Sait Faik Abasıyanık 17 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

İş Bankası Kültür Yayınları Sait Faik Abasıyanık 17 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
1.931,54 TL
2.575,38 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Şimdi Sevişme Vakti - Modern Türk Edebiyatı Kla... --- Şimdi Sevişme Vakti Çıplak heykeller yapmalıyım, Çırılçıplak heykeller Nefis rüyalarınız için Ey önümden geçen ak sakallı kasketli, Yırtık mintanından adaleleri gözüken Dilenci Sana önce Şiirlerin tadını Aşkların tadını Kitaplardan tattırmalıyım Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden.. Şimdi Sevişme Vakti *Yeis *Sicilya Ormanları *Ceylânı Bahri *Arkadaş *O ve Ben *Napoli *Mektup 1 *Mektup 2 *Bir Zamanlar *Şarap İçerek *Deli Çay *Bir Masa *Köprü *Marikula Doğur *Karlı Hava *Söyliyemiyorum *Yarı Belimiz (Tanıtım Bülteninden) --- Tüneldeki Çocuk - Modern Türk Edebiyatı Klasikl... --- Ottoline Brown ile en yakın arkadaşı Bay Munroe her şeyi birlikte yaparlardı. Ancak Bay Munroe gizli bir görev için onu yanına almadan Norveç’e gidince, Ottoline çok üzüldü.Bu eğlenceli macerada Ottoline, Bay Munroe’yu ararken bir denizaltı, deniz uçağı ve salla yolculuk yapıyor. Cesur kahramanımız arkadaşını bulmak için Feci Trol Epey Büyük Ayak’la karşı kaşıya gelmeyi bile göze alıyor. Ancak her zamanki gibi akıllıca bir plan yaparak bütün sorunları çözüyor. İlginç yerlere yolculuk yapmayı seven çocuklar için... (Tanıtım Bülteninden) --- Kayıp Aranıyor - Türk Edebiyatı Klasikleri 11 --- “Sait Faik Adalı Abasıyanık’ı tanımakla yeni bir ada keşfetmiş kadar sevinebilirsiniz, Adalı’nın adası bir dünyadan büyüktür, içinde her şey var. Gorki’nin Rus edebiyatına yaptığı hizmeti, Adalı Türk edebiyatına yapacak. Fakir fukaralar anafordan futbol maçına girer gibi Sait Faik’le beraber kitaplarımıza girdiler, yuria! (...) Sait Faik için hikâyeci demek onu hapsetmek demektir. Sait Faik romancıdır, piyes muharriridir, her şeydir. Sırasıyla usta bir hokkabaz gibi piyesi ve romanı en ummadığınız yerinden çıkaracaktır. Sait Faik Adalı’ya abayı yaktık vesselam.” Abidin Dino (S.E.S. Dergisi, 7 Haziran 1939, Sayı 1 ) (Tanıtım Bülteninden) --- Alemdağ'da Var Bir Yılan-Modern Türk Edebiyatı ... --- “İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarsa değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak.(…)Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. İçeriye rüzgâr girdi. Soğukla beraber yapraklarını dökmüş bir ağaç girdi. Ağacın arkasından duman, dumanın arkasından bir kuş, kuşun arkasından bir bulut girdi.” “Yılan Uykusu” adlı öyküden (Tanıtım Bülteninden) --- Sarnıç - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 36 --- “Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk.” “Sarnıç” adlı öyküden. *Sarnıç *Kalorifer ve Bahar *Beyaz Altın *Bir Karpuz Sergisi *Mavnalar *Gece İşi *Hancının Karısı *Loğusa *Ormanda Uyku *Kim Kime *Park *Gaz Sobası *Plaj İnsanları *Davut’un Anası *Grenoble’da İtalyan Mahallesi *Marsilya Limanı (Tanıtım Bülteninden) --- Lüzumsuz Adam - Modern Türk Edebiyatı Klasikler... --- “[Sait Faik’e] geceleri sinemalarda rastlardım. Tanışmazdık. Sinemanın