Sepette İndirim
4.665,18 TL5.665,18 TL
--- Aykırılık Yoksa Nitelikli Hayat da Yoktur ---
Gerze’de haylaz bir çocuk, Kuleli’de asi bir öğrenci, Hakkâri’de efsane bir komutan.
Türkiye’nin 90’lı yıllarına damga vuran unutulmaz kahraman Osman Pamukoğlu, dünü, bugünü ve yarını anlatıyor. Pamukoğlu, henüz küçük bir çocukken şekillenmeye başlayan karakterini bir örnek niteliğinde okura sunarken öğrencilik yıllarının yanı sıra askeri ve siyasi hayatının bilinmeyenlerini de satırlarla buluşturuyor. Ve satır aralarında çok sayıda “O kadar da olmaz!” denilecek yaşanmış olay yer alıyor…
Farklı yaş, eğitim ve sosyal statüdeki sekiz kişilik bir heyet tarafından hazırlanan sorular, Efsane Komutan’ın 70’i aşkın yılını bugüne taşımanın yanında yaşama dair ortaya çıkardığı felsefi cevaplarla yol gösterici bir haritaya dönüşüyor.
Aykırılık Yoksa Nitelikli Hayat da Yoktur, sarsılmaz bir karakterin doğuşunu tarihe asla silinmeyecek bir not olarak düşüyor.(Tanıtım Bülteninden)
--- Angut ---
İyi şeyler yürekle algılanır. Yürek, öncelikle korunmalıdır. Çünkü; her şey ondan kaynaklanır ve gözler açılır. Eğer açabilirsek "Ruh veya yürek, ilke ve kalıplara,programlara karşılık vermez. O, şekil değil tutku arar. Yüreği uyandıran; sanat, şiir, güzellik, gizem ve coşkudur. Ruhun dili budur. Akılları meşgul etmekle olmaz, ruhun ele geçirilmesi lâzım"
YAZAR HAKKINDA
Osman Pamukoğlu, uzun süre Türk Silahlı Kuvvetleri`nde subay olarak görev yapmıştır. Emekli olduktan sonra güneydoğuda ki terörle mücadele deneyimlerini "Unutulanlar Dışında Yeni Bir şey Yok" adlı kitapta toplamıştır. Halen Ankara`da oturmakta olan yazar, Türkiye`;nin çeşitli kurum ve kuruluşlarında kişisel gelişim ile ilgili konferanslar vermektedir.
YAZARIN DİĞER KİTAPLARI
Unutulanlar Dışında Yeni Bir şey Yok, Ey Vatan, Kara Tohum, Ayandon, Yolcu, İnsan ve Devlet,
Sayfa Sayısı:
96
Baskı Yılı:
2008
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
--- Nasıl Yapılmalı? ---
“Ebedi barış, silahsızlanma, insanlığın barışması” sözleri, bir mavaldır…
1945-1990 yılları arasında geçen 2340 hafta içinde dünya (çağdaş dünya!) sadece üç hafta savaşsız yaşamıştır.
Savaş vebasının önlenebileceği bir yüzyıl olacak mı?
Hayır!
Bütün savaşlara son veren bir savaş da olmayacaktır…
“Nasıl Yapılmalı?” kara savaşları yönetim el kitabıdır.(Tanıtım Bülteninden)
--- Terörizm ve Hükümetler-Politikaları ve Savaşma ... ---
- Anarşİstler, eşİtlİkçİler, gelenekçİler, çoğulcular, bölücüler ve reformİstler kİm ve neden başkaldirip hükümetlere karşi sİlahli mücadeleye gİrİyorlar?- Tarİhe bakildiğinda, bu gruplarin hangİsİ başarili olmuş ve sİyasİ amaçlarina ulaşabİlmİştİr?- Bunlarin yurtİçİ ve yurtdişi destek sİstemlerİ nasil çalişiyor ve mücadele alani olarak nerelerİ seçİyorlar?- Terörİzm hemen önlenemez ve eylemler gİderek artarsa, hangİ durumlarla karşi karşiya kalinir?- Gayrİnİzamİ savaşla yüz yüze gelen hükümetler ve ordulari bekleyen sorunlar nelerdİr?- Kontrgerİlla nedİr, nasil bİr güce ve teşkİlata sahİptİr?- Kontrgerİlla; İstİhbarat, psİkolojİk ve askerİ operasyonlari nasil yürütüyor?- Kontrgerİlla, hükümet ve rejİme aİt faalİyetlerİn de İçİnde mİ?- Emperyalİzm kurdu sağlam elmada bulunmaz.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Debreli Hasan ---
Debreli Hasan, 22 yılı aşkın bir süre dağlarda yaşadı. Hükümet kuvvetleri ve Balkanlar’daki milletlere mensup komitacı ve çeteler fellik fellik onu aramalarına rağmen, ne yakalayabildiler ne de öldürebildiler… Eşkıyalık tarihinde başka bir örnek yoktur. Debreli dışında, hakkında sayısız türkü yakılan ve maniler düzülen başka bir eşkıya da yoktur. Debreli’nin tek bir kızanı vardı. Yani, çetesi iki kişilikti! Bunun da başka bir örneği yoktur. Farklı milletlere mensup pek çok bey ve zengini soydu, altınları ve paraları yoksullara dağıttı. Bu ona, halk nezdinde büyük bir şöhret ve koruma kalkanı sağladı. Yaşamı destanlaştırıldı… 20. yüzyılın başlarında Rumeli’den bir Debreli Hasan geçti; destansı ve şaşırtıcı yaşamıyla…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Özgürleşme Arzusu - Yakıcı İstek ---
Benimki özgürleşme arzusudur... İnsanlar özgürlüğü değil, güvenliği düşünür. Aksi hâlde kendini terk edilmiş hissederler. Özgürlük gerçek mutluluk, cesaret de özgürlük demektir.
