Latife Tekin 12 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Can Yayınları Latife Tekin 12 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
6.990,75 TL
7.990,75 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Zamansız --- Anlat bana sevgilim, imgeler ülkesine doğru giden bir arabadayız, direksiyon çok hafif, her an savrulabiliriz göğün içine, anlat, yan koltukta zamanı aşmış çılgın bir dinleyicin var, bırak direksiyonu, uçsun arabamız.Çağdaş edebiyatın büyük yazarlarından Latife Tekin karantina sürecinde yazmaya başladığı bu sürpriz kitabında zamansız, zeminsiz, tanımsız ve insan varoluşunun ötesinde her türden dönüşüme, başkalaşıma açık kadim bir aşk duygusunun izinden gidiyor.Beden, ten ve zihinde kayıtlı hafıza şiirle titreşip yeryüzünün hafızasıyla birleşirken gölün kalbinden yepyeni bir anlatı doğar: Gelincik ve Yılanbalığı suretinde açan sadece yeni bir hikâye değil kalp çarpıntısının kaydıdır. Göle ve oradan da okuruna akseden prizmatik savruluş. (Tanıtım Bülteninden) --- Berci Kristin Çöp Masalları --- Bir kış gecesinde, gündüzleri kocaman tenekelerin şehrin çöpünü getirip boşalttıkları bir tepenin üstüne, çöp yığınlarından az uzağa, fener ışığında,sekiz kondu kuruldu. Sabah konduların üstüne yılın ilk karı düştü.Bu sözlerle başlıyor Latife Tekin’in ikinci romanı Berci Kristin Çöp Masalları ve sanayi mahallesiyle geniş bir alana yayılmış çöp sahası arasında bitiveren bir gecekondu mahallesinin hikâyesini dillendiriyor. Bir yanda kırsaldan kente göç ettiği halde eski gelenek ve göreneklerine, söylencelerine tutunanları gözler önüne seren bu kültleşmiş roman, bir yanda da hayatta kalmak, şehre uyum sağlamak, fırsatlardan yararlanmak için yabancılaşanları, yıpranıp yozlaşanları anlatıyor. Hem de büyülü hikâyelerle, ağıtlarla, mânilerle ve tekerlemelerle örülmüş olağanüstü bir üslup, sakınmasız bir göz ve sımsıcak bir şefkatle.İlk kez 1984 yılında yayımlanan Berci Kristin Çöp Masalları, edebiyat dünyasında büyük yankı uyandırmış, kısa sürede pek çok dile çevrilmiş ve uluslararası bir beğeniyle karşılanmıştı. Muazzam bir hayal gücü, dil ustalığı ve duyarlılığın ürünü olan bu benzersiz metin, Latife Tekin’in başyapıtlarından biri sayılıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Manves City --- … bizim gelincik tarlamız da bir  dahaki bahara yok, Manves almış orayı da, üst yamacından çevirmeye başlamışlar bile, telefon fabrikası kuracaklarmış, Erice’nin yoksulu, sahipsizi bol nasıl olsa, işçi bulmaktan yana sıkıntı çekmiyorlar. Manves City, Türkiye’nin büyük şirketlere teslim olan bir beldesinde, Erice’de yaşananları gözler önüne seriyor. Yıllar sonra hapisten çıkıp memleketine dönen Ersel, dev üretim tesislerinin ve fabrikaların ele geçirdiği bir Erice’yle karşılaşır. Yuvası dağılmış olan Ersel kayıplara karışan üvey kızının peşine düşer. Bu dokunaklı yolculuğunda, yerel bir gazetede yazılarıyla halkın sesi olan çocukluk arkadaşı Nergis, ona eşlik edecektir. Sürüklenme’yle aynı anda yayımlanan Manves City, yoksullaşan insanların, yok edilen doğanın, katledilen kadınların, kirlenen derelerin, acımasız holdinglerin, günümüz Türkiye’sinin romanı. Latife Tekin, Sürüklenme’yle birbirine el