Sepette İndirim
22.488,35 TL23.488,35 TL
--- Memleket Hikayeleri - Gençler İçin Özet ---
Irmağa giden yol, kasabadan kurtulunca, göz alabildiğine uzanan sayısız şeftali bahçeleri arasından geçerdi. Haziran içinde bile taşkın dere ayaklarının çamurlu, ıslak tuttuğu bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, kızgın güneş, ağaçların tepelerinde meyvaları pişirirken, rutubetli toprakta birbiri arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı. Suların serinliği, taze ot kokusu, gölgelik ve bereket içinde bahar, bu bahçelerde ta kışa kadar uzanıp giderdi.
Baskı Yılı:
2011
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Gurbet Hikayeleri - Livaneli Kitaplığı ---
Dile hâkimiyeti ve keskin gözlem yeteneğiyle Türk edebiyatının aşılmaz doruklarından biri haline gelmiş olan Refik Halid Karay, Gurbet Hikâyeleri ile “sürgün edebiyatı”nın en özgün örneklerinden birine imza atıyor.Karay’ın, 1930 ila 1937 yıllarında sürgün olarak yaşadığı Beyrut, Halep ve Hatay’da kaleme aldığı on yedi öykünün bir araya geldiği Gurbet Hikâyeleri, dönemin toplumsal yapısına dair ustaca gözlemler içeriyor. “Sürgünde bir entelektüel” olarak Anadolu insanının yaşayış tarzına keskin bir bakış atan Karay, toplumsal yapıda eski ve yeni karşılaştırmasına girişiyor. Batılılaşmanın getirdiği kimi sorunları cesurca irdeliyor, sosyal problemlere, halkın kurnazlığına ve tembelliğine eğilirken, olağanüstü çevre tasvirleri de sunuyor. Dönemin günlük yaşamından karakterleri ve olayları ele alıp üst düzey bir dil işçiliğinin yanı sıra ustaca bir teknikle harmanlayan yazarın hikâyelerinde “gurbet” teması da kendisine sıklıkla yer buluyor.Türk öykücülüğünün en özel örneklerinden biri olan Gurbet Hikâyeleri’nin bu güncel edisyonunu Zülfü Livaneli’nin önsözü ve özenli bir baskıyla okurun ilgisine sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Gurbet Hikayeleri ---
Güneş çoktan batmıştı; fakat çiftlik gene, sabah oluyormuş gibi, çoşkunluğunu kaybetmeyen bir aydınlık içinde, kuş cıvıltılariyle dolu, gölgesiz, üzüntüsüzdü.
Sayfa Sayısı:
79
Baskı Yılı:
2015
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Üç Nesil Üç Hayat - Gençler İçin ---
"Elinizdeki bu yapıt, baş döndürücü bir hızla değişen sosyal yaşantımız, gelenek ve göreneklerimiz açısından, 1850'lerden 1900 ve 1940'lara kadarki gelişmeleri belirtmek üzere kaleme alınmıştır. Siz de 1990'ları not alarak 150 yıllık bir panoramayı belgeleyebilirsiniz.
Bu kitabın, bu söylentilere dayanarak özlediği, bazılarınınsa atılımların kaynağı saydığı, son İmparatorluk ve Cumhuriyet ile günümüzü daha iyi kavramaya yardım edeceğini sanıyoruz
Sayfa Sayısı:
96
Baskı Yılı:
2006
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Memleket Yazıları 15 - Elli Yıl Önceki ---
Refik Halid Karay’ın 1952-1953 yıllarında Siyaset: Haftalık Politika ve Kültür Gazetesi’nde yayımlanan yazılarının derlendiği Elli Yıl Önceki, okurunu 1900’lerin Haydarpaşası’na, Sarayburnu’na, Tepebaşı’na, Beyoğlu’na, Bostancı’dan Caddebostanı’na uzanan bir gezintiye çıkarıyor…
Refik Halid bu gezintide eski İstanbul’un atmosferini, kışlık ve yazlık tiyatrolarını, kahve içme âdetini, gece simitlerini, bir seçkinlik alameti olan bastonları, “bonjur” denilen kuyruklu ceketleri anımsatıyor…
Elli Yıl Önceki, usta bir yazarın gençlik hatıralarında iz bırakmış o eşsiz İstanbul’un semtleri, insanları ve âdetleri…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Yezidin Kızı - Yeni Kapak ---
“Dünyamı artık ilaçlı olarak seyrediyorum; kanıma zehrini katan bir iğne veya bir tutam toz beni bir masal âlemine sürükleyip götürmüştü. Tamamen yaşadığıma kani değildim, hayatla ölüm arasında, sanki, bir araf geçidindeydim, alnıma yazılmış olan devrimi iradesizce ikmale çalışıyordum. Bundan ötesi ya sonsuz bir aydınlık, ya tükenmez bir karanlık olacaktı. Hangisine düşeceğimi bilmediğimden halin devamını istiyor, karar almaktan korkuyordum.Kendiliğimden yapacağım en küçük bir hareket ve göstereceğim bir ufacık irade Zeliha’yı benden kaçırabilecekti…”Türk edebiyatının usta kalemi Refik Halid Karay, bir gemi seyahati sırasında başlayıp uçsuz bucaksız Suriye çöllerinde devam eden gizemli bir aşkı anlatıyor. Yezidilik hakkında detaylı bilgileri de konu alan Yezidin Kızı, pek aşina olunmayan gerçeklerin üzerine örülmüş sürükleyici ve egzotik bir hikâye.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Karga Bana Dedi Ki ---
Kaba söze başvurmayan politik hicvin ve mizahın en başarılı örneklerini sunan Refik Halid Karay, edebiyatımızın en usta mizah yazarı ve düşünürlerinden biridir. Zengin mizah kültürünün ve yaratıcı dehasının ürünü çok sayıda mizah eseri ortaya koyan Karay, Kalem'de "Kirpi" imzasıyla başlayan ve Cem'de başyazarlıkla süren mizah yazarlığı ile İttihat ve Terakki'ye yönelik muhalefetin belirlediği Mütareke'ye kadar olan dönem ve Mütareke'den Milli Mücadele'nin sonuna kadar, özellikle Aydede üzerinden yürüttüğü etkin muhalefet döneminde Türk mizahına damgasını vurmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
168
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Çete ---
Beyrut'ta Suriye ve Lübnan Fransız Yüksek Komiserliği Haber Alma Dairesi nöbetçi eri, üstünün odasına girdi, hazırol durumda:
Sayfa Sayısı:
164
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Deli ---
Bence, Refik Halit'in affı kararı üzerinde bu içli yazılarının tesiri büyük olmuştur. Atatürk'ün bunları okuyup duygulandığını yakından biliyorum.