ön sıralarına oturur, koltuğuna iyice gömülürdü. Koyu yeşil bir pardösüsü, çok dar kenarlı, kafasının biraz üstünde kalan kahverengi bir şapkası vardı. Sinema dönüşü dalgın, Beyoğlu’nun gece yarısı kalabalığına dalar, çeker giderdi. Sinemada bulunanlar arasında bu gedikli birinci mevki müşterisinin yazısını okuyan var mıdır acaba, diye çok düşünmüşümdür. Kuşkusuz, yoktu. Sait Faik, edebiyattan hoşlanacak bir okur topluluğunu hazır bulan talihli yazarlardan değildi. Okurunu yetiştiren, eğiten, okuruyla birlikte oluşan bir yazardı. Gerçek talihinin de bu olduğu söylenemez miydi?” Sabahattin Kudret Aksal (Doğu ve Batı Dergisi, Haziran 1954, Yeni Seri: 5/4) (Tanıtım Bülteninden) --- Kumpanya - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 52 --- [Sait Faik’te] yaşama hırsından başka, hatta ondan daha baskın bir “anlama hırsı” sezer gibi oluyorum. Tabiatı, eşyayı, insanları aynı nizam içinde harekete getiren büyük kanunun sırrını çözmek ister gibi bir hali vardı Sait Faik’in. İnsanlar, eşya ve tabiat, birbiriyle külçe olmuş, Sait Faik’i hırsla kendine çeken bir muamma haline gelmiştir. Ama Sait Faik’in usulü, bu külçeyi tahlil yoluyla kavramak değildir. Böylesi, âlimlerle filozofların işidir. Sait Faik, sevmek ve yaşamak yolundan şair sezişiyle bu bilmeceyi, çözmek değil, fakat topyekûn kavramak ve içine sindirmek ister. Okuyucudan istediği şey ise, onun da kendi hesabına bu tecrübeyi yapmasıdır.Sabri Esat Siyavuşgil (kitaptan, s. 136) (Tanıtım Bülteninden) --- Şahmerdan - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 30 --- “1953’te Sait Faik, ikinci Türk olarak, Amerika’daki Uluslararası Mark Twain Derneği’nin onur üyeliği payesini aldı. Bu kadarı küçük bir haber olarak gazetelerde çıktı çıkmasına ama, sanatçılar gazete sütunları için pek çekici konu değildi. Oysa bundan önceki Mark Twain üyeliği ilk Türk olarak Atatürk’e verilmişti. Şimdi ikinci Türk de Sait Faik oluyordu. Aradan yıllar geçti, bugüne kadar başka hiçbir Türk bu onura layık görülmedi.”Ara Güler (kitaptan, s.139) Şahmerdan *Çelme *Kaşıkadası’nda *Mahpus *Bir Define Arayıcısı *Projektörcü *Francala mı, Ekmek mi? *Paşazade *Krallık *Çöpçü Ahmet *Köye Gönderilen Eşek *Zemberek *Alt Kamara *Satılık Dünya *Köy Hocası ile Sığırtmaç *Şeytanminaresi *Bekâr *Beyaz Pantolon *Bir Kadın (Tanıtım Bülteninden) --- Mahalle Kahvesi - Modern Türk Edebiyatı Klasikl... --- “(…) Mahalle çocuğu, Sait’in hikâyelerinde bir iki tane değildir; birçoktur. Bunu, onun bu yaşa kadar değişmemiş mizacına veriyorum. Bence Sait Faik ne genç hikâyecidir, ne ihtiyar. Bence o, kırkını aşmış bir mahalle çocuğudur. Ama sakın bu hükmü onu kötülemek için söylenmiş bir söz sanmayın. Çocuk deyişim ona gençlikten daha genç bir yaş biçişimden, mahalle çocuğu deyişim de onu, ekseri mahalleden yetişenler gibi, halktan bir insan, halka bağlı bir insan sayışımdan ileri geliyor.” Orhan Veli Yaprak, 1 Şubat 1950 (Tanıtım Bülteninden) --- Son Kuşlar - Sait Faik Abasıyanık --- "Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada 'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım." "Haritada Bir Nokta" adlı öyküden. Sayfa Sayısı: 144 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları --- Seçme Hikayeler - Modern Türk Edebiyat Klasikle... --- Bu kitapta Sait Faik’in deniz kokusuyla, çocuk sesleriyle, balıkçı sohbetleriyle, martılarla, türlü türlü balıklarla donattığı sıcacık hikâyeleri bir araya getirildi.Seçme Hikâyeler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim öğrencileri için belirlediği 100 Temel Eser’de yer almaktadır.