--- Mesleğim Yazarlık ---
Roman yazmak yüreğinizdeki karanlığın dibine dek inmektir. Yalnız yapılan bir iş olduğunu söylemek sıradan bir ifade olur ama roman yazmak –özellikle de uzun bir roman yazmak- gerçekten de yalnız yapılan bir iştir. Bazen derin bir kuyunun dibinde tek başıma oturuyormuşum gibi bir hisse kapılırım. Ne kimse yardım edebilir bana, ne de biri çıkıp *Bugün iyi iş çıkardın* diyerek sırtımı sıvazlar. Neticede ortaya koyduğum eser birileri tarafından (elbette iyi olmuşsa) övülebilir ama kimse roman yazma işinin kendisini değerlendirmez. Bu, yazarın tek başına sessizce sırtlanacağı bir yüktür. Yaşayan en büyük edebiyatçılardan biri olan Haruki Murakami’den bir meslek olarak *yazarlık*... Tüm yazma heveslilerine ilham verecek tespitlerle dolu, *yazma dersleri* olarak da okunabilecek bir metin.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Bir Kediyi Terk Etmek - Babam Hakkında ---
Haruki Murakami babasını hatırlıyor…
Sıradan bir anı, sahile beraber bırakılan bir kedi, Murakami’nin babasına dair anılarının kapısını aralıyor. Hayatı ve hayalleri savaşla bölünen babanın öyküsünü kurgulamak, ailenin ve ülkenin de geçmişine bakmak anlamına geliyor. Murakami, yetişkin hayatında uzak olduğu babasıyla vedalaşırken, onun hem kişisel tarihindeki yerini gösteriyor hem de hayatları savaşla bitmiş veya dağılmış bir nesle saygı duruşunda bulunuyor…
Bir Kediyi Terk Etmek, Murakami’nin bugüne kadarki en kişisel anlatısı….
(Tanıtım Bülteninden)
--- Pinball 1973 ---
İyi oyunlar!
Bir pinball makinesinden hiçbir şey kazanamayız. Sayıya dönüştürülmüş gurur dışında. Öte yandan kaybedeceklerimiz gerçekten de çok fazladır.
Siz pinball makinesinin başında tükenmeye devam ederken bir başkası Proust okuyor olabilir. Bir diğeri açık hava sinemasında kız arkadaşıylaİz Peşindefilmini izlerken arabasında onunla oynaşıyor olabilir. İşte bu adamlar belki de dönemlerinindikkat çeken yazarları ya da mutlu kocaları olacak kişilerdir.
Pinball makinesi sizi bir yere götürmez. Olsa olsa en fazlareplayışığı yanar.Replay, replay, replay…Kim bilir, belki de pinball makinesinin asıl amacı sonsuzluğu göstermektir.
Haruki Murakami’nin yazdığı ikinci roman olanPinball 1973yazarın kült romanlarında karşımıza çıkan temaların tohumlarını atan hikâyelere götürüyor bizi. Kız arkadaşı genç yaşta ölenkahramanımız, gençliğinde saatler, günler boyunca oynadığıpinball makinesinin peşine düşüyor. Murakami’nin sonrakiromanlarında yeniden karşımıza çıkacak olan Fare, anlamsızlıkla savaşıyor, aşkın sınırlarını keşfediyor.
Murakami ise daha otuzlu yaşlarının başında yazdığı bu romanla uzun yıllar boyunca bizi büyüleyecek edebiyatının temellerini sağlamlaştırmaya başlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans Eder ---
“Buzdolabı içinde kapalı kalıp öleceğim” dedi Miyake. “Hani vardır ya, çocuklar atılacak bir buzdolabının içine girip oynarken kapı kapanıverir ve içeride soluksuz kalıp ölürler.”
Japonya’nın ekonomisi büyüyordu. İnsanların çok parası vardı. Sonra deprem oldu. Komura’nın karısı gece gündüz haberleri izliyordu. Aynı görüntüler tekrarlanıp duruyordu: enkaz halinde binalar, çatlak sokaklar, bozulmuş raylar, çökmüş otobanlar, her yerde çıkan yangınlar. Tam bir cehennem. Artık şehir eskisinden çok daha kırılgandı. Hayat da öyle. Yarın her şey olabilirdi.
