Sebastian Fitzek 15 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Pegasus Yayınevi Sebastian Fitzek 15 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
8.609,07 TL
9.609,07 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Pırtcan ile Kokarcan --- Sebastian Fitzek`in ilk çocuk kitabı Paul’e anaokulundaki çocuklar “Pırtcan” diyordu çünkü sık sık pırt yapıyordu. Bu yüzden kimse onunla oynamak istemiyor, Paul de bu duruma çok üzülüyordu. Günün birinde kokmayı beceremeyen “Kokarcan” isimli bir kokarcayla tanıştı. Pırtcan ile Kokarcan kısa sürede iyi arkadaş olacak ve anaokulundaki beklenmedik bir olay sonrasında aslında ne kadar sıkı bir ikili olduklarını herkese kanıtlayacaktı. (Tanıtım Bülteninden) --- Terapi --- Kendinizle yüzleşmeye hazır mısınız? Tanık yok. 12 yaşındaki Josy tanımlanamayan bir hastalığın pençesindedir. Doktor muayenehanesindeki tedavisi sırasında, ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Dört yıl sonra, Josy'nin babası psikiyatrist Viktor Larenz, bu trajediyle başa çıkabilmek için Kuzey Denizi'nde bir adada inzivaya çekilmiştir. Ceset yok. Bir gün güzel bir yabancı, ona sürpriz bir ziyarette bulunur. Anna Spiegel olağandışı bir şizofreni türünden muzdariptir: Kitaplarında yarattığı karakterler gerçek hayatta karşısına çıkmaktadır. Son romanında da, tanımlanamayan bir hastalığa sahip küçük bir kızın, ardında hiç iz bırakmadan ortadan kayboluşunu yazmıştır. Kız nerede? Anna'nın hayalleri Josy'nin son günlerini anlatıyor olabilir mi? Viktor, istemeden de olsa, kızının kayboluşunun ardındaki sırrı çözmek için, son şansı olarak Anna'yı hastası olarak kabul etmeye razı olur. Ama kısa bir süre sonra, geçmiş su yüzüne çıktıkça, terapi seansları çarpıcı bir şekilde değişir - hem de korkunç sonuçlarla birlikte. "Sebastian Fitzek'in Terapi'si, karakterlerinin iç dünyalarındaki gerilimleri ve konu ile tempo arasındaki etkileşimi çok iyi yakalayan sofistike ve edebi bir gerilim. Doğrudan, rahatsız edici ve akıcı bir üslupla yazılan bu kitap, eline entrika dolu bir polisiye alıp yatağa kıvrılarak kitap okumayı sevenler ve daha derin bir anlayış düzeyine ulaşmak isteyenler için eşi bulunmaz bir kitap." -John Katzenbach- "Terapi, aslında akıl almaz bir muamma içinde saklı bir bilmece. Okuyucunun elinden bırakamayacağı ve onu sürekli tahminler yapmaya zorlayacak bir gerilim. Psikolojinin ve gerilimin büyüleyici bir karışımı." -Paul Carson- "Altında yatan gotik gerilim öğelerinin okuyucuyu tahmin edilmesi imkânsız bir sona doğru götürdüğü dâhiyane bir psikolojik gerilim." -Publishers Weekly- "Bu yıl içinde okuduğum en iyi suç romanı, insanı kendine esir eden bir hikâye." -The Bookseller- "Her sayfayı eliniz heyecandan titreyerek çevireceksiniz." -Alex Dengler, Bild- (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 320 Baskı Yılı: 2015 Dili: Türkçe Yayınevi: Pegasus --- Uyurgezer --- Taşınanların Bir Süre Sonra Delirdiği Veya İntihar Ettiği Bir Ev, Nereye Açıldığı Bilinmeyen Bir Kapı Ve Dehlizlerden Oluşan Karanlık Bir Labirent… Leon bir sabah uyandığında, karısının eşyalarını toplayıp kaçarcasına evden ayrıldığını görür. Kadının yüzünde ve kollarında morluklar vardır. Leon’un aklına gelen ilk şey artık geride kaldığına inandığı hastalığı olur: uyurgezerlik. Yoksa yine geceleri ikinci benliği devreye girip insanlara zarar vermeye mi başlamıştır? Bu soruya bir cevap bulabilmek için uykuya dalmadan