uzatan Manves City'de yepyeni, duru bir dille işsizleri, yoksulları, ağaçları, çocukları; bu büyük yıkıma direnenleri yazıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Buzdan Kılıçlar --- Yoksulların hakikatli düşmanı yazı! Seni pılık pırtık hayatımızın muammasını daha da koyulaştırmak için kullandım.Buzdan Kılıçlar üç kardeşin; Hazmi, Mesut ve Halilhan ile onun en yakın dostu Gogi’nin hikâyesini anlatıyor. Varoşların bu “pılık pırtık adamları”, batık şirketlerini yeniden canlandırmak için didinip dururlar. Ancak Halilhan’ın hem dert ortağı haline gelen hem de gözü gibi baktığı Volvo marka arabası, kardeşler arasında hep sorun olur.  Varsılların dünyasının kıyısında, bir gecekondu mahallesinde yaşayan bu karakterler, hayatın karşılarına çıkardığı güçlüklere, hayal kırıklıklarına, dışlanmalara ve küçümsenmelere buzdan kılıçlarla karşı koymaya çalışırlar. Gelgelelim Volvo’sunun aldığı darbelere bile göğüs geren Halilhan için, en yakın dostu Gogi’nin ondan yüz çevirdiği gerçeğiyle yüzleşmek, hiç de kolay olmayacaktır.İlk kez 1989 yılında yayımlanan Buzdan Kılıçlar için, “Yoksulların, kendilerini küçümseyici bakışlarla süzen insanlara keşfedilmedik bir bilinçle numara yaptıkları düşüncesiyle yazdım,” diyor Latife Tekin. Ve ekliyor: “Yoksullardan yakınanların aklına nedense, yoksulluk içinde yaşayan insanların aklı fikri olabileceği düşüncesi gelmiyor.” Buzdan Kılıçlar, görmezden gelinenlerin dünyasını derin bir duyarlıkla ele alıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Sevgili Arsız Ölüm --- Sevgili Arsız Ölüm Eşsiz yapıtlarıyla kaleminin gücünü dünyaya duyuran Türk kadın yazarlardan Latife Tekin, ilk romanıSevgili Arsız Ölümile okur kitlesini günden güne genişletmeye devam ediyor. Okurlarıyla ilk kez 1983 yılında buluşan roman, 60’lı yılların Anadolu gerçeğini ele alan konusuyla aynı zamanda sosyal bir inceleme niteliği taşıyor. Köyden kente göç olgusunu tüm yönleriyle işleyenSevgili Arsız Ölüm, yüreklere dokunan hikayesi ile sizi de ilk sayfalarından itibaren etkisi altına alacak. Büyük Bir Yazarın Varoluş Yolculuğuna Şahitlik Etmeye Hazır Mısınız? Sevgili Arsız Ölüm, yazarının hayatına dair somut izler barındırması bakımından bir soy hikayesi ve biyografi olma özelliği taşıyor. Kitaptaki olaylar, Latife Tekin’in doğduğu ve büyüdüğü yer olan Kayseri Bünyan’da başlıyor. Romanın ana hattını ise ilçenin Alücüvek köyünde yaşamını sürdüren Huvat adlı bir adam ve aile yaşantısı oluşturuyor. Köyün ileri gelenlerinden biri olan Huvat Aktaş, işi gereği sürekli şehre gidip geliyor. Şehirde farklı işler yaparak geçimini sağlayan Huvat, orada gördükleri sayesinde düşünce olarak köy zihniyetinden görece sıyrılıyor. Şehirden her dönüşünde farklı icatlar getiren genç adam, köylüler tarafından sürekli eleştirilse de getirdikleriyle halkın ilgisini ve sevgisini kazanıyor. Ta ki bir gün şehirden Atiye adlı bir kadınla dönene dek… Köy halkı, başı açık bir halde köye gelen Atiye’yi hemen uğursuzlukla suçlayarak dışlıyor. Böylece Atiye, ilk çocuğunu doğurana dek ahırda yaşamak durumunda kalıyor. Ancak bir müddet sonra köy hayatına uyum sağlamayı seçiyor ve buna göre yaşamaya başlıyor. Sırasıyla beş çocukları olan Huvat