Sepette İndirim
3.032,25 TL4.032,25 TL
--- Bir Muhtıranın Son Yaprakları ---
“Geçen gün sabahleyin, baharın en güzel göründüğü bir zamanda kırlara çıktım. Öteden beri bana güzel olarak tavsiye ettikleri ağaçları hoş bulmaya, toprakların üzerinde güneş ışığından doğan buharların havai girdaplar oluşturarak oynaştığını bir güzellik düşkünü gibi seyretmeye çalıştım. Şairlerin çiylerle süslü buldukları otları oynaşarak koparan keçileri, kuzuları uzun uzun seyrettim.Kısaca doğayı süsleyen her şeyi beğenmek, onları seyretmekten tat almak üzere saatlerce oyalandım; ama insanların bunlara niçin hayran olduklarını anlayamadım. Şaşıyorum. İnsanlar mı hayallerine aldanmışlar yoksa ben mi çıldırıyorum?”Halid Ziya’nın 1888’de “Küçük Kitaplar” üstbaşlığıyla müstakil olarak yayımladığı “Bir Muhtıranın Son Yaprakları” ve “Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası”, dönemin sanatçı dünyasına ve aile hayatına dair ustaca gözlemler içeriyor.Kuşakları etkilemiş romanlar, ufuk açıcı öyküler, ezberlere kazınmış şiirler… Gazetelerde kalmış söyleşiler, gezi yazıları, denemeler, makaleler… Edebiyatımızın farklı dönemlerinden, iz bırakan metinler Kısa Miras’la bir araya geliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Ferdi ve Şürekası - Günümüz Türkçesiyle ---
-Halid Ziya'ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.--Ahmet Hamdi Tanpınar-Halid Ziya'nın "İzmir'de yazılmış büyük romanlarımın sonuncusu" olarak tarihlediği ve "gerçek hayata pek yakın sayfalarla, hele dedemin ve babamın ticarethanesinden, banka âleminden kalmış izlerle dolu" diye nitelediği Ferdi ve Şürekâsı, edebiyatımızda çok fazla örneği olmayan kurum temalı romanlardan biridir. Kitap olarak 1895'te basılan eser, 19. asır sonu İstanbul'una, ticaret hayatına ve toplumsal sınıflara dair geniş ayrıntılarla bezeli. Çarpıcı bir aşk ilişkisinin merkeze alındığı Ferdi ve Şürekâsı'nda Halid Ziya, edebî dehasını bir kez daha göstererek romantik zengin-fakir eşleşmesine bambaşka bir açıdan bakıyor. Yazarın 1945'te elden geçirdiği roman, ilk baskılarıyla karşılaştırıldı ve özgün diline en az dokunuşla günümüz Türkçesine uyarlandı.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:192Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Can Yayınları
--- Saklanan Düşman-Erkeklere Dair Öyküler ---
Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikaye yazmaya hevesli insanlardır.
Ahmet Hamdi TanpınarMai ve Siyah ve Aşk-ı Memnu gibi başyapıtların yazarı Halid Ziya Uşaklıgil’in öyküleri de romanları kadar önemli. Yazar, öykülerinde Osmanlı’dan cumhuriyete uzanan süreçte değişen sosyal hayat üzerine gözlemlerini ve kendi hatıralarını çarpıcı tespitlerle bezeyerek aktarıyor.Halid Ziya’nın erkek karakterlerinin merkeze alındığı öykülerinin bir kısmı Saklanan Düşman’da bir araya geldi. Aşık erkekler, takıntılı erkekler, bekâr erkekler, sanatçı erkekler, kıskanç erkekler, erkek kardeşler… Toplumun farklı kesimlerinden, farklı yaşlardan onlarca karakterin birbirinden farklı hikayeleri.Yedi öykü kitabından derlenen bu on dokuz öykü, erkeklik meselesini bu defa edebiyatımızın en büyük yazarlarından birinin, Halid Ziya’nın kaleminden okumamızı sağlayacak.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Bu Muydu? Orijinal ve Sadeleştirilmiş Metin Bir... ---
Halid Ziya'ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.-Ahmet Hamdi Tanpınar-Halid Ziya'nın "Küçük Kitaplar" alt başlığıyla yayımladığı üç öyküsü -"Bir Muhtıranın Son Yaprakları" (1888), "Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası" (1888) ve "Bu muydu?" (1896)- ilk defa bu kitapta yeni harflerle okura sunuluyor. Yüz yılı aşkın bir süredir unutulmaya terk edilmiş bu metinlerde Aşk-ı Memnu'nun Bihter ve Nihal'ini, Mai ve Siyah'ın Ahmed Cemil'ini müjdeleyen karakterlerle karşılaşıyoruz. Yazarın ilk verimlerinden olan bu öyküler, büyük yazarın edebiyat dünyasının daha yolun başındayken bile ne kadar zengin olduğunu göstermesi bakımından son derece önemli.Bu kitapta, çevrimyazılarını yapıp yayına hazırladığımız öykülerin hem orijinal metinlerini hem de günümüz Türkçesine uyarlanmış hallerini bulabileceksiniz.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:200Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Can Yayınları
--- Bitmemiş Defter ---
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)
Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.