* Stelyanos Hrisopulos Gemisi * Zemberek * Çamaşır İpleri ve Don Gömlek Hayaletleri * Ben Ne Yapayım ? * Havuz Başı * Uzun Ömer * Kraliçenin Evinde * Açık Hava Oteli * Diş ve Diş Ağrısı Nedir Bilmeyen Adam * Bir İlkbahar Hikâyesi * Fındık  * Eftalikus’un Kahvesi *Sinağrit Baba * Son Kuşlar * Sivriada Geceleri * Sivriada Sabahı * Haritada Bir Nokta * Bir Kaya Parçası Gibi  * Hişt, Hişt !.. * Dülger Balığının Ölümü (Tanıtım Bülteninden) --- Mahkeme Kapısı - Modern Türk Edebiyatı Klasikle... --- Sait Faik bu kez bir ay boyunca izlediği adliye mahkemelerindeki “tutukluların” öykülerini yazıyor. Bu kişiler Sait Faik’in bildik evreninin bildik yüzleri: kimsesizler, yoksullar, işsizler, balıkçılar, oyun olsun diye hırsızlık yapan çocuklar... Ve öte yanda yargının soğuk yüzünü yansıtmaktan uzak, iyicil yargıçlar çıkar karşımıza. Suçlu olarak mahkemede bulunan çoğu kişiyi, önce insan olduğunu anımsatan ayrıntılarla, onların önce bir oğul ya da bir baba olduğunu vurgulayarak anlatır Sait Faik. Aslında ona göre ortada suç da yoktur, suçlu da. Okura da hepsini tahliye etmek düşer... Seylan Çayı Hırsızları *Modern Bir Karı Koca *Bursa’dan Cesur Bir İhtiyar Geldi” *İki Buçuk Liralık Bir Rüşvet *Bir Peri Masalı mı? İpekli Kumaş Hırsızlığı mı? *Üç Bayan Bir Bay *Koltuk Değnekli Adam *Pişmanlık *Nüfus Tezkeresiz Adam *Sultan Mahmut Türbesi’nin Kurşunları *Altmış Liralık Bir Kadın Çantası *Bıçakla Oynanmaz *Yüze Yakın Basamak *Çamaşır İpleri ve Don Gömlek Hayaletleri *Üniversiteliler ve Bir Bayan *Artistler Turneye Çıkarlarken *Bu Senenin Meşhur Karakışı Cinayeti *Dayının Ceketi *H. Soğukpınar *Yerli İskoç Kumaşından Spor Ceket *100.000 Marsilya Kiremiti *Meryem Ana Kandili Ampülünün Kordonu *Davacıya Göre:Bir Muharebe *Başkalarının Derdiyle Dertlenen Bayan *Mahkemeye Verilen Mektuplar Kimin? *Portakal Ezmelerinde Boya Var mı, Yok mu? (Tanıtım Bülteninden) --- Az Şekerli - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 53 --- “Yerimden kalktım. Aynaya doğru ilerledim. İki hanımın sessizce beni dikizlemelerine aldırış etmeden baktım. Perişan bir haldeydim. Yüzüm sapsarıydı. Gözlerim kıpkırmızı. Kenarlarından fırlayan saçlarımı toplamak için şapkamı çıkarınca şöyle parmaklarımla bir tarasam elimde kalacaklarını sandım. Şapkamı giyip kenarlardan fırlayan saçları içeriye tıktım. Dışarı çıktım. Vapur Kadıköy’den kalkmış geliyordu. Haydarpaşa İstasyonu’na baktım. Kocaman kapılarından ötede kırmızı yeşil fenerli, demiryollu, trenli, yolculu, meraklı, düşünceli, perişan, yerini bulmaya çalışan bir âlem vardı. Her gün yüzlerce tren binlerce hikâye getiriyor, binlerce hikâye alıp gidiyordu.”