Sepette İndirim
1.224,92 TL1.633,22 TL
--- Kürk Mantolu Madonna ---
Kürk Mantolu Madonna
İlk baskısı 1943 yılında yapılan Kürk Mantolu Madonna, günümüzde halen en çok ilgi gören ve satılan kitaplar arasında bulunuyor. Basıldığı günden bu yana 1 milyondan fazla satan kitap üzerine, birçok araştırma ve inceleme yapılmış, hakkında tezler yazılmış, fakat bu başarısının sırrı tam olarak çözülememiştir. Onu bu kadar özel kılan ve hala konuşuluyor olmasındaki en büyük pay, tabii ki Sabahattin Ali’nin usta kalemi ve başarılı ruh tahlilleridir.
Tekrar Tekrar Okuyacağınız Sarsıcı Aşk Hikayesine Hazır Olun!
Konusu ile adından sıkça söz ettiren eser, Türk edebiyatının da en önemli romanları arasında gösteriliyor. Psikolojik bir anlatı olarak da ifade edebileceğimiz roman aslında üç ana tema etrafında şekilleniyor: Aşk, yalnızlık ve yabancılaşma. Kürk Mantolu Madonna, daha çok bir aşk hikayesi olarak görünse de romanda aslında bir insanın yalnızlaşma sürecine ve giderek topluma yabancılaşmasına şahit oluyoruz. Psikolojik tahliller çerçevesinde bu yabancılaşma ve yalnızlık duygusunu Sabahattin Ali o kadar iyi anlatıyor ki, okurken bize bu hisleri adeta yaşıyormuşçasına hissettiriyor.
Hüzünlü bir aşk öyküsü olan Kürk Mantolu Madonna, iki hikayeden oluşan bir anlatıma sahip. İlk hikayede Rasim adlı karakterin iş bulması ve Raif Efendi ile tanışması anlatılıyor. Kimseler ile konuşmayan sessiz sakin Raif Efendi’yi gözlemleyen ve onu daha yakından tanımak isteyen Rasim’in anlatımı ile Raif Efendi’yi dinliyoruz. Onun neden bu kadar yalnız ve topluma yabancı olduğunu ise kendisinin kaleme aldığı siyah kaplı defter aracılığı ile ikinci hikayede öğreniyoruz. İkinci hikaye Raif Efendi’nin kimselere söylemediği ve anlatmadığı bir aşk hikayesi ile başlıyor. Gençlik yıllarına gittiğimiz bu defterde Raif Efendi’nin Almanya’da bir resim sergisinde Maria Puder ile tanışması ve sonrasında birbirlerine aşık olmasının hikayesi içinde bir anda kendimizi buluyoruz.
Bunu Biliyor muydunuz?
Kitap olarak basılmadan önce Kürk Mantolu Madonna’nın “Büyük Hikaye” başlığı altında 48 bölüm olarak bir gazetede yayımlandığını biliyor muydunuz?
En Sevilen Kitaplara Hemen Şimdi Sahip Olun!
Sabahattin Ali’nin üç önemli romanından biri olan ve tekrar tekrar okuyacağınız bu ölümsüz eserini hala okumadıysanız hemen şimdi sepetinize ekleyin! Her dönemin en çok okunan kitabının kahramanları Maria Puder ve Raif Efendi ile tanışmak için geç kalmayın.
--- Bütün Şiirleri - Sabahattin Ali ---
"Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman." Dağlar ve Rüzgar, Kurbağanın Serenadı ve öteki şiirler...
--- Yeni Dünya ---
1930’lu yıllarda öyküye taze bir soluk getiren Sabahattin Ali, hikâyelerinde insanın zavallılığını ve gücünü sarsılmaz bir üslupla, masalsı ve destansı biçimde yansıtmayı başardı. Şiir, hikâye ve roman yazan, çeviriler yapan Ali, tüm eserlerinde insan ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı. Türk edebiyatının büyük yazarından, içinde sinemaya da aktarılan Hasanboğuldu’nun olduğu 13 düşünen öykü…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Değirmen ---
"İşte adaşım, sana seven bir Çingene'nin hikayesi. Çiçeklerin açtığı bir mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturtmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir... (...) Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir."
