Jules Verne 34 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Alfa Yayıncılık Jules Verne 34 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
13.321,27 TL
14.321,27 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Zacharius Usta --- Zacharius Usta sıradışı bir yeteneği olan saat ustasıdır. Fakat ne yazık ki kibre kapılarak, zamana hükmetme konusunda neredeyse Tanrı’ya yakın bir gücü olduğuna inanır. Tuhaf bir biçimde, bir anda sağlığı kötüye gitmeye başlar, bu da yetmezmiş gibi yaptığı bütün saatler bozulduğu için kullanıcıları tarafından geri getirilmiştir. Pittonaccio’ya satılan eski demir saat hariç... Zacharius Usta ruhunun bu saate hapsedildiğine inanır ve bu sebeple onu geri almak ister; fakat saatin sahibi Pittonaccio saati ancak kızı Gerande’ye karşılık vermeye razı olmuştur. Peki Zacharius Usta saati mi yoksa kızını mı tercih edecektir? (Tanıtım Bülteninden) --- Dr. Ox'un Bir Fantezisi --- Quiquendone, belediye başkanı Van Tricasse ve danışmanı Niklausse tarafından akıllıca yönetilen küçük bir şehirdir. Oldukça soğukkanlı ve sakin insanlar olan Quiquendonelılar, son derece ağır işleyen bir rutinin içinde hayatlarına devam ederler. Ta ki bir gün şehre gelen şaşırtıcı Doktor Ox, belediye başkanıyla anlaşıp, tüm şehre ücretsiz olarak gazlı sokak lambaları yerleştirmenin sözünü verene kadar. Alelacele bir fabrika kurulur, kaldırım taşlarının altına açılan kanallar hızla ilerler ve sokak lambaları bir kahraman edasıyla yükselmeye başlar. Fakat değişen sadece sokaklar ve caddeler değildir. Şehir halkı da yavaş yavaş değişmeye ve başka insanlara dönüşmeye başlamıştır. (Tanıtım Bülteninden) --- Buzlar Arasında Bir Kış --- Jean Cornbutte, oğlunun ve birkaç tayfasının başka bir gemiyi zor durumdan kurtarmaya çalışırken denizde kayboldukları haberini alır. Bunun üzerine bir keşif gezisi düzenlemeye ve bu cesur adamları kurtarmaya karar verir. Yılların deneyimli denizcisi Baba Cornbutte, yanına yardımcı kaptanı Penellan’ı, oğlunun nişanlısı Marie’yi, yiğit tayfalarını ve kızak köpeklerini de alarak Kuzey Kutbu’na doğru yelken açar. Ne var ki kış erken bastırınca Grönland buzullarının arasında mahsur kalırlar. Bahar gelip de buzlar eriyene kadar mürettebat hem kayıp dostlarını arayacak hem de kendilerini içerideki ve dışarıdaki tehlikelere karşı koruyacaktır. (Tanıtım Bülteninden) --- Chanteleine Kontu - Olağanüstü Yolculuklar 28 --- 1793 sonbaharında Fransız Devriminin en kanlı zamanları yaşanıyordu. Devrim hükümeti, Vendée İsyanına katılan herkesin öldürülmesi emrini vermişti. İsyanın liderlerinden Chanteleine Kontu, cumhuriyetçilerle işbirliği yapan eski bir çalışanının ihanetine uğramış ve kızı zindana atılmıştı. Soyluların giyotine mahkûm edildiği bu dönemde kont, kızını kurtarmak zorundaydı. Olağanüstü Yolculuklar serisinin bu durağında Jules Verne, Terör Döneminin en şiddetli günlerinde geçen romantik bir hikâye anlatırken insanoğlunun hem sevecen hem de vahşi yüzünü gözler önüne seriyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Dünyanın Hakimi - Olağanüstü Yolculuklar 30 --- Great Eyrie’de neler oluyordu? Gece görülen alev demetleri, yükselen dumanlar, is ve kül izleri bir yanardağın patlamak üzere olduğunun habercisi