--- Aşka ve Kadınlara Dair Schopenhaur ---
Bir şey ne kadar soylu ve mükemmelse onun olgunluğa erişmesi de o kadar geç ve yavaştır. Erkek akli melekesinin ve ruhi kabiliyetlerinin olgunluğuna yirmi sekizinden önce nadiren ulaşır; kadınlar ise henüz on sekiz yaşlarında; fakat kadınların durumunda bu çok zayıf ve dar sınırlar dahilinde gerçekleşir. Bu sebepten ötürüdür ki kadınlar bütün hayatları boyunca çocuk kalırlar, çünkü her zaman içinde bulundukları ana sıkı sıkıya bağlı kalarak sadece kendilerine en yakın olanı, olmak üzere olanı görürler, gerçek yerine bir şeyin görünüşüne teslim olurlar ve en önemli işlere karşı önemsiz şeyleri tercih ederler... Eski zamanlarda Almanların yaptığı gibi, güç ve nazik meselelerde kadınlara danışmak hiçbir surette hafife alınacak bir mevzu değildir çünkü onların meseleleri kavrayış ve değerlendiriş şekli bizimkinden oldukça farklıdır.
-A. Schopenhauer-
(Tanıtım Bülteninden)
--- Üniversiteler ve Felsefe ---
Üniversiteyi kuran felsefe bugün üniversitenin neresinde? Bir zamanlar üniversitenin kapısından neyin içeri alınıp neyin alınmayacağına tek başına karar veren felsefe bugün içeri alınmak için kimlerin kapısında bekliyor? Kendisine zoraki tahsis edilen ve pek kimsenin itibar etmediği izbe köşede felsefe sevdalılarına felsefe adı altında ne sunuluyor?
Henüz var olmayan ve hedefine henüz erişmemiş, onun yolunu dahi kesin bilmeyen bir bilgi dalı - hatta bizzat olabilirliği hâlâ tartışma konusu olan, dolayısıyla karşılaştığı her engelde her seferinde dönüp varlığını sorgulama ihtiyacı duyan bir bilgi dalı bugün orada nasıl katılaşıp donmuştur? Ama aynı zamanda bütün bilimlerin temelinde yer alması ve bu yüzden en başta ulaşılması gereken, bilimden bilgiden öte bir şey olan felsefenin yerini bugün ne almıştır?
Bu sorular her şeyin altüst olduğu ve yerinden edildiği bugünün dünyasının soruları değildir. Geçmişi hayıflanarak hatırlayan sorular hiç değildir. Felsefenin en görkemli çağlarından biri olarak görünen 19. yy. Almanyası'nda, her ne kadar doğrudan bu sorular için yola çıkılmamışsa da yol üzerinde sorma ihtiyacı duyulan sorulardı ve daha o zaman felsefenin üniversitelerle, üniversitelerin devletle ilişkisini irdelemeyi amaçlıyordu.
Schopenhauer, Fichte, Schelling ve Hegel felsefelerine karşı en keskin polemik yazılarından birinde, bugün muhatabını dahi bulamayacak dolayısıyla naiflikten öteye gidemeyecek bu soruların cevaplarını aramaktadır. Ve dizinin diğer kitaplarında olduğu gibi bunda da meseleyi laf kalabalığına boğmadan, olabildiğince yalın, doğrudan, diğer yandan soyut form içinde kalmaksızın bolca misallendirerek, vurucu, çarpıcı hatta kışkırtıcı bir dille yapmaktadır bunu.
Sayfa Sayısı:
126
Baskı Yılı:
2008
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Say Yayınları
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