-Ahmet Hamdi Tanpınar-
Mai ve Siyah ve Aşk-ı Memnu gibi başyapıtların yazarı Halid Ziya Uşaklıgil’in öyküleri de romanları kadar önemli. Romanlarında daha belirli konular üzerinde duran yazar, öykülerinde Osmanlı’dan cumhuriyete uzanan süreçte değişen sosyal hayat üzerine gözlemlerini ve kendi hatıralarını çarpıcı tespitlerle bezeyerek aktarıyor.
Bitmemiş Defter, Halid Ziya’nın öykülerinin konularına göre yeniden sınıflandırılmasıyla ortaya çıkan bir derleme. Yazarın belki de en başarılı olduğu karakterlerin, kadınların merkeze alındığı öykülerin toplamı. Ülkesinden kaçırılıp cariye olarak konaklara satılan kadınlar, kocasını öldürenler, sanatçı kadınlar, evlenme telaşındaki genç kızlar, geçim derdiyle çırpınanlar, veremliler, bohçacı kadınlar… her yaştan, her sosyal sınıftan, kimi zaman acıklı kimi zaman gülümseten öyküler…
Ülkenin belki de “en uzun yıllarında” yaşamış, tüm deneyimlerini hayran bırakan gözlem gücüyle çağdaşlarına ve sonraki kuşaklara aktarmış yazarın, modern edebiyatımızın mimarlarından Halid Ziya’nın gözünden Türkiye’nin kadınları. Her birinde önce, “Bunlar gerçekten yaşandı mı?” diye soracağımız ama sonrasında birçoğunun hâlâ da yaşandığını fark edip şaşıracağımız benzersiz öyküler.
Editör:Mustafa Çevikdoğan
--- Kabus ---
Halid Ziya'ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.
-Ahmet Hamdi TanpınarBireysel hayal kırıklıklarının ve bir aile dramının işlenmesi Kâbus'un temel izleği olsa da oyun ayrıca toplumu ilgilendiren meselelere dair yapılan göndermelerle de dikkatleri çeker. Özellikle kadın haklarına, kadının toplum içindeki yeri, evlilik, boşanma gibi hususlara doğrudan ya da dolaylı yoldan getirilen çözümlemeler ve eleştiriler oyunun sınırlarını genişletir. Böylelikle parçadan bütüne çıkarımlarda bulunma olanağına erişilir.
