Halil İnalcık 10 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

İş Bankası Kültür Yayınları Halil İnalcık 10 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
7.563,88 TL
8.563,88 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

Osmanlılar: Fütuhat-İmparatorluk - Avrupa ile İ... “Osmanlı Devleti’nin doğuşu sorunu ile Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşu sorunu birbirine karıştırılmamalıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi, Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Balkanlar’da nasıl ve hangi koşullar altında siyasi bir güç durumuna geldiğini inceler. Osmanlı Devleti’nin doğuşu sorunu ise Selçuklu-Bizans uc bölgesinde Osman Gazi’nin liderliği altında siyasi çekirdeğin nasıl ortaya çıktığını açıklamakla ilgilidir.” Çalışmalarıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun tarih yazımına siyaset, ekonomi, kültür ve medeniyet gibi pek çok açıdan özgün katkılar veren Halil İnalcık’ın Osmanlılar/Fütuhat, İmparatorluk, Avrupa ile İlişkiler eseri, arşiv belgeleri ışığında imparatorluğun gelişimini, fetih yöntemlerini, devlet sistemini ve Hıristiyan Avrupa ile ilişkilerini incelediği makalelerinden oluşuyor. İnalcık’ın Osmanlıların kuruluş süreci, klasik dönem Osmanlı tarihinde egemenlik kavramı, Osmanlı İmparatorluğu’nda köle emeği, Avrupa’ya verilen ticaret imtiyazları gibi pek çok başlıkta kaleme aldığı Osmanlı’nın kuruluşu ve Avrupa ile ilişkileri konularındaki değerlendirmeleri bu eser aracılığıyla bir kez daha okurlarıyla buluşuyor. (Tanıtım Bülteninden) Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet - Seçme E... İslâmiyetle 9. yüzyılda tanışan Türkler, kendi devlet anlayışlarını İslam dünyasına taşıdı. Böylece devlet ve hukuk kavramlarında, bağımsız sivil otorite ve onun kanun koyucu gücü lehine büyük bir değişiklik ortaya çıktı. Şerîat ile yan yana bir sivil hukuk alanı gelişti. 11. yüzyılda El-Mâverdî ve Ebu Mansur el-Bağdadî başta, büyük fakihler İslâm toplumlarında bu ayrımın gerekliliği üzerine yazdılar, tartıştılar. Osmanlı Devleti bu geleneğin bir parçasıydı. Yaygın popüler kanının aksine, her devlet gibi başlangıçta belli bir kalıpla kurulmuş, çöküşüne dek de bu kalıba harfiyen uymuş değildi. Halil İnalcık, Osmanlı tarihinin geçmişe uzanan köklerini de göz ardı etmeden, 600 yıl boyunca devlet ve İslamiyet arasındaki değişken ilişkinin bir dökümünü bu kitapta sunuyor. Kutadgu Bilig'deki devlet anlayışından başlayarak, Uc'larda bir yanda gâzî beylerle, bir yanda dervişlerle başlayan kuruluş öyküsünü anlatıyor. Devlet kurumsallaştıkça Uc'ların, gâzîlerin ve dervişlerin önemlerini kaybedişini, bu arada yeni kurumların ve anlayışların yükselişini gözler önüne seriyor. Fatih Kanûnnamesi'yle örfün hukuk alanına resmen girişinin, ulemanın devlet yapısındaki diğer unsurlardan giderek ayrışmasının uzun zamana yayılmış öyküsünü ayrıntılarıyla sunuyor. 17. Yüzyılda Avrupa'daki tasfiyeci akımlarla aynı sıralarda ortaya çıkan selefî Kadızâdelilerin hem toplum hem de devlet ve İslâmiyet üzerindeki etkilerini mercek altına alıyor.18. yüzyılda başlayan Batılılaşma eksenli modernleşme hareketinin Cumhuriyet'in kuruluşuna dek uzanan seyrini takip ediyor. Osmanlıların kuruluş yıllarından beri süren Hıristiyanlık İslâm tartışmalarını da bu çerçevede ele alıyor. Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet kadim bir meseleyi, usta bir Osmanlı tarihçisinin kaleminden okumak isteyenler için. