Sepette İndirim
2.487,47 TL3.316,62 TL
--- Ferda-yı Garam - Türk Edebiyatı Klasikleri 46 ---
Mehmet Rauf'un ikinci romanı Ferdâyı Garâm, Eylül'ün bir bakıma ön çalışması niteliğindedir. Derin ruh tahlillerine girilen kahramanlar, hayattan beklediklerini bulamamış, mücadele gücü zayıf, melankolik kişilerdir.
Sermet ve Macit birlikte büyümüş iki kuzendirler. Sermet okuduğu kitapların da etkisiyle yaşadığı dünyaya ve çevresine uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Babasının memuriyeti nedeniyle ailesinden ayrı, amcasının evinde yaşamak zorunda kalan Macit ise bu ayrılığın hıncını Sermet'ten çıkarmak arzusundadır. Aralarındaki kavga ve didişmeler yerini yavaş yavaş farkına varacakları aşka bırakır.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Define ---
Mehmet Rauf’un ilk polisiye romanı Define’de Başhekim Şakir Feyzi’nin başından geçen maceralara tanık oluruz. Erzurum Hastanesi’nde karşısına çıkan yaşlı bir hastasından öğrendiği miras hikâyesiyle soluğu İstanbul’da alan doktor, eldeki şifreli metni çözmeye ve mirasın sahibini aramaya koyulur. Sherlok Holmes ve Arsen Lüpen maceralarının sıkı takipçisi, polisiye roman okuru Doktor Şakir Feyzi, definenin esrarını çözmeye çalışırken türlü belalar ve ölüm tehlikelerinin yanı sıra aşkla da karşılaşacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Günümüz Türkçesiyle Genç Kız Kalbi - Türk Edebi... ---
Eğitimli ve idealist bir kız olan Pervin’in en büyük hedefi, kültürlü ve modern biriyle aşk evliliği yapmaktır. İzmir’de yaşayan ve İstanbul’u zarafetin, güzelliğin, şıklığın, mutluluk ve zevkin çiçek açtığı bir şehir olarak hayal eden Pervin, aradığı aşkı bulabilmek için İstanbul’a amcasının yanına gelir. Beklentilerinin aksine, konaklarda, Boğaz’daki yalılarda, şehrin sokaklarında ve eğlence mekânlarında gördüklerinden hayal kırıklığına uğrayan Pervin yaşadıklarını, duygularını ve gözlemlerini gerçekçi ve yer yer mizahi bir üslupla günlüğüne kaydeder.Mehmet Rauf, bir kadının günlüğü olarak kurguladığı Genç Kız Kalbi’nde, bir aşk macerasından ziyade, Osmanlı toplumunda kadınların aile hayatlarında, evliliklerinde, erkeklerle ilişkilerinde ve kamusal alanda yaşadıkları sorunları dönemin siyasi ve sosyal olaylarını da arka plana alarak başarılı bir şekilde aktarmaktadır.Mehmet Rauf (1875-1931)İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti.Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı.Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Bir Aşkın Tarihi - Türk Edebiyatı Klasikleri 57 ---
Bir Aşkın Tarihi’yle aynı adı taşıyan uzun hikâyede Mehmet Rauf, sadece Macit ile Güzin arasında geçen ilginç aşk macerasını anlatmaz; aynı zamanda bir duygunun doğuşu, gelişimi, sönüşü ve hatta nefrete dönüşünü de samimi bir dille yansıtır. Macit’in iç sesi ve çelişkilerini merkeze alan anlatı, Servet-i Fünun döneminin sanat için sanat anlayışına yaslansa da modern psikolojik hikâyeciliğe giden yolda önemli örneklerden biridir.Kitapta yer alan diğer altı hikâyede de aşk, aile, mutsuz evlilik, ihtiras, cinsellik ve namus gibi temalar konu edilerek Batılılaşma sürecindeki Osmanlı toplumunun sıradan insanlarının gündelik hayatlarının estetik ve içsel bir çözümlemeyle anlatılmak istendiği görülür. Bir Aşkın Tarihi, bu anlamda hem bireysel bir iç dökümünün hem de dönemin toplumsal ve ruhsal atmosferinin aynasıdır. Her bir hikâye, bu minvalde, yazarın hikâye formundaki anlatım gücünü keşfetmek isteyenlere yalnızca edebi bir haz sunmakla kalmayacak ve okura devrin fikri ve psikososyal manzarasını seyir keyfi de verecektir.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Kan Damlası - Günümüz Türkçesiyle Türk Edebiyat... ---
Mehmet Rauf’un Define’nin devamı olarak yazdığı Kan Damlası romanında Şakir Feyzi, Tarabya’da İngiliz Köşkü’nde ailesiyle sakin, huzurlu ve müreffeh bir hayat yaşamaktadır. Ancak bir gün art arda işlenen cinayetler hayatlarını altüst eder. İngiliz Köşkü’nde yaşlı bir kadın, Anadoluhisarı’ndaki Zincirli Köşk’te ise bir erkek, aynı günde, birbirine benzer derin yaralarla yataklarında ölü bulunur. Polis, maktullerin ellerinde “Numara Bir!” ve “Numara İki!” yazılı notlar bulur.Merak ve gerilim unsurunun baştan sona korunduğu eserde, etrafındakileri hayrete düşüren Müfettiş Hayret’in karşısında katillerin hiç şansı yoktur, çünkü “Hayret’in sözü gayretin sözüdür!”