Fakat, birkaç zamandır gönlünde beslemekte olduğu bu af arzusunun nihayet kanuni bir şekilde uygulanmasına yol açan yazı -buna bir eser de
diyebiliriz- öyle sanıyorum ki, Refik Halit'in Deli adlı küçük bir komedya kitabıdır.Atatürk, hiçbirimizin görmediği bilmediği bu eserciği nereden
bulmuştu ve ona kim göndermişti hatırlayamıyorum. Yalnız, dün geçmiş bir olay gibi noktası noktasına hatırladığım şudur: Bir akşam, Atatürk,
sofraya oturduğumuz sırada "Çocuklar," demişti, "size bu akşam tadına doyum olmaz bir ‘ziyafet-i edebiye' çekeceğim" ve elinde tuttuğu cep
dergisi kıtasında bir kitabı göstererek: "Bu" diye ilave etmişti, "Refik Halit'in, yirmi yıllık bir akıl hastasının, şuuru yerine gelip kendini baştan başa
değişmiş bir Türkiye içinde bulunca, tekrar dirilişini gösteren bir tiyatro piyesidir." Ve gözlüğünü takarak bizzat kendisi okumağa başlamıştı."
(Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 71-72) Refik Halid Karay, güncel olaylara getirdiği mizahi yaklaşımın bir örneği
olan Deli'de, cumhuriyet sonrası modernleşme sürecinde değişen hayat şartlarını ve hayata dahil olan yenilikleri eskiyle kıyaslayıp okuyucusunu
gülümsetirken, Ankara ve Karacaoğlan hakkındaki detaylı anlatımı ile de dönemin Ankara'sına ve büyük ozana ışık tutuyor.
Sayfa Sayısı:
190
Baskı Yılı:
2011
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Ago Paşa'nın Hatıratı ---
'Ah, o zamanki hanımefendilerin kibarlığı, o halayıkların güzelliği, o saz âlemleri ve helva sohbetleri! ... Hoş, ezberlediğim o tesirli cümlenin sade bana değil, efendime de faydası dokunmuştu. Zamanın padişahı onu rütbe, mesnet ve servete gark etmişti; göğsü nişanlarla dolmuştu. Bana bile fahri olarak galiba bir unvan verilmişti ki artık sadece:
Ago! Ago! diye hitap etmiyorlar, o çetrefil dilli, ince belli, sırma saçlı, narin, nazik, nazenin Çerkez kızları beni:
Ago Paşa! diye çağırıyorlar, böyle okşuyorlar, böyle öpüyorlardı.'
İstanbul Türkçesini en güzel kullanan yazarlardan biri olan Refik Halid Karay, Ago Paşa'nın Hatıratı'nda mizahi bir bakış açısı ve üslupla 1920'li yılların yaşamını, geleneklerini, alışkanlıklarını anlatıyor.
Sayfa Sayısı:
200
Baskı Yılı:
2009
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Bir İçim Su ---
"Onun bulunduğu her yer aydınlık, süründüğü her şey cilalı, baktığı her taraf temiz, geçtiği her yol bahçe oluyordu; bana öyle geliyordu. Niçin konuşuşunda o güne kadar başkasında duymadığım bir şive seziyor ve neden yürüyüşünde ömrümde görmediğim bir süzülüş buluyordum? … Çirkin veya iğrenç hiçbir şeyi yok. Zahir, bundan dolayı olacak ki onu öpmek, kucaklamak, sarılıp taşımak veya ezip hırpalamak, hülasa hiçbiri kâfi gelmeyecekti. Yemek arzusu veriyordu. Hayır hayır, zarif bir kadeh içindeki berrak, ışıklı bir mukattar su gibi bir hamlede içmek yutmak istiyorum. O bir içim su idi."
Refik Halid Karay, sürgün yıllarında kaleme aldığı kırk altı kısa hikâyeden oluşan Bir İçim Su'da aşkı, mekânı ve zamanı harmanlıyor, kuvvetli betimlemeleri ve duru Türkçesiyle okuyucunun zihninde adeta yağlıboya bir tablo oluşturuyor.
