Sepette İndirim
6.076,77 TL7.076,77 TL
--- Ben Amir - Savaşın Unutulan Çocuğu ---
(Tanıtım Bülteninden)
--- Kavuşma-Piruze ve Oğulları-Midi Boy ---
Bu hayatta her şeyin bir bedeli vardı. Büyük sevdaların bedeli büyük acılardı, büyük hırsların bedeli büyük kayıplardı, büyük umutların bedeli yalnızlık dolu uzun yıllardı. Ama her şeyden önemlisi masumiyetin de bedeli ağırdı, zalimliğin de… Derlermiş ki, bazı hayatlar zaman içinde bağlıdır birbirine. Çağlar içinde yankı bulan, eski bir çareyle zincirlidir ötekine. Bazı hikâyeler sadece onu anlatabilecek olanların başından geçer. Fakat pek azımız bunu yaşarken bilebilir. Yaşadığı acı gerçeklerden kurtulmak için Şamlı bir kocanın elinden Türkiye’ye kaçan Piruze için bir anda karanlığın en koyu noktasında bir ışık yükselmeye başlar, Amer!.. Oğlu Amer’i görmek, sarılmak, kokusunu içine çekmek… Sonra İmad… Daha sonra da Rami… Onca hasretle geçen hüzünlü yılların ardından Piruze için belki de hiç uyanmak istemeyeceği tatlı bir rüya başlıyordu…İncir Kuşları, Piruze/Şam’da Bir Türk Gelin, Şahika&Feraye, Yağmurun Gelinigibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz’ün kaleminden Piruze’nin, oğullarına kavuşma hikâyesini soluk soluğa okuyacaksınız…
(Tanıtım Bülteninden)
Yayın Yön: M. Küpüşoğlu
--- İki Kişilik Yalnızlık ---
Bazen en ağır yalnızlık, iki kişiyle yaşanır.
Sevgiyle başlar, suskunlukla biter bazı hikâyeler.
Yaşanmış bir hikâyeden ilhamla yazılmış bu roman; bir evliliğin duvarlarında yankılanan suskunlukları, bastırılan haykırışları ve görmezden gelinen acıları anlatıyor.
Sevmenin yetmediği, anlamanın unutulduğu, susmanın çığlıktan daha çok yankılandığı bir hayatın hikâyesi bu...
"İlk yıllar ne güzeldi," diyen bir kadının suskun çığlığıyla,
"Ne olur, dinle beni," diye yalvaran bir adamın geç kalmış pişmanlığı...
Aralarına giren kara bir gölge...
Uzaklaşan bedenler...
Yabancılaşan ruhlar...
Ve sonunda...
"Yalnızlık da iki kişilik olabilir," dedirtecek kadar derin bir hikâyeye dönüşüyor...
Sahi, evlilik iki kalp arasında başlayan ama zamanla iki yabancıya dönüşen bir yolculuk mu?
İki kişi bir ömre yetmediğinde, yalnızlık da çift kişilik mi olur?
İki Kişilik Yalnızlık, her satırı bir yara gibi, her sayfası bir itiraf...
(Tanıtım Bülteninden)
--- Aşk Başka Evde ---
Aşk ecel gibidir, geldi mi kaçamazsın…"… Herkes annesinin, babasının biricik kızıdır. Hiç kimse bir gün metres olabileceğini aklına dahi getirmez. Kader mi bu hale getirir, aptallık mı, yoksa aşk mı bilinmez ama metres olmak büyük bir yüktür, taşınması güç bir etikettir. Mutluluktan çok acıdır. Bir kadın bunu ancak metres olduğunda anlar…"Genç ve güzel Eylül bir gün aşkı bulduğunda bunun hayatının en büyük sınavı olacağını hiç düşünmemişti. Saruhan, aşkın peşinden giderken yeniden hayallerini bulduğunu ve yeniden kendi olduğunu fark ettiğinde bir seçim yapmak zorunda olacağını hiç tahmin edememişti. Bir fotoğrafla tüm mutluluğu elinden alınan Asuman ise aşkı nerede bıraktığını hiç bilememişti: "Herkesin başına gelebileceğini ama benim başıma böyle bir şeyin gelmeyeceğini düşünmüştüm. Meğerse ne kadar aptal bir düşünceymiş bu.""Metres yuva yıkan mıdır, yoksa yuvayı ayakta tutan mı?" sorusuna cevap arayan Sinan Akyüz, yine gerçek bir hikâyeden yola çıkarak bizi; aşkı, evliliği ve ilişkileri sorgulamaya çağırıyor. İncir Kuşları, Piruze-Şam'da Bir Türk Gelin gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz'ün kaleminden aşk ve aşkı arayanlar üzerine sarsıcı bir roman: Aşk Başka Evde.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Sevmek Zorunda Değilsin Beni ---
O anda ona gülümsedim."Sen beni seviyorsun ya," dedim."Sevdiği kadına kötülük yapmış biri nasıl olur da onun kendisini karşılıksız sevmesini bekler?"Aşk sınır tanır mı? Peki ya acı? Acıya nereye kadar dayanılabilir?Karşılıksız sevgi var mıdır? İnsan bir başkasını koşulsuz sevebilir mi?Seven adam kıskanır mı gerçekten?Kıskançlık etrafındakilere zarar verme hakkını verir mi?Namus iki bacak arasında mı, yoksa kafanın içinde midir?Belki imkânsız aşk, belki de gerçek...Her ne olursa olsun aşk için her şeyle, herkesle savaşmaya değmez mi?Başak sarısı saçlı, zümrüt yeşili gözlü, güzeller güzeli Yeşim ve ona sırılsıklam âşık olan Cemil'in hikâyesi var bu kitapta.Bir 'hayat kadını'nın hayat hikâyesi... Tüm çıplaklığıyla...Hayatın acıtan gerçekliği sizin de canınızı yakacak.Her biri yayınlandığı dönemde çok satan ve çok okunan Yatağımdaki Yabancı, İki Kişilik Yalnızlık, Bana Sırtını Dönme, Etekli İktidar kitaplarının yazarı Sinan Akyüz'den aşkın sınırlarını zorlayan yepyeni bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Bir Evlilik Komedisi ---