önce başına hareket sensörlü bir kamera yerleştirir. Sabah görüntüleri izlediğindeyse dehşete düşer: Yatak odasındaki gardırobun arkasında daha önce hiç görmediği gizemli bir kapı vardır. Onu bilinçaltının en karanlık köşelerine girmeye zorlayan bir kapı…Hayal ile gerçeği ayıran çizgi bulanıklaştığında, insan kendini, kendisinden bile korkacak bir hale getiren ürkütücü bir kâbusun içinde bulabilir mi? “Kâbusunuz olacak bir gerilim. Labirentlerin arasında kaybolacaksınız. Hatta kitabı okuduktan sonra bir daha uyumak bile istemeyebilirsiniz.” -Kirkus Reviews- “Eternal Sunshine of the Spotless Mind ile Inception’ın karışımı gibi!” -The Guardian- “Bu kitap Fitzek’in gerilim türünün en büyük yıldızlarından biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.” -Freundin- “Fitzek uzun süre akıllardan çıkmayacak bir gerilim yazmış.” -Publishers Weekly- “Fitzek’in gerilimleri nefes kesici. Her an her şeyle karşılaşabilirsiniz.” -Harlan Coben- “Muhteşem bir psikolojik gerilim.” -The Times- “Muazzam… Kitabı bir an bile elinizden bırakabilirseniz, hayranlık uyandıracak derecede disiplinli birisiniz demektir. Uyurgezer, ilk sayfasından son kelimesine kadar size nefes almayı unutturacak harika bir psikolojik gerilim.” -Booksection.de- (Tanıtım Bülteninden) --- Kıymık --- Marc Lucas hayatında yaşayabileceği en kötü şeyi yaşar: Kendisinin sebep olduğu bir trafik kazasında karısını ve doğmamış çocuğunu kaybeder. Kazada yaralandığı zaman ensesine batan kıymığı her an hissediyor, ama gerçek yaraları daha derinde. Hayatı her geçen gün daha katlanılmaz hâle gelirken bir ilanla karşılaşır. Yeni bir deney için bir Psikiyatri Kliniği travma geçirmiş gönüllüler aramaktadır. Korkunç anıların pençesinde kıvranmadığınız bir hayat düşünün. Marc Lucas, bunun son şansı olduğunu anlar; artık karısını ve bebeğini unutması gerekiyor. Sonsuza dek. Ancak gerçek dehşet geçmişinde değil, geleceğinde yatmakta. Hastanedeki ilk testleri yaptırıp evine döndüğünde dünya artık onu unutmuş gibidir. Anahtarları kapıyı açmaz, kapısının üzerinde yabancı bir isim vardır ve kapı açıldığı zaman korkunç bir kâbusa uyanacaktır. "Fitzek akıcı, yürek burucu ve derin bir üslupla yazıyor. Kitaplarının etkisinden son sayfayı bitirdikten çok sonra bile kurtulamıyorsunuz." -John Katzenbach Sayfa Sayısı: 352 Baskı Yılı: 2011 Dili: Türkçe Yayınevi: Pegasus --- Paket --- Postacısı ondan evde bulamadığı komşusuna gelen bir paketi teslim almasını rica etti. Daha önce adını hiç duymadığı bir komşuydu bu. Üstelik yıllardır aynı ara sokakta oturmasına rağmen. Kadın ise, “Bunda ne kötülük olabilir ki?” diye düşündü. Ve böylece ölümcül bir kâbusu evine sokmuş oldu… Genç psikiyatr Emma Stein bir otel odasında saldırıya uğradığından beri evinden çıkmayı reddediyordur. Emma, öldürmeden önce kurbanlarının saçlarını kazıdığı için basında “Berber” adıyla anılan bir psikopatın üçüncü kurbanıdır. Berber’in elinden canlı kurtulan tek kişi olan Emma bu caninin yarım bıraktığı işi tamamlamak için onun peşine düşeceğinden korkmaktadır. Kendisine saldıran kişiyi hiç görmemiş olmasına rağmen karşısına çıkan her adamın o olduğuna dair paranoyak düşünceler yakasını bırakmaz. Kendisini güvende hissettiği tek yer ise Berlin’in ücra bir semtinde bulunan ara sokaktaki evidir, ta ki bir gün postacı Emma’dan bir komşusunun paketini onun adına teslim almasını isteyene dek. Emma yıllardır aynı sokakta yaşamasına rağmen bu