Sepette İndirim
14.943,78 TL15.943,78 TL
Esperanto ve Çokdilli Bir Gelecek
Edebiyatçı ve dilbilimci Umberto Eco’nun Esperantisler István Ertl ve François Lo Jacomo’yla yaptığı Esperanto ve Çokdilli Bir Gelecek adlı söyleşi, hızla değişen ve kültürel olarak çeşitlilik gösteren bir dünyada, yapay bir dil olarak Esperantonun doğuşunu, yapısını, bir dil olarak diğer diller arasındaki konumunu ele alırken gelecekteki evrensel iletişim konusuna odaklanıyor. Bir evrensel dilin varlığına olan ihtiyaç, çeviri sorunları, ikidillilik ve anadilin işlevi, uluslararası dilbilim siyaseti, dilin dünya vizyonu yaratmadaki rolü gibi konular dilbilimciler tarafından tartışılıyor.
“Uluslararası Yardımcı Diller” ise yapay dil konusuna daha ayrıntılı bir bakış açısı sunuyor. Bu bölümde Eco, Esperantoyu derinlemesine bir analize tabî tutuyor ve uluslararası bir yardımcı dil olarak diğer diller arasındaki konumunu sorguluyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Popüler Roman Kahramanları
(Tanıtım Bülteninden)
Medya Cinsi:Ciltsiz
Sayfa Sayısı:270
Ebat:14x20
İlk Baskı Yılı:2017
Hamur Tipi:2.Hamur
Baskı Sayısı:1. Basım
Bitkisel Hafıza ve Bibliyofili Üzerine Diğer Ya...
Umberto Eco Bitkisel Hafıza’da kitabın, ortaya çıktığı andan itibaren uygarlıkların evrimi ve büyük tektanrılı dinlerin doğuşu açısından önemini anlatıyor. Ve bir bibliyofil gözünden bakıyor kitap dünyasına. Peki nedir bibliyofil? Bibliyofil kitabı sevendir, ama sadece kitap okumakla yetinmeyen, aynı zamanda ona nesne olarak da sahip olmak isteyendir. Bu nedenle bibliyofili, her şeyden önce kitap nesnesine duyulan aşktır.
Her zamanki keskinliği, mizahı ve yetkinliğiyle Eco, bibliyofili açısından önemli gördüğü eserleri gözden geçiriyor, anekdotlar anlatıyor, bir değerin izini sürüyor, kısacası bibliyofilinin büyülü dünyası için bize rehberlik ediyor. Çünkü Eco öncelikli olarak zaten bibliyofil olanları hedeflemiyor, henüz öyle olduğunu bilmeyen sayısız potansiyel okura sesleniyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Semiotik - Bir İmbilim Kuramı
“Eco`nun son derece bilgili ve kışkırtıcı kitabı felsefe, dilbilim, sosyoloji, antropoloji ile estetikten yararlanıyor ve hem Avrupa hem de Amerika`da çok geniş bilim çevrelerine atıfta bulunuyor.”–Language in Society
"Konuyla ilgili İngilizce yayımlanmış bildiğim en önemli metin.”–Arthur Asa BergerJournal of Communication
“Bir İmbilim Kuramı, göstergebilim çalışmaları alanına önemli bir katkıdır. Birçok bakımdan bu çalışma, C. S. Peirce ve Charles Morris`in öncü çalışmalarından bu yana alana en büyük katkıda bulunan yapıttır. Gücü, Eco`nun mevcut problemlerin üstesinden gelmek için kullandığı geniş bilgiden ve bu problemlere getirdiği eleştirinin mantığından ve açıklığından kaynaklanmaktadır. Eco, Paris “semiyoloji”sine hükmeden Kartezyen mentalizminin ve Peirce sonrası Amerikan “göstergebilimsel” davranışçılığının arasında, kolaylıkla ve kendinden emin bir şekilde yeni bir diyalektik senteze, gerçek bir “göstergebilim”e yöneldi.”–Robert Scholes
(Tanıtım Bülteninden)
Yapının Yokluğu - Göstergebilimsel İnceleme ve ...
Göstergebilim üzerine çalışmaları 1960’lı yıllarda başlayan Umberto Eco, kitle kültürü üzerine yaptığı çalışmalarda, kültür fenomenleri üzerine çalışmak adına bir göstergeler kuramına ihtiyaç duyulduğunu görmüş ve Yapının Yokluğu’nda böyle bir kuramın ilk formülasyonuna imza atmıştır. Yirminci yüzyıl göstergebiliminin ardındaki iki düşünürün; Amerikalı pragmatik filozof Charles Sanders Peirce ve İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure’ün düşüncelerini detaylandıran Eco, göstergebilimin temel kavramlarına genel bir bakış sunuyor: gösterge, kod, ileti, gönderen ve gönderilen. Claude Lévi-Strauss ve Jacques Lacan arasındaki ontolojik yapısalcılık tartışmasından doğan bir çalışma olan Yapının Yokluğu, belirtke sistemlerinin geçici ve tarihsel doğasına büyük bir vurgu yapar.Umberto Eco Yapının Yokluğu’nda dilbilim alanındaki güncel araştırmaları, yapısalcılığın durumunu, göstergebilimin ilgilendiği konuları geniş ve bütünlüklü bir bakış açısından inceliyor ve bu alanda günümüze kadar öne sürülen görüşlerle birlikte kendi kuramsal görüşlerini de okura sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Felsefe Tarihi
“Felsefe tarihinin Yunanlarla başlamasının kültürel bir nedeni var. Batı dünyasının düşünce biçimini şekillendiren Yunan düşüncesidir ve yaklaşık üç bin yıldır nasıl düşündüğümüzü anlamak için Yunanların ne düşündüğünü anlamak zorundayız.
