Sepette İndirim
1.575,56 TL2.100,75 TL
Olan Biteni Kaçırma Keyfi - Aşırılık Çağında Ke...
Sosyal bilimcilerin “aşırılık çağı” diye nitelediği bir zamanda yaşıyoruz. Seçenekler sonsuz, onlara ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay görünüyor. Fakat bu sınır tanımaz kültür ortamında, her şeye yetişmek mümkün olmadığı gibi muhtemelen anlamlı da değil. O halde birey olarak hayatlarımıza nasıl biçim kazandıracağız? Seçeneklerle ve ayartmalarla dolu hayatımızda, en kötü senaryo olan biteni kaçırmak. Son gelişmeleri, maç sonuçlarını, bize özel alışveriş fırsatlarını yakalamaya çalışırken, en çok odağımızı korumakta zorlanıyoruz. Özdenetim, itidal, ölçülülük gibi kavramlar yerini hedonik bir döngüye mi bıraktı? Bir şeyden feragat etmeden bir diğerine tutunmak mümkün müdür? Her şeyi birden yapma telaşının bedeli nedir? İnsan potansiyeli efsanesi nedir, eylemlerimiz üzerinde nasıl bir etkisi vardır? Sonsuz mutluluk ve doyum arayışı saplantısından kurtulabilir miyiz? Her şeyi deneme ar- zusunun kaynağı nedir? Sınırlar her durumda aşılmak için midir, onlarla yaşamak bize ne kazandırır? Kendine hâkim olma sanatı öğrenilebilir mi? Kışkırtıcı, davetkâr ve sınırsız bir dünyada kurumlar, örgütler, teknolojiler ve sosyal yapılar bizi nasıl belirler? Sevilen psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann Olan Biteni Kaçırma Keyfi’nde kendine hâkim olma sanatını bir erdem olarak ele alıp savunuyor. Yazar kendi isteğiyle bir şeylerden vazgeçmenin kişiyi stres, depresyon ve kaygı gibi dertlerden koruyacağını vurgularken itidal ve özdenetimi mutlu bir hayatın anahtarı olarak işaret ediyor. Hız ve sınırsızlık kültürüne karşı koymak isteyen herkes için etkili ve ilham verici bir kaynak.
(Tanıtım Bülteninden)
Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek
Modern hayatın temposu her geçen gün hızlanıyor. Bu değişime ayak uydurabilmek için bizim de sürekli olarak hareket halinde olmamız ve peşi sıra gelen yeniliklere uyum göstermemiz bekleniyor. Fakat bu bitimsiz devingenliğin stres, yorgunluk, depresyon gibi ağır bedelleri var. Gerçekten çağın hızına ayak uydurmaktan başka seçeneğimiz yok mu? İçinde yaşadığımız hız kültürü, bir yandan zamanı akışkan hale getirirken diğer yandan sosyal sınırları siliyor ve sabit tanımların yerine esnek ve değişebilir değerler koyuyor. Bireyi yolundan şaşırtan, şüpheye sürükleyen, yalnızlaştıran bir süreç bu aynı zamanda. Kendimizi bu yıpratıcı süreçten korumak için ne yapmalıyız? Aradığımız bütün yanıtlar içimizde midir? Kendini gerçekleştirmek ne demektir? Birey kendi kaderinden sorumlu mudur? Anlamlı bir varoluş kurmak nasıl mümkün olabilir? Başkalarıyla etkileşimimiz kişisel mutluluğumuzun neresinde durur? Benliğin ve kişisel bütünlüğün kişinin iç huzurundaki rolü nedir? Neden bu kadar çok kişisel gelişim kitabı yazılıyor ve yayımlanıyor? Edebiyat kendimizi ve hayatı anlama çabamızda bize nasıl yardımcı olabilir? Danimarkalı psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann yayımlandığı ilk günden itibaren büyük ilgi gören ve pek çok ülkede çoksatanlar listesinin üst sıralarına yerleşen bu kitabında, kişisel gelişim çılgınlığına direnmenin gerekliliğini hatırlatıyor. Yazar her şeyi mümkün gibi gösteren içe dönme, pozitif düşünme, kendini yeniden yaratma gibi moda trendlere odaklanmak yerine, kendimiz olarak kalarak belli bir yön ve amaç doğrultusunda ömür sürmenin önemine vurgu yapıyor
(Tanıtım Bülteninden)
Düşün - Düşünceli Bir Hayatın Savunusu
Dikkat dağıtıcı unsurlarla dolu yoğun hayatımızda düşünmeye gitgide daha az fırsat buluyoruz. Düşünceli bir hayatın düşüncesi bile toplumsal hızlanmanın damga vurduğu çağımızla uyumsuz duruyor. Koşuşturmalı modern varoluşumuz, düşüncelerimizle vakit geçirmeye, yaşadığımız olayların ayrıntılarını değerlendirmeye veya hayatın gizemlerine kafa yormaya alan bırakmıyor.
