Sepette İndirim
3.224,75 TL4.224,75 TL
Arkadaşlıktaki Saadete Dair
İçinde yaşadığımız modern şehir hayatında, bir yandan görevler ve zorunlu ilişkiler içinde boğulurken, diğer yandan karşı kutuptaki yalnızlık tehdidiyle baş etmeye çalışıyoruz. Bu ikilem karşısında, arkadaşlık kavramı her geçen gün daha fazla değer kazanıyor. Arkadaşlarımız, hayatın zorluklarını ve sarsıntılarını beraber savuşturduğumuz sığınaklara dönüşüyor. Peki arkadaşlık tam olarak ne anlama geliyor? Wilhelm Schmid işte bu sorunun peşine düşüyor. Gerçek bir arkadaş nasıl olmalıdır? Arkadaşlığın farklı türleri nelerdir? Kişinin çok arkadaşının olması iyi ya da gerekli bir şey midir? Nasıl arkadaş edinilir? Arkadaşlığa özen göstermek neleri kapsar? Ömür boyu arkadaş kalmak mümkün müdür? Arkadaşlık ilişkisi duygusal, manevi ve zihinsel olarak bize ne kazandırır? Arkadaşlıkta yaşanan sorunlar nasıl aşılır? Kendimizle arkadaş olmak ne demektir ve gerekli midir? Samimiyet, yakınlık ve ilgi, arkadaşlığın olmazsa olmazları mıdır? Arkadaşsız kalmak hayatımızda nasıl bir yoksunluğa yol açar?
Aşk, Sakin Olmak ve Mutsuz Olmak kitaplarından tanıdığımız Wilhelm Schmid, Arkadaşlıktaki Saadete Dair'de, doygun bir hayat sürmek için çevremizdekilerle sıkı ilişkiler kurmanın kaçınılmazlığını tartışıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Dokunmanın Gücü Üzerine
Dokunmanın insan ilişkilerinde, özellikle de yakınlık ve güven bağı kurmada, eşsiz bir önemi vardır. Besler, sağaltır, taze bir yaşama cesareti aşılar. Hem tüy gibi hafif hem de son derece etkili bir deneyimdir. Belki düşünmed en bile önce, insanı insan yapan temel şeydir.
Dokunma, doyurucu bir hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Eksikliği, acı verici bir mahrumiyete dönüşebilir. Öte yandan zorla dokunmanın düşüncesi bile ürkütücüdür, şiddet içerir ve dokunulan kişiye hasar verir. O halde kimin, kime, ne zaman dokunuşu meşru ve uygundur? Nerede sınır koymak lazımdır? Âşıklar için dokunma ne anlama gelir? Birinin ruhuna dokunmak ne demektir? Bebek ve çocuk gelişiminde dokunmanın nasıl bir yeri vardır? Kucaklaşmak kişinin bağışıklık sistemini nasıl kuvvetlendirir? Bir başkasına zihinsel olarak dokunmanın yolları nelerdir? Nefes almak, bir bakıma dünyaya dokunmak mıdır? Korkulu ya da telaşlıyken neden farkında olmadan yüzümüze dokunuruz? Dokunmanın hormonlarla bağlantısı nedir? Neye “dokunaklı” deriz? Sanat, başkalarına dokunmanın bir biçimi midir?
Sevilen felsefeci Wilhelm Schmid Dokunmanın Gücü Üzerine’de, insan türü için hem biyolojik hem sosyal açıdan hayati bir kavramı ele alıyor. Yazar analogdan dijitale doğru evrilen hayatımızda, dokunmanın gücü üzerine bir kez daha etraflıca düşünmeyi öneriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Hediye Vermek ve Hediye Almak Üzerine
Bayramlarda, yılbaşlarında, doğum günlerinde, yıl dönümlerinde sevdiklerine hediye almak âdettendir. Ama birine hediye vermek için bu vesileleri beklemek gerekmez illa. Bazen sevdiğine değer verdiğini göstermenin, bazen birinden af dilemenin, bazen de arzu edilen bir şeye ya da konuma ulaşmanın yoludur hediye.Hediye vermek güzel ama zahmetlidir. Hayatı güzelleştiren ve zenginleşiren bu sanat bilgi, beceri ve incelik gerektirir. Doğru hediye nasıl seçilir? Maddi ve manevi hediyelerden hangisi daha makbuldür? Hediye almak, kişiye doğrudan karşılık verme yükümlülüğü getirir mi? Hediye beğe nilmezse ne olur? Birine sevgi, dostluk, zaman ve dikkat hediye etmek ne anlama gelir? Hediye vermek mi, yoksa hediye almak mı insanı daha mutlu eder? Cömertliğin hediye vermekle ilişkisi nedir? En iyi hediye, en pahalı olan mıdır? Aşk ilişkilerinde hediyenin yeri ve rolü nedir? Arkadaşlık kendi başına bir hediye midir? İnsan kendisine hediye vermeli midir?