Sayfa Sayısı:
192
Baskı Yılı:
2010
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Karlı Dağdaki Ateş ---
"Yusuf susuyor, fakat Binnur'u baştan aşağıya saran hayran bakışıyla ona cevap vermiş oluyordu; gözleriyle diyordu ki:
'Bir daha göremeyeceğimi bildiğim sevgiliyi ömür boyunca hatırası canlı kalması için zihnime hakketmek lazım. Yüzünüzü daha uzun seyretmek,sesinizi daha çok dinlemek ihtiyacındayım. Yürüyüşünüzü, gülüşünüzü, endamınızın ahengini, gözlerinizin renk değişikliğini, her şeyi zaptetmeliyim. Ta ki ıssız bir dağ tepesinde yaşayan bu adam hayatını onlarla süsleyebilsin, onlarla tek hurili bir hayal cenneti kursun.'
Binnur, belki de hiç öyle olmadığı halde âşığının uzun, meftun bakışında bunları okudu. Dinlemişçesine haz duydu, haz ve arzu!"
Karlı Dağdaki Ateş, genç ve güzel bir kız olan Binnur ile orta yaşlardaki Yusuf'un birdenbire alevlenen, cesur ve tutku dolu aşkını anlatıyor. Aşkın engel tanımazlığını ve çılgınlığını kaleme alan Refik Halid Karay, kusursuz Türkçesi ve eşsiz karakter tahlilleriyle unutulmaz bir esere daha imza atıyor.
Sayfa Sayısı:
200
Baskı Yılı:
2011
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Memleket Hikayeleri (Özel Baskı) ---
Memleket Hikâyeleri Türk edebiyatında Anadolunun en hakiki hikâyeleridir. Anadolu Memleket Hikâyelerinde bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla karşımıza getirilmiştir.
Nihad Sami Banarlı
Geniş ününü mizah ve siyasal yergi yazılarıyla sağlayan Refik Halidin mizah yazıları gibi hikâyeleri de edebiyatımızın bu alanında bir aşama olmuştur. O zamana kadar İstanbul sınırları
dışına çıkamayan Türk hikâyesini Anadoluya yöneltmekle hikâyeciliğimize yeni bir ufuk açmış, yeni bir soluk getirmiştir.
Cevdet Kudret, Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman
Refik Halidin anlattığı olaylar bütünüyle yaşadığı dönemin olaylarıdır. Memleket Hikâyeleri ile Gurbet Hikâyelerinde canlandırılan kişilerin çoğu adeta canlıdır. Bütün bu yönleriyle Halide Edip onun yalnız Türk edebiyatının değil, Rus ve Amerikan edebiyatlarından sonra, hikâyecilikte cihan ölçüsünde ön planda bir yer işgal edebilecek bir hikâyecimiz olduğunu belirtir.
Tanzimattan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi
Sayfa Sayısı:
276
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Memleket Hikayeleri - Livaneli Kitaplığı ---
Ustalıkla kullandığı İstanbul Türkçesiyle edebiyatımızın en önemli temsilcilerinden olan Refik Halid Karay, Memleket Hikâyeleri ile Anadolu insanını ilk kez edebi sahaya taşımıştır.Karay’ın, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde geçirdiği sürgün günlerinin mahsulü olan on sekiz hikâyeyi bir araya getiren bu kitap, o güne değin göz ardı edilen halk kitlelerinin ilk defa gerçekçi bir şekilde edebiyata yansımasıdır. Usta yazarın alışılagelmiş olan doğal üslubuyla kaleme aldığı hikâyeler, orta halli insanların yaşayış tarzını, kasaba hayatının açmazlarını, kadının kapalı toplum yapısı içindeki yerini, rüşvet, adam kayırma ve nihayet halk tabakasıyla aydın kesiminin çatışmasını son derece canlı bir tasvirle ve cesurca okura sunmaktadır.Öykücülüğümüzde yepyeni bir devir açmış olan Memleket Hikâyeleri’ni Zülfü Livaneli’nin önsözü ve gözden geçirilmiş bir basımla okurun ilgisine sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Ağaç ve Ahlak ---
Her kalem erbabının öyle kolay kolay üstüne kafa yoramayacağı konularda bitmeyen bir iştahla, kılı kırk yaran bir merakla kalem oynatan ender yazarlarımızdandır Refik Halid Karay. Yazarın Tan, Akşam, Yeni İstanbul, Aydede, Aile, Mizah gibi gazete ve dergilerde yayımlanan yazılarından bir araya getirilen Ağaç ve Ahlâk; mevsimler, çiçekler, hayvanlar ve ağaçlardan bahisle zevk ehli bir yazarın hayatın her anına dair sunduğu fotoğraflardan oluşuyor. Gömleği dışarıda bırakma modasından tutun, haşerelerin keçisi pireye, parfüme, ilkbahar cinayetlerine, İstanbul'un sesine, kokulara ve renklere kadar uzanan bir cümbüşün içerisinde Refik Halid'in lisanı ile baş başa kalacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
216
Baskı Yılı:
2015
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Ay Peşinde ---
"Evvela bilmemiz lazım gelen bir mesele vardır; en temelli, canlı mesele: Mizah her aklın, her zekânın dokuyacağı bir kumaş değildir. Latife olgun bir meyve gibi kemale erdirilip öyle ortaya konmak lazım gelir. Mizah süpürge sopası değildir; vurmak, dövmek, kaba kaba güldürmek için kullanılsın. Bu bir fırçadır, dimağımızın yorucu ilim ve hayat yollarında topladığı tozları alır; nazik, ince bir iştir. Mizahta da ehliyet, kabiliyet şarttır."
