Vladimir Nabokov 16 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

İletişim Yayınları Vladimir Nabokov 16 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
8.842,25 TL
9.842,25 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Göz --- .O Kadınla, O Matilda'yı Berlin'deki Emigre varoluşumun ilk yıllarında tanıştım, iki zaman diliminin yirmili yıllarının başlarında: bu yüzyılın ve kendi berbat hayatımın... - Göz, Sayfa 11 "Göz'de, romancılık kariyerinde ilk kez olmak üzere Nabokov birinci tekil şahısta bir roman yazar. Sayfa Sayısı: 77 Baskı Yılı: 2005 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Saydam Şeyler --- 'İnce bir dolaysız gerçeklik cilası, doğal ve yapay maddelerin üzerini kaplar; her kim şimdide, şimdiyle kalmak istiyorsa lütfen onun ince gergin cilasını çatlatmasın.' 'Saydam şeyler, asık suratlı, sakar bir kiŞi olan kahramanımız Hugh Person'ın İsviçre'ye yaptığı dört ziyaret çevresinde gelişiyor. Genç bir yayıncı olan Hugh, R. ile görüşmeye gönderilir. Yolda Armande'ye âşık olur ve defalarca aşağılandıktan sonra, onu arsız bir İskandinavyalı'nın elinden alarak evlenirler. Birlikte New York'a döner. Sekiz yıl sonra -bir cinayet, bir süre delilik ve kısa bir tutukluluğun ardından- Hugh, geçmişinin izlerini yakalamak için yalnız başına duygusal bir yolculuğa çıkar. Yazar, R.'nin edebiyata ilişkin kuramsal görüşlerinde, daha temelde ise gözlemlenebilir nesnelerin değişen dünyasının oluşturduğu fonda, düş, anı ve zaman öğelerini iç içe dokuyarak önplana çıkarıyor.' Sayfa Sayısı: 120 Baskı Yılı: 2010 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Maşenka --- "Pansiyon hem Ruslara özgüydü hem de berbat bir yerdi. Berbattı, çünkü bütün gün ve neredeyse bütün gece Stadtbahn trenlerinin sesi duyulurdu, bu da sanki bütün bina hafifçe sallanıyormuş duygusunu uyandırırdı insanda. Eldivenleri koymak için bir çıkıntısı olan bulanık bir aynanın asıldığı ve meşeden bir konsolun, insanların geçerken kaçınılmaz olarak çarpacağı şekilde yerleştirildiği hol, çıplak ve sıkışık bir koridora açılıyordu. Koridorun her iki yanında da kapılarına siyah kocaman numaralar yapıştırılmış üçer oda bulunuyordu." Maşenka "Nabokov, her zaman benim en sevdiğim yazarlardan biri oldu ve her zaman da öyle kalacak. İnsanlar ancak üç-dört topu havada çevirebilirken, o bunu on tane topla yapabiliyor." Jeffrey Eugenıdes Sayfa Sayısı: 141 Baskı Yılı: 2012 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Nikolay Gogol --- Dünya edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük dehalarından biri olarak kabul edilen Gogol, yalnızca Rus edebiyatının kaderini değiştirmedi, aynı zamanda pek çok yazara da ilham kaynağı oldu. Gogol, bir mizah yazarı olarak ünlendi, 'gerçekçi' olmakla yaftalandı ama aslında hiç anlaşılmadı. Nabokov, bu zihin açıcı çalışmasında Palto, Burun, Müfettiş, Ölü Canlar gibi ünlü, ama aslında okundukça keşfedilen Gogol yapıtlarını inceliyor. Gogol'ü nasıl anlayabileceğimizi gösteriyor. Edebiyatın ne olduğunu ve ne olmadığını bu metinlerden yola çıkarak kendi alaycı, zeki üslubuyla sorguluyor, sorgulatıyor. 