ve Atiye çifti, bir gün geçim sıkıntıları nedeniyle temelli olarak şehre taşınıyor. Ve bundan sonra aile için hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. En Sevilen Kitaplara Hemen Şimdi Sahip Olun! Latife Tekin’in Türk edebiyatında geniş yankı uyandıran romanıSevgili Arsız Ölüm’ü siz hala okumadınız mı? Bu değerli yapıtı hemen siz de sipariş verin, sepete özel avantajlı fiyatlardan yararlanmanın ayrıcalığını yaşayın.Sevgili Arsız Ölüm’e kitaplığınızın en güzel köşesinde şimdiden yer açarken, “Türkiye Roman” kategorisindeki diğer öne çıkan eserlere göz atmayı da unutmayın! --- Gece Dersleri --- Ama sen, kendine ait bir hayat parçasını ele geçirme hayaline çarpıldın ve gözleri köpükler içinde yüzen karanlık perileriyle düşüp kalkmaya başladın.On sekiz yaşındaki Gülfidan, “Sekreter Rüzgâr” kod adıyla solcu bir örgüte katılmıştır. Ancak aykırı kişiliğini bastırıp uyum sağlamakta güçlük çeker. Örgüt liderlerinden biriyle evlenen Gülfidan, tüm üyelerin karşı çıkmasına rağmen çocuğunu doğurur. Gelgelelim örgütte kalmak için kendine uyguladığı baskı, ruhunda derin yaralar açar. 12 Eylül Darbesi’yle örgüt üyelerinin gizlenmesine tanık olan Gülfidan zamanla kendisinin de hem örgütten hem kendinden gizlediği bir yaşamı olduğunu fark edecektir. Bu gizli hayata son vermek içinse elinde tek bir silah vardır: yazmak…İlk kez 1986 yılında yayımlanan, yazarının “kısacık bir romanın uzun şiiri” olarak tanımladığı Gece Dersleri, parçalı ve boşluklu yapısıyla benzersiz bir üslup denemesi olarak karşılanmıştı. (Tanıtım Bülteninden) --- Sürüklenme --- Yüzümüze ölümün gölgesi düştüğünde hayat ısrarla yaşama şansı tanımak istiyor bize, türlü biçimlerde uyarıp tekrar tekrar sınıyor bunun için. Sürüklenme’nin isimsiz anlatıcısı görünüşte sivil toplum örgütü gibi işleyen bir oluşumun destekçisidir. Bir yolculuk dönüşü, önce uçakta karşılaştığı tekinsiz bir kişinin, sonra bir kâhini andıran karizmatik taksicinin, hatta gökyüzü ve yeryüzündeki tarifsiz güçlerin tesiri altında sürüklenip durur. Örgüte kaynak temin etmek için Türkiye’deki büyük şirketlerin yuttuğu beldelerde ve Rusya'dan İngiltere'ye, Yunanistan'dan Almanya'ya yolculuk eden anlatıcı, bir taraftan örgütün kuruluş amacı konusunda, lideriyle derin bir hesaplaşma içine girer. Öte yandan da kimsesiz, ayrıksı ve ele gelmez gençlere sahip çıkarak kendi hayatına anlam vermeye, yaşadığı derin hüsranı ve zamanımıza has yersiz yurtsuzluk hissini, sevgi açlığını tedavi etmeye çalışmaktadır. Latife Tekin, Manves City’yle aynı anda yayımladığı Sürüklenme’de Türkiye’nin bu acımasız ve hoyrat  günlerine ayna tutuyor.  Manves City’yle birbirine el uzatan Sürüklenme, süregelen toptan yıkıma karşı yeni mücadele yollarının, çaresiz yetişkinlerin, sahipsiz, yoksul, yalnızlaştırılmış gençliğin ve onların yeni bir hayat kurma, sürüklenirken tutunma çabalarının romanı. (Tanıtım Bülteninden) --- Ormanda Ölüm Yokmuş --- Ta eskiye git, çok önceye… Dünyada rüzgarlar esmeye başladığında ağaçlar yoktu değil mi? Yaprakların biçimine bak! Dalların saçılışına… Ağaçların rüzgarı bilerek oluştuğu anlaşılıyor. Ormanda Ölüm Yokmuş resim yapmayı bırakmış Emin ile öyküler yazan ama bunları kendine saklayan Yasemin’in hikâyesi. Emin, aşık olduğu kadından ayrı düşmenin acısı içinde ormana sığınır. Geçmişle hesaplaştığı bu içsel yolculuğunda ona kendisi de aşk acısı çeken Yasemin eşlik eder.  