Sepette İndirim
2.258,36 TL3.011,15 TL
--- Üç Başlı Ejderha - Modern Türk Edebiyatı Klasik... ---
“Leylâ Erbil acıyı, sevgiyi, inancı, ölümü ‘estetize’ etmekten kaçınır. Kişilerini trajik kahramanlara dönüştürmemeye özen gösterir. Onlar ‘Bizhalk’ın üyesidirler: Hatalı, yalancı, duyarsız, çıkarcı, zayıftırlar. Zaaflarını hoş görmez kişilerinin. Tam tersine onlara vurgu yapar. Erbil’de düzenin yandaşları gibi düzenin karşıtları da aynı acımasız ‘eleştirel bilinç’ önündedirler. Olumlu kişileri bile kurtulamaz eleştirilmekten.(...)‘Siyasal’ bir okumaya son derece açık ve uygun olan Üç Başlı Ejderha, yazarın araya girerek Burmalı Sütun çevresinde yeni bir anlatısal katman oluşturmasıyla, beklenmedik bir kesintiye, bir belirsizleştirilmeye uğratılır. Sorular yanıtsız bırakılmıştır. Geride kalan sadece kötülük ve tarihten devralınmış siyasal cinayetlerdir...”Ahmet Oktay*Üç Başlı Ejderha *Bir Kötülük Denemesi
(Tanıtım Bülteninden)
--- Gecede - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri ---
Leylâ Erbil’in öykülerinin ve romanlarının odağında hep bir kabus çekirdeği vardır. Bu çekirdek, okurlarının korkularını da kışkırtır. Korku ve kabusu besleyen ise yaşamda ve edebiyatta kadınların kurcalaması değil değinmesi bile yasaklanmış konu ve sorunların incelenmesidir. Leylâ Erbil, birçok söyleşisinde “insanın yaralı, sakatlanmış, doğduğunda sevgiye, sevecenliğe muhtaç olduğuna” değindi. Ancak yazarken “insanlığın her an şaha kalkabilecek kötülük tohumlarıyla donanmış olduğunu” da görmezden gelmedi. Onun insanı yansıtma yöntemi daha çok “delilik görünümlü bir yelpazede” yer aldı, öykü ve romanlarındaki deliye “gerçekleri” söyletti.Sennur Sezer
(Tanıtım Bülteninden)
--- Hallaç - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 48 ---
“İyice güzel olduğum bi gündü. Yola çıkmadan önce, garın sinek pislikli aynasında bile görmüştüm bunu. Bakılası, konuşulası, ardına düşülesi bi günümdü. Kız birden, dergilerini yanına atıp nereye gittiğimi sordu. Aldırmayayım, duymazlıktan geleyim de, benim de onu hiç önemsemediğimi anlasın, içerlesin, dedim önce; ama üç dört saat daha bu odacıkta tutsak kalacağım düşünüyle yanıtladım onu. Kendisinin de oraya gittiğini söyledi. Sözden söze geçerek de, annesinden döndüğünü, iki yıldır evli olduğunu, kocasının kırk dokuz numara kundura giydiğini, sevişerek evlendiğini saydı döktü. Ağzını büzerek yarım yarım konuştuğundan, ne dediğini anlayamıyor, hemen hemen her sözünü yeniden söyletiyordum. Bu yüzden, tek konuşmalık süre katmerleniyor, konuları da ilgilendirmediğinden beni, yeniden sıkılmaya başlıyordum. Tüm yolcuların, yolcu olmayanların da, bi annesi, bi kocası-karısı, masası, boyu bosu vardı şüphesiz.”
“İncik Boncuk” adlı öyküden.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Zihin Kuşları - Modern Türk Edebiyatı Klasikler... ---
“Leylâ Erbil edebiyatının başlangıcından bugüne, belki de en öne çıkan süreğen özelliği: Meydan okuyuculuk! Dil yapılarına, yerleşik değerlere, kurulup berkitilen sırça dünyalara ve edebiyatın kurumsallaşmasına karşı, yalınkılıç bir meydan okuma. Öne çıkan bu özelliği, Leylâ Erbil’in düşünsel kimliğini de merak ettiriyor okuruna. Bu merakın dolaysız karşılığı, önümüze yeni tartışma ufukları açan düşünce yazılarını bir araya getirdiği Zihin Kuşları’nda bulunacaktır. ‘Zihin kuşları’ nereye uçuyor, nereye konuyor? Bu kitap boyunca onları takip ediyorsunuz, kanat çırpıntılarını duyuyorsunuz; ama bir uçuş programı, bir rota çıkarmak isterseniz yaya kalıyorsunuz. Neden böyle? Çünkü Erbil, denemeleriyle bizi bir şemaya, bir sisteme bağlamayı amaçlamış değil. Tersine, kuşlara serbestçe uçup konsunlar diye ufkumuzda yer açalım istemiş olmalı.”Füsun Akatlı
(Tanıtım Bülteninden)
--- Tuhaf Bir Kadın-Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 7 ---
Leylâ Erbil’in zihinsel özgürlüğü, en başta, yapıtlarının, alışıldık edebiyat türlerinin sınırlarını zorlama sonucunu doğurmuştur. Genellikle öykücü ve romancı olarak tanınsa da, Erbil’in yaygın kabul gören bu edebi türlerle, onların klasik formlarıyla bir “sorunu” olduğu hemen her yapıtında fark edilir. Kabaca “roman”, “öykü” diyebilsek de, türünü, yaslandığı geleneği ilk anda tam belirleyemediğimiz, birbirini yinelemeyen, kendine özgü yapıtlar ortaya çıkarmıştır. Yine de, belli bir tanışıklıktan sonra, bilmediğimiz bir metni elimize geçse, onun Erbil’e ait olduğunu rahatlıkla anlarız. Tuhaf Bir Kadın’ın önceleri bir öykü kitabı sanılmış olması bu bağlamda ilginçtir. Yazarın romanını “bitirmemesi” de önemlidir. Bu romanın yeni baskısında yazar, okura, Mustafa Suphi’nin kaderiyle ilgili yeni kaynaklar ulaştırır. Dikkat edilirse, tanımı gereği bitmiş, yazarından kopmuş, okura fırlatılıp orada kalakalmış bir edebi türde, romanda yapılmaktadır bu güncelleme...