- Refik Halid Karay
"Refik Halid kalemini doğuştan getirdiği mizah kabiliyeti yönünde denemesi sonucu meşhur olmuştur"
- Yakup Kadri, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları 1969
İlk baskısı 1922'de yapılan Ay Peşinde'de Refik Halid Karay kendisini şöhrete kavuşturan mizah gücünü kullanarak dönemin sosyal olaylarını, değişik katmanlardan kişilerini, gülümsemeyle gözyaşı arasındaki duygu aktarımlarıyla paylaşmaya devam ediyor.
Yazar Hakkında
1888 yılında Beylerbeyi'nde Serveznedar Mehmed Halid'in oğlu olarak doğan Refik Halid'in anne tarafı Kırım Giraylarına dayanmaktadır; baba tarafı ise 18. yüzyıl sonlarında bir kolu Mudurnu'dan İstanbul'a göçen Karakayış ailesindendir. "Galatasaray Sultanisi" ve "Mekteb-i Hukuk"ta okuyan yazar, Meşrutiyet sıralarında gazeteciliğe başlamıştır. Kısa sürede hiciv yazılarıyla üne kavuşmuş, "Fecri Âti" edebiyat topluluğunun kurucularından olmuştur. "Kirpi" adıyla yazdığı taşlamaları ve siyasal yazıları sonucu İttihat Terakki hükümetince Anadolu'nun çeşitli illerinde beş yıl sürgüne gönderilmiş, ancak I. Dünya Savaşı'nın son yılı İstanbul'a dönebilmiştir. Dönüşünde Robert Kolej'de öğretmenlik, Sabah gazetesi başyazarlığı, iki kez Posta-Telgraf Genel Müdürlüğü yapan Refik Halid, bu süreçte "Aydede" mizah dergisini çıkarmıştır.
Siyasal yazıları ve görüşleri nedeniyle memleketten ayrılmak zorunda kalan yazar, Halep'e yerleşerek yayımladığı "Vahdet" gazetesindeki yazıları ve çalışmalarıyla Hatay'ın Türkiye'ye bağlanmasına katkıda bulunmuştur. 1938'de yurda dönen Refik Halid, dergi ve gazetelerde günlük yazılar yazmış ve 20 kadar roman kaleme almıştır.
Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e uzanan zaman dilimini, güçlü gözlem yeteneği ve dilinin zenginliğiyle farklı türlerdeki eserlerine taşıyan Refik Halid, Memleket Hikâyeleri'nde Anadolu gerçeğini; Gurbet Hikâyeleri ve Sürgün gibi eserlerinde, derin memleket hasretini edebiyatla buluşturmuştur. Yazarın, Ago Paşa'nın Hatıratı, Kirpinin Dedikleri gibi mizah eserlerinde; Bir Avuç Saçma, Makyajlı Kadın gibi kroniklerinde; Minelbab İlelmihrab ve Bir Ömür Boyunca adlı hatıratlarında, çok yönlü ve renkli anlatımı, sosyal-siyasal ortamın resimlendirilmesini sağlar. Anahtar, Nilgün, İki Cisimli Kadın, 2000 Yılın Sevgilisi, Bugünün Saraylısı gibi romanlarında ise sürükleyici kurgular içinde tasvir yeteneğiyle yaratıcılığını birleştirerek, genel olarak bireysel ilişkileri ve özel olarak da kadın-erkek ilişkilerini mekân-zaman boyutlarında derinlemesine ele alır, romanların geçtiği dönem ve mekânlara ait ince detaylara yer vererek anlatımını zenginleştirir.
18.7.1965 tarihinde İstanbul'da ölen yazar Refik Halid, muhalif kaleminin keskinliği, temiz İstanbul Türkçesi, renkli anlatımı, tasvir gücü ve yaratıcılığıyla, Türk edebiyatının en güçlü isimlerinden biridir.
Sayfa Sayısı:
206
Baskı Yılı:
2010
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Bir Avuç Saçma ---
"Halbuki Şeker bayramlarına bayılırdım!
Gözlerimi açar açmaz, hususî olarak benim içinyaptırılan şekerleme kutusunu elime uzatırlardı. Bu, ya kadife kaplı, sırma şeritli, yahut ta atlas üstüne yağlı boya resimli, cici, nefis, şık bir şeydi. Sarı, parlak madenden mini mini bir anahtarı, saat kurulacağı kadar da küçük bir kilidi vardı."
Refik Halid Karay
"Yakup Kadri'nin 'Kalemi de tebüssümü kadar iğneli bir edip' dediği Refik Halid'in yapıtları keskin zekâsı, nükteci kişiliği ve kıvrak üslubuyla Türk edebiyatında bir dönemeç oluşturmaktadır."
Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi
Yazar Hakkında:
1888 yılında Beylerbeyi'nde Serveznedar Mehmed Halid'in oğlu olarak doğan Refik Halid'in anne tarafı Kırım Giraylarına dayanmaktadır; baba tarafı ise 18. yüzyıl sonlarında bir kolu Mudurnu'dan İstanbul'a göçen Karakayış ailesindendir. "Galatasaray Sultanisi" ve "Mekteb-i Hukuk"ta okuyan yazar, Meşrutiyet sıralarında gazeteciliğe başlamıştır. Kısa sürede hiciv yazılarıyla üne kavuşmuş, "Fecri Âti" edebiyat topluluğunun kurucularından olmuştur. "Kirpi" adıyla yazdığı taşlamaları ve siyasal yazıları sonucu İttihat Terakki hükümetince Anadolu'nun çeşitli illerinde beş yıl sürgüne gönderilmiş, ancak I. Dünya Savaşı'nın son yılı İstanbul'a dönebilmiştir. Dönüşünde Robert Kolej'de öğretmenlik, Sabah gazetesi başyazarlığı, iki kez Posta-Telgraf Genel Müdürlüğü yapan Refik Halid, bu süreçte "Aydede" mizah dergisini çıkarmıştır.