komşu hiç tanımadığı biridir ve onun adına aldığı paket Emma’yı hayatının en korkunç kâbusunun içine atacaktır. “Sebastian Fitzek uykusuz bir gece geçireceğinizi garanti ediyor.” Donna “Yazar, okuyucuları için delice bir hikâye, tekinsizlikler ve son sayfaya kadar devam eden çılgınca bir temposu olan bir paket hazırlamış.” dpa “Fitzek yanıltmacalarla dolu bir şahesere imza atmış.” Westdeutsche Allgemeine “Fitzek gerilim türünün ustası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.” Hörzu (Tanıtım Bülteninden) --- Yolcu 23 --- Her yıl onlarca kişi gemilerde kayboluyor.  Üstelik arkalarında bir iz bile bırakmadan. Onlar Yolcu 23’ler.  Bu da onların hikâyesi. Burada kim olduğunuzun, kaç yaşında olduğunuzun bir önemi yok. Eğer çok kötü bir şey yaptıysanız sıradaki Yolcu 23 siz olabilirsiniz. Gemiye hoş geldiniz. Polis ve psikolog olan Martin Schwartz, beş yıl önce karısını ve oğlunu kaybetmiştir. Bu üzücü olay, onların Sultan of the Seas adlı yolcu gemisindeki seyahatlerinde gerçekleşmiş ancak kimse Martin’in ailesinin ölümü hakkında ona net bilgi verememiştir. Hayatındaki en önemli insanları kaybettikten sonra Martin büyük bir psikolojik yıkıma uğrar. Gizli polis olarak çalıştığı her davaya gözü kara bir şekilde dalıp kendini uyuşturmaya, acısını bir nebze de olsa unutmaya çalışır. Ummadığı bir anda, kendisini gerilim yazarı olarak tanıtan yaşlı bir kadından telefon alır. Kadın ona Sultan of the Seas gemisine mutlaka binmesi gerektiğini, orada ailesinin başına gelenleri aydınlatacak ipuçlarının olduğunu söyler. Aslında Martin o gemiye binip acı dolu geçmişiyle yüzleşmekten korksa da merakına yenik düşer ve yine aynı gemide kaybolmuş küçük bir kızın, elinde kendi oğluna ait bir oyuncak ayıyla ortaya çıktığını öğrenir. “Sinirleri zayıf olanlara hiç uygun değil!” -Südhessen Wochenblatt- “Yolcu 23’ün güvertesine davetlisiniz. Ancak sizi uyarayım: Sadece cesur olanlar bu okuma yolculuğunu tamamlayabilir.” “Bu kitap sessiz, sakin yerlerde yaşamayanlar ve kolay kolay korkmayanlar için uygun. Fitzek’in romanlarını okumak için akşamları televizyonu kapatmaya değer. Onun kitapları, ekranlardaki birçok programdan çok daha iyi.” -Maren Keller- “Derin sularda geçen sarsıcı bir psikolojik gerilim romanı. Sebastian Fitzek yalnızca gerçekliğin değil, hayal gücünün de sınırlarının dışına çıkmış.”                                                                                                                                      - Christine Brand- “Fitzek, Almanya’nın en sevilen ve çoksatan yazarlarından biri. Aynı zamanda da kalemi en güçlü ve yetenekli psikolojik gerilim yazarlarından. İnsanın tüylerini en çok ürperten yazar olduğunu da unutmamalı.” “Fitzek bu kitabında okuyucularını bir gemiyle seyahate çıkarıyor. Bu seyahatte ne dinlenmek ne de derin suların keyfini çıkarmak mümkün. Elinizden düşürmeyeceksiniz.” “Fitzek’in gerilim romanı Yolcu 23 her an tüylerinizi diken diken ettirecek bir hikâye sunuyor.” -Lausitzer Rundschau- (Tanıtım Bülteninden) --- Göz Koleksiyoncusu --- “Sebastian Fitzek’in yazdığı en muhteşem gerilim kitabı.” -Der Spiegel- “Korkunç, korkunç, korkunç: Sebastian Fitzek’in yeni kitabı yüreğinize indirecek.” -Freundin - Göz Koleksiyoncusu ilk önce anneleri öldürüyor. Sonra da çocuğu kaçırıyor. Annenin cesedinin elindeki kronometre zamana karşı bir yaşam savaşının başladığını haber veriyor. Soğukkanlı katil şimdiye dek