Batı düşüncesinin tamamı yanlış olsa bile, nereden geldiğimizi ve ne olduğumuzu anlamamız için o düşünce hakkında bilgi sahibi olmalıyız.
Aksi takdirde öğrencilere Yunan mitolojisini incelemenin bir âlemi olmadığını, çünkü bir yığın hayal ürününden başka bir şey olmadığını söylemiş oluruz, o zaman da Homeros ile Vergilius’un neden söz ettiğini anlamalarını engellemiş oluruz.”
–Umberto Eco
(Tanıtım Bülteninden)
Antik YakınDoğu
Günümüzde Akdeniz’den Yakındoğu’ya, antikçağla ilgili bilgilerin mekânsal ve kronolojik ufku olağanüstü şekilde genişlemiştir; dahası, belli uygarlıklarla sınırlı oldukları sanılan olguların, belirsizliğe yer vermeyecek bir şekilde birbiriyle daha bağlantılı olduğu anlaşılmaya başlanmıştır.
Dolayısıyla Yakındoğu’nun tarihini antikçağın diğer “tarih”leriyle bütünleştirmenin başlıca yollarından biri, kültürel ufkun kapsamını antropolojik olarak, kültürler arası ilişkiler anlamında genişletmektir; ancak bunu yapmanın başka bir yolu daha vardır, o da bölgesel özellikleri yapısal ve paradigmatik açıdan incelemektir. Elinizdeki kitabın amacı tam da budur.
(Tanıtım Bülteninden)
Kapak: Adnan Elmasoğlu
Yay.Yön: Mustafa Küpüşoğlu
Ortaçağ 2 .Cilt
Ortaçağ, 476 yılında Batı Roma İmparatorluğunun çöküşüyle başlayan ve bin yıldan fazla süren bir çağdır. Ardından gelen çağlar, ortaçağı "karanlık çağ" olarak adlandırmış olsa da bu uzun dönem, aslında farklı medeniyetlerin karşılaştığı, savaştığı, bilgi alışverişi yaptığı, şimdiki bilimlerin temellerinin atıldığı oldukça üretken bir çağdır.
Umberto Eco'nun hazırladığı bu ansiklopedik çalışmanın ikinci cildi, yine ortaçağın tüm yönlerine ışık tutuyor. "Uzun bin yıl"ın gündelik yaşamından, müziğe, teknik gelişmelerden, Haçlı Seferlerine uzanan bin bir yüzünü uzmanlar tarafından yazılmış makaleler aydınlatıyor. İkinci cildini sunduğumuz bu eser, tüm meraklı okurların kütüphanesinde önemli bir yer tutacak.
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
910
Baskı Yılı:
2015
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Ortaçağ 3. Cilt
Geç Ortaçağ olarak tanımlanan, 1200-1400 arasındaki dönemde Haçlı Seferlerinin ideolojisini temel alan yeni bir genişleme sürecinde Batı, Doğuyu fethetmeye koyulur. Şehirler büyür; mimarlık, sanat ve edebiyat yoğun bir yenilenme ve açılım arzusunu ifade eder. Ancak başlardaki genişleme dürtüsünü Yüz Yıl Savaşları, veba ve çiftçi isyanlarının kanlı bir şekilde bastırılması gibi zorlu dönemler izler. Buna rağmen Avrupa'da XV. yüzyılda yaşanacak olan yeniden doğuşun ilk tohumları bu dönemde atılır.
Umberto Eco bu kitapta, farklı disiplinlerde ortaçağ üzerine uzmanlaşmış isimlerle işbirliği yaparak toplum, sanat, tarih, edebiyat, müzik, felsefe, bilim ve teknik gibi başlıklar altında Avrupa uygarlığının en karmaşık ve büyüleyici dönemlerinden birindeki muhteşem yolculuğuna devam ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
1088
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Ortaçağ 4. Cilt
Ortaçağ adını verdiğimiz, neredeyse bin yıl süren dönemin son sahnesine geliyoruz. Bu sahne, vitraylar ve ışıltılı minyatürlerle dolu elyazmalarıyla, İtalya'dan ve Flandre'den çıkıp deniz yoluyla Avrupa'nın tamamına yayılan ve büyük bir çeşitlilik sergileyen yepyeni bir dünyayı boydan boya dolaşan kumaşların dokusu ve renkleriyle aydınlanır.
Hem şehirlere hem de iktidar sahibi erkek ve kadınların çalışma odalarına yeni vizyonlar nüfuz eder, araştırmalara ilham kaynağı olur. Saraylar ve kubbelerin yanı sıra yurttaşlık hayatında, devlet ve ekonomi alanlarında modeller yenilenir. Bugünün ütopyalarını yaratmaya hazır olan sanatçıların ve düşünürlerin müthiş hayal gücü ve yetenekleri sayesinde yeniden mümkün görünen bir büyüklüğün düşüncesi de bu süreci hızlandırır.
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
855
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
