--- Sekizinci Günah ---
Dönüp baktığımda kapıda duruyordun hâlâ. Bir sarsıntı geçirmişçesine yerine çakılı kalmıştın. Günün önüme uzattığı kâğıt, senin şu iki kadından biriyle bir zaman bir sevgililik yaşadığını yazdırıyordu. Oysa sen kararlı adımlarla benim masama doğru geldin, izin isteyip karşıma iliştin. Ben, elimdeki dergiye dalma türünden kaçak bir ilgisizlik oyununu seçtim. Çünkü yine yanık tenliydin, beyaz keten gömleğinin üst üç düğmesi yine açıktı ve insanı Tanrı'nın varlığına neredeyse inandıracak kadar güzel boynuna kalın ve mat bir altın zincir takmıştın.Tomris Uyar'ın "sekizinci günah"ın sırrını çözmeye çalıştığı bu kitap, birbirleriyle girift bir ilişki geliştiren karakterleri, onların birbirine dolanan öykülerini, yasak olana karşı içlerinde duydukları merak ve arzuyu dile getiriyor. Bittikten çok sonraları dahi okurun zihninde dönmeye devam edecek bu öyküler; hayata, dünyaya, aşka farklı pencerelerden bakmak isteyenleri anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Yaz Düşleri Düş Kışları ---
Bendeniz, bir sessiz film piyanisti gibi dışarıdan eşlik ettim olaylara. Hayat, büyük hesabıyla akıp giderken ben, karanlık odalarda, ince dökümlerle uğraştım. Ta gençliğimden başlayarak. Sizin gibi gençlerin bugün iki saniyede elde edebildiği ortalamaları bulayım diye günlerce güneşe çıkmadım, çevreme karşı dalgınlaştım, sevdiklerimi görmedim, günah işledim. Tek isteğim, devletimizin ayakta kalmasıydı. Kaldı da. Bizim kuşak bitene kadar da kalacak. Sonrasını bilemem. Ne çalkantılı yıllar atlattık biliyorsunuz, yine atlatır mıyız, bilemem.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Yaza Yolculuk ---
İlk gelenlerimiz, yaz başında görünürlerdi. Yıkık kilisenin yamacındaki gelincikler yeni bittiğinde, gecelerin ayazı tam tamına kırılmadan, gemi haftanın iki günü uğrarken, kıyıda, kışın getirip bıraktığı yosunlar, çerçöp, geçen yazdan kalma deniz yağı şişeleri, unutulmuş hasırlar hâlâ dururken – kum kamyonu, hazirana hazırlık, temiz bir kum örtüsü serpmemiş daha kumsala. Lokantalarla kır kahvelerini kimlerin işleteceği bile belli değil, pansiyonların, otellerin fiyatları kararlaştırılmamış, belediyenin kiraya verdiği tek göz dükkânlar açılmamış. Kıyı, yaza hazır değilken daha.Yaza Yolculuk, iç hesaplaşmalarla, iç yolculuklarla dolu bir öykü kitabı. Basmakalıp değer yargılarını, kişinin kendisi ve yakın çevresiyle ilişkisini gözden geçiren bu öyküler, yaz mevsimi aracılığıyla her yolun insanın kendisine çıktığını imliyor. Tomris Uyar, ilk kez 1986 yılında yayımlanan Yaza Yolculuk’ta bazen bir umut, bazense bir kaçış mevsimi olarak yaza sığınıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Aramızdaki Şey ---
İsteğine uyup seni aramadım. Ölüm haberini bir dostumdan aldım telefonda. Bana haber verilmesini istemişsin, sevdiğin birkaç kişiye daha. Dizlerim çözüldü. Nedense önce öbür sevdiklerini aramam gerektiğini düşündüğümden ağlamaya ara verdim. Uzun sürecek yasın eşiğinde sana telefon etmek geldi içimden: Sen o şeyi çözebilmiş miydin?Tomris Uyar, ilk olarak 1998’de yayımlanan Aramızdaki Şey’deki öykülerini, günlük hayatın akışı içinden seçilip damıtılmış dupduru, sakin bir dünyanın olaycıklarıyla kuruyor. Her zamanki gibi alabildiğine yalın, süssüz bir anlatım; fazlalıklardan arındırılmış bir öyküleme, sıradanmış gibi gelen ama ustaca becerilmiş bir kurgu.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Gecegezen Kızlar ---
İsteğine uyup seni aramadım. Ölüm haberini bir dostumdan aldım telefonda. Bana haber verilmesini istemişsin, sevdiğin birkaç kişiye daha. Dizlerim çözüldü. Nedense önce öbür sevdiklerini aramam gerektiğini düşündüğümden ağlamaya ara verdim. Uzun sürecek yasın eşiğinde sana telefon etmek geldi içimden: Sen o şeyi çözebilmiş miydin?
Tomris Uyar, ilk olarak 1998’de yayımlanan Aramızdaki Şey’deki öykülerini, günlük hayatın akışı içinden seçilip damıtılmış dupduru, sakin bir dünyanın olaycıklarıyla kuruyor. Her zamanki gibi alabildiğine yalın, süssüz bir anlatım; fazlalıklardan arındırılmış bir öyküleme, sıradanmış gibi gelen ama ustaca becerilmiş bir kurgu.
(Tanıtım Bülteninden)
--- İpek ve Bakır ---
Annem saçlarımı bile örmüyor artık. Babamla yalnızlıklarına çekildiler. Birlikte ve ayrı ayrı. Kalorifer borularıyla dolu bu sımsıcak şehir odasında, kullanılmayacak ucuz likör kadehleri, deterjan adları, koca bir buzdolabı, transistörlü radyo ve çöp kokuları arasında ufaldılar. Biliyorum, akşamları kapı önlerine birikip eski konuşmaları sürdürmeler, türkü çığırmalar, oya işlemeler bile geçirmiyor bu küskünlüğü. Buralı değiliz. Babam, eski babam değil. Annem saçlarımı bile örmüyor.İpek ve Bakır, Tomris Uyar’ın 1965-1970 yılları arasında yazdığı on yedi öyküden oluşan ilk kitabı. Sonraki yıllarda daha da keskinleştirerek işleyeceği temaların ilk örneklerini gösteren bu kitaba yıllar sonra dönüp baktığında şu yorumu yapıyor yazar: “Bu yaşta tıpatıp öyle yazmazdım onları belki; biraz daha mı damıtırdım, bazı sözcükleri mi değiştirirdim yoksa biraz daha deneyim yükleyip o genç-öyküyü yokuşa mı sürerdim bilemem. Zaten hepsinin altına imzamı gönül rahatlığıyla bugün de atabileceğime göre fark etmez.”
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
