Sepette İndirim
2.309,63 TL3.079,50 TL
İstanbul 1914-1923
İstanbul, Balkanlar'dan Basra Körfezi'ne, Rusya steplerinden Mısır'a kadar uzanan tarihin en hareketli coğrafyasının ortasında kurulan imparatorlukların başkenti olarak bin yılı aşkındır sahip olduğu konumu 1914-1923 yılları arasının trajik sürecinde kaybetti. İstanbul'u, tarihinin bu kırılma noktasında, "düşüş" ve yeniden şekillenme sancıları içinde ele alan bu kitap, İstanbul merceğinde bir çağ dönümünün manzaralarını sunuyor. Stefanos Yerasimos'un yayına hazırladığı eserde, İstanbul'da imparatorluğun çöküşü, mütareke ve işgal yılları, yeni bir devletin doğum sancıları, şehrin kozmopolit yapısı, gündelik hayatında önemli yeri olan azınlıklar, Rumlar, Yahudiler, Beyaz Ruslar değişik yorumlarla dile getiriliyor.
"İstanbul, (…) Büyük Savaş'ın başlıca ganimetidir. Fakat kimileri için sömürgeci bir yayılmacılığın basit bir ara istasyonu olan kent, başkaları için bir çar kenti, bir imparatorluk kenti olmayı sürdürür. Kent, o sıralarda jeopolitik bir kumara yol açmanın da ötesinde, bir imparatorluk ütopyasının konusunu oluşturur. Yeni Roma imparatoru olarak Ayasofya'da taç giyme hayalini kuran Rusya'nın II. Nikola'sı, Bulgaristan'ın Ferdinand'ı ve Yunanistan'ın Konstantin'i ile rekabet halindedir. Bu yüzden, ezeli ve ebedi Konstantinopolis, yeni bir imparatorluğun ham hayalini kendi üzerinde yoğunlaştırarak, yaşlı imparatorlukların çöküşüne eşlik eder."
-Stefanos Yerasimos-
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
215
Baskı Yılı:
1997
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Kostantiniye Ve Ayasofya Efsaneleri
Türkler "Konstantiniye"yi 1453'te fethettiler ve şehrin kuruluşuna ve o vakte kadar sembolik merkezi kabul edilen Ayasofya'ya ilişkin bir efsane geliştirdiler. Bu efsane, Bizans, Arap, hatta Helen yazılı metinlerindeki temalardan örülüydü. Araştırma literatürünün yıllardır tanıdığımız isimlerinden Stefanos Yerasimos, bu efsanenin imparatorluk tartışması ve ideolojisi ile ilişkisini araştırıyor. Osmanlı padişahları, Bizans başşehrinin temel sembolü Ayasofya'yı yeniden değerlendirerek, hatta anlamlandırarak, Bizans imparatorlarının projelerini sürdürme zorunluluğunu mu hissetmişlerdi? Yoksa lanetli şehir Konstantiniye ebediyen yok mu edilmeliydi? Stefanos Yerasimos, efsanenin oluşumunu ve gelişme aşamalarını inceleyerek, metinleri tahlil ederek ve tarihi bağlamla çelişkilerini araştırarak, bu efsaneyi yeniden ayakları üstüne oturtuyor. Yazar aynı zamanda, çeşitli Osmanlı yapılarının mimari özellikleri ile görünümlerinin ancak bir imparatorluk projesi ile ilişkili olarak anlaşılabileceğini ileri sürüyor. "Ayasofya'nın aşılması", Osmanlılar üzerinde, bir dizi mimari çalışma sırasında hep etkisini göstermiş bir güdü, Stefanos Yerasimos'un başarılı araştırması, bu "sembolik boyut"u da yerli yerine oturtmamızı sağlıyor.
Sayfa Sayısı:
295
Baskı Yılı:
2012
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Milliyetler ve Sınırlar
Barış ve demokrasiye dayalı bir "yeni dünya düzen"inin kurulacağı beklentileri, Balkanlar, Kafkasya ve Orta-Doğu'daki savaş meydanlarında imha olmak üzere. Kendiyle barışık, çok-kültürlü demokratik toplumların henüz çok uzağındayız. Batılıların "Doğu Sorunu" diye adlandırdığı sorunlar yumağı dirildi. Yerasimos, 80'lerin ortalarından başlayarak kaleme aldığı jeopolitika yazılarında bu ürkütücü gelişmenin nedenlerini arıyor, Birinci Dünya Savaşı ile birlikte tarihe karışan Avusturya-Macaristan, Osmanlı ve Rus İmparatorluklarının dağılmasıyla gündeme gelen uluslaşma ve ulus-devlet sınırlarının çizilme süreçlerini inceliyor. Üç imparatorluğun topraklarında kurulan ulus-devletlerin sınırları, genellikle, halkların iradeleriyle değil, uluslararası barış konferanslarında ya da gizli diplomasi yoluyla çizildi; petrol gibi stratejik ürünlerin paylaşımı önemli rol oynadı ve aynı dili konuşan, aynı kültüre sahip halklar parçalandı. Bu coğrafyada uluslaşma, tamamlanamamış bir süreç olarak görünüyor. "Ulus" sorununu çözme iddiasındaki son imparatorluğun da (SSCB) dağılmasıyla, "eski şeytanlar yeniden ortaya çıkıp tepinmeye başladılar"...
Sayfa Sayısı:
504
Baskı Yılı:
2000
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