'Puşkin'in nesri üç boyutludur; Gogol'ünki ise en azından dört boyutludur. Çağdaşı olan, Öklid'i yerle bir edip, Einstein'ın sonradan geliştireceği kuramların çoğunu bir asır erken keşfeden matematikçi Lobaçevski'yle kıyaslanabilir. Gogol'ün Palto'da sergilediği sanat, paralel doğruların kesişmekle de kalmayıp, solucan gibi kıvrılabileceklerine, karmakarışık hale gelebileceklerine işaret eder; ... kendi kendimizle vardığımız fizik ötesi uzlaşımların da var olmadığı Gogol'ün dünyasında, bütün bunlar gayet tabii şekilde olup biter.' Sayfa Sayısı: 159 Baskı Yılı: 2012 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Laura'nın Aslı --- Kocam da, diye cevapladı kız, yazardır- yani, bir bakıma. Şişman adamlar karılarını döver denir, adam da karısını kâğıtlarını karıştırırken yakalayınca adamakıllı kızgın görünmüştü. Mermer bir kağıt ağırlığını indirdiği gibi bu narin beyaz eli (çırpınır gibi bir hareketle küçük elini gösteriyor) ezecek gibi yapmıştı. Aslında aptal bir iş mektubunu arıyordu kız, adamın esrarengiz müsveddesinin sırrını çözmeye LAURA'NIN ASLI "edebiyatın şiddetle korunan sırları,büyük bir yazarın, otuz yıldan fazladır bir İsviçre kıyısının mahzenlerinin derinlerinde uzanan tamamlanmamış şaheseri" Independent On Sunday Sayfa Sayısı: 158 Baskı Yılı: 2012 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Pnin --- Pninx, 20.yüzyıl edebiyatının en önemli yazarlarından Vladimir Nabokov'un yaşanana,okunana ve yazılana ilişkin kimi soruları güçlü olduğu kadar sıcak, komik olduğu kadar buruk bir karakter aracılığıyla tartıştığı benzersiz bir kitaptır. Sayfa Sayısı: 172 Baskı Yılı: 2002 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- İhtişam --- “Yıldızlı evrenin trapezlerinde uçaninsan düşüncesi, altında uzanan matematikle birlikte, ağla çalışan ama birdenbire ağın aslında orada olmadığını fark eden bir akrobata benzer – Martin bu baş dönmesine kadar giden, yeni bir hesapla korkusunu aşanları kıskanıyordu.” “İhtişam, döneminin genç Avrupalı yazınının en iyi örneklerinde mevcut olan sivri dilli ama bir o kadar da kayıtsız mesafeliliğe sahip.” V.S. PRITCHETT “Kadehimizi Nabokov’a kaldıralım! İhtişam isminin hakkını veriyor. Dili müzik gibi ahenkli, en güzel sahneler adeta bir şampanyanın mantarının patlaması gibi.” -KIRKUS REVIEWS- (Tanıtım Bülteninden) --- İnfaza Çağrı --- "Yasa uyarınca, idam hükmü Cincinnatus C.'ye fısıldanarak bildirildi. Herkes birbirine gülücükler saçarak ayağa kalktı." İnfaza Çağrı (...) "Yaratıcı bilinci dolduran hilelerle imgelerin beraberce kurdukları bir oyun ya da daha doğrusu Cincinnatus'un yaratıcı cinnetinin hikâyesi" Vladislav Hodaseviç "İnfaza Çağrı' bir anlamda Gogol'un da çözemediği meselenin cevabıyla ilgilidir: Gölgeleri nasıl ete kemiğe büründürebilirsin? Ama Nabokov gerçek birinin gölgeler arasında da var olabileceğini kanıtlar." Andrew Field Sayfa Sayısı: 205 Baskı Yılı: 2007 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı --- 'Ben Sebastian’ım ya da Sebastian ben ya da belki ikimiz ikimizin de tanımadığı bir başkayız.' ''Sebastian Knight’ın Gerçek Yaşamı', kayboluşların, kaybedilenlerin, bir yere konulup sonra nereye konduğu unutulan mutluluğun romanı.' John Lancaster 'Nabokov ‘dayanılmazlığın ağırlığını’ bölüştürüyor; anlatıcı, anlatılan kişi ve metnin arasında oluşan üçgen (...) yüzlere yapışan maskelerin, kim tarafından ve nasıl yapıştığının, yapıştırıldığının, yalnızca sözcükleri ve bu yolla oyunları kurmakla kanıksanabilir olduğunu örüyor.' Nilgün Marmara (Kırmızı Kahverengi Defter) Sayfa Sayısı: 216 Baskı Yılı: 2003 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Cinnet --- Yazma gücümden ve fikirleri en yüksek zerafet ve canlılıkla ifade etmekteki harikulade yeteneğimden kesinkes emin olmasam - hikayeme, aşağı yukarı, böyle başlamayı kararlaştırmıştım. Dahası, okuyucunun dikkatini şu gerçeğe çekmeliydim; eğer bu güçten, bu yetenekten, vesaire, yoksun olsa idim, sadece kısa süre önce olup biten kimi olayları anlatmamış olmazdım, anlatacak bir şey de olmamış olurdu, çünkü, mülayim okuyucu, zaten hiçbir şey olmamış olurdu... "Cinnet, cinayet ve delilik hakkındadır; sarsan, kahkahalar attıran inanılmaz cüretkar bir roman." - Martin Amis- "Nabokov'un köksüzlüğü, Hermann Karloviç'inki gibi, mutlaktır. O, karşı çıkmak için bile olsa, herhangi bir toplumla ilgilenmez, çünkü herhangi bir topluma ait değildir." - Jean-Paul Sartre- Sayfa Sayısı: 215 Baskı Yılı: 2003 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Karanlıkta Kahkaha --- Bir zamanlar, Almanya'nın Berlin kentinde Albinus adında bir adam yaşardı. Zengindi, saygındı, mutluydu: günün birinde gencecik bir metres uğruna karısını terk etti: sevdi sevilmedi ve yaşamı felaketle son buldu.Yüzünde usta bir kumarbazın ya da kendinden çok emin bir sihirbazın sinsi tebessümüyle, daha ilk paragrafta "elini açık eden" kaç usta yazar tanıyorsunuz? Sayıları çok değil... Vladimir Nabokov, iyi edebiyatın 'hikâye'den çok 'hikâyeyi anlatan'dan kaynaklandığını savunan ve okurunu hep şaşırtan büyük bir üslûpçu, 20. yüzyılın en kendine özgü yazarlarından biri. Burjuva evliliğini acımasızca alaya alan Karanlıkta Kahkaha da tıpkı 'Maşenka', 'Göz', 'İnfaza Çağrı' gibi, onun Berlin dönemi romanlarından. 1932'de Kamera Obskura adıyla Rusça yayımlanmış, sonra yazarı tarafından İngilizce'ye çevrilmiş, 1960'ta tekrar gözden geçirilmiş. Bir eleştirmenin deyimiyle "zalimane bir başyapıt" bu; okurunu en "fotoroman" bir durumdan şu "insanlık komedyası" denen şeyin en karanlık uçurumlarına yuvarlıyor.' Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı', 'Edebiyat Dersleri' ve tabii 'Lolita' yazarının bu küçük başyapıtını, yazarın karanlık kahkahasını Türkçe'ye aynı tüyler ürperticilikle aktaran Pınar Kür'ün usta işi çevirisiyle sunuyoruz. (Tanıtım Bülteninden) --- Lujin Savunması --- "... Nabokov'un benzersiz evrenine henüz dalmamış olanlar için, Lujin Savunması mükemmel bir giriştir." John Updike "... muazzam, olgun, modern bir yazar vardı karşımda, büyük bir Rus yazarı, bir anka kuşu gibi devrimin ve sürgünün ateşinden ve küllerinden doğmuştu." Nina Berberova ".. söylemeden edemeyeceğim; bütün Rusça kitaplarım arasında en fazla 'sıcaklığa' sahip olan ve bu sıcaklığı yayan Lujin Savunması'dır." Sayfa Sayısı: 228 Baskı Yılı: 2001 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Arlekenlere Bak! --- “Bu gezinti sırasında ya da belki daha sonralarında, ama kesinlikle aynı bölgede, aniden kopan bir fırtına o Temmuz gününün tüm ihtişamını silip süpürdü. Gömleklerimiz, şortlarımız ve mokasenlerimiz donuk sisin içinde sanki silinip gitmişti. İlk dolu tanesi bir konserve kutusuna, diğeri tam kelime çarptı. Bir kaya çıkıntısının altındaki kovuğa sığındık. Gök gürültülü fırtınalar ıstıraptır benim için. Körolasıca basınçları mahveder beni, şimşekleri beynimi ve göğsümü delip geçer. Bel de bunu biliyordu; koynuma sokularak (kendisinin değil benim rahatlığım için!) her gök gürüldemesinde şakağıma minik bir öpücük kondurdu, sanki bak, geçti işte, güvendesin, demek ister gibi.” ARLEKENLERE BAK! “Arlekenlere Bak!’