(Tanıtım Bülteninden)
--- Kabus - Türk Edebiyatı Klasikleri 99 ---
Karısı Nigâr'ın soğuk davranması ve üstelik son zamanlarda sürekli erken kalkıp pencerenin kenarındaki koltukta kitap okuması Aziz Nihat'ın dikkatini çeker. Karısının bu tutumunu anlamaya çalışırken, bir gün onun oturduğu koltuğun tam karşısındaki evin penceresinde tüllerin hareket ettiğini fark eder. Dikkatli bakınca tüllerin arkasında bir erkek olduğunu görür, içine kurt düşer ve araştırmaya başlar. Dışarıdan kendi evini gözetler, gizli gizli karısının eşyalarını karıştırır. Evde bulduğu mektuplar nedeniyle büyük hayal kırıklığına uğrar. Karısına suçüstü yapmak üzere zihninde planlar yapan Aziz Nihat, kıskançlık girdabında çırpınırken gerçeklik algısını kaybeder, neticesi cinnet ve cinayet olan kâbus gibi bir hayat başlar.Mehmet Rauf'un ilk kez 1928 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilen Kâbus romanı, Edebiyat-ı Cedide anlayışının birey merkezli psikolojik anlatımını modern bir gerilim atmosferiyle birleştiren önemli bir eserdir. Aşk, evlilik, sadakat, kıskançlık ve cinsellik gibi konular etrafında kurgulanan Kâbus, bireyin bilinçaltını, bastırılmış arzularını ve modernleşen toplumun birey üzerindeki etkilerini derinlemesine irdeler.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Eylül-Günümüz Türkçesiyle-Türk Edebiyatı Klasik... ---
Servet-i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül, yazarına büyük bir şöhret, edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır. Roman, konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır. Fakat Eylül’de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir. Böylece bakışların konuştuğu, müziğin eşlik ettiği, neredeyse sessiz bir ilişki başlar. Öte yandan karakterler mutluluğu, sevgiyi, toplumsal bağları sorguladıkları; ihtiraslar, çelişkiler, yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler. Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul’un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle, müzikle, mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Günümüz Türkçesiyle Halas Kurtuluş-Türk Edebiya... ---
Halas Mehmet Rauf’un kaleme aldığı son romandır. Konusunu İstiklal Savaşı’ndan alan eser özellikle İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalinin anlatıldığı ve şehrin bu yıllardaki sosyal yaşamından kesitler aktaran bölümleriyle ilgi çekicidir. Hayatının son döneminde vücudunun sağ tarafına inen felç nedeniyle kitabını zaman zaman eşine dikte ettirerek tamamlayabilen yazar duygusal, heyecanlı ve bazen öfkeli bir üslup kullanmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Ferda - yı Garam - Türk Edebiyatı Klasikleri 46 ---
Mehmet Rauf’un ikinci romanı Ferdâ-yı Garâm, Eylül’ün bir bakıma ön çalışması niteliğindedir. Derin ruh tahlillerine girilen kahramanlar, hayattan beklediklerini bulamamış, mücadele gücü zayıf, melankolik kişilerdir. Sermet ve Macit birlikte büyümüş iki kuzendirler. Sermet okuduğu kitapların da etkisiyle yaşadığı dünyaya ve çevresine uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Babasının memuriyeti nedeniyle ailesinden ayrı, amcasının evinde yaşamak zorunda kalan Macit ise bu ayrılığın hıncını Sermet’ten çıkarmak arzusundadır. Aralarındaki kavga ve didişmeler yerini yavaş yavaş farkına varacakları aşka bırakır.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Genç Kız Kalbi - Günümüz Türkçesiyle - Türk Ede... ---