Wilhelm Schmid, Hediye Vermek ve Hediye Almak Üzerine’de hediyelerin gündelik hayatımızda ne kadar önemli bir yeri olduğunu gösteriyor. Yazar hediye seçiminde özenli ve ölçülü olmanın önemini vur gularken, farklı durumlarda uygun hediyeyi bulmak için değerli tüyolar veriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Anne Baba ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinç...
Aile pek çoklarına göre yıpranmış, hatta geride kalmış bir kavram olsa da dış dünyanın belirsizleşen koşulları karşısında hâlâ korunup kollandığımız bir yuva olmaya devam ediyor. Bu güven dolu ve destekleyici ortamı sağlayan ise anne babalarımızla, dahası bazı talihli durumlarda, büyükanne ve büyükbabalarımızla kurduğumuz yoğun ve kuvvetli bağ.
Aile, dar anlamda, çocukların olduğu yerdir. Her ne kadar bazen fazla talepkâr, zahmetli ve yorucu olabilseler de sebep oldukları sevinç bunların hepsine üstün gelir. Peki çocuklar yetişkinlere ne tür mutluluklar vaat eder?
Anne baba olan kişilerin hayat tarzları ve öncelikleri nasıl değişir?
Çocuklar yetişkinlerin dünyayı algılama ve deneyimleme biçimlerini nasıl etkiler?
Eğitim meselesi, ebeveyn çocuk ilişkisinin neresinde durur?
Büyükanneler ve büyükbabalar için torunları neden çifte mutluluk anlamına gelir?
Torun sevgisi, neden diğer sevgilerden ayrı ve üstündür?
Wilhelm Schmid, Anne Baba ve Büyükanne Büyükbaba Olmanın Sevinçleri Üzerine’de çocukların hayatı ne kadar doyurucu ve anlamlı hale getirebildiğini anlatıyor. Yazar aynı zamanda kuşaklar arası alışverişin zenginleştirici potansiyeline ışık tutuyor ve çatışmadan bir arada olmanın ipuçlarını veriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Aşk - Neden Bu Kadar Zordur Ve Yine De Nasıl Mü...
Aşk - Neden Bu Kadar Zordur Ve Yine De Nasıl Mümkün Olur?
Salınmak - Hayattan Sevinç Duyma Sanatı
Yaşamdan sevinç duymak, hayatın kutupsallığını kucaklamaktan geçer. Günümüzün büyük haz hırsı ve mutluluk salgını hep pozitif kutupta kalmayı salık verse de, tatsız zamanlarla ve savrulmalarla baş edebilmek doygun bir hayatın vazgeçilmezidir. Herkes hayatın kutupsallığının suretlerini tanır: Sevinç ve hiddet, uyum ve çatışma, huzur ve huzursuzluk, zevk ve acı, sağlık ve hastalık, güzellik ve çirkinlik, başarı ve başarısızlık, anlam ve anlamsızlık. Benliğimiz aralıksız evreler halinde, her birini deneyimleyerek gelişir ve var olur. Uçlar arasında, hayatın ritmini dengelemek mümkün müdür peki? İstikrar ve süreklilik nasıl temin edilir? Dipleri ve zirveleri tecrübe etmek zenginlik olarak görülebilir mi? Duyuların yaşama sevinciyle nasıl bir bağı vardır? Doya doya görmek, işitmek, koklamak, dokunmak ve tatmak, hayatın anlamına nasıl katkıda bulunur? Hayatın sarkacıyla uyumlanma becerisi doğuştan mı gelir, sonradan mı öğrenilir? Salınma eylemi, sorun çözme yöntemi olarak kullanılabilir mi? Dijital ile analog dünyalar arasında denge noktası neresidir? Wilhelm Schmid, Salınmak: Hayattan Sevinç Duyma Sanatı’nda, hayatın dayattığı yük ile kişinin güçlerini yeniden toplamasını sağlayan hafiflik arasında denge bulmayı öneriyor. Her şeyi akışta tutmaya çabalamak yerine, hem güzelliklerle hem gerilimlerle barışıklık içinde salınmanın yaşam sevincinin ön koşulu olduğunu örnekler eşliğinde tartışıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Mutsuz Olmak
(Tanıtım Bülteninden)
Kendiyle Dost Olmak Hayatı Nasıl Kolaylaştırır?
Başkalarıyla ilişkimizde, zaman zaman mola alabilir, araya mesafe koyabilir, hatta gerekirse karşımızdakinden tamamen vazgeçebiliriz. Oysa kendimizle ilişkimizde bunların hiçbiri mümkün değildir. Benliğimizle günün 24 saati, yılın 365 günü beraber yaşamak zorundayızdır, son nefesimize kadar. İyi de olsa kötü de olsa, bize aittir. O halde bu zorunlu ilişkiyi dostluğa dönüştürmek, daha huzurlu, daha mutlu, daha doygun bir hayat sürmenin anahtarı olarak görülebilir.