Siyasal yazıları ve görüşleri nedeniyle memleketten ayrılmak zorunda kalan yazar, Halep'e yerleşerek yayımladığı "Vahdet" gazetesindeki yazıları ve çalışmalarıyla Hatay'ın Türkiye'ye bağlanmasına katkıda bulunmuştur. 1938'de yurda dönen Refik Halid, dergi ve gazetelerde günlük yazılar yazmış ve 20 kadar roman kaleme almıştır.
Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e uzanan zaman dilimini, güçlü gözlem yeteneği ve dilinin zenginliğiyle farklı türlerdeki eserlerine taşıyan Refik Halid, Memleket Hikâyeleri'nde Anadolu gerçeğini; Gurbet Hikâyeleri ve Sürgün gibi eserlerinde, derin memleket hasretini edebiyatla buluşturmuştur. Yazarın, Ago Paşa'nın Hatıratı, Kirpinin Dedikleri gibi mizah eserlerinde; Bir Avuç Saçma, Makyajlı Kadın gibi kroniklerinde; Minelbab İlelmihrab ve Bir Ömür Boyunca adlı hatıratlarında, çok yönlü ve renkli anlatımı, sosyal-siyasal ortamın resimlendirilmesini sağlar. Anahtar, Nilgün, İki Cisimli Kadın, 2000 Yılın Sevgilisi, Bugünün Saraylısı gibi romanlarında ise sürükleyici kurgular içinde tasvir yeteneğiyle yaratıcılığını birleştirerek, genel olarak bireysel ilişkileri ve özel olarak da kadın-erkek ilişkilerini mekân-zaman boyutlarında derinlemesine ele alır, romanların geçtiği dönem ve mekânlara ait ince detaylara yer vererek anlatımını zenginleştirir.
18.7.1965 tarihinde İstanbul'da ölen yazar Refik Halid, muhalif kaleminin keskinliği, temiz İstanbul Türkçesi, renkli anlatımı, tasvir gücü ve yaratıcılığıyla, Türk edebiyatının en güçlü isimlerinden biridir.
Sayfa Sayısı:
204
Baskı Yılı:
2010
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Guguklu Saat ---
Guguklu Saat:
"Sabahları uyandınız mı bulunduğunuz yerden, denize bir kamış uzatmak suretiyle balık avında gönül avutuyorsunuz. Istakoz için atılmış sepetler muayene olunuyor, yahut bahçede güller budanıyor. Sonra sıcak bastı mı hemen içeri giriyorsunuz, aşağıda geniş mermer taşlığa bir masa kurulmuş, taze balıklar tavadan yeni çıkmış, rayihası ciğerlerinizi dolduruyor. İştiha ile yiyorsunuz. Kahve, sigara ve uyku... Şimdi arka odada, güneş görmeyen taraftasınız, Boğaz'dan kopan ve denizlerde serinlenen bir rüzgâr yan pencereden içeri giriyor ve cibinliğinizi hafif hafif şişiriyor, deliksiz uyuyorsunuz. Bunu müteakip kayıkhaneye iniyor ve denize giriyorsunuz. İşte bence yazın ideal olan ömür budur."
- Refik Halid Karay
Guguklu Saat'te sosyal olaylara ve kişilere ait gözlemlerini zengin Türkçesi ve ironik anlatımıyla kaynaştırarak anlatan Refik Halid Karay'ın, rengârenk, samimi ve keyifli sohbetine dahil ettiği okur, yazarla birlikte sohbet boyunca değişik ortamlara giriyor, ilginç kişilerle tanışıyor.
Yazar Hakkında:
1888 yılında Beylerbeyi'nde Serveznedar Mehmed Halid'in oğlu olarak doğan Refik Halid'in anne tarafı Kırım Giraylarına dayanmaktadır; baba tarafı ise 18. yüzyıl sonlarında bir kolu Mudurnu'dan İstanbul'a göçen Karakayış ailesindendir. "Galatasaray Sultanisi" ve "Mekteb-i Hukuk"ta okuyan yazar, Meşrutiyet sıralarında gazeteciliğe başlamıştır. Kısa sürede hiciv yazılarıyla üne kavuşmuş, "Fecri Âti" edebiyat topluluğunun kurucularından olmuştur. "Kirpi" adıyla yazdığı taşlamaları ve siyasal yazıları sonucu İttihat Terakki hükümetince Anadolu'nun çeşitli illerinde beş yıl sürgüne gönderilmiş, ancak I. Dünya Savaşı'nın son yılı İstanbul'a dönebilmiştir. Dönüşünde Robert Kolej'de öğretmenlik, Sabah gazetesi başyazarlığı, iki kez Posta-Telgraf Genel Müdürlüğü yapan Refik Halid, bu süreçte "Aydede" mizah dergisini çıkarmıştır.
