Kurtuluş Savaşı (İstiklâl Harbi, Millî Mücadele) söz konusu olduğunda ülkemizde bir resmî tarih - gayriresmî tarih savaşının yaşandığı biliniyor. Bu açıdan bakıldığında, elinizdeki kitabın resmî tarih kategorisinde değerlendirilmesi gerektiğini itiraf etmek zorundayız. Çünkü, bu çalışmanın temel kaynağını, Atatürk’ün “has adamı” Falih Rıfkı Atay’ın Çankaya adlı kitabı oluşturuyor. Bir başka deyişle, her ne kadar yer yer başka kaynaklara da atıfta bulunuluyorsa da, elinizdeki eserin omurgasını Falih Rıfkı’nın açıklamaları teşkil etmektedir.
Bununla birlikte resmî tarihin gedikli sözcülerinin bu kitaptan pek ‘hazzetmeyeceklerini’ baştan söyleyelim. Bunun da nedeni, ezberleri tekrarlamak yerine tenkidî ve tahlilî, bir başka deyişle kritik-analitik ya da eleştirel-çözümlemeci bir yöntemle kaleme alınmış olmasıdır. Okurlar bu kitapta İstiklâl Harbi’nin ve Atatürk’ün bugüne kadar görmeye alıştıkları makyajlı ya da boyalı-cilalı halini değil, sahici bir resmini bulacaklardır.
Kitabımızın adı her ne kadar ‘sansürsüz’ kelimesini içeriyorsa da, bunun izafî/görece ve nisbî bir sansürsüzlük olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Çünkü, Atatürk’ü Koruma Kanunu, sansürsüzlüğün önünü daha baştan kapatıyor. Söz konusu kanunun Demokrat Parti iktidarı sırasında çıkarılmış olması şaşırtıcı değil, çünkü Tek Parti döneminde Atatürk zaten her türlü muhalefetten, itirazlardan ve farklı fikirlerden “fiilen korunuyordu”. Kâzım Karabekir’in yazdığı İstiklâl Harbi ile ilgili kitabın toplatılıp yakılması bunun çarpıcı bir örneği. Karabekir gibi bir paşaya bile bu muameleyi reva görenlerin başkalarına ne yapabilecekleri kolayca tahmin edilebilir.
Bugün eğer İstiklâl Harbi gerçeklerini bir nebze biliyorsak, bunu Karabekir gibi insanlara borçluyuz. Bununla birlikte, çok şükür ki, Atatürk’ün Falih Rıfkı ve Mazhar Müfit gibi yandaşları da, “Şecaat arzederken merd-i Kıptî sirkatin söyler” mısraının sahibi Koca Ragıp Paşa’nın ruhunu şad edecek şekilde önemli bilgiler vermiş durumdalar. Onların ifşaatları olmasaydı elinizdeki ‘resmî’ tarih kitabı yazılamazdı.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