-İsmail KekeçKâbus, büyük bir romancı olmasının yanında tiyatro tutkusuyla da bilinen Halid Ziya Uşaklıgil'in tek telif oyunudur. Yazar, Kâbus'tan önce Fare ve Füruzan isimli iki oyun daha kaleme almışsa da bu oyunlar dönemin anlayışına uygun olarak Avrupalı yazarların oyunlarından uyarlanmış metinlerdir. Kâbus oyununda Halid Ziya, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar gibi büyük romanlarındaki izlekleri takip eder ve eşsiz üslubuyla döneminin ahlak anlayışına, aile yaşantısına ve kadın haklarına dair önemli meseleleri birer birer dile getirir.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Mai ve Siyah - Günümüz Türkçesiyle ---
Halid Ziya'ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.-Ahmet Hamdi Tanpınar-Tereddütsüz söyleyeceğim ki yazdıklarımın hiçbirisini yazmamış olmak ihtimalini o kadar büyük bir hüzün duymayarak düşünebiliyorum. Fakat Mai ve Siyah için böyle değil! Onu yazmış olmak isterdim. Ve pek iyi etmişim ki yazmışım. Onun için, eksiklikten arınmıştır, baştan ayağa meziyettir demiyorum. Fakat onda hemen bütün ben varım, benim bir daha geri gelmeyecek olan emellerle, hülyalarla ve onların yanı başında hüsranlarla, elemlerle dolu olan gençliğim var. Hatta yalnız benim değil… Bütün gençler var... Memleketimin bedbaht gençliği var. Sizler varsınız...-Halid Ziya Uşaklıgil-Kitap olarak ilk defa 1898'de basılan Mai ve Siyah'ın bu baskısı hazırlanırken Halid Ziya'nın romandaki düzenlemelerini de içeren 1938 baskısı esas alındı. Bu iki baskı karşılaştırılıp yıllardır süregelen hatalar tek tek saptandı. Açıklamalı notlarla ve ilk baskıdan görsellerle zenginleştirilen roman, yazarın üslubuna müdahale edilmeden günümüz Türkçesine uyarlandı. İlk defa okuyucuyla buluşmasının üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçse de bu başyapıt, hâlâ tefrikasına başlanıldığı günkü kadar yeni. O günden bugüne, ülkenin bütün kuşaklarınca okundu, tartışıldı, tekrar tekrar yorumlandı. Daha önemlisi, hep sevildi. Çünkü Mai ve Siyah, bizim romanımız.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:336Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Can Yayınları
--- Kırk Yıl 2. Cilt - Açıklamalı Orijinal Metin ---
"Bugün, ta uzaklardan, uzun yılların türlü türlü vukuatla dolu fasılasının beri tarafından, bu henüz genç, henüz hayatın boğuşmalarından yıpranmamış, ancak kırk yaşlarında, daha geçtiği yollarda ayakları kendisini yere kapanacak kadar sarsan taşlara ilişmemiş, henüz bir daha kalkılamayacak sukutlarla sendeleyip baş aşağı düşüp yuvarlanmamış adamı görüyorum. Yüreğinde azîm bir duygu izdihamının sıkleti, ciğerlerinde elastikiyetini kaybeden bir nefes darlığı, uykusunun içinde yürüyen bir hasta halinde, beyni donuk, gözleri görmeden bakar, diz bağlarında dakikadan dakikaya daha ziyade çözülüp gevşeyen bir istidatla onu ilk defa ateşe karşı yürüyen bir genç nefer gibi mihaniki bir cisim duygusuzluğunda buluyorum. Ve böyle uzaklardan ona bakarken, adım adım onu takip ederken sanki yanı başında ona refakat ediyormuşçasına kulaklarına fısıldıyorum: 'Çocuğum, bu karanlık, daracık yolun ifadesini anlıyor musun?..'"Kırk Yıl, 1865 doğumlu Halid Ziya Uşaklıgil'in yaşamının ilk dönemini anlattığı bir anı kitabı. Başta II. Abdülhamid dönemi olmak üzere II. Meşrutiyet ve sonrasında yaşananları kendi deneyim ve tanıklıkları üzerinden anlatan Uşaklıgil, edebiyattan sanata, devrin İstanbul'undan kültürüne kadar birçok konuya dair düşüncelerini açıksözlülükle dile getirir. Dönemin edebiyat çevreleri ve saray erbabını da işin içine dahil eden kitap, geç dönem Osmanlı'ya dair sunduğu panoramayla dikkat çeker.#edebiyatımızınmirası #ikinciabdülhamid #dönem #osmanlı #kültür #istanbul
(Tanıtım Bülteninden)
--- Mai ve Siyah-Açıklamalı Orijinal Me ---
Halid Ziya'ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.
-Ahmet Hamdi Tanpınar-
Tereddütsüz söyleyeceğim ki yazdıklarımın hiçbirisini yazmamış olmak ihtimalini o kadar büyük bir hüzün duymayarak düşünebiliyorum. Fakat Mai ve Siyah için böyle değil! Onu yazmış olmak isterdim. Ve pek iyi etmişim ki yazmışım. Onun için, eksiklikten arınmıştır, baştan ayağa meziyettir demiyorum. Fakat onda hemen bütün ben varım, benim bir daha geri gelmeyecek olan emellerle, hülyalarla ve onların yanı başında hüsranlarla, elemlerle dolu olan gençliğim var. Hatta yalnız benim değil… Bütün gençler var... Memleketimin bedbaht gençliği var. Sizler varsınız...