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 256 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları Osmanistik Bilimi'ne Katkılar - Seçme Eserleri 16 Her çalışmasında tarih yazıcılığının önemi üzerinde duran Halil İnalcık, Osmanistik Bilimi’ne Katkılar’da, Osmanlı kaynaklarının bilimsel yöntemlerle tespitinde ve kullanılmasında metin tenkidi metotlarıyla çalışılmasının ve bu metotların üniversitelerimizde ayrı bir öğretim birimi olarak yerleşmesi gereğinin üzerinde duruyor. Osmanlı tarihi araştırmalarının temel kaynağı olan arşivleri, belge araştırmaları ve yayınlanması metotları üzerinde duran çalışmaları ele alıyor. İnalcık kitabının ikinci bölümünü Ahmedî’nin yaşamı ve tarih alanındaki eserlerine ayırıyor. Şâir Ahmedî’nin Gazâvâtnâme ve Ahvâl-i Sultân Mehemmed vakâyinâmelerinin Theodor Menzel’e ait tıpkıbasım nüshası ile F.R. Unat-M.A. Köymen edisyonunun text-kritik yayını ve Menzel nüshasının Ahmedî’ye ait tarihleri içeren bölümlerinin tıpkıbasımları bu değerli çalışmada okura sunuluyor. (Tanıtım Bülteninden) Osmanlı Deniz Egemenliği - Seçme Eserleri 18 Halil İnalcık, kronolojik sıralamayla derlediği makalelerinden oluşan Osmanlı Deniz Egemenliği’nde, aynı zamanda bir deniz imparatorluğu olan Osmanlıların, başlangıcından 17. yüzyıl ortalarına kadar seyreden denizlerdeki varlığını, mücadelelerini, askeri ve teknik gelişimini ilk elden kaynakların ışığında ele almaktadır. İnalcık, beş ana başlık altında topladığı makalelerinde, denizci gâzi beylikleri zamanından imparatorluğun Akdeniz ve Karadeniz’de nasıl büyük bir deniz gücü haline geldiğine, Fâtih Sultan Mehmed devri ve sonrası denizcilik faaliyetlerine, Boğazlardaki egemenlik mücadelelerine, limanlardaki ticaretten Kıbrıs ve Ege sorunlarına kadar, Osmanlı deniz tarihine dair pek çok konuyu ayrıntılı biçimde incelemektedir. (Tanıtım Bülteninden) Devlet-i Aliyye - Osmanlı İmparatorluğu Üzerine... Devlet-i 'Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık'ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi, Osmanlı Devleti'nin bir beyliktenOrta-Doğu ve Balkanlar'ı hükmü altına alan güçlü ve köklü bir imparatorluk haline gelişine odaklanıyor.İnalcık Osmanlı Klasik Dönemi'ni sadece siyasi tarih olarak ele almıyor. Siyasi tarihin toplumsal-ekonomik alt-yapısını, yani nüfus hareketleri, göçler, kitlelerin temel ihtiyaçları, tarım ve ticaretin bu ihtiyaçları karşılama şekilleri ve şehirleşme konularında da analizler yapıyor. Tarihsel sorunları açıklamada geçmişten gelen geleneksel zihniyet ve kurumlar çerçevesinin tespitine girişiyor.İnce Kapak:Sayfa Sayısı:377Baskı Yılı:2016e-Kitap:Sayfa Sayısı:374Baskı Yılı:2009Dili:TürkçeYayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları Rönesans Avrupası Rönesans tarihini Batı dillerinden çevrilmiş kaynaklardan okuyanlar, konuyu adeta tümüyle Batı ve Orta Avrupa’da, bu bölgenin iç dinamikleriyle başlayıp bitmiş bir süreç olarak algılar. Oysa Halil İnalcık’ın Ankara Üniversitesi’nde yıllarca okuttuğu, “Rönesans Tarihi” derslerini izleyenler, Osmanlı Türklerinin de bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu gözlemlemişlerdir. Rönesans Avrupası, işte bu dersin notlarının, elden geçirilip kitaplaştırılmasıyla ortaya çıkmış bir yapıt. Rönesans ve Reform süreçlerinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa tarihini nasıl etkilediğini vurgulamasıyla, benzerlerinden oldukça farklı bir çalışma. Bir yandan Bizans’tan Avrupa ülkelerine iltica ederek hümanizmin önünü açan bilim adamlarının öykülerini gerçeklik zeminine oturturken, bir yandan da Osmanlıların siyasi dengeler üzerinden, bu süreçte doğrudan ve nasıl önemli bir pay sahibi olduğunu gözler önüne seriyor. Bu çalışma Osmanlıların, bundan sonra yazılacak Avrupa tarihlerinde “karşı taraf” değil, taraflardan biri olarak yer alması gerektiğini belirterek, genç kuşak tarihçilerin ufkunu açmak savında. Çalışmanın ikinci bölümü, Türkiye’nin Batı Medeniyetiyle Özdeşleşme Süreci ise, Rönesans’ın ve