hiçbir iz bırakmamıştı ama hiçbir suç kusursuz değildir. Gizemli bir tanık, katilin tüm planlarını altüst edebilir: Kör fizyoterapist Alina Gregoriev, Göz Koleksiyoncusu’nun neler yaptığıyla ilgili bilmemesi gereken birçok şeyden haberdardır. Bunun sebebi ise vücutlarına dokunduğunda hastalarının geçmişini görebilmesidir. Ve son hastası da Göz Koleksiyoncusu’dur. Ancak kim ona inanacak kadar aklını oynatmış olabilir ki? “Zekice ve akıcı bir dille yazılmış muhteşem bir psikolojik gerilim. Net, hızlı ve harika fikirlerle dolu.” -Big Issue - “Bu muhteşem Alman gerilim romanında kitaba ismini veren katil, kulağa geldiğinden çok daha kötü.” -Daily Telegraph - “Ürpertici… Ustaca… Dahice.” -The Times - “Nefes kesici.” -Sunday Times - “Elinizden bırakamayacaksınız.” -Morning Star - Kitap Editörü: Kemal Küçükgedik Sayfa Tasarım: Meral Gök --- Ruh Kırıcı --- Üç genç kadın arkalarında hiçbir iz bırakmadan kaçırıldı. “Ruh Kırıcı” adıyla anılan psikopatın elinde geçirdikleri bir hafta üçünün de ruhunu öldürmeye yetti. ONLAR ÖLDÜRÜLMEDİ, İŞKENCEYE DE UĞRAMADI. BAŞLARINA ÇOK DAHA KÖTÜSÜ GELDİ… Kadınlar bulunduklarında ruhsal olarak çökmüşlerdi, kendi bedenlerinde tutsak gibiydiler. Peki, Ruh Kırıcı kurbanlarını bu hale getirmek için onlara ne gibi psikolojik işkenceler uygulamıştı? Ve onları neden öldürmeyip bu halde bırakıyordu? Lüks bir psikiyatri kliniğinde bulunan, hafızasını kaybetmiş Caspar, yolunun bu psikopatla kesişebileceğine hiç ihtimal vermezdi. Yine de kar fırtınası yüzünden Noel’den birkaç gün önce klinikte mahsur kalan hasta ve çalışanlar hiç ummadıkları bir tehlikeyle karşı karşıyaydı… Ruh Kırıcı aralarından biriydi ve bu sefer kurbanlarını öldürüyordu! Buradan kaçış yok. Ve bir sonraki kurban içlerinden herhangi birisi olabilir… “Fitzek beklenmedik tuzaklarla okurlara sofistike bir gerilim romanı sunuyor. Bu roman, sisli bir gecede araba kullanmaya benziyor; karşınıza ne zaman ne çıkacağından asla emin olamıyorsunuz.” Westfälische Nachrichten “Psikolojik gerilim terimi hiçbir kitaba Fitzek’in kitapları kadar yakışmıyor. Fitzek insan ruhunun karanlıklarını iyi tanıyan biri.” Literra.info “Fitzek, okuyucusunun tüylerini diken diken edip onu insan ruhunun derinliklerine, gerçek olmamasını umacağınız korkunçlukta bir zindana kapatıyor.” Synthetics “Fitzek bir kez daha gerilim malzemesi olarak insan ruhunu kullanıyor. Baştan sona katıksız bir gerilimle devam eden roman son sayfayı okuyana kadar okura rahat vermiyor.” Literra.info “Ruh Kırıcı sizi şoka sokacak. Artık duyamayacak, tat alamayacak, konuşamayacak ya da hissedemeyeceksiniz. Sadece okuyabileceksiniz. Ama dikkat edin: Fitzek sizin ruhunuzu da kırmasın!” Denglers-buchkritik.de “Fitzek her sayfada okuyucusuna yeni bir bilmece sunuyor ve sonunu tam tahmin ettiğinizi düşündüğünüzde kendinizi yeniden başta buluyorsunuz.” Recklinghäuser Zeitung “Kolayca uyanamayacağınız tüyler ürpertici bir kâbus.” Neue Presse “Psikolojik gerilimin yıldızı Sebastian Fitzek Ruh Kırıcı’yla çıtayı biraz daha yükseltiyor.” Literaturfest.de “Heyecan verici, gerilim dolu bir roman.” Men’s Health “Hiç azalmayan bir tempoda geçen, bir solukta okunan bir gerilim romanı. Gerilim hayranları için bulunmaz bir hazine.” Multimania “Son sayfaya kadar temposunu düşürmeyen, okuyucuyu ters köşeye yatıran bir roman.” Indigo “Sebastian Fitzek’in romanı ilk satırdan son satırına kadar nefes kesiyor.” Oltner Tagblatt “Ruh Kırıcı heyecan ve gerilim dolu bir roman.” Der Grundstein “Ruh Kırıcı psikolojik derinliğiyle türünde az rastlanan bir cevher.” Wetzlarer Neue Zeitung “Suç alanında bir şaheser.” Waldechsche Landeszeitung “Sebastian Fitzek Ruh Kırıcı’yla birlikte Amerikan meslektaşlarıyla yarışacak sıra dışı bir gerilim romanına imza atmış.” Fränkische Nachrichten “Sebastian Fitzek, okuyucusunu tekrar tekrar yanlış yollara sokuyor ve insan ruhunun en vahşi seri katillerden bile daha tehlikeli olduğunu kanıtlıyor.” Esslinger Zeitung “Nefes kesici bir roman!” InTouch “Tüylerinizi diken diken edecek!” Kärntner Monat “Sebastian Fitzek, okuyucularının tüylerini gerçek anlamda diken diken etmeyi bilen birkaç Alman yazardan biri. Ruh Kırıcı da sinirleri zayıf insanlara göre bir roman değil.” Neue Welt Für die Frau “Fitzek çok katmanlı ve sürükleyici bir gerilim romanı yazmayı çok iyi biliyor. Ruh Kırıcı okumayı bırakamayacağınız bir roman.” Hamburger Abendblatt Online “Tüyler ürpertici psikolojik gerilim hikâyelerinden hoşlananlar bu kitaba da bayılacaklar. Ancak dikkatli olun! Fitzek okuyucusunu sürekli yanlış yollara sokmaktan sapkınca bir keyif alıyor gibi.” Main Post Online “Ruh Kırıcı ilgi çekici ve zekice yazılmış bir kitap.” Hamburger Anzeigen und Nachrichten “İnsan ruhunun derinliklerine doğru çılgınca bir yolculuk gibi.” Bild Berlin Online “Tüm gerilim hayranlarına tavsiye ediyorum. Ruh Kırıcı tüyler ürpertici olayların Berlin’de de olabildiğini kanıtlıyor.” Kressreport “Sofistike, bir solukta okunacak, vahşi derecede heyecanlı bir roman.” Wochenblatt Hassloch “Ruh Kırıcı ismine uygun şekilde okuyucuyu kendi ruhunun derinliklerine sürüklüyor.” Freie Presse “Gerilim türünü seven herkesin okuması gereken bir roman. Kitap size durmadan soru sorduruyor, sonu ise insanı korkudan titretecek nitelikte.” Prinz Hamburg “Stephen King’in evrenine yaklaşan, okuyucusuna acımayan bir roman.” La Repubblica “Fitzek okuyucuyu gerçek anlamda geren korkutucu bir roman yazmak için psikoloji, hafıza ve gerilim türü ögelerini ustalıkla harmanlamış.” Il Venerdi di Repubblica “Dâhice, heyecan verici, kan dondurucu…” BILD (Tanıtım Bülteninden) --- Sekizinci Gece --- 8 Ağustos  Saat 20.08,Tek bir isim seçildi.Düşmanlarının sayısı 80 milyon. Bir ölüm piyangosu düzenlendi.Herkes nefret ettiği kişinin ismini listeye ekleyebilir. Ve her yıl “Sekizinci Gece”de, yani 8. ayın 8. gecesinde tüm bu isimler arasından bir isim seçilecek. Seçilen kişi Sekizinci Gece boyunca bir av haline gelecek. Almanya’daki herkes onu ceza almadan öldürebilecek, üstüne de ödül parası olan on milyon avroyu kazanabilecek. Bu hayali bir oyun değil. Acımasız bir gerçek. Ufak bir sosyal deney çığırından çıkıp kitlesel bir insan avına dönüştü. Ve çekilen isim senin ismin! Sekizinci geceden kurtulabilmeyi başarabilecek misin? “Ahlaksızca mı? Evet. Sürükleyici mi? Hem de nasıl!” - Chemnitzer Zeitung “Korkutucu bir psikolojik oyunun içine düşeceksiniz.” - Laura “Amacını aşan bir sosyal deney üzerine soluk soluğa okunacak bir roman.” - Bild am Sonntag “Sebastian Fitzek yine her zamanki gibi sonunu tahmin edemeyeceğiniz bir hikâye ve inandırıcı karakterler yaratmayı başarmış.” - Der phantastische Bücherbrief “Sekizinci Gece uydurma bir haberin bile ne derece popülerlik kazandığını gözler önüne seren, günümüz dünyasını ve sosyal medya neslini çok iyi anlamış bir gerilim romanı.” - Peter Bücherkiste (Tanıtım