--- Sırça Köşk ---
Sırça Köşkİnsan psikolojisine dokunan ve toplumsal hayattan izler taşıyan hikâyelerle tanışmaya hazır mısınız? Öyleyse usta yazar Sabahattin Ali'nin Anadolu'nun kırsal bölgelerine dikkat çektiği Sırça Köşk isimli kitabını okuyabilirsiniz. Yazarın hem masal hem öykü türünde kaleme aldığı Sırça Köşk, gençlere ve yetişkinlere sade bir dille hitap ediyor. Gelin, toplumsal sorunlara temas eden bu eseri yakından inceleyelim."Sırça Köşk" adlı kitabı neden okumalısınız?Sırça Köşk; dördü masal, on üç tanesi öykü olmak üzere toplam on yedi bölümden oluşuyor. Halkı uyutmak için söylenen yalanlar ve etkileri üzerine çarpıcı bölümlerin bulunduğu eserde liyakatin öneminden ve gerekliliğinden sıkça bahsediliyor. Yazar, okura liyakatin olmadığı yerde nelerin yaşanabileceğine dair ince mesajlar veriyor. Ayrıca hikâye ve masallarında mahalle baskısı, kadının toplumdaki değeri, ırkçılık, doğanın hunharca tahrip edilmesi gibi toplumsal meselelere ve çevre sorunlarına da değiniyor. Sırça Köşk'ü okuyarak cumhuriyetin ilk çeyreğinde toplumun ekonomik durumuna, modern devlet anlayışının yöneticiler tarafından ne ölçüde kavrandığına ve uygulandığına dair fikir edinebilirsiniz. Politik gelişmeler ve toplumda dezavantajlı grupların hayat hikâyeleri üzerinden dönemin ruhunu anlayabilirsiniz. Sabahattin Ali'nin betimlemeleri ve büyüleyici anlatısı sayesinde hayal gücünüzün sınırlarını zorlayabilir, her hikâyeyi merakla okuyabilirsiniz.Bunları biliyor muydunuz?1940'lı yıllarda basılan Sırça Köşk'ün yönetime başkaldırı olduğu gerekçesiyle yasaklandığını biliyor muydunuz? Sabahattin Ali eserini 40 yaşındayken yazar ve bu, vefatından önce kaleme aldığı son eseridir. Sırça Köşk'ün ilk basımı çok partili hayata geçiş denemelerinin yapıldığı ve Türkiye'nin demokratikleşme sürecine girdiği 1947'de gerçekleşir. Bir dönem yasaklanan Sırça Köşk, günümüzde çok satan eserler arasında yer alır. Realizm akımından etkilenen Ali, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının iskeletini oluşturun yazarlar arasında anılır. Özellikle öykü türünde kendinden sonraki kuşaklara yön verir. Bazı şiirleri de özgün müzik tarzıyla tanınan Edip Akbayram, Ahmet Kaya, Zülfü Livaneli gibi birçok sanatçı tarafından bestelenir. Ciltli olarak pek çok kez basılan Sırça Köşk, e-kitap formatında Yakamoz Yayınları tarafından yayımlanır.Bu kitabı sevenler için diğer önerilerimizTürk edebiyatının değerli yazarlarından Sabahattin Ali'nin Sırça Köşk isimli kitabını severek okuduysanız yazarın diğer eserlerinin hızla erişilebilir e-kitap formatlarını da inceleyebilirsiniz. Dijital yayıncılık anlayışının sunduğu imkânlardan yararlanarak aşk ve yalnızlık üzerine psikolojik bir anlatı olan Kürk Mantolu Madonna'ya ve yazarın ilk romanı olan Kuyucaklı Yusuf'a hızlıca erişebilirsiniz. Yazarın birçok kitabını uygun fiyat avantajıyla satın alabilirsiniz.