ın ana karakteri Vadim, Nabokov’un gerçek hayatına dair ayrıntılarla edebi üslubunun hikâyesini iç içe geçiren özgün bir dünya kurar.” DAVID RAMPTON “Arlekenlere Bak! zaman ve mekâna özel ve stilize bir tarzda odaklanmasıyla nadir bir romandır.” SUSAN ELIZABETH SWEENEY (Tanıtım Bülteninden) --- Çarpık Dünya --- Ortalama İnsan partisini kurduğunda bir tür küçük saray ahalisi ve korumaları onu karşılamak için ordaydı. Takipçilerinin her birinin küçük bir kusuru ya da bir eğitimcinin meyve kokteyli içtikten sonra söyleyebileceği gibi “geçmişlerinde bir güvensizlik” vardı: oğlanın biri sürekli yüzündeki çıbanlardan şikâyetçiydi, diğeri marazi bir utangaçlığa sahipti, üçüncüsü yanlışlıkla bebek kız kardeşinin kafasını uçurmuştu; dördüncüsü o kadar kötü kekeliyordu ki, o sözcüğün başındaki bir p ya da b ile boğuşurken gidip kendinize bir çikolata alıp gelebilirdiniz. Modern romanda algılarının çeşitliliği, gücü ve zenginliği bakımından Nabokov’a rakip çıkabilecek bir yazar yoktur. MARTIN AMIS (Tanıtım Bülteninden) --- Rua Dam Vale --- “Bütün romanlarımın en şenliklisi, şu hergelenin cingözüdür. Karmaşık ve esritici oluşunu ne sürgün, ne yokluk, ne özlem etkiledi. 1927 yazında Pomeranya Körfezi’nin kumsallarında yaratıldı, ertesi kış Berlin’de kuruldu ve orada, 1928 yazında tamamlandıktan sonra ekim başlarında, sürgün Rusların yayımevi ‘Slovo’ tarafından Korol’, Dama, Valet adıyla yayımlandı. Yirmi sekiz yaşındaydım. Aralıklı olarak Berlin’de yaşıyordum. Bazı başka aklıbaşında insanlarla birlikte, on yıl dolmadan konuksever, pişman, salkım salkım çiçek açmış bir Rusya’ya hep birlikte döneceğimizden emindik. (...) Rua, Dam Vale’nin konusu yabancı sayılacak bir konu değil elbette. Hatta korkarım, o iki değerli insan, Balzac’la Dreiser, onları utanmadan ti’ye aldığımı ileri süreceklerdir - ama yemin ediyorum, o saçma sapan ürünlerini o yıllarda henüz okumamıştım ve bugün bile o selvi ağaçlarının dibinde neler anlattıklarını anlamış değilim. Ne de olsa, Charlotte Humbert’in kocası da suçsuz sayılmazdı. (...) Romanın adı sorununa gelince. Hepsi kör olan o üç saraydan çıkma kâğıdı tuttum, küçük bir per attım. Bana dağıtılacak iki yeni kart kumarımı haklı çıkarabilir, çünkü bu oyunda talihim yaver gitmiştir hep. Sımsıkı, daracık, yakından, yakıcı sigara dumanının arasından bir file -bir kenar beliriyor: Kurbağa yüreği, Rus pokerindeki deyimiyle. Ve çan sesleri! Umudum, elleri full’ler, kentlerle dolu eski oyun arkadaşlarımın blöf yaptığımı sanmaları.” Sayfa Sayısı: 263 Baskı Yılı: 2000 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık --- Solgun Ateş --- Çok zordur konuşmak sevgili ölülerimizle, rüyalardan bildiğimiz üzere! Endişemizi, kırılganlığımızı, utancımızı görmezden gelirler. Artık eskisi gibi olmayışları insana fena koyar. Uzak bir savaşta ölen okul arkadaşımız, şaşkın değildir bizi kapısında görmekten; işaret eder biraz kaygısız, biraz kederli, bodrum katı odasındaki su birikintilerini. Nabokov dilimizi kullanmayı ve dönüştürmeyi seçmekle, hepimize şeref bahşetmiştir. -Anthony Burgess- (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 286 Baskı Yılı: 2013 Dili: Türkçe Yayınevi: İletişim Yayıncılık

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.