Bülteninden) --- Kesik --- Paul Herzfeld sonunda adadaki kliniğe ulaştığında hayatı tehlikede olan tek kişinin, kızı olmadığını fark edecektir… “Adli tıp doktoru Tsokos’un bilgileri ile popüler romancı Fitzek’in hayal gücü bir araya geldiğinde ortaya insanı deli eden sürükleyicilikte bir gerilim romanı çıkmış.” Express “Fitzek ve Tsokos’un romanı, içinde sürprizler olan grotesk bir Kinder yumurtası gibi.” Le Point “Gerilimin derinliklerine inmekten korkmayan bir roman.” Stern “Fitzek, okurun korkularıyla oynamayı iyi biliyor. Okumaya bir başladığınızda, katlanma gücünüzün sınırına bile gelseniz kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.” rbb “Kesikbaşından sonuna kadar insanı etkisi altına alan, sürprizlerle dolu ve yüksek tempolu bir gerilim romanı.” Krimi-couch “İnsanı ele geçiren bir roman. Bu kitabı gerçekten elimden bırakamadım ve iki günde bitirdim.” “NDR Talkshow”, NDR “Machiavelli’ye yaraşır bir kurgu.” ZDF(Tanıtım Bülteninden) --- Uçuş Korkusu 7A --- HİÇBİR SORUNLA KARŞILAŞMADAN UÇAĞA SOKABİLECEĞİN ÖLÜMCÜL BİR SİLAH VAR. VE DÜNYA ÜZERİNDE HİÇBİR GÜVENLİK KONTROLÜ BU SİLAHI TESPİT EDEMİYOR… Buenos Aires’ten Berlin’e giden bir uçak.Akli dengesi yerinde olmayan biri.Ve doğum yapmak üzere olan kızını kaybetmek istemiyorsa bu kişiye uçağı düşürtmek zorunda olan bir psikiyatrist. Gerilimin ustası Sebastian Fitzek’ten nefes nefese okunacak yeni bir roman. Çocuğunun hayatı için kaç kişiyi feda edebilirsin? Deneyimli ve başarılı bir psikiyatrist olan Mats Krüger eğer yıllardır görüşmediği kızıyla yeniden bir bağ kurmak istiyorsa uçuş korkusunu yenmek zorundadır. Mats eşinin yıllar önceki vefatından sonra Arjantin’e gitmiş ve bir daha kızıyla hiç görüşmemiştir. Şimdi ise doğum yapmak üzere olan kızı Nele’ye yardımcı olmaya Berlin’e gitmek için on üç saatlik bir uçak yolculuğuna katlanması gerekmektedir.Uçuş korkusunu yenmek için hazırlanan bir seminere katıldıktan sonra Mats bu uzun uçuşu atlatmak için gereken şeylere sahip olduğunu sanmaktadır ama uçağa bindikten kısa bir süre sonra korkudan dehşete düşmesine sebep olacak şeyin ne türbülans, ne irtifa kaybı, ne de bir arıza olduğunu anlayacaktır. Onu korkutan, hatta ölümle burun buruna getiren şey, zamanında toplu cinayet işlemekten kurtardığı bir hastasını uçakta görmektir.Telefonda tanımadığı bir ses, kızının ve torununun yaşamasını istiyorsa bu eski hastasını uçağı düşürmeye ve kendisi dâhil altı yüz yolcuyu ölüme götürmeye ikna etmesi gerektiğini söylediğinde ise Mats korkması gereken asıl şeyin uçak değil insanlar olduğunu anlayacaktır. “Sebastian Fitzek ruhumuzun derinliklerine gizlenmiş korkularla oynamayı çok iyi biliyor.”Berner Zeitung “Kitap kapağından taşıp bilinçaltınızı ele geçirecek korkuya hazır olun.”Berliner Morgenpost “Kesinlikle okumalısınız ama mümkünse uçak yolculukları sırasında okumaktan kaçının.”Schwarzwälder Bote “Her sayfası yüksek gerilimle dokunmuş, insanı kendine hayran bırakan bir kurgu.”dpa “Sebastian Fitzek’in yeni romanında gerilim bir an olsun düşmüyor.”Südwest Presse “Okuyucuyu asla tahmin edemeyeceği bir sona götüren, türbülanslarla dolu bir yolculuk.”Ashleys Thrillerkabinett Blog “Sebastian Fitzek detaylara verdiği önemle bilindik gerilim yazarları arasından sıyrılıp kendine özel bir yer ediniyor.”News “Almanya’nın en ünlü gerilim ustasından yine çoksatanlar listesine girecek bir roman.”Focus (Tanıtım Bülteninden) --- Çocuk --- Çocuk