miydi? Başmüfettiş Strock bu sırrı çözmesi için görevlendirilse de kendini ülkenin dört bir yanındaki başka gizemlerin peşinde koşarken bulacaktı. Fatih Robur karakterinin Dünyanın Hâkimi adıyla yeniden ortaya çıktığı ve tüm dünyayı şaşırttığı bu kitapta, Jules Verne’in zamana meydan okuyan ve hayal gücünün sınırlarını zorlayan icatlarını görecek, karakterlerle birlikte olağanüstü bir yolculuğa çıkacaksınız. (Tanıtım Bülteninden) --- Havadaki Köy - Olağanüstü Yolculuklar 38 --- Max Huber ve John Cort, Afrika seyahatleri sırasında bakımını üstlendikleri küçük Llanga ve onlara refakat eden ekiple birlikte medeniyete dönüş yolundadır. Ancak beklenmedik talihsizlikler onları Afrika’nın göbeğine, balta girmemiş Oubangi Ormanına sürükler. Burada karşılaştıkları şeyse bilimde çığır açarak adlarını tarihe yazacaktır, ya da öyle olduğunu sanırlar. Afrika’nın gizemli ormanları, oranın daha da gizemli sakinleri ve umulmadık bir kral… Peki, tüm zorluklara rağmen Max Huber, John Cort ve yoldaşları buradan kurtulabilecek midir? (Tanıtım Bülteninden) --- Güzel Sarı Tuna --- Tuna Oltası yarışmasının galibi Ilia Krusch'un hedefi, Tuna'yı boydan boya katedip ağzına varana dek balık tutarak ilerlemektir. Yolda daha sonradan çok iyi dost olacakları Bay Jaeger'le karşılaşır ve Tuna'yı birlikte geçmeye başlarlar. Bu sırada Tuna'nın kıyılarında kaçakçılık yapan bir şebekenin şefi uluslararası bir komisyonun kararıyla aranmaktadır. Kaçakçının adının Latzko olduğu tahmin edilmektedir, ama kendisini gören ya da tanıyan kimse yoktur. Belli ki Krusch sadece balık tutmayı hedeflediği bu yolculuktan yalnızca balıkla geri dönmeyecektir. Avusturyalı besteci Johann Strauss'un Güzel Mavi Tuna valsinden ilham alan Güzel Sarı Tuna, Ilia Krusch'un maceralarla dolu hikâyesini anlatıyor. Okuyucu Tuna kıyılarını Jules Verne'in anlatımıyla birlikte gezerken balık tutmanın ve denizde yaşamanın ayrıntılarından da haberdar oluyor. Tuna'nın neden mavi değil de sarı aktığını o yıllarını Tuna'ya vermiş bir balıkçıdan dinleyeceğiz. Jules Verne'in oğlu Michel Verne tarafından babasının ölümünün ardından popüler bir polisiye romana dönüştürülen Güzel Sarı Tuna'yı, yazarının ilk yazdığı nüshaya sadık kalarak yayınlıyoruz. (Tanıtım Bülteninden) --- Macellanya'da --- Macellanya, Amerika'nın güneyinde, Ateş Topraklarında resif ve adalardan oluşan bir bölge. Bu topraklarda yerlilere yardım ederek özgürlük aşkıyla yaşayan ve "Ne Tanrı ne de efendi!" diyen Kaw-djer adında gizemli bir adam da bulunmakta. Macellanya aynı zamanda fırtınalar bölgesi. Yeni bir koloni kurmak için Amerika'dan yola çıkan gemi de bu şiddetli fırtınalardan birine yakalanır ve içindeki göçmenlerle birlikte kayalıklara çarpıp parçalanır. Yerlilerin kurtarıcısı olan Kaw-djer göçmenlere yeni bir yaşam kurmaları için yardım edecektir. İnsanın dayattığı her türlü kuraldan kaçmaya çalışırken kendisine ıssızda gözlerden uzak bir hayat kuran Kaw-djer, koloninin yeni topraklarında büyük bir sınav verir. İnsanın nankörlüğü, kıskançlığı ve içindeki şiddeti maceralarla betimleyen politik ve felsefi bir roman olma özelliğini koruyor Macellanya'da. Bununla birlikte coğrafi, tarihsel ve ekolojik bir okumayı mümkün kılıyor. Altın arayıcılığından sömürgeleştirme politikalarına dek pek çok başlık çıkarılabilecek bu roman distopya özellikleri de taşımakta. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 280 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Alfa Yayıncılık --- Dünyanın Ucundaki Fener-Olağanüstü Yolculuklar 23 --- Atlantik ile Pasifik sularının buluştuğu noktadaki Estados Adası gemicilerin korkulu rüyasıydı. Horn Burnundaki azgın deniz ve ölümcül kayalıklar birçok geminin sonu olmuştu. Arjantin hükümeti hem denizcilerin dostu olduğunu göstermek hem de diğer ülkelerin kendisine minnet duymasını sağlamak istediğinden Estados Adasına bir deniz feneri inşa etmişti: Dünyanın Ucundaki Feneri. Üç denizci, bu ıssız adadaki fenere bekçilik yapmaları için adaya gönderildi. Kendilerini yalnız sanıyorlardı fakat bunca geminin mezarı olmuş kıyıların haydutların dikkatinden kaçmış olması mümkün değildi.Kimilerine göre Jules Verne’in bu en sade ve en iyi romanında, sayıca üstün gaddar haydutlar ile yürekli ve becerikli denizcilerin Dünyanın Ucundaki Fener için giriştikleri kıran kırana mücadeleye tanıklık etmeye davetlisiniz. (Tanıtım Bülteninden) --- Yeşil Işın-Olağanüstü Yolculuklar 26 --- Yukarı İskoçya’nın en köklü ailelerinden gelen, herkesin pek sevip saydığı Sib ve Sam Melvill kardeşlerin hayattaki en büyük arzusu, ellerinde büyüyen yeğenleri Helena Campbell’in mutlu bir evlilik yapıp kendi yuvasını kurmasıydı. Helena dayılarının bu isteğini ancak Yeşil Işın’ı görürse kabul edeceğini söyleyince; yeğenlerinin bir dediğini iki etmeyi sevmeyen Melvill kardeşler ufukta batan güneş ışınlarının atmosferde kırılmasıyla oluşan bu nadir doğa olayını gözlemlemek için hep birlikte yola koyulmaya karar verir. Talihsizliklerin bir türlü peşlerini bırakmadığı kafilenin eğlenceli maceralarını okurken bir yandan gülümseyecek bir yandan da filizlenen bir aşka dalıp gideceksiniz. (Tanıtım Bülteninden) --- Chancellor-Olağanüstü Yolculuklar 25 --- Güney Carolina’dan Liverpool’a dönmek için üç direkli ve seren yelkenli, dokuz tonluk zarif bir gemi olan Chancellor’a binen yolcular başlarına neler geleceğinden habersizdi. Gemide çıkan yangın ardı arkası kesilmeyecek trajedilerin sadece başlangıcıydı. Yolculardan biri olan J.R. Kazallon bu donanımlı ve güvenilir geminin azgın denizdeki dört aylık macerasını günü gününe not almasaydı belki de neler yaşandığı asla bilinemeyecekti… Méduse isimli bir Fransız gemisinin 1816’da geçirdiği kazadan ilham alan Jules Verne, bu romanını bir günlük şeklinde yazıyor. Hayatta kalmak için verilen mücadeleleri ahlak her zaman vahşiliğe üstün gelemese de  uygarlığın her zaman barbarlığa üstün gelmesini bir kazazedenin gözünden okura sunuyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Wilhem Storitz'in Sırrı - Olağanüstü Yolculukla... --- Mösyö Vidal çok sevdiği erkek kardeşinin düğünü için Macaristan yollarına düşer, yolculuğun gemi ayağında sevimsiz bir adamla karşılaşır. Ama müstakbel yengesinin ailesiyle tanıştığında söz konusu sevimsiz adamı ardında bırakır, ya da öyle olduğunu sanır… Düğüne yaklaştıkça talihsizlikler de genç âşıkların peşini bırakmıyor gibidir. Görünmezlik, gaipten sesler, takıntı ve gerçek aşk… Peki, her şeye rağmen Wilhem Storitz’in sırrı