Bildiğimiz kadarıyla insan, dünyada kelimenin tam anlamıyla düşünme kabiliyetine sahip tek varlık. Peki düşünmek tam olarak ne demektir? Hangi biçimleri alır? Nasıl öğrenilir? Sezgi, mantık, dikkat ve muhakeme kavramlarının düşünmeyle ilişkisi nedir? Düşünmek tek başına yapılan bir eylem midir? Düşünmenin bilişsel ve felsefi boyutları neleri kapsar? Günümüzde kendi aklımızla düşünmek mümkün mü? Düşünmek var olmanın bir yolu olarak görülebilir mi? Eleştirel ve derinlemesine düşünmek neye hizmet eder? Teknolojinin sağladığı kolaylıklar düşünme becerimizi nasıl etkiliyor? Hızlı ve yavaş düşünmek ne demektir? Yürümek, çokça söylendiği gibi düşünmeyi destekler mi?
Danimarkalı psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann Düşün’de, etrafımıza merak duygusuyla ve eleştirel gözle bakmamızı sağlayan düşünme sanatını ele alıyor: Düşünceler arasında serbestçe dolaşmayı ve iç sesimize daha fazla kulak vermeyi, hayatı zenginleştirmenin bir yolu, çoğu zaman da başlı başına bir neşe kaynağı olarak sunuyor. Düşünme keyfinin kıvılcımını yeniden yakacak küçük ama etkili bir kitap.
(Tanıtım Bülteninden)
Hayata Nereden Bakmalıyız? Yeni Bir Dünya için ...
Yaşam koçları, iletişim uzmanları ve pozitif psikoloji sözcüleri, topluma mutluluğun kendini gerçekleştirme, maksimum potansiyele ulaşma gibi kavramlara bağlı olduğunu söylüyor ve bireylere kişisel gelişimlerine odaklanma öğüdünde bulunuyorlar. Bu formüllerin işe yaradığını söylemek zor, zira hayat çoğu kişi için hâlâ boş ve anlamsız...Anlamın, mutluluk deneyimiyle aynı şey olduğunu düşünme yanılgısına düşsek de, pek çok kişi içten içe bunun ne kadar boş olduğunu seziyor. Öyleyse anlamı öznel ya da içsel olanda değil de, toplumun parçası olan hayatlarımızın olgularında aramak daha doğru bir yol olabilir mi? Hayatta neyin peşinden gitmeye değer olduğuna nasıl karar verebiliriz? Maddiyat ve araçsallaştırma mantığı ilişkilerimizi nasıl etkiliyor? Her durumda bunun bana ne faydası var demek yerine, dikkatimizi koşulsuz ve karşılıksız olarak ailemize, arkadaşlarımıza ve çevremize yöneltmek bize ne sağlar? İyilik, haysiyet, hakikat, özgürlük, sevgi gibi temel felsefi kavramlar bugün hayatımızda nasıl bir yer tutuyor? Hayatı yaşamak ile onu deneyimlemek arasında nasıl bir fark var?Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek ile tanıdığımız Svend Brinkmann, Hayata Nereden Bakmalıyız? Yeni Bir Dünya İçin On Eski Fikir’de benliğimize ve kişisel mutluluğumuza odaklanan hayat görüşüne tutunmak yerine, eski felsefecilere kulak vererek anlamlı bir hayat sürmenin yollarını araştırıyor. Mutluluğun, benliğin ötesindeki insani esaslara bakabilme becerisi olmaksızın var olamayacağını hatırlatan, kafa açıcı bir başucu kitabı.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