Siyasal yazıları ve görüşleri nedeniyle memleketten ayrılmak zorunda kalan yazar, Halep'e yerleşerek yayımladığı "Vahdet" gazetesindeki yazıları ve çalışmalarıyla Hatay'ın Türkiye'ye bağlanmasına katkıda bulunmuştur. 1938'de yurda dönen Refik Halid, dergi ve gazetelerde günlük yazılar yazmış ve 20 kadar roman kaleme almıştır.
Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e uzanan zaman dilimini, güçlü gözlem yeteneği ve dilinin zenginliğiyle farklı türlerdeki eserlerine taşıyan Refik Halid, Memleket Hikâyeleri'nde Anadolu gerçeğini; Gurbet Hikâyeleri ve Sürgün gibi eserlerinde, derin memleket hasretini edebiyatla buluşturmuştur. Yazarın, Ago Paşa'nın Hatıratı, Kirpinin Dedikleri gibi mizah eserlerinde; Bir Avuç Saçma, Makyajlı Kadın gibi kroniklerinde; Minelbab İlelmihrab ve Bir Ömür Boyunca adlı hatıratlarında, çok yönlü ve renkli anlatımı, sosyal-siyasal ortamın resimlendirilmesini sağlar. Anahtar, Nilgün, İki Cisimli Kadın, 2000 Yılın Sevgilisi, Bugünün Saraylısı gibi romanlarında ise sürükleyici kurgular içinde tasvir yeteneğiyle yaratıcılığını birleştirerek, genel olarak bireysel ilişkileri ve özel olarak da kadın-erkek ilişkilerini mekân-zaman boyutlarında derinlemesine ele alır, romanların geçtiği dönem ve mekânlara ait ince detaylara yer vererek anlatımını zenginleştirir.
18.7.1965 tarihinde İstanbul'da ölen yazar Refik Halid, muhalif kaleminin keskinliği, temiz İstanbul Türkçesi, renkli anlatımı, tasvir gücü ve yaratıcılığıyla, Türk edebiyatının en güçlü isimlerinden biridir.
Sayfa Sayısı:
192
Baskı Yılı:
2010
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Memleket Yazıları 10 - Bir Denizden Bir Denize ---
Refik Halid Karay'ın 1956-1957 yıllarında Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edilen seyahat yazılarını bir araya getiren Bir Denizden Bir Denize yazarın Batı ve Kuzey Avrupa'ya yaptığı yolculuklar sırasında tuttuğu notlardan hareketle kaleme alınmıştır. Karay, "Gezmeğe doyamıyorum. Evimi ve ev hayatımı severim ama bu sevgi ara sıra ona, 'Allahaısmarladık, yine buluşuruz,' diyebildiğim için bezdirici olmuyor," diyor. Edebiyatımızda örneğine nadiren rastlanan seyahat edebiyatı türünün seçkin bir örneği olan Bir Denizden Bir Denize yaptığı yolculukları, gezindiği şehirleri renk cümbüşü içerisinde anlatan yolculuk sevdalısı bir yazarın eğlendirici, neşeli ve hayranlıkla beslenmiş izlenimleriyle tadına doyum olmaz bir okuma şöleni sunuyor okuruna.
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
208
Baskı Yılı:
2015
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Tanıdıklarım ---
"...İşte bunun için, bu meziyetlerinden dolayıdır ki şu zamanda hemen durmayıp âşık olmak lazımdır. Dünyanın dertlerini unutmak ve felaketleri görmemek için en kestirme yol, gözlerimizi aşkın bağıyla örtmek ve kulaklarımızı aşkın pamuğuyla tıkamaktır. Her keseye elverişli, en ehven ve en şairane çare budur, aşktır"
Refik Halid Karay, otuz beş hikâyeden oluşan mizah türündeki kitabı Tanıdıklarım'da, tanıdığı kişileri, gezip gördüğü yerleri, tattığı, kokladığı, okuduğu, kısacası aşina olduğu her şeyi güçlü tasvirleriyle okuyucusu ile buluştururken mizah yeteneği ile de keyifli anlar yaşatıyor.
Sayfa Sayısı:
206
Baskı Yılı:
2011
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Makyajlı Kadın ---
Koyda sabah oluyordu. Sular demin mürdümeriği rengindeydi; şimdi çağlabademi gibi, tüylü ve buzlu bir yeşile boyandılar, daha sonra gökyakutun, en soğukta bile iç hararetini muhafaza ettiği sanılan ve mavi bir kan damlasını andıran ılık rengini aldılar; bundan da vazgeçtiler, zannettim ki, bir çam ormanı, yan yatmış, bilmediğim bir tesirle fıkırdayarak eriyor: ‘Anladım,’ dedim, ‘tabiat kullanacağı boyaların tecrübelerini burada yapıyor. Hilkatin laboratuvarındayım!’ Dalgalar hışıldadılar, sözümü alkışladılar.”
Tek baskısı 1943 yılında gerçekleşen Makyajlı Kadın yıllar sonra okurla tekrar buluşuyor! Refik Halid Karay, birbirinden bağımsız yazılardan oluşan Makyajlı Kadın’da, İstanbul, insanlık halleri, aşk, güzellik, sanat, yeme-içme, dalkavukluk, giyim kuşam gibi temaları ele alıyor. Türkçeyi kullanmadaki ustalığı, özgün tasvirleri, detaylarda yakaladığı zenginlik ile okuyucuyu, ilginç portreler, fikirler ve mekânlar arasında pek keyifli bir gezintiye çıkarıyor.