Evlenmemiş üç kız kardeş, Aydan, Niver ve Yonca… Yana yakıla kızlarını evlendirmeye çalışan bir anne Afet Hanım… Bu roman, şehirli kadının ve toplumun evliliğe bakış açısının keyifli bir yansıması. Aşkın, ilişkilerin hızla tüketildiği günümüzde, belki de birçoğumuzun yaşadığı benzer olayları komik yanlarıyla ele alan; beklentilerimizi, yargılarımızı ve en önemlisi bakış açımızı değiştirmemizi sağlayacak bir kitap. Aşk Başka Evde, Piruze/Şam'da Bir Türk Gelin, İncir Kuşları gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz'den zaman zaman hüzünlendiren, ama çokça da güldüren nefis bir roman...
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
360
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
--- Yağmurun Gelini ---
“Bazen alıp başını gitmek ister insan. Uzaklara, çok uzaklara… Görürüm ki sen de alıp başını gitmek istersin buralardan. O vakit ben de seni yanımda götüreyim derim…” Delal iliklerine kadar sarsıldı. Sonra ani bir öfke hissetti içinde. “Doğrudur,” diye bağırdı. “Uzaklara, hem de çok uzaklara gitmek isterim… Fakat Şiyar’ımın olmadığı bir yere de gitmek istemem.” Mamo sakinliğini hiç elden bırakmadı. “İstersen acele hüküm verme,” dedi. “Yarın sabaha kadar vaktimiz vardır. Bilesin ki benim oğlum da senin gibi yaralıdır. Bu kötü günlerinizde birbirinize yoldaş olursunuz kızım. Baran’ım elbette iyileşecek, bir gün ayağa kalkacaktır. O zaman da senin yaralarını o iyi edecektir…” Düğün günü güzeller güzeli Delal, gelin alayıyla damat evine vardığında hayatının en mutlu gününü yaşıyordu, ta ki Şiyar’ının atı Cengâver bir başına ortaya çıkıncaya kadar… Nasıl olmuştu da mutluluk bu kadar çabuk uçup gitmişti ellerinin arasından? Nasıl olmuştu en güzel günü kara güne dönüşüvermişti? Şimdi nasıl Şiyar’ın kardeşi Diyar’a eş olacaktı? Töreye nasıl karşı gelecekti? Sürdü Cengâver’i ölüme, ama kader ona başka bir yol çizdi. Önce Mamo’yu gönderdi, sonra da umudu… 1950’lerde sınır kaçakçılığını önlemek için tüm sınır mayınlanmış, yaşanan kayıplarla hayatlar değişmişti. Tıpkı Delal ile Şiyar’ınki gibi. Onların gerçek yaşamlarından yola çıkarak kaleme aldığı bu kitapla Sinan Akyüz, bize her ne olursa olsun umut etmekten vazgeçmememiz gerektiğini hatırlatıyor. Sevginin ve cesaretin gücüyle… İncir Kuşları, Piruze, Aşk Başka Evde gibi çok okunan kitapların yazarından yine soluk soluğa okuyacağınız bir roman…
(Tanıtım Bülteninden)
--- İncir Kuşları ---
Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan İncir Kuşları’nda yazar, Bosnalı bir genç kz olan Suada’nın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor. Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı… Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suada’nın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde “savaşı ve şiddeti”, savaşın içinde de “aşkı ve inancı” ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşı’nın bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor. Arka Kapak… Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci, diğeri ise Hıristiyan Sırp’tı. İkisi de konservatuardaki aynı Boşnak kızına âşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada’ya aşklarını ilan ettiler. Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş, diğeri ise “Kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını almıştı. Takvim yaprakları 6 Nisan 1992’yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere… Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgârda âdeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu, savruldu, savruldu… Sonra da kader onu bir zamanlar ‘hayır’ dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış “Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi, görüyor musun Suada?” demişti. Modern zamanlarda Avrupa’da yaşanmış bir soykırımda, kadere inananların romanıdır İncir Kuşları… Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Solgun Karanfil ---
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)
Fikret onun solgun yüzüne bir öpücük kondurdu. “Sen hiç merak etme. Ölmek için değil, düşmanı ezmek için çıkıyoruz dağlara. Bir gün yanına sağ salim döndüğümde sana özgürlüğü getireceğim...”