Uçsuz bucaksız bir yeşil, masmavi bir gökyüzü, sonsuz bir özgürlük… Her şeyi geride bırakıp Dranaz Dağları’ndaki küçük kulübesinde hayatı sorgulayan iş insanı Onat Derman kendine özgür bir dünya kuruyor.
İstanbul’dan röportaj için gelen Doğa Habercisi baş editörü Erdinç’le ufuk açıcı bir sohbete başlayan Onat Derman, doğa, insan ve yaşam üzerine derinlikli bir felsefe inşa ediyor. Tabiata olan bağımlılığından kurtulmaya çalışırken gri duvarlar ardında kendisine yitik bir dünya kuran insanlığa karşı adeta tek başına direniyor.
Özgürleşme Arzusu, bir roman olmanın ötesinde doğaya edilmiş bir teşekkür, insana hatırlatılan bir gerçeklik ve modern zamanlara sunulan bir eleştiri niteliği taşıyor.(Tanıtım Bülteninden)
--- Göç ---
ORADA YILDIZLAR DÜŞÜYOR MU HÂLÂ
Şu umut yok mu şu umut? Bizi peşinden sürüklüyor, bizi beklediğini hayal ettiğimiz yerlere…
Yol nedir, yol? Yol umuttur.
Bazen iki yol çıkar karşına, birden. Acaba bunlardan hangisi? Onu da sen bileceksin.
Canlı cansız her varlığın gözünde yabancıyız. Sezdirmeden gidiyoruz, selam vermeden geçiyoruz…
En büyük korkumuz kafileden ayrı düşmek.
Bir sonraki sabahın bizlere ne getireceğini bilmiyoruz ve ümitten başka servetimiz yok…
Gün oluyor, ne bir şey bekliyor ne de bir umudumuz oluyor. Dağ başındaki tek ağaç, fırtınadaki bir tekneden farksızız…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Waterloo - Dünyanın Kaderini Belirleyen Savaş ---
Waterloo Savaşı, İngiltere, Avusturya, Rusya, Prusya, Hollanda ve İspanya’nın askeri ittifak kurarak Fransa’ya, daha doğrusu Napolyon’a, savaş ilan etmelerinden bir ay sonra, 18 Haziran 1815’te yapıldı...
Tarihçilerin, Waterloo Savaşı hakkındaki ortak görüşleri:
“Dünyanın kaderini belirleyen, tarihe yön veren bir savaştır.”
“I. Dünya Savaşı öncesinde yaşanmış son kesin sonuçlu ve en büyük savaştır.”
“Her şeyin kıl payı olduğu, kader savaşı.”
“Waterloo, en uzun öğleden sonra!”
“Waterloo, dünyanın yapısını belirleyen an!”
Ve Victor Hugo:
“Waterloo bir savaş değildir, dünyanın yüzünün değişmesidir.”
Napolyon sık sık şunu söylerdi:
“Bir general yalnız yetenekli değil, talihli de olmalıdır.”
Napolyon, Waterloo’da talihli değildi!
Avrupa tarihinin tam anlamıyla mihenk taşı olan, bu 8 saatlik savaşta neler oldu?
Osman Pamukoğlu, bugün de Belçika’nın toprakları içinde olan Waterloo savaş meydanını, yerleşimleri ve arazi arızalarını bizzat yerinde incelemiştir...(Tanıtım Bülteninden)
--- 3.Dünya Savaşı-Ne Zaman Çıkacak ve Kimler Arası... ---
Büyük Savaş ne zaman çıkacak? Hangi nedenlerle çıkacak? Kim başlatacak? Kimler arasında yapılacak? Hangi coğrafyada olacak? Nasıl cereyan edecek?