Kendiyle dost olmak, kendini sevmek mi demektir? İkisi arasında bilinçli bir tercih yapılabilir mi? Kendiyle dost olan kişinin başkalarıyla ilişkileri bundan nasıl etkilenir? Kendine bedenen ve ruhen özen göstermek, kişinin kendisiyle ilişkisinde neden hayati bir rol oynar? Sınırlarını, gücünü ve imkânlarını bilmenin kişiye katkısı nedir? Hayat amacını keşfetmenin, kişisel değerlerini ve alışkanlıklarını tanımlamanın, yara ve travmalarıyla yüzleşmenin kendiyle dost olmakla nasıl bir bağı vardır Kendi hikâyesini yazmak ne demektir? Hayatın bereketine açık olmak nasıl mümkündür?
Kitapları dünyanın farklı ülkelerinde geniş okur kitleleriyle buluşan felsefeci ve araştırmacı Wilhelm Schmid Kendiyle Dost Olmak’ta, “Kendini sev” sloganıyla gitgide daha fazla sarmalandığımız günümüzde, kendimizle sağlıklı ve dostane bir ilişki kurmanın önemine vurgu yapıyor. İnsanın, kendine dönük abartılı bir sevginin tehlikelerine kapılmadan, sükûnetle kendisiyle meşgul olmasının, hayat yolunu çizmede nasıl değerli bir kaynak olabileceğini gösteriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Sakin Olmak - Yaşlanırken Kazandıklarımız
Her geçen gün hızlanan hayatlarımızda, bugün artık sakinliğe yer yok. Sükunet modern dünyanın kuralları altında ezilen günlük yaşamımızın kurbanı oldu desek yeridir. Peki sakinlik kavramını, hayatı kolaylaştıran ve zenginleştiren bir kaynak olarak görmek mümkün değil midir?
Wilhelm Schmid, Sakin Olmak’ta işte bu sorunun cevabını tartışıyor. Yaşadığımız çağın hararetli ve telaşlı temposuna kapıldığımızdan beri sükûnet hayatımızdan çekildi. Sakin olmayı kolayca, kendiliğinden başaramıyoruz. Oysa modernlik insanları öylesine savuruyor ki, sükunete duyulan özlem ve ihtiyaç büyüyor. Peki sakinliği nasıl geri kazanabiliriz? Onu bir erdem olarak görmek, hayata bakış açımızı nasıl genişletir? Sükunette pratik bir yaşam yolu bulmak mümkün müdür? Sükunete ermek, ancak yaşlanma sürecinde mi mümkündür? Yaşamla barışık olmak, dengede yaşamak, hayata şükran duygusuyla yaklaşmak, sakinliğin kazanımları olabilir mi?
Mutsuz Olmak ve Aşk adlı kitaplarıyla tanıdığımız felsefeci Wilhelm Schmid, Sakin Olmak’ta hem bireysel hem de toplumsal düzeyde sakinlik kavramını ele alıyor ve onu doygun bir yaşamla ilişkilendiren önemli ipuçları veriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Ölümü Atlatmak - Kavranamaz Olanla Baş Etmek Üz...
Çoğu kişi ölümden söz etmekten, hatta onun hakkında düşünmekten hoşlanmaz. Hayatın sonluluğunun bilinciyle yaşamak yerine, olabildiğince kısıtsızca yaşamın sevincini duymak daha konforlu bir tercihtir. Zira insani açıdan bakıldığında, ölüm en zorlayıcı tecrübelerden biridir. Özellikle sevilen bir kişinin kaybı geride onulmaz bir boşluk bırakır. Yine de, ölümle baş etmeninin yolları bulunabilir mi? Ölmek bir son mudur? Ölüm anında tam olarak ne olur? Ölen kişi nereye gider? Artık onunla nasıl bir ilişki mümkün olabilir? Biyolojik hayatın ötesinden söz edilebilir mi? Yas nedir, hangi evrelerden oluşur? Ölümle arkadaş olmak mümkün müdür? Ölüm kimi durumlarda kurtuluş olabilir mi? Günümüzde ilaç sanayiinin ölüme karşı yürüttüğü mücadelenin başarılı olma şansı var mı? Ölüm ölürse, hayata ne olur? Wilhelm Schmid Ölümü Atlatmak’ta ahir zamanlardan beri insanları meşgul eden temel sorulardan birine odaklanıyor. Yazar düşünsel derinlik ve sezgi gücüyle hayatın en kavranamaz gerçeğiyle yüzleşirken, okura onunla baş etmenin inceliklerine dair ipuçları veriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