--- Kuyucaklı Yusuf ---
Kuyucaklı Yusuf1900'lere doğru yolculuğa çıkarak Ege'nin küçük bir köyünde yaşananlara tanıklık etmeye ne dersiniz? Cevabınız "Evet." ise Sabahattin Ali'nin soluksuz okuyacağınız romanı Kuyucaklı Yusuf tam size göre! Sabahattin Ali, romanında insanların savundukları değerler uğruna verdikleri mücadeleleri, adalet kavramını ve aşkı konu alıyor. Gelin, birlikte edebiyat dünyasında yankılar uyandıran ve e-kitap olarak da yayımlanan bu romanı inceleyelim."Kuyucaklı Yusuf" adlı kitabı neden okumalısınız?Kuyucaklı Yusuf'un hikâyesi, Aydın'ın bir köyü olan Kuyucak'ta başlıyor. Kitabın başkahramanı Yusuf, 9 yaşındayken ailesinin haydutlar tarafından katledilmesiyle öksüz kalıyor. Yusuf'u Kaymakam Selahattin Bey evlat ediniyor. Yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Yusuf, geçmişini de unutamıyor. Yusuf ve ailesi, üvey babasının görev yerinin değişmesiyle birlikte farklı bir şehre göç etmek durumunda kalıyor. Ancak köy ve şehir hayatındaki farklılıklar Yusuf’un hayatını etkilemeye başlıyor. Yusuf ile üvey kardeşi Muazzez arasında yoğun duygular gelişmeye başlıyor. Ali, bu romanında sınıf çatışmasının insanlar üzerindeki etkisinden bireyin iç dünyasına kadar pek çok konuya değiniyor. Yusuf karakteriyle yaşadığı topluma adapte olmakta güçlük çeken bir kişinin insanlarla anlaşmazlıklarını, duygularını, yalnızlığını ve göç unsurunun etkilerini analiz edebilirsiniz. Tüm sorunlara ve gelişmelere ek olarak sürükleyici bir aşk hikâyesine de tanıklık edebilirsiniz. Yusuf'un Muazzez’e karşı beslediği duyguları, su gibi akıp giden betimlemelerle takip edebilirsiniz. Toplumu gözlemleyen, toplumsal değerleri etkileyici bir biçimde tahlil eden Ali'nin romanıyla heyecanlı ve keyifli bir okuma deneyimi yaşayabilirsiniz.Bunları biliyor muydunuz?Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf'u hapishane yıllarında tanıştığı bir kişinin hayat hikâyesinden esinlenerek kaleme aldığını biliyor muydunuz? Kuyucaklı Yusuf aynı zamanda yazarın roman türünde yazdığı ilk eseridir. Kurgusuyla öne çıkan bu roman, 1937 yılından bu yana okurlarıyla buluşur. Yaklaşık bir asırdır defalarca baskıya girer. Sabahattin Ali, diğer eserlerinde olduğu gibi Kuyucaklı Yusuf'ta da toplumsal meselelere dikkat çeker. Yapı Kredi Yayınları öncülüğünde e-kitap olarak da satışa sunulan eser, 1985 yılında Kuyucaklı Yusuf (IMDb:5,7/10) filmiyle beyaz perdeye de uyarlanır. Dönemin tanınan aktörlerinin de rol aldığı Kuyucaklı Yusuf'un çekimleri Çanakkale'ye bağlı Küçükkuyu beldesinde gerçekleşir.Bu kitabı sevenler için diğer önerilerimizToplumsal gerçekçilik edebî anlayışı çerçevesinde eserler üreten Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf adlı romanını keyifle okuduysanız yazarın diğer eserlerine de şans verebilirsiniz. İçimizdeki Şeytan'la toplumsal olayların bireyler üzerindeki etkisine ve Sırça Köşk'le halk ve iktidar ilişkisine daha yakından bakabilirsiniz. Akıcı öykülerden hoşlanıyorsanız Yeni Dünya'yı ve Değirmen'i de tercih edebilirsiniz. Ali'nin eserlerini hemen okumaya başlamak istiyorsanız e-kitaplarına göz atabilir, avantajlı fiyatlarla satın alabilirsiniz.
--- Çakıcı'nın İlk Kurşunu ---
Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Çakıcı’nın İlk Kurşunu adlı eseri usta yazar Sabahattin Ali’nin not defterlerinde biriken yayımlanmamış eserlerinden oluşmaktadır. Sabahattin Ali’nin eşi ve kızı tarafından muhafaza edilen bu yazılar, Zeynep Uysal, Olcay Akyıldız ve Engin Kılıç tarafından derlenerek kitap haline getirilmiştir. Kitapta; hikaye, şiir ve roman türlerinde çeşitli çalışmalar bulunmaktadır.
Çakıcı’nın İlk Kurşunu kitabındaki hikayeler, şiirler ve denemeler şunlardır:
Çakıcı’nın İlk Kurşunu (Uzun Öykü)
O Arkadaşım (Kısa Öykü)
Bir Hakikatin Hikayesi (Kısa Öykü)
Barsak (Kısa Öykü)
İsimsiz, Oyuncak, Mersiye, Simyager, Sokakta Kalan Adam adındaki şiirler;
Eserde ayrıca Sabahattin Ali’nin Kağnı adlı eserinin opera metni ve yazmayı plandığı hikaye ve romanların isimleri yer almaktadır.
Yazarın el yazması metinleri ve çeşitli çizimleri de kitapta yer almaktadır.
"Ahmak bir gurur gezdi tahtadan silahlarda
Sanki bozgun bir ordu konakladı tarhlarda;
Vurulan bir silahşor gibi düştü heykeller."