Süha Oğuzertem(Leylâ Erbil’de Etik ve Estetik,Yay. Haz. Süha Oğuzertem, Kanat Yayınları, 2007
(Tanıtım Bülteninden)
--- Eski Sevgili - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 49 ---
“Leylâ Erbil’in ilk novellası olan Eski Sevgili’deki aynı adlı uzun metin 1973-76 tarihlidir. Novella biçimi, hayat kısıtlanır ve olasılıklar teker teker sönerken bile bu olasılıkların titreşiminin hissedilmesine fırsat verir. [Bu ilk novelladaki] modern öznenin etkisiz ve yabancılaşmış zihinselliği, bu zihinsellikten geri çekilerek değil, tersine onu daha da ileriye götürerek eleştirilmekte ve ‘demonte’ edilmektedir. Eleştiriyi yapan, tuzukuru bir tecrübe değil, kendi çelişki ve zaaflarının sürekli farkında olan o genişlemiş, ama etkisiz içselliktir. Özne, kendininkiler de dahil, bütün ruhsal saiklerin farkındadır, hem de o yükü önemsemeyecek kadar ‘aşmıştır’ ve şimdi de bu aşmanın nihai temelsizliğinin farkındadır. ‘Çilekeş’ motifi de Cüce’den çok önce ilk kez burada devreye girer –demonte edilmek üzere. Dünyadan ve arzudan elini eteğini çekmiş çilekeş figürü, herhangi bir somut nesneyle yetinemeyecek kadar azgınlaşmış bir ‘metafizik arzu’nun (Rene Girard) öznesidir aslında. ”
(Tanıtım Bülteninde)
--- Tuhaf Bir Erkek ---
Bütün Acılara Karşın / Hayat / Içimize Bir Nota Bırakır YaEn Bitik Günümüzde / Direnme NotasınıBir Zarfa Mı Koyar / Bir Deniz Çırpıntısıyla Mı / Savurur / YüzümüzeNeşe Üşüşür Hayatımıza / Birden Güç Aşılar / Iyi GüçtürBaşeğdirmeyen /umut / Altın Kafesinden / Çıkıverir / Dolaşır Tepemizde
(Tanıtım Bülteninden)
--- Mektup Aşkları - Modernn Türk Edebiyatı Klasikl... ---
“Erbil’in çeşitli kişilerin birbirlerine yazdıkları özel yaşam itiraflarıyla dolu mektuplardan oluşan bu romanı (yazarın başka birçok romanında olduğu gibi) estetik ya da erotizm ile etiğin çatışmasına bize bir aralıktan baktırırken, aynı zamanda bu çatışmanın kaynağını sorunsallaştırmaktadır. Çatışma, kuşkusuz romandaki olayın kurgusuna aittir; fakat kurguyu da aşmakta, bizi bu romanın doğrulukla ilişkisi üzerinde düşünmeye çağırmaktadır. Edebiyat ya da roman doğruyu söyler mi, söyleyebilir mi, özellikle bu roman Mektup Aşkları ise? (…) Mektuplar ne varacağı yere varmıştır ne de varmamıştır ya da varmayacaktır; mektuplar yoldadır ve okuyanı çarpmaktadır. Tek doğru, mektupların yolda ve elden ele geçmekte olduğudur.”Önay Sözer
(Tanıtım Bülteninden)
--- Cüce - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 70 ---
Zenîme’ydi adı. Zaman zaman kederli, derin yeislere kapılmış bulurdum onu, zaman zaman neşeyle taşmış kırıp geçirirdi gülmekten insanı. Güzelliği silinmemişti büsbütün. Lokma gözlü, uzun boylu, incecik, düzgün vücutluydu; kadınsı çizgileri yerindeydi hâlâ. Tuhaf kostümlerle dolaşırdı evin içinde. Hayatının herkese kapadığı bir noktası bir gizi, gerçek bir acısı olmalıydı bence, ama yine de dolu dolu yaşamış, dünyanın her bir yerinde sevgilileri olmuş; gözü arkada kalmamış, güçlü bir kadına benziyordu.
Zenîme Hanım’ın oturma odası ya da salonu sanki orta yerde ulu bir çınar varmış da onun tüm yaprakları sonbaharın gelişiyle kuruyup dökülmüş gibi yerlere serilmiş yazılı yapraklarla doluydu. Kâğıtlar da kim bilir ne uzun süre orada öylece kalmışsa onlar da sararmış solmuştular.
Bir gün “Al götür onları artık gözüm görmesin!” dedi, ikramda bulunurcasına bana! Zenîme Hanım, ad falan koymamıştı kitabına. Cüce adını ben koydum.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