Yayımlandığı dönemde büyük ilgi gören ve sevilerek okunan Genç Kız Kalbi İstanbul’a akrabalarını ziyarete gelen genç bir kızın günlüğünden aktarılan sayfalardan oluşur. Olayların merkezinde platonik bir aşkın yer aldığı romanda Pervin’in aşk ve evlilik konusundaki düşünceleri anlatılırken, Mehmet Rauf kadın erkek eşitliği, birey ve toplum eğitiminin önemiyle ilgili görüşlerini ve seçkin görünen zümrenin sürdürdüğü hayata dair eleştirilerini de dile getirir. Akıcı bir üslupla kaleme alınan Genç Kız Kalbi’nde kahramanın iç dünyasında yaşadığı gelgitler, arayışlar ile sevinç, üzüntü, umut gibi duyguların dikkat çekici bir gerçekçilikle ifadesi Mehmet Rauf’un derin gözlem gücünü ortaya koyar.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Bir Aşkın Tarihi - Modern Türk Edebiyatı Klasik... ---
“Ah, sana ne söyleyeyim Necip… Saadetin hikâyesi olmaz derler, o kadar doğrudur ki…” Kitaba adını veren uzun öykü ile altı kısa öyküden oluşan Bir Aşkın Tarihi evlilik, aşk, namus gibi konuları hem toplumsal hem bireysel düzlemde ele alıyor. Mehmet Rauf her zamanki gibi kişilerin iç dünyalarına derinlemesine bakışıyla saadetin de hüsranın da hikâyesini yazıyor.
Mehmet Rauf (1875-1931) İstanbul’da doğan Mehmet Rauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi’ni bitirdikten sonra Bahriye Mektebi’nde okudu. Staj için bir buçuk yıl Girit’te kaldı, daha sonra görevli olarak Almanya’ya gönderildi. İstanbul’a dönünce Tarabya’daki elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra askerlikten ayrıldı ve geçimini yazarlıkla sağlamaya çalıştı; hikâye, roman, tiyatro gibi türlerde pek çok eser verdi. Mehasin ve Süs adlı kadın dergilerini çıkardı. Bir süre ticaretle uğraştıysa da son yılları maddi sıkıntılar içinde geçti. Henüz on altı yaşındayken yazdığı ve Halit Ziya Uşaklıgil’e Hizmet gazetesinde yayımlaması için gönderdiği “Düşmüş” adlı hikâyeyle edebiyat dünyasına girdi. Daha sonra Mektep dergisinde yazdı. Servet-i Fünun dergisinde hikâye, roman, makale ve mensur şiirler yayımladı. Mehmet Rauf asıl şöhretini Eylül adlı romanıyla kazandı. Türk edebiyatında psikolojik romanın ilk başarılı örneği kabul edilen Eylül’de Fransız romanında çok yaygın olan aşk üçgeni ele alınmıştır. Eserlerinde aşk, ıstırap, arayış, ihtiras gibi daha çok bireysel duygulara eğilen Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı Mehmet Rauf’un eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.
Bir Aşkın Tarihi *Beşik *Cadı *Bir Mesut *Bir Taleb-i İzdivaç *Komşunun Kızı *Bir Namus Meselesi
(Tanıtım Bülteninden)
--- Eylül - Günümüz Türkçesiyle - Türk Edebiyatı Kl... ---
Servet-i Fünun dergisinde 1900 yılında tefrikaya edilmeye başlanan Eylül, yazarına büyük bir şöhret, edebiyatımıza da psikolojik romanın ilk başarılı örneğini kazandırır. Roman, konusunu döneminde oldukça revaçta olan yasak aşktan alır. Fakat Eylül’de yaşanan aşk masumiyet ve yüceliğine gölge düşürülmeden korunmak istenir. Böylece bakışların konuştuğu, müziğin eşlik ettiği, neredeyse sessiz bir ilişki başlar. Öte yandan karakterler mutluluğu, sevgiyi, toplumsal bağları sorguladıkları; ihtiraslar, çelişkiler, yükseliş ve düşüşlerle dolu oldukça sesli bir iç dünya içindedirler. Mehmet Rauf bu dünyayı İstanbul’un muhteşem güzellikteki Boğaz köyleriyle, müzikle, mevsim geçişleriyle ilmek ilmek örerken duygu betimlemeleri ve tahlilleriyle de unutulmaz bir eser yaratır.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
