından inceleyelim. ''İnce Memed 1'' adlı kitabı neden okumalısınız? Edebiyat eleştirmeni Berna Moran, İnce Memed eserini bir İngiliz tarihçisinin deyimiyle ''Soylu bir eşkıya romanı'' olarak aktarıyor. Varlık dergisi tarafından 1956 yılında Varlık Roman Ödülü'ne layık görülen eser, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında ve Çukurova'da geçiyor. Toplam 448 sayfa ve 37 bölümden oluşan eserde Yaşar Kemal; günlük konuşma diline bolca yer veriyor ve akıcı bir üslupla her okuyucuya sesleniyor. Yazar, okuyucuyu Çukurova'nın sıcak havalarına götürüyor ve köy yaşamının zorluklarına dikkat çekiyor. Köyün ağası gaddar Abdi Ağa, Memed ve beraber yaşadığı annesi Döne'ye ardı arkası kesilmeyen bir şiddet uyguluyor. Çocukluğunu dahi yaşayamayan Memed'in yediği dayaklar, uğradığı haksızlıklar canına tak ediyor ve Abdi Ağa'nın boyunduruğundan kaçarak ağaların yılgın düzenine ve yardakçılarına hasım, kendini dost bilen ve ona kucak açan herkesle hısım oluyor. Okunması gereken eserler listelerinde kendine her zaman yer bulan bu destansı romanın Türk edebiyatını tanımak isteyen herkesin kitaplığında olması gerektiğine inanıyoruz. Bunları biliyor muydunuz? Yaşar Kemal'in İnce Memed romanını 1947 senesinde yazmaya başladığını biliyor muydunuz? Dört kitaplık bir serinin ilk kitabı olan eser, ilk defa 1957 senesinde Bulgarcaya, ardından 1959 senesinde Rusçaya çevrilir. Kırktan fazla dile çevrilen eser, bu alanda Türk edebiyatının önder eserlerinden biri olur. Romandan uyarlanan filmler ve esere yazılan türküler de bulunur. İnce Memed'in yabancı film uyarlaması da bulunur. "Memed My Hawk" (IMDb: 6.5) isimli film, 1984 yapımı bir eser. İnce Memed'i filmleriyle seyredip türküleriyle dinlemek, okuyucunun romanla bağını artırabilir. Bu kitabı sevenler için diğer önerilerimiz 2015 yılında hayata gözlerini yuman büyük usta Yaşar Kemal'in İnce Memed 1'in devamı niteliğinde üç kitabı daha bulunuyor. Dilerseniz İnce Memed 1 adlı eserini okuduktan sonra kaldığınız yerden devam edebilir; İnce Memed 2, İnce Memed 3 ve son olarak İnce Memed 4 adlı kitaplarıyla seriyi tamamlayabilirsiniz. (Tanıtım Bülteninden) --- İnce Memed 2 --- Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü, düzene başkaldıran Memed’in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova’nın öyküsü. Yaşar Kemal’in söyleyişiyle “içinde başkaldırma kurduyla doğmuş” bir insanın, “mecbur adam”ın romanı.Öldürülen Abdi Ağa’nın yerini kardeşi Hamza alır. Memed, topraklarını ele geçirmek için Vayvay köylülerine zulmeden Ali Safa Bey’i ve Hamza’yı öldürür. Ancak köylüler için tam bir efsaneye dönüşmesine rağmen zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği konusunda kuşku duymaya başlar. Abdi Ağa gitmiş, yerine Hamza gelmiştir, onun yerini de bir başkası alacaktır.“Kalemi insanlığın hizmetinde bir yazar…”Henry Lundström, Sundvalls Tidning, (İsveç)“Yaşar Kemal, görkemli bir destan akıcılığı içinde, tüm ayrıntıları titizlikle yansıtarak dile getirmiş ülkesini.”Paul Theroux, The New Yok Times, (A.B.D.)“Korkusuz bir toplum eleştiricisidir Yaşar Kemal. Ve eşsiz bir şair.”Dagens Nyheter, (İsveç)“Bir gökkuşağı gibi, toprağa hiç dokunmadan bir ufuktan diğerine kayan büyük bir efsane geleneğine dayanıyor.”Sunday Times, (İngiltere)“Kemal’in Hardy ve Tolstoy ile karşılaştırılmasına yol açan zengin üslup, konunun zenginliği ve çeşitliliği, sıradan insanların yaşamıyla insanlığın bağlantısı, insanı içine çeken bu romanda da aşikar.”The Times, (İngiltere)“Baş döndürücü bir hızla ilerliyor.”The Guardian, (İngiltere) --- Binboğalar Efsanesi --- Yüzyıllarca yerleşik düzene geçmemek için direnen Türkmenler'in romanı Binboğalar Efsanesi Hıdrellez şenliklerinde, göçerlerin kış için sığınacak topraklar bulma dilekleriyle başlar. Ancak, kış onlar için bir yok oluş öyküsüne dönüşecektir. Yörüklerin yok oluşuna yakılmış bir ağıt. "Yaşar Kemal bir kültürün nasıl yittiğini Binboğalar Efsanesi ile sarsıcı bir biçimde betimledi." - Allan Sandström, Wasterbottes Kurriren, (İsveç) "Yaşar Kemal'in yazdıkları, bu evrenin çöküşünü, ondokuzuncu yüzyılda başlatılan ve yirminci yüzyılda ansızın piyasa ekonomisine geçilmesiyle sonuçları şaşırtıcı boyuta ulaşan zorunlu yerleşik yaşamın getirdiği tarihsel çöküşü anlatır." - Jean-Pierre Deleage, Sayfa Sayısı: 290 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları --- Ustadır Arı --- Ustadır Arı, Ağacın Çürüğü, Baldaki Tuz ve Zulmün Artsın Yaşar Kemal'in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme aldığı yazılarından ve konuşmalarından derlenmiştir. Onun düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığın belgeleridir. "Boğazı zilli kurt, boğazındaki zil yüzünden hiçbir canlıya yaklaşamaz. Boğazında zil, bozkırlar boyunca, dağlar boyunca koşar durur ve bir gün açlıktan ölür. Bu insan aklına gelen işkencelerin, zulümlerin en korkunçlarından biridir." --- Peri Bacaları - Bu Diyar Baştan Başa 3 --- Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlerin, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, sadece bir romancı ve halkbilimci değil, gazetelerimizde modern röportaj yazarlığının da kurucusudur. Onun, her biri yayımlandığı dönemde olay yaratan röportajlarında gerçek, hayat buldu ve okuyucuyu sarstı. Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün üçüncü kitabı Peri Bacaları bir İstanbul çocuğunun gözünden Anadolu köylerine uzanır, süngercilere varır, Van Gölü'ne, Çukurova'ya uğrar, doğaya misafir olur. Peri Bacaları Yaşar Kemal'in sözcüklerinde periler diyarına dönüşür.

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.