Tanrı’nın Bütün Çocukları Dans Eder çaresiz dertler, ayrılıklar ve önyargılara dair muhteşemöykülerle dolu bir kitap.(Tanıtım Bülteninden)
--- Birinci Tekil Şahıs ---
Belki de bir anlamda gerçek aşktı bu. Ya da gerçek yalnızlık…
Hepimiz öyle ya da böyle maske takarak yaşıyoruz. Bu vahşi dünyada maske takmadan yaşanamaz çünkü. Kötü ruhların maskesinin altında meleklerin gerçek yüzü, meleklerin maskesinin altında kötü ruhların gerçek yüzü vardır. Sadece biri olması mümkün değildir.
Birinci Tekil Şahıs’ta sıra dışı kahramanların sıra dışı öykülerini anlatıyor bize Haruki Murakami. Ölüm ve aşk üzerine şiirler yazan bir genç kız, kadınlara evet kadınlara âşık olan ve onların isimlerini çalan bir maymun, çok çirkin ama tuhaf bir çekim gücüne sahip bir kadın, uydurduğu bir yazıyla bir caz sanatçısının yeniden “doğmasını” hatta albüm yayınlamasını sağlayan bir genç adam…
Murakami’nin yazmak ve koşmak dışındaki üçüncü büyük aşkı beyzbol da var bu öykü seçkisinde.
Ve yazarın sizi gülümsetecek, şaşırtacak, beyzbol üzerine yazdığı muzip şiirler de…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Rüzgarın Şarkısını Dinle ---
Kesinlikle güzel biri değildi. Ancak “güzel biri değildi” demekle ona haksızlık etmiş olurum. “O, kendine yakışır güzelliğe sahip biri değildi” demek daha doğru bir ifade olur.Tek bir fotoğrafı var bende. Fotoğrafın arkasında tarih ve not da var; 1963 Ağustos. Başkan Kennedy’nin başından vurulduğu yıl. Yazlık bir yerlerde gibi, sahildeki dalgakırana oturmuş, biraz keyifsiz bir şekilde gülümsüyor.
Saçı Jean Seberg modelinde kısacık kesilmiş, kırmızı çizgili kumaştan, uzun kollu bir elbise giymiş. Hem biraz tuhaf, hem de güzel görünüyor. İnsanın yüreğine dokunan bir güzellik bu. Kız arkadaşımın neden öldüğünü kimse bilmiyor. Kendisinin bilip bilmediğinden de şüpheliyim nedense.
Haruki Murakami’nin yirmili yaşlarının sonunda yazdığı, çevrilmesine yıllar sonra izin verdiği ilk romanıRüzgârın Şarkısını DinleMurakami okurlarını şaşırtacak ipuçlarıyla dolu…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Karanlıktan Sonra ---
Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır. Ona karşı koyamazsın…
Sık sık aynı rüyayı görüyorum: Yedi yaşındayım ve yine öksüzüm. Yapayalnızım ve güvenebileceğim tek bir yetişkin yok çevremde. Gece olmak üzere. Hep aynı rüya. Rüyamda, hep yedi yaşına dönüyorum.
Bütün bir geceyi dışarıda geçirmek zorunda olan bir genç kız… Onun iki aydır uyanmak istemeyen kız kardeşi… Aşk otellerinden birinde korkunç şekilde dövülen bir eskort kadın… Karanlık yanını büyük bir ustalıkla gizleyen bir erkek… Ve güzel bir kızı başka bir gerçekliğe kaçıran Yüzü Olmayan Adam… Karanlıktan Sonra gece insanlarının romanı… Bütün Murakami romanları kadar gizemli ve ürpertici…
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap Kapağı 4 Farklı Renk Seçeneğiyle Üretilmiştir, Stokta Bulunan Renk Seçeneğiyle Gönderim Yapılacaktır.
--- Koşmasaydım Yazamazdım ---
“İnsan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi?”
Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana.
Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı denemeyecek bir yaşam sürmek zorundaymış gibi. (…) Biz roman yazmaya çalıştığımızda, yani cümleleri kullanarak bir öyküyü ortaya çıkartmaya çalıştığımızda, insanlığın temelinde bulunan zehir gibi bir şeyi istemesek de çekip çıkarır, görünür kılarız.
(…) Ama gerçekten sağlıksız olan şeylerle uğraşmak için insan mümkün olduğunca sağlıklı olmak zorundadır.
(…) İşte bu yüzden, böyle biri sanatçı olamaz, dense bile ben koşmaya devam ediyorum
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
