Mimar, editö
r, tasarım yö
neticisi Banu Uç
ak'
ın, Yalın Mimarlık'
ın mimari ü
retiminin hem dü
şü
nsel altyapısını hem de tasarlama ve inşa etme sü
reç
lerini geniş bir perspektifte, ç
oğunlukla sahada yerinde irdeleyerek kaleme aldığı YALIN ŞEYLER adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı.
Mimar Ö
mer Selç
uk Baz'
ın Viyana'
dan Tü
rkiye'
ye dö
nü
şü
yle başlayan ve Şehir Plancısı Okan Bal ile birlikte kurdukları Yalın Mimarlık ç
atısı altında yirmi yıla yayılan ü
retim, Yalın Şeyler'
de yalnızca yapılar ü
zerinden değil
bir dü
şü
nme biç
imi ve tasarım refleksi olarak ele alınıyor.
Banu Uç
ak'
ın kişisel okumasıyla kitap, ekibin projelerini "
Arketipler"
, "
Anlatılar: Hikayeleşmiş Mekan"
, "
Ö
rü
ntü
ler"
, "
Mü
şterekler"
, "
Doğa ile Diyalog"
, "
Tektonik Anlatılar"
ve "
İşbirliği: Yaparak Ö
ğrenmek"
başlıkları altında tartışmaya aç
ıyor. Ö
mer Selç
uk Baz'
ın, doğduğu yer olan Antakya'
yı da yerle bir eden 6 Şubat Depremi sonrasında, deprem gerç
eğinin hem kendilik algısını hem de mimarlığa bakışını nasıl dö
nü
ştü
rdü
ğü
nü
anlatan "
Aç
ık Yara"
başlıklı metniyle son buluyor.
Esnek kurgusuyla farklı okumaları mü
mkü
n kılan Yalın Şeyler, tek bir projenin izini farklı bö
lü
mlerde sü
rmeye de, benzer tavırları olan işleri birlikte değerlendirmeye de imkan tanıyor. Yalın Şeyler, coğrafyanın sert gerç
eklikleri iç
inde ö
zgü
n ü
retim arayışındaki bir ekibin işlerini ve bu işlerin mimarlığın temel meseleleriyle buluştuğu noktaları gö
rü
nü
r kılıyor.
Yalın Mimarlık'
ın işlerinin kamusal vurgusu, ö
zgü
nlü
ğü
ve sü
rekliliği ü
zerine eğilmenin değerli olacağına inanarak yazmaya başladığını ifade eden Banu Uç
ak, Yalın Şeyler'
i ve iç
eriğini şö
yle anlatıyor:
"
Şü
phesiz, Yalın Şeyler son derece kişisel bir okuma. Bizim coğrafyamızda gü
ndelik yaşamın ağır koşullarının, siyasetin ve ekonominin biç
imlendirdiği sert bir mimarlık ortamı var. Yalın Şeyler'
de bu ortamda ö
zgü
n bir mimarlık ü
retme gayretindeki ekibin işlerini, mimarlığın temel meseleleriyle buluşturarak tartışmaya aç
maya ç
alıştım. Kitabın bö
lü
mleri bir yandan Yalın Mimarlık'
ın tasarım reflekslerine dair kişisel sö
zlü
ğü
mü
oluşturuyor, bir yandan da projeleri coğrafyanın ö
tesinde mimarlığın temel kavramlarıyla ilişkilendiriyor.
Kitapta belirlenen temaların birden fazlası iç
in gü
ç
lü
ö
rnek olan bazı yapılar farklı bö
lü
mlerde, farklı ö
zellikleri ve halleriyle karşımıza ç
ıkıyor. Ö
rneğin Troya Mü
zesi, bir yerde arketip, başka bir yerde anlatı mekanı
kimi zaman doğayla kurduğu ilişki, kimi zaman ise iş birliği pratiği ü
zerinden okunuyor. Yalın Şeyler'
i okurken, tek bir projenin izini değişik bö
lü
mlerde sü
rebilir ya da benzer tavırları olan işleri birlikte değerlendirebilirsiniz. Alternatif okumalara aç
ık, esnek bir kurgusu olan kitabın dolambaç
lı, subjektif ve hatta spekü
latif sayılabilecek bu okuma biç
iminin okurda da karşılık bulmasını diliyorum..."
Troya Mü
zesi, Merkez Bankası Bursa Şubesi, Manisa Kurtuluş Mü
zesi, Zonguldak Mağaraları Ziyaretç
i Merkezi, Hatay Arkeoloji Mü
zesi gibi son dö
nemin birç
oğu ö
dü
llü
, dikkat ç
eken projelerinin mercek altına alındığı kitaba ilişkin Ö
mer Selç
uk Baz ise şunları sö
ylü
yor:
"
Bu kitap mimarlık gibi, ortaklık gibi, ofis gibi ve iş birliklerimiz gibi... Bizim gibi... Banu ile ilk konuşmalarımızdan itibaren bunun normal bir kitap olamayacağını anlamıştım. Kitaptaki ilk fikri ile Banu, pek ç
ok işimizde yaptığımız bir şeyi, gizlice bize karşı yaptı. Konuyu, yaklaşımı, yapıyı, problemi tersyü
z etti. Ö
nerdiği şey bir kitaptı ama sıra sıra projelerin olduğu bir portfolyo değil. Tarih kitabı gibiydi, doğa okuryazarlığı makalesi gibiydi, yapı bilgisi fasikülü gibiydi, şantiye defteri gibiydi. Ama tam olarak hiç
biri değildi ve hepsiydi! "
Tuhaf"
spekülatif parç
aların bir araya getirdiği bir bütündü. Bu haliyle kitap, yazarın, fasiküllerden ve bö
lümlerden oluşan, kendine ö
zgü tek defalık bir okumasıydı. Ve ayrıca okuyucuların kendi zihinlerinde başka şekillerde birleştirmelerine de aç
ık bir bulmaca gibiydi..."
Kurgusunun, anlatım dilinin yanı sıra ö
zgü
n iç
sayfa, kapak ve cilt tasarımı ile de dikkat ç
eken kitabın tasarımcısı Okay Karadayılar. Yayın ö
ncesi hazırlıkları Ece Toprak, Okan Bal, Ö
mer Selç
uk Baz tarafından yü
rü
tü
len eserin kapak fotoğrafı ise Yalın Baz'
a ait.
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