açığa çıkarılıp genç âşıklar mutluluğa kavuşabilecek midir? (Tanıtım Bülteninden) --- Piyango Bileti - Olağanüstü Yolculuklar 40 --- Hulda Hansen, evlenmek için para kazanmak üzere denize açılan nişanlısı Ole Kamp’ın eve dönmesini dört gözle beklemektedir. Bu sırada o ve kardeşi Joël Hansen, şelale yamacından bir adamı kurtarır; başka bir adamın, anneleri Madam Hansen’in oteline yaptığı ani ziyaretse gerginlik yaratır. Norveç’in pastoral manzaraları, bekleyiş ve bitmeyen umutlar… Peki, tüm zorluklara rağmen Hansen ailesinin yüzü gülecek midir? (Tanıtım Bülteninden) --- Karpatlar Şatosu --- Perili bir şato, Kont Dracula, gotik romantizm! Bütün bunları bir Jules Verne romanında bulmak pek sık olacak bir şey değildir. Ama bildiğimiz gibi Verne'in hayal gücünün aşamayacağı zorluk yoktur. Karpatlar Şatosu onun en sıradışı romanlarındandır. Transilvanya'nın hurafelerin istila ettiği dağlarındaki gizemli ve ıssız bir şato ve buradan yayılan dehşet dalgasını çözmeye çalışan cesur genç adamların maceralarını anlatır. Hatta Dracula'yla karşılaştırılabilir ürkütücülükteki bu maceraya Verne, bir bilimkurgu havası vermeyi de başarıyor. Transilvanya'nın Karpatlar'ındaki Werst köyü yakınında bulunan bir şatoda gizemli şeyler yaşanmaktadır. Köylüler Chort'un (şeytan) şatoyu işgal ettiğinden emindir. Bölgeyi gezen Kont Franz de Télek yaşadığı rahatsızlıkları araştırmak üzere, şatonun sahibi Baron Rodolphe de Gortz'un yanına gider. Çünkü yıllar önce meşhur İtalyan primadonna La Stilla'nın sevgisini kazanma konusunda birbirlerine rakip olmuşlardır. Kont, La Stilla'nın ölü olduğunu düşünürken, suretlerini görür, sesini duyar; hem de şatonun kendisinden geliyormuşçasına. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 250 Baskı Yılı: 2015 Dili: Türkçe Yayınevi: Alfa Yayıncılık --- Yüzen Şehir --- İngiliz donanmasından Yüzbaşı Fabian Mac Elwin zamanın en büyük yolcu gemilerinden biri olan Great-Eastern’la İngiltere’den Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmeye karar verir. Sevdiği kadın başkasıyla evlendirildiği için aşkını kalbine gömmesi gereken yüzbaşı, bu yüzen şehirde hayata yeniden tutunmayı istemektedir. Ne var ki gemide sevdiği kadının evlendiği adamla karşılaşır. Liverpool’dan Niagara Şelalelerine uzanan bu olağanüstü yolculuktaki yolcular okyanusların dalgalarıyla boğuşurken aşkın mucizelerine de tanık olacaklar. Satirik bir metin olan Yüzen Şehir’de Jules Verne’in, oluşturduğu mikro toplum üzerinden yaptığı iğneleyici toplumsal analizi keyifle okuyacaksınız. (Tanıtım Bülteninden) --- Fatih Robur - Olağanüstü Yolculuklar 27 --- Hava taşımacılığının geleceği havadan hafif aerostatlarda mı yoksa havadan ağır aeroneflerde midir? Weldon Enstitüsündeki bu sonu gelmez tartışmalara, Mühendis Robur isimli biri damgasını vurur; geleceğin aeroneflerde olduğunu iddia eder. Baloncuların hakaretler yağdırıp alay ederek kovduğu Robur, Albatros isimli aeronefiyle dünyanın göklerini kimin fethettiğini herkese gösterecektir. Günümüzdeki uçakların atası sayılabilecek bir aracı on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında tasarlayarak zamana meydan okuyan ve hayal gücüyle bizi cezbeden Jules Verne, bu kez biliminsanlarının ortaya koyduklarına