-Halid Ziya Uşaklıgil-
Kitap olarak ilk defa 1898'de basılan Mai ve Siyah'ı hazırlarken Halid Ziya'nın romandaki düzenlemelerini de içeren 1938 baskısını esas aldık. Bu iki baskıyı karşılaştırıp yıllardır süregelen hataları tek tek saptayarak açıklamalı notlarla ve ilk baskıdan görsellerle eseri zenginleştirmeye çalıştık. İlk defa okuyucuyla buluşmasının üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçse de bu başyapıt, hâlâ tefrikasına başlanıldığı günkü kadar yeni. O günden bugüne, ülkenin bütün kuşaklarınca okundu, tartışıldı, tekrar tekrar yorumlandı. Daha önemlisi, hep sevildi. Çünkü Mai ve Siyah, bizim romanımız.
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
360
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Can Yayınları
--- Bir Acı Hikaye - Açıklamalı Orijinal Metin ---
Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.Ahmet Hamdi Tanpınar
“Bugün hâlâ onun güzel siması, kara gözleri, beyaz dişlerini gösteren tatlı tebessümü, Kartaltepe kabrinin derinliklerinde ebediyen sönmüşken, ben ne zaman penceremden bahçemin kapısına baksam, Vedad geliyor, Vedad kapının önünde başını kaldırıyor ve biçare babasını gene o tebessümüyle selamlıyor zannediyorum. Onun bu hayali hiçbir zaman gözlerimden silinmeyecek.”
Vedad Uşaklıgil, 3 Aralık 1937 tarihinde Arnavutluk’un Tiran şehrinde büyükelçilikte görevliyken intihar etmiştir. İşte Bir Acı Hikâye, Halid Ziya’nın oğlu Vedad’la ilgili hatıralarını ele alan ve bu elemli hadise üzerine eğilen bir eserdir.
Evlat ölümü gibi tahammül etmesi güç bir durumla yüz yüze gelen yazar, yaşadıklarını ve ıstıraplarını yazarak kendini teskin etmeye çalışır. Eserini yazarken nihayette kaleminden kan damlayacağını ve derin ıstıraplar duyacağını bilse de hatıralarını okurlarla paylaşarak rahatlamak yolunu seçer. Bu tür eserlerin bir başka yazılış gayesi daha vardır ki o da yazarın vefat eden kişiye duyduğu derin muhabbetle onu toprağa teslim ettikten sonra da yaşatmak istemesidir.Necati Tonga
(Tanıtım Bülteninden)
--- Aşk-ı Memnu - Günümüz Türkçesiyle ---
Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Bu aşk, Bihter’in aşkı, Bihter’le Behlul’ün yasak aşkı, yazarın asıl yazmak istediği ve en çok başarılı olduğu bölüm... Çünkü romanın asıl hayatı Nihal’in vakası olduğu ve onda çok başarılı olduğu halde yazar bunda yüz kat fazla başarılı olmuş, ona oranla “benzersiz” denilecek kadar bu aşkı kusursuz ve nefis bir biçimde yazmıştır. Bu aşkı başlangıcından sonuna kadar bütün anları ve dönemleriyle kılı kırk yararcasına çözümleme ve açıklamada büyük, pek büyük bir kudret ve sanat var. Bu kadar yakından ve bu kadar derinden tanıdığımız bu genç kadının ruh ve aşkı bizi büyülüyor ve sarhoş ediyor; Nihal’le ruhumuzun en ince ve gözyaşı dolu etkilenmelerimiz heyecana getirildikten sonra Bihter’in, “bu İstanbul’un en nefis kadını”nın hayat ve ruhuna girerek o kadar belirsiz, özleyen, ıtırlı bir tutku rüyasına katılıyoruz. Ve bunda o kadar derin ve karanlık bir duygulanma var ki biz de temiz kalmakla düşkünlük arasında Behlûl gibi kararsız kalıyoruz ve hangisini tercih edeceğimize uzun müddet tereddüt ediyoruz.
Mehmed Rauf
Yazarın özgün diline en az dokunuşla günümüzün Türkçesine uyarlanmış, hâlâ yepyeni bir roman.
Aşk-ı Memnu, her zaman okunacak.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
