Yakup Kadri Karaosmanoğlu 19 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

İletişim Yayınları Yakup Kadri Karaosmanoğlu 19 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
10.922,00 TL
11.922,00 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Ahmet Haşim Monografi --- Yirminci yüzyılın ilk yarısından büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştiri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri´nin 1910´dan 1974´e dek verdiği eserler Türkçe´nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz.Yakup Kadri´nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920´lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati´den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu´nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir `panorama`dır. (Tanıtım Bülteninden) --- Anamın Kitabı --- Yakup Kadri bu kitabıyla, insanların şimdiye kadar besledikleri bir zannı -çocukluğun en mutlu bir çağ olduğu zannını- kökünden sarsmak istediğini söylemiş. Önsözünde, İnsan, şuurunun altına kadar inmeyince kendi kendini nasıl tanıyabilir? Bizim köklerimiz orada değil midir? diye sorduğu kitabında belki romanlarının bütün anahtarlarını vermiş olacağını ileri sürüyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Alp Dağları'ndan ve Miss Chalfrin'in Albümünden --- Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Batı ve Batılılaşmaya dair yazılarından oluşan eserde, "şarklı gözüyle" Avrupa'nın, "garplı gözüyle" şarkın resmini görebiliyoruz. Günümüzde de güncelliğini muhafaza eden konuyu yazar, önce Alp Dağları'na seyahatlerinden yola çıkarak garba bakan bir şarklı olarak anlatıyor; ardından Türkiye'ye öğretmenlik için gelmiş bir İngilizin ağzından mektuplar yazarak meseleye bir de şarka bakan garplı olarak yaklaşıyor. Yazarın deyimiyle "iç örgüleri itibariyle bir sikkenin yüzü ve tersi gibi" birbirini tamamlayan yazılar, Yakup Kadri'nin dildeki ustalığıyla da bütünlüklü bir eser ortaya çıkarıyor. Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştiri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikâyeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Yakup Kadri'nin 1910'dan 1974'e dek verdiği eserler, üslup özellikleri bakımından Türkçe'nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri'nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920'lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati'den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihî süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu'nun eserleri hâlâ tüketilememiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panorama"dır. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 160 Baskı Yılı: 2015 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Hikayeler - Yakup Kadri Karaosmanoğlu --- İstanbul sınırları içine sıkışıp kalan hikayemizi yurt yüzeyine açan Karaosmanoğlu’nun bu kitaptaki anlatılarında aşk yüzünden veya düşman zulmünden bilinci sakatlanmış, saplantılı, isterik, melankolik, yerini yadırgayan insanlar var. 20 hikayeden oluşan kitabın tüm karamsarlığına rağmen yazar, insanın tek kurtuluş umudunu yine insanda aradığını sezdirir. Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edeiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri´nin 1910´dan 1974´e dek verdiği eserler Türkçe´nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri´nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920´lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati´den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu´nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panoroma"dır. (Tanıtım Bülteninden) --- Tiyatro Eserleri --- ...Kitaplaşmamış tiyatro oyunları, çeşitli makaleleri ve siyasal yazılarıyla 22-23 kitaplık bir diziye ulaşacağını umduğumuz Yakup Kadri´nin tüm eserlerinin ilk 13 kitabında, basımı yakın dönemde yapılan derlenmiş metinleri esas aldık. Sadeleştirme amacıyla da olsa değiştirme ve ekleme yapılmayan bu eserlerde şayet yazar sağlığında bazı değişiklikler yapmışsa, yazarın düzelttiği son metinler esas alındı...-İletişim Yayınları- (Tanıtım Bülteninden) --- Milli Savaş Hikayeleri --- Her biri başka bir yeri, başka kişileri, başka olayları konu edinen, bir yandan da sonu gelmez ve umutsuz bir arayışı dile getiren hikayeler. Güzel ve büyük yurdunu yitiren Hamdi, kocasını aramak için İstanbul’a gelen Ödemişli zavallı bir kadın, her şeyi allak bullak eden, “yurt”u “gurbet”e çeviren savaş ve geride kalanların hayatları. Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri’nin 1910’dan 1974’e dek verdiği eserler Türkçe’nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri’nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920’lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati’den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu’nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir “panoroma”dır. (Tanıtım Bülteninden) --- Vatan Yolunda --- Millî Mücadelemizin Avrupa’dan görünüşü, İstanbul’a Doğru, Millî Mücadelemizin İstanbul’dan Görünüşü, Ankara’da, Yunan Taarruzu ve Sakarya Harbi, İzmir’de Görüşeceğiz başlıkları altında toplanmış anılar demeti. Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edeiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri´nin 1910´dan 1974´e dek verdiği eserler Türkçe´nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri´nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920´lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati´den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu´nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panoroma"dır. (Tanıtım Bülteninden) --- Nur Baba --- Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeler, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri`nin 1910`dan 1974`e dek verdiği eserler Türkçe`nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri`nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yzarlığı, 1920`lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati`den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu`nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir panoramadır. (Tanıtım Bülteninden) --- Hep O Şarkı --- Hep O Şarkı --- Yaban --- Savaş yıllarında şehir ve köy hayatının anlatıldığı bir Türk klasiğine hazır mısınız? Türk edebiyatının en önemli yazarlarından olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban ile sizi savaş yıllarına götürüyor. Şehirli bir subayın köy hayatına adapte olma çabalarının ve millî mücadelenin anlatıldığı eser, sade ve akıcı diliyle sizi etkisi altına almayı başarıyor. Öyleyse gelin, kitabın içeriğinden kısaca bahsedelim. "Yaban" adlı kitabı neden okumalısınız? İstanbul'da büyüyen Ahmet Celâl 1. Dünya Savaşı'na katılarak gazi oluyor. Savaşta kolunu kaybedip şehre dönen Ahmet, arkadaşının ısrarıyla Anadolu'nun bir köyüne yerleşmeye karar veriyor. Çolak hâliyle savaşın devam ettiği şehirde yaşamaktansa köyde yaşamanın daha kolay olduğunu düşünüyor. Asker arkadaşı Mehmet Ali'nin köyüne giderek onun evinde bir odada yaşamaya başlıyor. Fakat gerek okuryazar olması gerekse şehirde büyümesi nedeniyle köy yaşamına ve insanlarına alışamıyor. Kendisini onlara yabancı hisseden Ahmet, köylüler tarafından da farklı görülerek yaban lakabıyla anılmaya başlıyor. Çevresindeki kimseyle bağ kuramayan, onların dertlerini anlayamayan Ahmet kendisini yalnız hissetse de köyden ayrılmayı istemiyor. Sonrasında köylülerin cehaleti yüzünden köyün dışında bir eve taşınıyor. Herkesten uzak bir hayat sürerken zamanla yalnızlıktan bunalmaya ve köylülere ihtiyaç duymaya başlıyor. Fakat köylüler tarafından dışlanarak iyice yalnızlığa ve mutsuzluğa itiliyor. Beğenmediği insanları evine davet edip onlarla bağ kurmaya çalışıyor ama bu sefer de köylüler onu istemiyor. Yaşadığı yalnızlık devam ederken bir gün komşu köyden Emine isimli bir kızı görüp ona âşık oluyor. Emine'yle evlenmek isteyen Ahmet bu aşkta da aradığını bulamayarak bir çıkmaza sürükleniyor. Padişahlık ve ağalık sistemini, cahilliği ve eğitimsizliği eleştiren Karaosmanoğlu, bu romanında yalnızlık ve yabancılaşma üzerine pek çok konuya değiniyor. Bunları biliyor muydunuz? Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun bir dönem milletvekilliği yapan bir diplomat olduğunu biliyor muydunuz? 1889'da Kahire'de dünyaya gelen yazar, etkin siyasi yaşamının yanı sıra Kadro dergisinin ve Anadolu Ajansının kurucularındandır. Yazarlık hayatına öykü ve şiirlerle başlayan Karaosmanoğlu, Fecr-i Âti edebi topluluğuna katılarak birçok roman yazar. İlk romanı olan Nur Baba 1922'de Akşam gazetesinde yayımlanır. Yakup Kadri; oyun, anı, monografi, makale ve öykü türlerinde de birçok eser verir. Aydınlar ve halk arasındaki uçurumu konu edindiği 214 sayfalık Yaban, 2004 yılında İletişim Yayınevi tarafından yayımlanır. Bu kitabı sevenler için diğer önerilerimiz Yaban'ı okuduktan sonra dilersenizKiralık Konak,Nur Baba,Sodom ve Gomore'ye de göz atabilirsiniz. --- Bir Serencam --- Kadın, namus, din, cehalet; savaşın Anadolu’da bıraktığı izler; aşk, toplum parazitleri, ruh sapıklıkları, umutsuzluk ve görev duygularını konu edinen kitapta Yakup Kadri’nin biçim, içerik ve teknik yönünden başarılı hikayeleri yeralıyor. Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edeiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri´nin 1910´dan 1974´e dek verdiği eserler Türkçe´nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri´nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920´lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati´den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu´nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panoroma"dır. (Tanıtım Bülteninden) --- Kiralık Konak --- Yakup Kadri Karaosmanoğlu, ilk romanı olan Kiralık Konak`ta toplumumuzda Batılılaşma ile birlikte kuşaklar arasında meydana gelen düşünce, duygu ve dünya görüşü ayrılıklarını, toplumsal çözülüş kavramını temel alarak, bir konağın dağılışı etrafında verir. Satılığa çıkarılan konağın, bu değişimle farklı yerlere savrulmuş bazı kişileri, Tanzimat`tan Meşrutiyet`e uzanan bir kopuş süreci içinde, istanbulin giyen, ölçülü ve