İkili, acılarını, rüyalarını, aşklarını uzun diyaloglar halinde paylaşırlar. Ağaçlar, bulutlar, rüzgar ve yaprakların da konuk olmasıyla bu söyleşi alabildiğine derinleşip zenginleşecek, giderek varoluşsal bir sorgulamaya dönüşecektir. Latife Tekin’in duru, dingin bir anlatım benimsediği Ormanda Ölüm Yokmuş doğa methiyesi olduğu kadar bir kültür eleştirisi olarak da okunmalı. Zira kent yaşamının insanda yol açtığı duygusal ve zihinsel sorunlar resmedilirken, doğayla uyum üzerine kurulu bir ilişki kurmanın kaçınılmazlığı da vurgulanıyor. Büyük bir ekolojik yıkım yaşadığımız, korkunç bir gürültünün yerkürenin tüm seslerini boğduğu, can çekişen doğayı kurtarmak için milyonlarca gencin kolları sıvadığı bugün, doğadan yabancılaşmanın kaydını tutan Ormanda Ölüm Yokmuş’un çağrısı, hiç şüphesiz daha da önem kazanıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Rüyalar ve Uyanışlar Defteri --- Sahicilik, yanmış ormanlardan artakalan kül yamaçların kederiyle soluklanmaktır diyelim, yapayalnız ve bir başına soluklanıp iç geçirmek; ama kilometreler boyunca arabalardan fırlatılmış pet şişelerin, meşrubat kutularının pisliğine bulaşır kederin, naylon torbaların yarattığı iç bulantısında boğulur... Rüyalar ve Uyanışlar Defteri’nde Latife Tekin’in yıllarca koyun koyuna yaşadığı defterine düştüğü notlar var. Onun ta en başından edebiyatını besleyen ve giderek kristalleşen söylemlerini, politik tavrını ortaya koymakla yakın tarihe not düşen bu metinler kirlenen siyaseti, iktidar peşindekileri, sesi kısılanları ve elbette insanın doğadan kopuşunu belgeliyor. Dağın etine girmiş iş makinelerinin, yanmış ormanlardan artakalan kül yamaçlarının, nükleer santrallerin yolduğu ovaların, kuşların terk ettiği gökyüzünün kaydını tutarak yaşamakta olduğumuz kaygı verici ekolojik yıkımı gözler önüne seriyor. Kadınların ne zaman mağlup olduğu üzerinde düşünüp çocukluğun manifestosunu yazmaya girişen Tekin, hepimizi özellikle insan merkezli dünya görüşüne ve tüm dünyaya hakim olan eril dile itiraz etmeye çağırıyor. Latife Tekin’in muhalif tavrını en dolaysız şekilde sergilediği Rüyalar ve Uyanışlar Defteri, en başta edebiyatın özgürleştirici gücünü hatırlatıyor okurlara; tabulara, rant peşinde koşan siyasilere, siyanürlere, buldozerlere… kısacası haksız güce meydan okuyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Muinar --- Kim kimin hayatını yaşıyor belli mi bu, adaletiniz adalet olsa yapacağımı bilirdim ya, neyse... Hepinize sahte kimlik davası açardım, düşerdiniz topluca içeri, yeterince iyi olsan anlardın ne söylediğimi, yaşadığı hayata inanarak benim diyebilecek kaç kişi çıkar aranızdan acaba? Muinar, kendisine ses verdiği Elime sayesinde, başka zamanlarda başka başka insanların hikayelerini dillendiren bir ruh, bir iç ses. Dayak yiyenler, hor görülenler, köleler, tanrılara kurban edilenler kimler yok ki ses verdiği bu insanlar arasında. Ancak ortak noktaları, elbette hepsinin birer kadın olması… Bunu yankılarcasına iki büyük derdi var Muinar’ın: insanın doğaya, erkeğin kadına hükmetmesi… Ya da daha genel anlamda iktidar üzerine kurulu ilişkiler…  Kim bilir, tarihin derinlerine inerek bu iki izleği gün yüzüne çıkaran Muinar, binlerce yıldır süregiden bir kültürü alaşağı etmeye kararlı mı kararlı, yerkürenin ölmeye pek niyeti olmayan dişil ruhudur belki de. Kimi zaman ağzı bozuk, kimi zaman dediğim dedik ve hayli ters. Gelgelelim alabildiğine sevgi dolu, duyarlı ve canlı… Bir nesir şiir, kısa, parçalı öykülerle örülen çetin bir anlatı ya da dişil dilin hakim olduğu ekofeminist bir roman olarak da okunabilen Muinarilk olarak 2006’da yayımlanmıştı. Latife Tekin, yüzyıllardır kabul edegeldiğimiz tabuları hedefe aldığı bu benzersiz metinde, gerek insanlar gerekse doğayla ilişkimizin hükmetmeyi değil uyumu esas alması gerektiğini gösteriyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Unutma Bahçesi --- Bir bakışı unutmak istediğimizde, büyük bir yitimi göze almak zorundayız. Ancak böyle bir yitimin neden olacağı yıkımın altından kalkabilirse insanın yeni bir yaşamı olabilir ve insan bu yeni yaşamına çok derin bir bilgiyle, kaybın bilgisiyle sahip olur. Bir grup arkadaş, doğayla uyumlu bir yaşam arayışındaki Şeref’in önderliğinde, şehir hayatının kargaşasından, toplumsal kalıplardan uzak yepyeni bir dünya yaratmaya koyulur. Erdemli ve özgür bir yaşam peşindeki bu karakterlerin amaçladığı dünya, kötülükle, kargaşayla, günlük dayatmalarla bağlarını koparmış bir ada, bir tür cennet bahçesi olacaktır. Ancak karakterlerin yaşadığı derin çelişkiler, böyle bir yaşam biçiminin ne denli olanaklı olduğu konusunda soru işaretlerine yol açar. Bir tek romanın anlatıcısı Tebessüm bu derin çelişkilerin farkındadır. Çünkü insanların kolay kolay geçmişlerini arkalarında bırakamadıkları, “unutma isteğiyle dolanların, unutulmaya hiç de razı olmadıkları” sarsıcı gerçeğini görebilmektedir. Unutma ve hatırlama gibi hayati önemdeki kavramları sorgulayan ve kent hayatından, toplum kurallarından uzakta, doğayla uyum içinde yeni bir yaşam tasavvuru üzerine kurulu olan Unutma Bahçesi, kolay yanıtlar vermeyi reddeden bir metin. Yayımlandığı 2004 senesinde Sedat Simavi Ödülü’ne değer görülen roman belki de en genel anlamıyla doğa ile kültür arasındaki ikiliği ve bu ikiliğin insanın derinlerinde yansıyan tezatlarını gözler önüne seriyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Sevgili Arsız Ölüm-Ciltli --- Latife Tekin’in yaşadıklarından damıttığı, sözlü kültürle harmanladığı ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm 1983’te yayımlanmıştı. Aktaş ailesinin köyden kente göçünü, yaşama çabalarını, korkularını, aile bireylerinin giderek yalnızlaşmasını konu edinen, Dirmit figürüyle edebiyatımıza benzersiz bir karakter armağan eden Sevgili Arsız Ölüm, yoksulların yaralı bilincini çarpıcı bir şekilde yansıtmakla birlikte, masallar, türküler, maniler ve halk hikayeleriyle örülmüş anlatımı nedeniyle eleştirmenlerce büyülü gerçekçilik akımına dahil edilmiştir.Yayımlandığında büyük yankı uyandıran ve bir klasik haline gelen Sevgili Arsız Ölüm, birçok dile çevrilmesinin yanı sıra tiyatroya da uyarlandı. (Tanıtım Bülteninden)

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.