“Hikâye Peşinde” adlı öyküden. (Tanıtım Bülteninden) --- Havada Bulut --- “Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız! O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?” “Havada Bulut” adlı öyküden Havada Bulut *Ay Işığı *Büyük Hulyalar Kuralım *Karidesçinin Evi *Yorgiya’nın Mahallesi *Kurabiye *Korkunç Bir Pastane *Eleni ile Katina *Falcı Matmazel Todori *Birinci Mektup *İkinci Mektup *Sonu *1 Nisan’da Bir Erik Ağacı ile Konuştum *Mehmet Bey’e Göre (Tanıtım Bülteninden) --- Medarı Maişet Motoru --- Medarı Maişet Motoru Sait Faik’in kaleminden bir ilk romandır. Henüz Yeni Mecmua’da tefrika edildiği sırada (1940-41) dönemin baskıcı siyasi ortamında sakıncalı bulunup roman olarak yayımcı bulmakta zorlanacak ve Sait Faik’in annesinin maddi desteğiyle Ahmet İhsan Basımevi’nden 1944’te yayımlanacaktır. Ancak dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkarılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna kavuşur. İş Bankası Kültür Yayınları olarak Medarı Maişet Motoru üzerinde yıllardır süren sansürü kaldırıyor ve “tehlikeli” bulunarak çıkarılan kısımları koyu harflerle vererek yapıtı eksiksiz bir şekilde sunuyoruz. (Tanıtım Bülteninden) --- Havuz Başı - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri --- “Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum. Üsküdar’dan Beykoz’a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti: ‘Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın?’ Anadoluhisarı İskelesi’nin yanında küçük bir kahve vardır. ‘Haydi’ dedi, ‘mademki hikâyecisin, şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir, söyle bakalım?’ Baktım üç dört kişi oturmuş, kâğıt oynuyor, kahve içiyor, duvarda birtakım basma resimler… İran şahının, Atatürk’le resmi falan. ‘Bu resimleri belirtirim’ dedim. Kızdı birden, ‘Ulan!’ dedi, ‘o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya? İşte asıl hikâye o be?’ ”Oktay Akbal, Şair Dostlarım, 1964 *Havuz Başı *Kumarbaz Hayri Efendi *Çatışma *İyilik Unutulmaz *Bir Sonbahar Akşamı *Bir Ev Sahibi *Bayan Gülseren *Yüksekkaldırım *On Milyonerle On Metresi *Jimnastik Yapan Adam *İnsan Gibi Bir Şey: Huy *Su Basması *Mektup *Sur Dışında Hayat *Serseri Çocukla Köpek *Sonbahar *İnsanlar, Türküler, Masallar *Parkların Sabahı, Akşamı, Gecesi *Cezayir Mahallesi *Simitle Çay *Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri *Şehrâyin *Güğüm (Tanıtım Bülteninden) --- Semaver --- "Sait Faik, Burgaz çalılıklarından çekti bir kızılcık dalı kopardı, kalem gibi yonttu, ucunu yaşama batırdı ve yazmaya koyuldu. Türk hikâyeciliği Ömer Seyfettin'den sonra Memduh Şevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustaların sürdürdüğü bir türdü. Sabahattin Ali, Refik Halit'in memleket hikâyeciliğine diyalektik bir görüş katmış ve bu yeniliği ile 1940'ların tek ismi olmuştu . Sait Faik ise onların yapmadığı bir şeyi yaptı. Bir konuyu deği l, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu. İnsan sevgisi dolu, doğa sevgisi dolu bir yüreği vardı. Neye baksa bu sevgi ile ısınıyor, ışıklanıyordu. Biz anc ak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik." Haldun Taner, Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 1983. Sayfa Sayısı: 138 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.