hümanizmin Osmanlı-Türk tarihindeki yansımalarına odaklanıyor: Fatih Sultan Mehmed’in İtalya ve hümanizm öncüleriyle yakın ilişkisi, bu ilişkinin II. Bayezid ile zayıflayışı, Batılılaşmanın Osmanlı İmparatorluğu’nda topçuluk ve denizcilik gibi pratik alanlarda süregelişi, Lâle Devri ile Batı üstünlüğünün kabul edilişi, Tanzimat ile hukuk ve idarede güçlü bir Batılılaşma sürecinin başlayışı ve nihayet Atatürk devrimleriyle tam Batılılaşma hedefinin millî bir kültür dönüşümü haline gelişi... Halil İnalcık bu eserinde, Batılılaşma hareketinin yakın tarihimizdeki gelişim sürecini, tanınmış sosyologların analizleriyle de değerlendirerek son gelişmelere ışık tutmaya çalışıyor. Bu süreçte Cumhuriyet tarihinde yaşanan çalkantılara değiniyor ve Suat Sinanoğlu’nun savunduğu, Türk hümanizm hareketinin tam Batılılaşmanın ön koşulu olduğu görüşünü de ayrıntılı biçimde ele alıyor. Sayfa Sayısı: 400 Baskı Yılı: 2015 Dili: Türkçe Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları İstanbul Tarihi Araştırmaları Halil İnalcık’ın, vefatından önce yayınevimize verdiği eserlerinden biri olan İstanbul Tarihi Araştırmaları’nda, altmış yıl boyunca İstanbul tarihine çeşitli araştırmalarıyla katkıda bulunmuş İnalcık’ın konuyla ilgili makaleleri ve daha önce yayımlanmamış çalışmaları bir arada sunuluyor. Eserin birinci bölümünde, İstanbul’un fethinden sonra şehrin yeniden nüfuslandırılması ve inşa faaliyetlerine dair muhtelif çalışmalarını bir araya toplayan İnalcık, Türk-İslâm şehri olarak şehrin bu yeniden kuruluş sürecini, arşiv vesikalarından ve çeşitli dillerdeki kaynak eserlerden yola çıkarak inceliyor. Ayrıca şehrin nüfusu, yerleşim yerleri ve ekonomik hayatı kitabın ciddi katkıları arasında. İkinci bölümde ise İnalcık, Bilâd-i Selâse olarak Galata, Eyüp ve Üsküdar üzerine araştırmalarını sunuyor. Çeşitli İstanbul sayımlarının yanı sıra, 1885 Tarihli İstanbul Sayımı’na büyük bir parantez açarak İstanbul’un demografisinin yapısal özellikleri üzerinde duruyor. 1911 yılına ait İstanbul’daki mevcut mahallelerin bir listesini vererek, 1453’ten 1911 yılına değin geniş bir yelpazede İstanbul’un bir Türk-İslâm şehri olarak gelişim evrelerini gösteriyor. İstanbul Tarihi Araştırmaları’nda, İnalcık’ın 2012 yılında yayımlanan ve fetihten sonra yapılan İstanbul’un ilk tahrîri olan The Survey of Istanbul 1455 adlı eseri ile birlikte, İstanbul tarihi üzerinde uzun yıllardır yaptığı araştırmalar bir bütün halinde sunulmuş oluyor. (Tanıtım Bülteninden) Osmanlı İmparatorluğu'nun Ekonomik ve Sosyal Ta... Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi, Osmanlı tarihini dünya tarihinin ayrılmaz bir parçası haline getiren Halil İnalcık’ın, orijinali Cambridge University Press tarafından yayınlanan eseridir. Bu eser aynı zamanda, İkinci Dünya Savaşı’na dek siyasi ve askeri olaylardan ötesini sorgulamayan tarihçilik yaklaşımının, toplumsal ve ekonomik boyutların da katılarak zenginleşmesiyle değişen dünya tarihçiliğinin, Osmanlı tarihi bölümüne dair bir çalışma olarak düşünülüp kaleme alınmıştır. Bu çalışma, gelecek nesil tarihçiler için daha derinlemesine çalışmalar bekleyen yeni gündem maddelerini ve metodolojik örnekleri de içerir. Bu ilk ciltte Halil İnacık’ın 1300-1600 döneminin sosyal ve ekonomik tarihine dair, esere de damgasını vuran yaklaşımının ana hatları çiziliyor.Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi’nin ikinci cildi 2018 yılında okurlarla buluşacaktır. (Tanıtım Bülteninden) Kırım Hanlığı Tarihi Üzerine Araştırmalar 1441-... Kırım Hanlığı kurulurken, Osmanlı Devleti de Fatih Sultan Mehmed’in yönetimi altında bir Ortaçağ beyliğinden Yeniçağ imparatorluğuna evriliyordu. Kırım’ın kısa sürede Osmanlı İmparatorluğu’na tâbiliği kabul edişi, Altınordu’dan devraldığı Ortaçağdan kalma kabile aristokrasisine dayalı yönetim yapısını değiştirmese de, kendine özgü bir denge yarattı. Kabilelerin talepleriyle İstanbul’daki merkezi devletin taleplerini ve Rusya başta olmak üzere rakip devletlerin tehditlerini dengeleme becerisi, hanların başarısında ve hanlığın bekâsında esas belirleyiciydi. Yeniçağ’ın başlarında kurulan ve sonlarında tarihe karışan bu hanlığın tarihi, Orta ve Doğu Avrupa’daki iktidar mücadeleleriyle iç içe örülüdür. Kırım’ın rakip hanlıklarla mücadelesi, bu hanlıkların yüz yıl içinde tarihe karışmasıyla yerini Rusya, Lehistan ve Habsburglarla süren çok daha zorlu ve uzun bir mücadeleye bırakmıştır. Halil İnalcık akademik hayatı boyunca Kırım üzerine yaptığı araştırmaları gözden geçirerek derlediği bu kitapta, hanlığın ileride yazılacak bir genel tarihinin omurgasını kuruyor. Orta Avrupa’daki Habsburg-Osmanlı, Doğu Avrupa’daki Leh-Osmanlı-Rus ve Kuzey’deki Rus-Osmanlı rekabetinin görünenden çok daha karmaşık, değişken ve çok aktörlü olduğunu gözler önüne sererken, İstanbul Bahçesaray ittifakının bu bölgelerdeki kilit niteliğini tarihî olaylar üzerinden anlatıyor. Kırım tarihine dair kısıtlı kaynakları ve araştırmaları eleştirel yaklaşımla okuyarak tarih yazmanın yollarını gösteriyor. (Tanıtım Bülteninden) Has-Bağçede Ayş u Tarab Has-Bağçede 'Ayş u Tarab: Nedîmler, Şâîrler, Mutrîbler Osmanlı sarayında padişahların has-bağçede geçirdiği hoş vakitleri ve bu âdetin İslam öncesi İran imparatorluğundan Emevî, Abbasî ve Timurî saraylarına uzanan köklü geleneğini, o dönemlerde yazılmış değerli kaynaklardan derleyerek sunan bir çalışma. Padişah işret meclisi adıyla anılan bu eğlencelere yakın adamları olan nedimlerle birlikte katılır; şiir, musikî, ve raks sanatlarının en seçkin örnekleri eşliğinde eğlenirdi. Bu meclisler, hükümdarın ve imparatorluktaki seçkin sınıfların zevklerini ve yaşam tarzlarını hem yansıtır, hem yeniden biçimlendirirdi. Çiçek bahçeleri, havuzlar, fıskiyeler, su kanalları, nahiller, buhurdanlar arasında, genç sâkîlerin içki sunduğu bir mecliste şiir okuyan, saz çalan, şarkı söyleyen usta sanatkârlar eşliğinde sürülen zevk u safa, tüm Ortadoğu saraylarında vazgeçilmez bir gelenekti. Emevî ve Abbasî dönemlerinden beri bu meclisler levâzim-i saltanat yani hükümdarlığın vazgeçilmez bir âdeti olarak kabul edilirdi. Avrupa saraylarında da bu geleneğin karşılığı olan regalia, yani olağanüstü ziyafetler ve eğlenceler, hükümdarlığın gerekleri arasında sayılmıştır. Doğu'da olsun, Batı'da olsun saray kültürü halk kültüründen her zaman farklı olmuş ve bu farklılık işret meclisi geleneğine ve gösterilen tepkilere de yansımıştır. Bir yandan lalalar üzerinden şehzadelere, diğer yandan sâkînâmeler ve kabusnâmeler yoluyla üst sınıf mensuplarına en ince ayrıntısıyla aktarılan bu geleneğin muhalifleri de fütüvvetnâmeler ile kendini ifade ederdi. Halk için yazılmış ahlâk kitapları olan fütüvvetnâmelerde dinin emirlerine karşı hareketler daima kötülenmiş, şarap başlıca günah sayılmıştır. Ne var ki, sâkînâmeler ve kabusnâmeler dini kurallara aykırı sayılan unsurları İslamiyet ile bağdaştırmayı bir ödev saymıştır: bu eserlerde işret meclislerinin daima Tanrı ve Peygamber'e duâ ile başladığı ve tövbe ile son bulduğu hep vurgulanır. Zira insan zayıftır, günah işler, sonunda Gaffâru'l-zünûb -günahları affedici olan- rabbine sığınır. Osmanlı sosyal-kültürel tarihine bir katkı olarak hazırlanan bu eser, sarayın ve ona bağlı zarîfler denilen yüksek sınıfın kendine has geleneksel kültürü ile yaşamının az bilinen bir yanına ışık tutmaya çalışıyor. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 512 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.