1888 yılında Beylerbeyi’nde Serveznedar Mehmed Halid’in oğlu olarak doğan Refik Halid’in anne tarafı Kırım Giraylarına dayanmaktadır; baba tarafı ise 18. yüzyıl sonlarında bir kolu Mudurnu’dan İstanbul’a göçen Karakayış ailesindendir. “Galatasaray Sultanisi” ve “Mekteb-i Hukuk”ta okuyan yazar, Meşrutiyet sıralarında gazeteciliğe başlamıştır. Kısa sürede hiciv yazılarıyla üne kavuşmuş, “Fecri Âti” edebiyat topluluğunun kurucularından olmuştur. “Kirpi” adıyla yazdığı taşlamaları ve siyasal yazıları sonucu İttihat Terakki hükümetince Anadolu’nun çeşitli illerinde beş yıl sürgüne gönderilmiş, ancak I. Dünya Savaşı’nın son yılı İstanbul’a dönebilmiştir. Dönüşünde Robert Kolej’de öğretmenlik, Sabah gazetesi başyazarlığı, iki kez Posta-Telgraf Genel Müdürlüğü yapan Refik Halid, bu süreçte “Aydede” mizah dergisini çıkarmıştır.
Siyasal yazıları ve görüşleri nedeniyle memleketten ayrılmak zorunda kalan yazar, Halep’e yerleşerek yayımladığı “Vahdet” gazetesindeki yazıları ve çalışmalarıyla Hatay’ın Türkiye’ye bağlanmasına katkıda bulunmuştur. 1938’de yurda dönen Refik Halid, dergi ve gazetelerde günlük yazılar yazmış ve 20 kadar roman kaleme almıştır.
Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e uzanan zaman dilimini, güçlü gözlem yeteneği ve dilinin zenginliğiyle farklı türlerdeki eserlerine taşıyan Refik Halid, Memleket Hikâyeleri’nde Anadolu gerçeğini; Gurbet Hikâyeleri ve Sürgün gibi eserlerinde, derin memleket hasretini edebiyatla buluşturmuştur. Yazarın, Ago Paşa’nın Hatıratı, Kirpinin Dedikleri gibi mizah eserlerinde; Bir Avuç Saçma, Makyajlı Kadın gibi kroniklerinde; Minelbab İlelmihrab ve Bir Ömür Boyunca adlı hatıratlarında, çok yönlü ve renkli anlatımı, sosyal-siyasal ortamın resimlendirilmesini sağlar. Anahtar, Nilgün, İki Cisimli Kadın, 2000 Yılın Sevgilisi, Bugünün Saraylısı gibi romanlarında ise sürükleyici kurgular içinde tasvir yeteneğiyle yaratıcılığını birleştirerek, genel olarak bireysel ilişkileri ve özel olarak da kadın-erkek ilişkilerini mekân-zaman boyutlarında derinlemesine ele alır, romanların geçtiği dönem ve mekânlara ait ince detaylara yer vererek anlatımını zenginleştirir.
18.7.1965 tarihinde İstanbul’da ölen yazar Refik Halid, muhalif kaleminin keskinliği, temiz İstanbul Türkçesi, renkli anlatımı, tasvir gücü ve yaratıcılığıyla, Türk edebiyatının en güçlü isimlerinden biridir. Yazar bütün eserleriyle yayınevimizdedir.
Sayfa Sayısı:
214
Baskı Yılı:
2011
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Sakın Aldanma İnanma Kanma ---
Sakın Aldanma, İnanma, Kanma
“Sakın aldanma, inanma, kanma... Yalan dolan makaraları yine sağılmaya başlanacak, yine elimizdekiler kapılıp deve yapılacak; toklar çekilip biraz da açlar yalanacak... Bu işin künhü budur! Polis zannedeceksin, harami çıkacak; nimet diye gideceksin, tuzak çıkacak; melek görünecek, şeytan çıkacak... Gözünü açmazsan yine yumurtalar cılk çıkacak!
Hülasa artık her sakallıyı baban sanma, her lafa kulak asma, kabadayılığa yekûn tut, efeliğe kapılma... Bu benim sana baş nasihatim: Gözünü aç, ayağını tetik at, yine aldanma, inanma, kanma!”
Refik Halid Karay, Sakın Aldanma, İnanma, Kanma’da, savaş yıllarında yaşanan, parasızlığı, yiyecek, içecek, yakacak kıtlığını, halkın düştüğü sefaleti, söylenen yalanları, aldatmaları alaylı ve hicivli bir üslupla dile getirirken, mütareke yıllarında Hatay - Antakya üzerine kaleme aldığı öyküler ile de okuyucusuna belgesel niteliğinde bir eser sunuyor.
Sayfa Sayısı:
206
Baskı Yılı:
2011
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Tanrıya Şikayet ---
"Ulu Tanrı, aman, halimize nazar kıl! Şimdi, bizi bir gün kabul edeceğin 'Cennet' ile 'Cehennem'in işleriyle meşgul olacak sıra değil. Temmuzun ortasındayız; bu, zaten bir netameli aydır. Yeni tabirle -sen âlimsin, elbette manasını bilirsin- radikal bir düzene muhtacız. … Sen bunu yapmazsan, sanıyorum ki, harbe hazırlana hazırlana, yere, göğe, denize dinamit, gaz, bomba yığa yığa, pek yakında bizler, bizim küremizi kuyrukluyıldız haline sokup senin yıldızlarına, belki de dosdoğru sana saldırtacağız. İşi o derece azıttık, haberin ola! Hâşâ, elbette bilirsin!"
