Narsisizm Üzerine
Narsisizm sözcüğü, gündelik dilde çoğunlukla kişinin kendine hayran olduğu anormal duygu durumunu anlatmak için kullanılır. Ancak, bilimsel terim olarak, çok daha vahim bir duruma işaret eder: Narsist, cinsel nesnesinin bedenini nasıl görüyor ve ona nasıl davranıyorsa kendi bedenini de öyle görür ve ona öyle davranır. Bu kişilik bozukluğu bireyin tüm cinsel yaşamına sirayet etmiş bir sapkınlık olması bakımından önemlidir ve bu nedenle tüm sapkınlıkların incelenmesinde karşılaşılması beklenen nitelikleri sergiler. Psikanalitik gözlemler daha sonra narsistik davranışın ayrı ayrı özelliklerinin, diğer bozukluklardan mustarip birçok bireyde bulunduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, narsisizmin çok daha geniş bir ölçekte ele alınabileceğini ve insanların normal cinsel gelişiminde bir rol oynamış olabileceğini varsaymak makuldür.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitle Psikolojisi
Kitle psikolojisi, kitle eylemlerinde su yüzüne çıkar; bireyi, bir kabilenin, bir ulusun, bir kastın, bir sınıfın, bir kurumun üyesi ya da belli bir zamanda bir araya gelip belli bir amaç için örgütlenmeye gitmiş bir insan kitlesinin parçası gibi ele alır. Kitlenin bir parçası haline gelen, egemenliği altına giren bireyin bilinçli kişiliği kaybolur. Kitle psikolojisinin oluşması, bireysel psikolojinin kaybolmasına, duyguların bireysel olmaktan çıkıp kolektif hale gelmesine yol açar. Aklın ve zekânın öneminin azaldığı, bireyin kitlesel ölçütlere uyum sağlayarak davranışlarında bunları sergilediği bu durumda toplumca benimsenmiş değerlere, inançlara bireysel ve grupsal düzeylerde karşı çıkıldığında toplumsal dışlanmanın gerçekleştiği, şiddetin baş gösterdiği görülür.Bir organizmadaki hücreler nasıl bir araya gelerek tek bir varlık oluşturmuşsa, psikolojik kitle de bir an için birbiriyle kaynaşmış aynı türden öğelerin oluşturduğu geçici bir varlıktır. Freud bu çalışmasında, kitle ruhunun, yani kolektif ruh yaşamının tanımından başlayarak telkin yoluyla bireyin o ruha yapıştırılmasını, kilise ve ordu gibi iki yapay kitlenin egemenliğini, bireyin toplumla özdeşleşmesini ele alıyor.
Bir Yanılsamanın Geleceği-Neden Savaş
Dogma olarak bildiğimiz dinsel tasarımlar aslında yaşantıların verileri midir yoksa yanılsama mıdır? Çocukların cinsellik dışı varlıklar olduğuna ilişkin, ancak psikanalizin çürütebildiği inanç yanılsama diye nitelendirilebilir mi? İlk çocukluk döneminde dinsel dogmaların etkisini üzerlerinde hissetmemiş kuşaklarda usun içgüdüsel yaşamı güçlük çekmeden egemenlik altına alabileceğini düşünmek bir yanılsama mıdır?
Bir Yanılsamanın Geleceği’nde Freud, tüm bu sorulara yanıt bulmasının yanı sıra din hakkındaki fikirlerini de eleştirel bir bakış açısıyla ifade ediyor. Bu araştırma kapsamında dinsel dogmaların gerçeklik değerini sorgulamaya yer veriyor, psikolojik yapıları bakımından bunların yanılsama sayılıp sayılmayacağını açıklıyor. Bu bağlamda yanılsamaları insanlığın en güçlü, en eski ve en acil isteklerine sağlanan doyumlar olarak nitelendiriyor.
FreudBir Yanılsamanın Geleceğiile daha önce birçok kez ele aldığı uygarlık sorunlarını detaylı bir şekilde incelediği bir çalışma dizisi oluşturdu. Buradaki düşüncelerini bir kez daha aktardığıKültürdeki Huzursuzluk(1930), ardından Einstein ile savaş üzerine mektuplaşmalarını içerenNeden Savaş(1933) ve 1934’ten beri üzerinde çalıştığıMusa ve Tektanrıcılıkbu dizide yer alan en önemli çalışmalarıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