"Sevgilim! Bak bu gece
Kırık kalbine, ince
Bir ok saplı kurbağa
Ölüvermiş gizlice.."
"Koyu, siyah gözlerinde onun:
Karanlık bir gündüz gibi doğan eşi:
Ulu bir gürz gibi eser sözlerinde..."
--- İçimizdeki Şeytan ---
"İsteyip istemedeğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması.."Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın "kapana kısılmışlığını" gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına, "insanın içindeki şeytan"a keskin bir bakış.
--- Canım Aliye Ruhum Filiz ---
Sabahattin Ali - “Canım Aliye, Ruhum Filiz”; Yapı Kredi Yayınları tarafından Kasım 2013’te yayımlanmıştır. Kitabın içeriği Sevengül Sönmez tarafından hazırlanmıştır. Kitabın düzeltmelerini Fulya Tükel, kapak tasarımını ise Nahide Dikel gerçekleştirmiştir.
Sabahattin Ali’nin en sıkıntılı döneminde ailesine yazdığı mektuplardan oluşan bu derleme, okuyucuya yazara daha yakından bakma fırsatı tanıyor.
Kitaptaki mektuplardan bir örnek:
“Benim bir tanecik, sevgili Filiz’im! Güzel yazılı mektubunu aldım. Neşeli olduğuna çok sevindim. Seni ne kadar çok özlediğimi bilemezsin. Evde dolaştıkça hep seni, senin sesini arıyorum. Annenle arabaya binip plaja git, iyice yüzme öğren. Gelecek sene hep beraber Ayvalık’a gideriz. Bol bol yemek ye. Ankara’ya iyice şişman dön. Bahçede çok dut yiyip sakın mideni bozma. Sen de beni çok özledin mi? Annenle beraber bana, İzmir’e mektup yazmayı sakın unutma.
Kara gözlerinden hasretle öperim benim bir tanecik, güzel sevgili yavrum, Filiz’im.”
- Baban,
S. Ali
--- Üç Öykü ---
İnsanın binbir yüzünü tanımak… İşte, Sabahattin Ali… Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf gibi ölümsüz eserleriyle tanıdığımız Sabahattin Ali'nin seçme üç öyküsü Yapı Kredi Yayınları'nın Doğan Kardeş dizisinden yayımlandı. Bize insanın binbir yüzünü anlatan, edebiyatımızın en önemli yazarlarından ve "hep genç kalan" Sabahattin Ali'yle tanışmak için üç etkileyici öykü: "Arabalar Beş Kuruşa", "Ayran" ve "Sırça Köşk"… Sabahattin Ali'nin bu gerçekçi ve hüzünlü öyküleri Sedat Girgin'in resimleriyle buluşuyor.
Tadımlık
"Karanlıktan, yüzünü kamçılayan kar ve rüzgârdan, dizlerine sıçrayan çamurdan ve duyduğu seslerden korkuyordu. Açlığı, sıska kardeşlerinin korkunç gözlerini, yorgunluğunu unutmuştu. Bir an evvel köye varmak, ocakta küllenen bir odun parçasıyla aydınlanan toprak dama girmek ve bir köşede saklanmak istiyordu. Ne yatmak, ne dinlenmek, sadece bir dört duvar arasında bulunmak… Bu geniş karanlıktan, bu seslerden kaçmak…"
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
52
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
--- Kamyon - Seçme Öyküler ---
Konya'dan çıkıp Beyşehir'e giden yolun başlangıcındaki dik yokuşu tırmanmaya başlayınca, herkes yanındaki ile veya çaprazlama ta öbür baştaki biriyle lafa koyuldu; birkaç kişi yalnız cıgara içip dumanını savuruyordu. Birbiri arkasına dizili tahta sıralarda oturmayıp yarım lira eksiğine en arkada yere çömelen ve kamyonun şiddetle sarsılan bu kısmında ikide birde, başlamak üzere olan uykularından fırlatılan köylüler, cıgara da içmeyerek, boş gözlerle bakışıyorlardı.
--- Kağnı Ses Esirler ---
Türk edebiyatının özgür sesi Sabahattin Ali’nin üç bölümden oluşan bu kitabı okuyucuyla buluşuyor. İlk bölüm olan Kağnı’da Kağnı, Gramofon Avrat, Duvar, Pazarcı, Düşman gibi öyküler, ikinci bölüm olan Ses’te Ses, Köpek gibi öyküler ve son bölüm olan Esirler’de de Ali’nin kaleme aldığı oyunlar yer alıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