kendi çıkarlarını korumak için gözlerini ve kulaklarını kapayan bağnazları tiye alıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Bayrağa Karşı - Olağanüstü Yolculuklar 31 --- Fransız mucit Thomas Roch bugün olsa kitle imha silahı diyeceğimiz, büyük etki alanına sahip bir patlayıcı icat eder. Dünyadaki güçlü devletlere silahını satmak ister fakat talep ettiği yüksek fiyat yüzünden geri çevrilir. Yaşadığı hayal kırıklığının getirdiği çöküntü sebebiyle yatırıldığı akıl hastanesinde bir bekçinin gözetimine verilir. Ancak kötü adamlar çoktan bu süper silahın peşine düşmüştür ve onu ele geçirmenin en kolay yolu da mucidini kaçırmaktır…Jules Verne’den, çılgın mucitlerin elindeki bilimin ve silah teknolojilerindeki gelişmelerin yaratabileceği yıkıcı sonuçlar üzerine, yüz yıl ötesini haklı çıkaran bir roman. (Tanıtım Bülteninden) --- Meteor Avı - Olağanüstü Yolculuklar 32 --- Meteor Avı, nadir görülen bir av için aynı av sahasında çekişen avcıların hikâyesi. Her şey, güneş ışığını bile bastıracak kadar parlak bir meteorun iki amatör astronom tarafından tam olarak aynı anda görülmesiyle başlıyor ve astronomlar bu keşfi sahiplenerek tarihe geçmek için amansız bir rekabete tutuşuyor. Ama rekabet daha da kızışmak üzere, çünkü meteorun altından olduğunun anlaşılması üzerine devreye önce icat ettiği sıradışı makineyle çılgın bir dâhi, ardından er ya da geç yeryüzüne düşeceği kesinleşince de devletler giriyor. Açgözlülüğe dair bu eğlenceli romanda, bir yanda Bay Forsyth, öte yandan Doktor Hudelson duruyor ve karşılarında da dünyanın geri kalanı... (Tanıtım Bülteninden) --- Güney Yıldızı - Olağanüstü Yolculuklar 24 --- Cyprien Méré serveti olmayan, ama parlak bir kariyere sahip olacağı açıkça görülen bir maden mühendisidir. Bilimsel araştırmalar için bulunduğu Güney Afrika’da, gönlünü, bölgenin en zengin elmas madenlerinden birinin sahibinin kızı olan Alice Watkins’e kaptırır. John Watkins, kızının zengin biriyle evlenmesini istediğinden Cyprien’in aklına, yapay bir elmas yapıp kısa yoldan zengin olmak gelir. Bölgedeki madencilerin düşmanca yaklaşımlarına rağmen Cyprien kendini bu işe adar ve başarılı olur. Güney Yıldızı adını verdiği bu elması Alice’in babasına hediye eder ve aşkına kavuşacağını umar. Ne var ki elmas çalınır, bunun üzerine John Watkins elması ve hırsızı bulana kızını vermeyi vaat eder ve büyük macera o zaman başlar. Transvaal’in iki yakasında zamana karşı verdikleri bu mücadelede kahramanımız vahşi hayvanlardan yerli kabilelere, zorlu doğa şartlarından dostu sandığı düşmanlara kadar birçok tehlikeyle karşılaşacaktır. (Tanıtım Bülteninden) --- Üç Rus ve Üç İngilizin Güney Afrika Serüvenleri... --- Üç Rus ve Üç İngiliz biliminsanı yirmi dördüncü meridyeni ölçmek için Güney Afrika’ya yola koyulur. Albay Everest önderliğindeki bilim heyeti, Güney Afrika’nın egzotik arka planında, ölçümlerini zorlu şartlar altında gerçekleştirirken, coğrafi ölçümlerde lider olan Fransa ve İspanya’yı geçmek için var gücüyle çabalar. Düşman kabilelerin ve vahşi hayvanların saldırılarıyla mücadele eden ekip, Kırım Savaşı patlak verdiğinde kendilerini düşman ülkelerin vatandaşları konumunda bulurlar. Peki, bilim heyeti her şeye rağmen amacını gerçekleştirebilecek