namuslu kişiler olmaktan çıkıp, sırtlarına geçirdikleri redingotlarıyla -romancının deyişiyle- "riyakar, yarı uşak ve adi" bir kuşağın temsilcisi haline gelirler. (Tanıtım Bülteninden) --- Politikada 45 Yıl --- Politikada 45 Yıl --- Ankara --- Milli Mücadele yıllarında hiçbir çıkar gözetmeksizin yurtları için çalışan bazı subayların ve politikacıların zaferden sonra “sermaye çevreleriyle ilişkileri” ya da “arsa spekülasyonu”, “taahhüt işi” gibi girişimlerle zenginleşmeleri, “inkılap”a boşvermeleri. Romanın kadın kahramanı Selma’nın yaşamı izlenerek Milli Mücadele inancının ateşli dönemleri ve sonrası anlatılıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Ergenekon Milli Mücadele Yazıları --- Ergenekon adı altında topladığım yazılar(...) Millî Mücadele sıralarında, İkdam gazetesinde çıkmış makalelerden bir küçük kısımdır. (...) Günü gününe, üç yıllık bir devreyi dolduran yüzlerce makale içinden yalnız elli-altmış tanesini ayırıp bir kitap halinde yayımladım. (...) 1920 yılından 1923’e kadar Türk milletinin geçirdiği vicdan ve fikir buhranlarını, ancak bu gibi yazılarla hatırlamak kabildir. İşte Ergenekon’u teşkil eden parçaların yegâne kıymeti bu fikir ve vicdan krizlerini öbürlerinden daha bariz bir surette göstermesinden ibarettir. Bu itibar ile bu yazıları, o devrin mânevî manzaralarını, ateşten bir çizgi halinde aksettiren birer küçük aynaya benzetebiliriz.Yakup Kadri Karaosmanoğlu Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri'nin 1910'dan 1974'e dek verdiği eserler Türkçe'nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri'nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920'lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati'den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu'nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir "panoroma"dır. (Tanıtım Bülteninden) --- Gençlik ve Edebiyat Hatıraları --- Eylül romanının yazarı Mehmet Rauf; insandaki bütün manevî değerlerin ve yüksek saydığımız bütün hislerin kaynağını cinsî güdülerde aramaktan büyük zevk duyan Sahabettin Süleyman; uzaktan uzağa Halit Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu romanındaki hoppa ve züppe Behlûl'ü andıran Refik Halit; sönen, gölgelenen bir dünyanın şairi Ahmet Haşim; edebiyat üstadı Yahya Kemal; Edebiyat-ı Cedide nazmının en müzikal örneklerini veren Cenap Sahabettin; devrinin en büyük nâsiri Süleyman Nazif; şair-i âzam Abdülhak Hâmit; Sis'i, Tarih-i Kadim'i, Gökten Yere'yi yazan adam Tevfik Fikret; tedavilerine imkân olmayan, buna rağmen ölmeye de razı olmayan yalıların sözcüsü Abdülhak Şinasi; gür sesli kadın yazar Halide Edip... Yakup Kadri, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları adlı kitabıyla hem bu portreleri, hem onların yaşadığı yılların edebiyat ortamını, hem de kendisini farklı yönleriyle okura sunuyor. Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslüp özellikleri bakımından Yakup Kadri´nin 1910´dan 1974´e dek verdiği eserler Türkçe´nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri´nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı,1920´lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyoloik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-Ati´den yetişmiş ama bunu izleyen elli yılboyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreler romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş biryazar olan Karaosmanoğlu´nun eserleri, hala tüketilememiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir `panorama`dır. (Tanıtım Bülteninden) --- Sodom ve Gomore --- Mütareke döneminin İstanbul’u. Batı hayranı Türkler, düşman subaylarıyla aşk serüvenleri yaşamak için çırpınan Türk kızları, çıkarlarını emperyalist İtilaf Devletleri’nin zaferine bağlamış adamlar... Çöküşü ve kokuşmuşluğu anlatan roman, Anadolu’daki dirilişi önce sezdirir, sonra giderek artan bir şekilde duyurur. Yirminci yüzyılın ilk yarısında büyük bir üretkenlikle dergilere yazdığı şiir, öykü, makale ve eleştri türü yazılarla Türk edebiyatı sahnesine adımını atan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, romanları, hikayeleri, denemeleri, oyunları ve anılarıyla, en önemli edebiyatçılarımız arasında yer alır. Üslup özellikleri bakımından Yakup Kadri’nin 1910’dan 1974’e dek verdiği eserler Türkçe’nin geçirdiği bütün evreleri yansıtır. Eserlerinin konu ve fikir zenginliği de dil özelliklerinin çeşitliliğinden aşağı kalmaz. Yakup Kadri’nin Fransız edebiyatı etkisinde başlayan yazarlığı, 1920’lerden sonra özgün bir sese kavuşarak siyasi ve sosyolojik konulara, tarihe, dönem çatışmalarına ve birey psikolojisi irdelemelerine yönelir. Fecr-i Ati’den yetişmiş ama bunu izleyen elli yıl boyunca toplumsal koşullar, tarihi süreçler ve bireysel portreleri romanın dokusuna işlemek için roman tekniğiyle de boğuşmuş bir yazar olan Karaosmanoğlu’nun eserleri, hala tüketilmemiş ayrıntılarının tartışılıp incelenmesi gereken zengin bir “panoroma”dır. (Tanıtım Bülteninden) --- Hüküm Gecesi --- Hüküm Gecesi --- Bir Sürgün --- Bir Sürgün

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.