Tanrı'ya Şikâyet, insan canının hiçe sayıldığı, modernleşme adı altındaki ilerlemenin aslında makineleşmeden ibaret olduğu ve bu makinelerin katliam aracına dönüştüğü İkinci Dünya Savaşı yıllarını konu alıyor. Refik Halid Karay, hicivli kalemiyle ve trajik olaylara mizahla yaklaşmadaki başarısıyla okuyucusuna tam bir kara mizah örneği sunuyor.
Sayfa Sayısı:
224
Baskı Yılı:
2010
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Sürgün ---
"Güzel tasvir etmek Refik Halid'in müktesep hakkıdır. Onu lisandaki kuvvet bakımından ancak Flaubert ile mukayese edebilirim. Hatta Flaubert'in ölçerek biçerek yazdığı cümleler onun âleminden daha merasimsiz çıkabiliyor. Sürgün Türk dilinin Madam Bovary'sidir."
-Refi Cevat Ulunay-
"Bilhassa Hilmi Efendi tipi Duhamel'in ölmez Salavin'i gibi edebiyat tarihinde unutulmaz bir hatıra olarak kalacaktır. İşte büyük sanat ve yaratıcılığın mucizesi... Türk dilinin bu eşsiz sanatkârına muhakkak ki en güzel üslubu borçluyuz."
-Halid Fahri Ozansoy-
"Sürgün üslup itibarıyla bir harikadır. Tahkiye, ruh ve karakter tahlilleri kudretli, insan ve memleket tasvirleri çok yüksektir. Eser baştan aşağı o devrin yıkılışını, dejenere tiplerini bütün açıklığıyla, yalnız karakter tahlilleri yapmak suretiyle bize göstermektedir."
-Suat Derviş-
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
230
Baskı Yılı:
2014
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Üç Nesil Üç Hayat ---
"Cadıbostanı, yani şimdiki Caddebostanı... O tarihte, haftada bir kere İstanbul'dan kalkan, yandan çarklı, bir ufacık vapur, muayyen yerlere uğraya uğraya İzmit'e kadar gider. Fakat uğradığı yerlerde iskele, rıhtım yoktur; açıkta durur, vapura kayıklar yanaşır ve müşterilerle eşya uzak bir yolculukta olduğu gibi zorlukla, bağrışa haykırışa çıkarılır. Cadıbostanı bu duraklardan biridir ve hakikaten bir bostandan başka bir yer değildir. Etrafgöz alabildiğine yalnız bağ ve bağlar ortasında tek tük köşkler. Köşkler ya aşıboyalı, yahut kaplamaları siyahlaşmış, boyasızdır. Biricik yol, yine Bağdat Caddesi'dir; ama eski usul, iri iri kaldırım taşlarıyla döşenmiş. Bugünkü çeşmeler yine yerli yerinde: Ayrılık, Selami, Çatal ve Bostancı çeşmeleri...."
-Refik Halid Karay-
Refik Halid Karay, Üç Nesil Üç Hayat'ta okuru Abdülaziz, II. Abdülhamit ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki İstanbul'a götürüyor; yemek sofralarından, ramazanlardan, kadın erkek ilişkilerine kadar pek çok sosyal unsuru gözlemleyerek gazeteci kalemiyle anlatırken, yakın tarihin gündelik olaylarını, kültürel dönüşümlerini renkli, mizahi ve son derece keyifli bir üslupla gözler önüne seriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Ekmek Elden Su Gölden ---
‘“Denizatı şuracıkta harem kurmuş. Raca kesilmiştir, yoksam Nebab olmuş, Ağa Han’ın halefliğine geçmiştir? Körpe yeğenlerini bir bir dansa sokup kalçalarını ellemekten hiç arlanmaz. Yanakbeyanak sürtünür, o karnaval balonu karı da oturup seyreder, ‘Nedir bu kepazelik!’ diye kızına
sualde bulunmaz…’ ‘Hepsi görgüsüzlük, bilgisizlik, para şımarıklığı, bir yaşantıdan öbürüne çarçabuk, kural ve yöntemini öğrenmeden geçişin sonucu, Allah
birdenbire bağışta bulunmuş işte! Taş atıp da kolları mı yoruluyor? Ekmek elden, su gölden! Çalışan köylü, veren toprak, koruyan hükümet, kazanan da büyük toprak sahipleri! Cahilcesine, kültürsüzcesine, ne yaptıklarının farkında olmadan yiyorlar.’Türkçeyi en iyi kullanan yazarlarımızdan Refik Halid Karay, kırsal kesimden şehre gelerek bilinçsiz bir savurganlıkla yaşayan, zengin Duranbeyli ailesinin şehir hayatına olan yabancılığını, bu yabancılığı maddi imkânları sayesinde gizleme çabalarını ve ailenin güzel gelini Ferhan’ın aile içinde yaşadığı uyumsuzluğu derin karakter tahlilleriyle sinema filmi tadında anlatıyor.
Sayfa Sayısı:
231
Baskı Yılı:
2011
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Anahtar ---
Refik Halid Karay bu romanında Perihan ve Kenan çiftinin bir anahtar merkezinde farklı boyutlar kazanan evlilik hayatını ele alıyor; gerçeklik ve algı kavramlarının insan psikolojisi üzerine etkilerine odaklanıyor;
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