midir? (Tanıtım Bülteninden) --- Kömür Kent'in Sırları - Olağanüstü Yolculuklar 43 --- Eski bir dostundan aldığı iki gizemli mektup James Starr’ı kapandığını sandığı geçmişi yeniden açmak üzere yollara düşürür. Küllerinden doğan Yeni Aberfoyle, namı diğer Kömür Kent refahla birlikte sırlar da getirir. Karanlıklarda dolaşan gizemli figürler, açıklanamaz silsileler, aşklarını tamamına erdirmek isteyen Harry ve Nell… Peki, her şeye rağmen Kömür Kent’in sırları gün yüzüne çıkacak mıdır? (Tanıtım Bülteninden) --- Seksen Günde Devri Alem --- İngiliz centilmen Phileas Fogg, üye olduğu kulüpteki arkadaşlarıyla 80 günde dünyanın etrafını dolaşacağına dair iddiaya girer. Uşağı Parisli Passepartout'yu yanına alarak hiç vakit kaybetmeden yola çıkar. Bahsi kazanabilmesi için 21 Aralık 1872 Cumartesi günü saat 20:45'te kulüpte olması gerekmektedir!İngiltere Bankası'nın gözüpek hırsızı olduğu sanılan Phileas Fogg, bütün yolculuğu boyunca tutuklama emri bir türlü eline geçmediği için onu tutuklamayı başaramayan müfettiş Fix tarafından takip edilecektir. Passepartout ve inatçı Fix, içinden geçtiği ülkeler, çeşit çeşit maceralar, sayısız engelleri atlatmak için uygulanan stratejiler, asla İngiliz soğukkanlılığından taviz vermeyen Phileas Fogg'un zamana karşı mücadelesi, 80 Günde Devri Alem'i yazarın en iyi romanlarından birisi yaptı ve okurların ilgisi 1873'deki ilk baskısından bu yana hiç azalmadı.(Tanıtım Bülteninden) --- Robinsonlar Okulu - Olağanüstü Yolculuklar 29 --- Dayısı William W. Kolderup’ın San Francisco’daki otelinde rahat içinde yaşayan Godfrey Morgan’ın en büyük hayali evlenmeden önce tek başına dünyayı gezmektir. Okuduğu kitapların etkisiyle, ıssız bir adada yaşam mücadelesi vereceği günleri bile düşlemektedir. Sonunda dayısı ve nişanlısının iznini, yanına da adabımuaşeret öğretmeni Tartelette’i alarak hayallerini gerçekleştirmek üzere yolculuğa çıkan Godfrey’yi türlü türlü macera beklemektedir. Jules Verne’in Daniel Defoe ve David Wyss’den ilhamla yazdığı Robinsonlar Okulu, tıpkı Esrarlı Ada ve İki Yıl Okul Tatili’ndeki gibi, bilgi ve beceriyle ıssız bir adada hayatta kalma temasını işliyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Cynthia'nın Yetimi - Olağanüstü Yolculuklar 41 --- Erik Hersebom ailesi ve çevresinden hep farklı görünmüştür; bir gün, kasabasını ziyarete gelen bir yabancı, Doktor Schwaryencrona’nın sorgulamasıyla bu farklılığın nedeni ortaya çıkar. Erik Hersebom, ailesi tarafından denizde bulunmuş ve evlat edinilmiştir! Varoluşsal sanrılar, tehlikeli bir yolculuk ve çözüme yaklaştıkça uzaklaşan bir sır… Peki, her şeye rağmen Erik Hersebom gerçek kimliğini ve ailesini bulabilecek midir? (Tanıtım Bülteninden) --- Yirminci Yüzyılda Paris --- Sanayi devrimi sonrasında hızla gelişen ve makineleşen dünyada insanın kıymeti harbiyesi kalmamıştır. Tüm bu gelişmelerden Paris de nasibini almıştır. Teknolojik açıdan, bütün yenilikler bu kenti etkileyici ve büyüleyici kılmakta adeta yarış halindedirler: köprüler üzerinden giden, tamamen otomatik kent içi demiryolu hatları, sessiz kişisel otomobiller, parlaklıkta güneşle yarışan elektrikli aydınlatma sistemleri, sokakları, caddeleri, kurumları ve hatta kültürü bile bu makinalaşmış düzene ayak uydurmak üzere yeniden oluşturulmuştur.  