Üçüncü Dünya Savaşı da genel yapısı itibariyle diğer iki büyük savaşa mı benzeyecek? Yaşayan uluslar ve devletler olarak dünyanın geleceği nasıl görünüyor?Barış, hiçbir devletin bütçe ayırmadığı, bunu aklından bile geçirmediği bir yatırım alanıdır! Barış, yalnızca üzerinde konuşulan bir “şey”dir. Savaş ise; bambaşkadır. Hükumetleri, fabrikaları, şirketleri, tüccarları, ulaştırma hatları, orduları, generalleri, armadaları, komisyoncuları vardır ve bunlar harıl harıl çalışırken güç dengeleri, çıkar ilişkileri, zafer kazanma güdüsü, ötekini bastırma, yenme, yok etme duygusu her şeyin belirleyicisi durumundadır…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Propaganda - Taktik Örtü ve Aldatma ---
Propaganda aşağıdakilerin tümüdür:Kurnazların işlettiği devasa bir mekanizmadır.Beyin avcılarının mostrasıdır.Kandırma ve yalancılık sanatıdır.Amacı doğruluk değil, iknadır.Gündelik sersemleştirme faaliyetidir.Öğüterek, boyun eğmeyi kolaylaştırır.Gücünü insanın zaaflarından alır.Halk, onun ne istediğini bilmeyen parçasıdır.Bakır yeteneklerden altın adamlar yaratır.Dünyayı, düş görenlerin sırtında taşıtır.Umutları ve hayalleri sokağa yayar.Kitle hareketlerinin gözde silahıdır.Her tarafı kaplayan yabani otlardan farksızdır.Propagandanın muhteşem ilkesi şudur:“Karşınızdakine derin bir arzu uyandırınız. O her şeyi kendiliğinden yapar...”
(Tanıtım Bülteninden)
--- Biz Hudutlardayken - 1 Üsteğmen ve 230 Asker ---
Bir insanın evinin kapısı ve kilidi ne ise hudut da bir millet için aynı önem ve değeri taşır… Zaman ilkeyi değiştiremez: “Hudut bir milletin namus ve şerefinin korunduğu yerdir.” Biz Hudutlardayken kitabında Osman Pamukoğlu’nun üsteğmen rütbesindeyken 1974-1975 yılları arasında yaşadıkları anlatılmaktadır. Ve olayların her biri tek başına bir film veya romana konu olabilecek tüm özelliklere sahiptir…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Geronimo ---
Geronimo, Kızılderililerin Apaçi boyuna mensup bir savaş lideri, şef ve şamandır… Meksikalılar ile Amerikalıların Kızılderili topraklarını işgal etmelerine ve onları köle yapmalarına karşı, destansı bir mücadele veren “Son Savaşçı”dır. Korkmaz, pes etmez, vazgeçmez ve boyun eğmez bir karaktere sahipti… On yedi yaşına geldiğinde günde yetmiş mil koşabiliyor, bunun yarım gününde ağzındaki suyu yutmadan tutabiliyordu. En büyük ve en zorlu hayvanların nasıl avlanacağına dair tüm tekniklere hâkimdi. Ama onun tek hayali, bir savaşçı olarak düşmanın karşısına çıkma şansının kendisine verilmesiydi… Apaçi Savaş Konseyi üyeleri, ona bu hakkı tam on yedi yaşında verdiler. Bu karar, Geronimo için hayatındaki en kıymetli olaylardan biriydi. Yapılacak ilk saldırı için de onu, “Savaş Lideri” olarak seçtiler… Şu sözler Geronimo’ya aittir: “Aptallar, yaşam ve ölüm için uzağa bakarlar; her ikisi de yanı başlarındadır.” “Ben kendimin efendisiyim, yapmak istediğim her şeyi yaparım.”
(Tanıtım Bülteninden)
--- Akıllı Ol! ---
Kitabın konusu, insanın kendisidir ve yaşanılan dünyayı anlatıyor. Korku, arzu ve umut insanı geleceğe doğru iter, başlıca düşmanları ise; ölüm, yoksulluk ve acıdır.
Çocuklara her zaman doğru olmaları, tutkularına egemen olmaları, hiçbir şeyden korkmamaları öğretilmelidir. Çünkü toplumun yükselişi; en akıllı, en adil, en dürüst ve en cesur insanlar sayesinde mümkün olacaktır.
Herkes adalet ve özgürlük için her şeyini ortaya koymalıdır, bunu yapmaya kararlı olduğunu da kanıtlamalıdır.
Yazgı kendisi gibi, kendisine benzeyen ele avuca sığmaz insanları sever...
Osman Pamukoğlu
Sayfa Sayısı:
128
Baskı Yılı:
2012
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