Robert Stern eski sevgilisinden gelen tuhaf bir buluşma isteğini kabul ettiğinde aslında ölümle randevulaştığının farkında değildir. Onu bekleyenin 1,43 boyunda, spor ayakkabı giyen ve boş bir endüstriyel alanda hayatına gülümseyerek giren biri olacağı ise aklının ucundan bile geçmemiştir. Savunma avukatı bu gizemli ve terk edilmiş alanda yeni müşterisiyle tanışınca şaşkına döner: On yaşındaki Simon ölümcül evreye ulaşmış bir kanser hastasıdır ve önceki hayatında çok sayıda cinayet işlediğini iddia etmektedir. Ama Stern’in şaşkınlığı, Simon’un tarif ettiği bodrum katında bir insan iskeleti ile baltayla yarılmış bir kafatası bulduğunda dehşete dönüşür. Oysaki bu daha başlangıçtır. Simon önceki hayatında öldürdüğü diğer insanların cesetlerinin yerini de Stern’e söyleyecek ve geçmişten gelen bu gizemli cinayetler ikisinin de hayatını tehdit edecektir. “Sebastian Fitzek’in kitapları nefes kesici ve beklenmedik sürprizlerle dolu.” Harlan Coben “Kanlı sahnelerle dolu olmamasına rağmen bu roman okura daha gerilimli ve derin bir dünya sunuyor.” La Repubblica Sebastian Fitzek 1971 yılında Berlin’de doğdu. Hem yazarlık hem de gazetecilik yapan ve Almanya’nın en başarılı gerilim yazarlarından biri olan Fitzek’in kitapları yirmi dört dile çevrildi ve dünyada sekiz milyondan fazla sattı. Kitapları sinema ve tiyatroya da uyarlanan yazar, ailesiyle birlikte Berlin’de yaşamaktadır. Fitzek’in dilimize çevrilmiş olan kitapları şunlardır: Kıymık, Terapi, Uyurgezer, Göz Koleksiyoncusu, Yolcu 23, Noah, Paket, Sekizinci Gece, Ruh Kırıcı, Uçuş Korkusu 7A, Psikoz, Joshua Projesi, Amok Oyunu, Göz Avcısı, Çocuk. (Tanıtım Bülteninden) --- Psikoz --- GERÇEKLERİ ÖĞRENMEK İÇİN ÖNCE AKLINI KAYBETMELİSİN! Altı yaşındaki küçük Max Berkhoff bir yıldır kayıptır.Başına ne geldiğini ise sadece onu kaçıran kişi biliyordur.Adam bir psikiyatri kliniğindedir ve konuşmayı reddediyordur.Max’ın babasının, oğlunun akıbetini öğrenmek için başvurabileceği tek bir yol vardır: Kendini de bir mahkûm olarak psikiyatri hastanesine sokmak. “Psikoz korkutucu, insanın ruhunu parçalayan ve boğazını düğümleyen bir gerilim romanı. Sebastian Fitzek yine yapacağını yapmış.”Denglers-buchkritik “Psikoz’un anlattığı psikiyatri kliniğinin insanı delirten dünyası ve dışarıdaki hayatta yaşanan acılar Fitzek’in kaleminin gücüyle birleşince her sayfası soluksuz okunan bir romana dönüşüyor.”Lenas Bücherlounge “Sebastian Fitzek’ten kaçmanız imkânsız!”Bild “Sebastian Fitzek bu kez gerçek ile deliliğin sınırlarının birbirine karıştığı, kışkırtıcı bir evren yaratmış.”dpa “Uçurumun kıyısındaysan kime güvenebilirsin? Gerçeklerin romanın sonuna kadar karanlıkta kaldığı, merak uyandırıcı bir roman.”Ruhr Nachrichten “Fitzek bir yandan gerilimin dozunu her sayfada artırırken bir yandan da okurunu yanlış yollara sokmaya bayılıyor.”Sächsische Zeitung “Kafanızı dağıtıp günlük hayatınızdan sıyrılmak için birebir.”Lea (Tanıtım Bülteninden) --- Joshua Projesi --- JOSHUA PROJESİ JOSHUA SENİ SEÇTİ.VE O, ASLA YANILMAZ. Max Rhode’nin tanımadığı birinden aldığı bir telefon üzerine hastaneye gitmesinin ve bunun hemen sonrasında da kızıyla başlarına garip bir olay gelmesinin üzerinden iki ay geçmiştir. Her ne kadar normal hayatlarına devam etmeye çabalasalar da hastanedeki kimliği belirsiz ve vücudunun neredeyse tamamı yanmış adamın sözleri Max’ın aklından hiç çıkmaz: Joshua seni seçti. Herhangi bir suç işlememelisin!Bir