Bu yeni düzen içerisinde müziğin, resmin, heykellin kısacası sanata ve kültüre dair ne varsa hiçbirinin yeri yoktur. Sadece bir avuç insan, toplumun tüm dışlamasına rağmen bunlara değer verip yaşatmak için mücadele etmektedir.1863’te kaleme aldığı Yirminci Yüzyılda Paris’i, yayıncısı Hetzel fazlasıyla abartılı bulup yayımlamadı. Bir tarafa at›lan bu müsveddeler ancak 1994’te bulunup yayımlanabildi. Bir tek bu kitaba bakarak bile günün bilimsel ve teknolojik gelişmelerinden hareketle yüz y›l sonraki gelişmelere ilişkin kestirimlerde bulunmakta Jules Verne’nin dünyada bir eşinin daha olmadığı görülür. (Tanıtım Bülteninden) --- Clovis Dardentor - Olağanüstü Yolculuklar 46 --- Oğullarının evlilik meselesini kesinleştirmek isteyen Désirandelle ailesinin, 7. Avcı Birliğine katılmak isteyen Jean ve Marcel adlı iki kuzenin ve eski sanayici Clovis Dardentor'un yolu, Kuzey Afrika'daki Oran kentinde Argèlès gemisinde kesişir. Akdeniz adalarından Afrika kasabalarına uzanan muhteşem güzellikte tehlikeli yollara sürüklenirler. Bu yollar baştaki amaçları ve arzuları değiştirir. Peki yolculuğun sonunda, bu insanların hepsi istediklerini elde edebilecek midir? (Tanıtım Bülteninden) --- Ay'a Yolculuk - Olağanüstü Yolculuklar 45 --- Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Gun-Club üyeleri, Ay'a göndermek üzere bir mermi tasarlamaya başlar. Başkan Barbicane'in öncülüğünde yürütülen bu projeye maceraperest Michel Ardan da dahil olur ve yolculuk başka bir yöne evrilir: Üç cesur insan merminin içinde Ay'a yolculuk yapacaktır. Peki bu yolculuk göğün gizemini ortaya çıkarıp yerdekilerin merakını giderebilecek midir? (Tanıtım Bülteninden) --- Begüm'ün Beş Yüz Milyonu --- Uluslararası Sağlığı Koruma Kongresi’ne katılmak üzere Londra’da bulunan Doktor Sarrasin burada kendisine muazzam bir miras kaldığını öğrenir. Ailesi ve kendi için planlar yapmak yerine bu mirasla insanlığın yararına olacak, her türlü sağlık ve refah koşulunun sağlandığı Frans-Kent adında bir kent inşa etmeye karar verir. Fakat bu mirasta hak iddia eden bir başka kişi daha olacaktır: Profesör Schultze. O ise mirastan alacağı payla dünyanın en büyük demir işletmesi ve top üreticisi olacak bir Çelik Kent inşa etmeyi planlıyordur. Birbirine tamamen zıt fikirler temelinde inşa edilecek bu iki şehirden sadece bir tanesi kalıcı olmayı başaracaktır, ama hangisi? --- Çin'de Bir Çinlinin Başına Gelenler - Olağanüst... --- Kin-Fo zengin bir Çinlidir. Hayatta her şeye sahiptir, tek eksiği yaşama sevincidir. Bir gün bütün servetini kaybettiğini öğrenince bir sigorta şirketine gidip kendisi için kapsamlı bir hayat sigortası yaptırır. Şimdi geriye kalan tek şey ölüp herkesi mutlu etmektir. Bunun için de Wang’dan iki ay içinde kendisini öldürmesini ister. Birkaç gün sonra Kin-Fo aslında iflas etmediğini aksine servetini ikiye katladığını öğrenir. Ama Wang, Kin-Fo’nun mektubuyla sırra kadem basmıştır ve herkes bilir ki o sözünün eri biridir. Wang’ı bulmak zorunda olan Kin-Fo, sadık hizmetçisi Soun ve sigorta şirketinin iki temsilcisiyle soluk soluğa bir maceraya atılır. Çin’de Bir Çinlinin Başına Gelenler, büyük usta Jules Verne’in “Olağanüstü Yolculuklar” serisinin belki