Aferdita sözünü kesti.
“Unutma aşkım,” dedi yeşil gözlerinden yanaklarına yaşlar süzülürken.
“Her tercih bir vazgeçiştir. Ama vazgeçilen hep alacaklı kalır!”
O söğüt ağacının altında birbirlerine söz vermişlerdi kumrular gibi yuva kuracaklarına. Ama Naziler memleketlerini işgal edince gölge düştü mutluluklarına. Vatansız yaşanmazdı ki sevda! Bajgora Dağlarına doğru yollara düştü Fikret özgürlük uğruna... Kalbinde Aferdita’sı, aklında vatanıyla…
İncir Kuşları, Piruze gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz, yürek yakan son romanı Solgun Karanfil’le aşkı anlatırken bizi savaşla yüzleştiriyor ve soruyor: “Yaşanmışlıkları kaybetmek mi daha zor, yoksa hayalleri mi?”
Yayın Yön: Mustafa Küpüşoğlu
Kapak: Füsun Turcan
--- Piruze ve Oğulları ---
Bu hayatta her şeyin bir bedeli vardı. Büyük sevdaların bedeli büyük acılardı, büyük hırsların bedeli büyük kayıplardı, büyük umutların bedeli yalnızlık dolu uzun yıllardı. Ama her şeyden önemlisi masumiyetin de bedeli ağırdı, zalimliğin de…
Derlermiş ki, bazı hayatlar zaman içinde bağlıdır birbirine. Çağlar içinde yankı bulan, eski bir çareyle zincirlidir ötekine.
Bazı hikâyeler sadece onu anlatabilecek olanların başından geçer. Fakat pek azımız bunu yaşarken bilebilir. Yaşadığı acı gerçeklerden kurtulmak için Şamlı bir kocanın elinden Türkiye’ye kaçan Piruze için bir anda karanlığın en koyu noktasında bir ışık yükselmeye başlar, Amer!.. Oğlu Amer’i görmek, sarılmak, kokusunu içine çekmek… Sonra İmad… Daha sonra da Rami… Onca hasretle geçen hüzünlü yılların ardından Piruze için belki de hiç uyanmak istemeyeceği tatlı bir rüya başlıyordu…
İncir Kuşları, Piruze/Şam’da Bir Türk Gelin, Şahika&Feraye gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz’ün kaleminden Piruze’nin, oğullarına kavuşma hikâyesini soluk soluğa okuyacaksınız…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Piruze-Şam'da Bir Türk Gelin ---
Ona bakıp buruk bir gülümsemeyle, “Zaman bana şunu öğretti,” dedim. “Etrafımız sahte büyücülerle çevriliymiş. Biz kadınlar da onların en saf alıcıları… Ay ışığında sunulan aşka inanır, bedelini kalbimizle öderiz. Büyü dağılınca geriye yalnızca kırıklarımız kalır. Wassim de onlardan biriydi. Önce aşkımı çaldı, sonra beni kaderimin derin sessizliğine terk etti.”
Bazı hayatlar bir valize sığar, bazıları bir kalbe...
Piruze, genç yaşta yaşadığı bir ayrılıkla hayatının yönünü kaybeder. Ardında bir şehir, yarım kalmış sarılışlar ve söylenmemiş sözler bırakır. Zaman geçer, hayat akıp gider ama bazı bekleyişler insanın içinde hiç eskimez.
Gurbetin, özlemin ve suskunluğun içinde Piruze; kayıplarla olgunlaşmayı, kırıldıkça güçlenmeyi ve en karanlık anlarda bile umut etmeyi öğrenir. Çünkü bazen insan, en çok yaralandığı yerde yeniden doğar.
Piruuze, aşkın büyüsüyle sınanan, ayrılıkla yoğrulan ve küllerinden yeniden doğan bir kadının hikâyesi.
Kırılarak güçlenen bir kalbin ve sönmeyen umudun romanı.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