suçlu olan ağabeyinin aksine hep dürüst bir yaşam sürmüş olan Max, bu uyarıyı saçma bulur. Fakat bu uyarının gerçekleşmeye mahkûm bir kehanet olduğunu geç de olsa öğrenecektir. “Sinirlerinizi yıpratacak bir gerilim romanı.”LN Online “Almanya’nın gerilim türündeki en iyi kalemi, kendini içinden çıkılmaz durumlarda bulan başarısız bir yazarın hikâyesini anlatmış. İki yazar arasında benzerlik var mı diye düşünmeden edemeyeceksiniz.”Focus “Joshua Projesi’nde iyi bir vatandaşın, bir suçluya nasıl dönüştüğüne tanık olacaksınız.”Bild “Sebastian Fitzek’in kitaplarından birini bir kez eline alan bir daha bırakamıyor. Joshua Projesi de bu konuda istisna değil.”Antenne Niedersachsen “Kitapları çok sayıda dile çevrilen ve geniş bir okur kitlesine sahip olan Sebastian Fitzek, Joshua Projesi’yle gerilim ustası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.”UFA Fiction “Sebastian Fitzek yeni kitabında başkarakterini yine uçurumun kıyısına götürüyor. Bir babanın bunca şeyi neden yaptığını, nasıl bu kadar değişebildiğini hayretle okuyacaksınız.”Ruhr Nachrichten Sebastian Fitzek 1971 yılında Berlin’de doğdu. Hem yazarlık hem de gazetecilik yapan ve Almanya’nın en başarılı gerilim yazarlarından biri olan Fitzek’in kitapları yirmi dört dile çevrildi ve dünyada sekiz milyondan fazla sattı. Kitapları sinema ve tiyatroya da uyarlanan yazar, ailesiyle birlikte Berlin’de yaşamaktadır. Fitzek’in dilimize çevrilmiş olan kitapları şunlardır: Kıymık, Terapi, Uyurgezer, Göz Koleksiyoncusu, Yolcu 23, Noah, Paket, Sekizinci Gece, Ruh Kırıcı, Uçuş Korkusu 7A, Psikoz, Joshua Projesi, Amok Oyunu, Göz Avcısı, Çocuk. (Tanıtım Bülteninden) --- Göz Koleksiyoncusu 2 - Göz Avcısı --- Dr. Suker dünyanın en iyi göz cerrahlarından biridir... aynı zamanda da bir psikopat. Gün boyunca insan gözü üzerinde en komplike ameliyatlarla uğraşmaktadır. Gece ise başka hastaları vardır: işledikleri günahları görmeleri için gözlerini açmak uğruna göz kapaklarını kestiği kadınlar... Kurbanları elinden canlı kurtulmayı başarsalar da çok geçmeden kendilerini öldürmeye çalışıyor ya da akıl hastanesine yatmak zorunda kalıyorlardır. Ellerinde kanıt bulunmadığı ve kurbanları konuşacak durumda olmadığı için çaresiz kalan polisin Alina Gregoriev’e başvurmaktan başka çaresi kalmamıştır. Daha önce Göz Koleksiyoncusu davasında medyumluk yetenekleriyle polise yardım eden kör bir fizyoterapist olan Alina’dan, Suker’nın yeni “hastası”nın kimliğini bulması istenmektedir. Alina pek istekli olmasa da sonunda yardımı kabul eder ve bu andan itibaren kendini bir hezeyan ve şiddet sarmalının tam ortasında bulur… “Soluksuz bir tempoyla yazılmış, sonu okuru fazlasıyla tatmin edecek bir gerilim romanı.” Oberösterreichische Nachrichten “Her kitabıyla dehşeti iliklerinize dek hissettiren Sebastian Fitzek, Alman gerilim dünyasının tartışmasız bir numarası.” Le Nouvel Observateur “Okuru hayal kırıklığına uğratmayacak bir gerilim romanı. Bir kez elinize aldığınızda bir daha bırakamayacaksınız.” Allgemeine Zeitung Sebastian Fitzek, 1971 yılında Berlin’de doğdu. Hem yazarlık hem de gazetecilik yapan ve Almanya’nın en başarılı gerilim yazarlarından biri olan Fitzek’in kitapları yirmi dört dile çevrildi ve dünyada sekiz milyondan fazla sattı. Kitapları sinema ve tiyatroya da uyarlanan yazar, ailesiyle birlikte Berlin’de yaşamaktadır. (Tanıtım Bülteninden)

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.