de en eğlenceli romanı. (Tanıtım Bülteninden) --- Fransa Yolu - Olağanüstü Yolculuklar 44 --- Fransız askeri Natalis Delpierre, 1792'de kız kardeşini ziyaret etmek üzere Prusya'ya gider. Bu sırada Fransa ile Prusya arasında savaş patlak verir, Delpierre ve arkadaşlarının Prusya'yı terk etmesi gerekmektedir. Aşk ve mücadele dolu bu yolculukta Fransa'ya varabilecekler midir? (Tanıtım Bülteninden) --- Balonla 5 Hafta --- Olağanüstü Yolculuklar 9 Orijinalden TAM METİN ve Eşsiz Gravürlerle!.. “Bu korkusuz kâşif doğudan batıya bütün Afrika’yı balonla katetmek niyetinde. Aldığımız bilgiler doğruysa, bu şaşırtıcı yolculuğun hareket noktası doğu kıyısındaki Zanzibar Adası olacak. Varış noktasına gelince, onu bir tek Tanrı biliyor.” Bir kâşif ve mucit olan Doktor Fergusson, avcı arkadaşı Dick Kennedy ve yardımcısı Joe’yla birlikte  Zanzibar’dan Nil’in kaynaklarına doğru uzanan bir Afrika macerası için yola çıkar. Hem de Victoria adını verdiği balonuyla! Bu üç adam yolculuk boyunca birçok tehlikeli maceraya atılacaklardır. Alışık olmadıkları çöl iklimin sıcağıyla kavrulacaklar, vahşi hayvanların saldırılarına uğrayacaklar, yerlilerle pek de hoş olmayan karşılaşmalar yaşayacaklardır. “Üç İngilizin Afrika’yı Keşif Gezisi” alt başlığını taşıyan Balonla Beş Hafta Jules Verne’in ilk romanıdır. Kitap yayımlandığı 1862 yılından itibaren okurlar tarafından büyük rağbet görmüştür. (Tanıtım Bülteninden) --- Arzın Merkezine Seyahat --- Çekingen genç Axel, jeolog ve mineralog amcası Profesör Lidenbrock ve Axel'in âşık olduğu güzel Graüben'in yaşadığı eski Hamburg mahallesindeki küçük evdeki düzen aniden altüst olur. Çünkü Profesör Lidenbrock eski bir elyazmasında bir kriptogram bulmuştur. XVI. yüzyılın ünlü İzlandalı bilginlerinden Arne Saknussemm bu belgede sönmüş bir yanardağ olan Sneffels'in kraterinin bacasından girerek arzın merkezine kadar gittiğini açıklamaktadır! Yerinde duramayan Profesör Lidenbrock, Axel'i yanına alarak hemen İzlanda'ya gider. Burada profesörün tam tersine soğukkanlılığını asla yitirmeyen Hans onlara rehberlik eder. Hep birlikte yanardağın gizemli derinliklerine inerler... Arzın Merkezine Seyahat, Jules Verne'in 1864'te kaleme aldığı bir bilimkurgu romanıdır. Karakterlerin başlarına gelen olağanüstü maceraları tasvir ederken Verne belki de yeteneğinin doruk noktasına ulaşmıştır. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 345 Baskı Yılı: 2015 Dili: Türkçe Yayınevi: Alfa Yayıncılık --- Kürkler Ülkesi - Olağanüstü Yolculuklar 33 --- 1859 yılında, Hudson Koyu Kürkçülük Kumpanyası, işletmenin kuzeydeki topraklarında, tam olarak 70. paralelin kuzeyinde, Kuzey Kutup Dairesi'nin ötesinde bir kale ve acente kurması için Teğmen Jasper Hobson’ı görevlendirir. Böylece Hobson’ın liderliğindeki kumpanya çalışanları, gezgin-gazeteci Paulina Barnett ve Greenwich gökbilimcisi Thomas Black, yani toplam 19 kişi, sonunda, kale için en uygun yeri Bathurst Burnunda bulurlar. Bir süre her şey yolunda gitse de Bathurst Burnunun uçsuz bucaksız bir buz parçasından ibaret olduğunu ve kıtadan kopmak üzere olduklarını fark etmeleri uzun sürmeyecektir. Üstelik havalar da ısınmaktadır… (Tanıtım Bülteninden)

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.