Sepette İndirim
2.319,92 TL3.093,22 TL
--- Neden Yazıyorum ---
George Orwell beş altı yaşlarından itibaren yazar olması gerektiğini biliyordu. Bir kaplana dair olduğunu hatırladığı, küçük yaşta kaleme aldığı ilk şiirinden başlayarak onu geçimini sağlayacağı denemelere, 1984 ve Hayvan Çiftliği gibi klasiklere kadar götüren yazarlık yolculuğunda bildiği yoldan şaşmayan bir kalemdi. “Neden Yazıyorum” bu açıdan, boş sayfanın başına geçen yalnız çocuklar, yazıya hayatını adayanlar için değerini hiç kaybetmeyen bir metin oldu.
George Orwell Neden Yazıyorum’a adını veren denemesinde yazma içgüdüsünün ardındaki sebeplerin neler olabileceğini irdeliyor, “Aslan ile Tekboynuz”da savaş zamanı İngiltere’sine mercek tutuyor, “Bir İdam”da Burma’da görev yaptığı dönemde idam edilen bir mahkûmu anlatıyor, “Bir Fili Vurmak”ta ise yine Burma’da saldırgan bir fili öldürmesi emredildiğinde yaşananları aktarıyor.
“‘Neden Yazıyorum’ birçok nesilden okuru derinden etkiledi. Çünkü kemikten gelen bir ahlaki güvenirliğe, sanatsal kuvvete sahip bir adam ve yazar olan George Orwell’in kaleminden çıkmıştı; ne yazıyorsa onu yaşıyor ve tecrübelerinin derinliklerinden beslenerek yazıyordu o.” –John Rodden
“Orwell; Hazlitt, belki de Dr. Johnson’dan sonra, en büyük İngiliz denemecisi.”
Irving Howe
(Tanıtım Bülteninden)
--- Edebiyat Üzerine ---
Eric Blair, namı diğer George Orwell’in hayatı Eton’dan mezun olduktan sonra daha konforlu bir yolda ilerleyebilirdi. Oysa bağımsızlığına düşkündü, belki düzenli bir gelir kazanmayacak, istikrarlı olarak yazılar yazdığı bir yayın olmayacaktı. Fakat özellikle üzerinde çalıştığı deneme türü sayesinde geçimini kazanacak, istediğini istediği biçimde söyleyebilecekti.
Orwell, Edebiyat Üzerine adlı bu seçkisinde okuyacağınız yirmi iki yazıda, roman sanatının savunusunu yapıyor, Hayvan Çiftliği’nin karşılaştığı sansür çabalarından bahsediyor, bilimkurguya, basın özgürlüğüne, kitap fiyatlarının pahalılığına dair bitmek bilmeyen o tartışmalara, edebiyat ile sol düşünce arasındaki ilişkiye değiniyor, mizah, şiir, siyah biraya dair fikirlerini paylaşıyor.
“Çağının, birbiriyle yarışan tutuculuğu ve baskıcılığıyla, elinde eski daktilosu ve inatçı kişiliğinden başka bir şey olmadan yüzleşti."
–Christopher Hitchens
“1950 yılında hayatını kaybetmiş olsa da, Orwell’in nasılyapmalı tarzında yazdığı zekice denemelerindeki dile ve siyaset tarzına dair fikirleri, haftalık siyasi yorumları ve edebiyat eleştirileri güncelliklerini korumakla kalmadılar sadece, çaresizce ihtiyacımız da var onlara.”
–Jeffrey Meyers
(Tanıtım Bülteninden)
--- Hayvan Çiftliği - Bilimkurgu Klasikleri ---
“Modern tarihin karanlık tarafı üzerine yazılmış en önemli hiciv.”
Malcolm Bradbury
Retro Hugo En İyi Novella Ödülü / Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü
“Tüm Hayvanlar Eşittir. ama Bazi Hayvanlar Daha Eşittir.”
George Orwell yazdığı kitaplar ve denemelerin yanı sıra kişiliği, ideolojisi ve yaptıklarıyla da 20. yüzyıla damga vuran, hatta çağımızı değiştiren bir isim. Orwell’in maharetleri her ne kadar kitaplarıyla sınırlı olmasa da Hayvan Çiftliği, siyasi hiciv geleneğinin ve distopyanın çağımızdaki en iyi örneklerinden biri.
Kurgusal bir dünya. Eşitlikten uzak bir düzen. Bir tarafta açgözlü, dik kafalı, hırslı insanlar. Diğer tarafta ise insanların anlayıştan uzak, kötücül yönetiminden usanmış, ezilen hayvanlar. İki tür arasındaki savaşın kıvılcımlandığı bir çiftlik. Bu çiftlikte bilinçlenip kendilerini geliştirerek tüm hayvanları insanların zorbalığından kurtarmayı amaçlayan bir hayvan topluluğu. Büyük bir iktidar savaşı.
Konak Çiftliği’ndeki hayvanlar, sahipleri Bay Jones’un tahakkümünden kurtulup kontrolü ele geçirdiklerinde özgürlük ve eşitliğe dayanan bir gelecek hayaline kapılmışlardı. Bay Jones çiftliğini geri almak için planlar yaparken Kartopu ve Napolyon adlı domuzların liderliğindeki hayvanlar da çiftliğin düzenini süratle “insani” bir seviyeye çekmeye başlamıştı.
Hayvanlar her ne kadar domuzların izinden gitse de kurdukları düzen demokratikti. En nihayetinde tüm hayvanlar eşitti. Ama gerçekten öyle miydi? İnsanların rolünü üstlenmeye başlayan domuzlar günbegün gücü ele alacak, hayvanlar ise otorite sahipleri değişse de otoritenin değişmediğini göreceklerdi.
Hayvan Çiftliği, tiranlığın sonu gelmez döngüsü.
Orwell’in 1945 ve 1947 tarihli önsözleriyle.
Burak Şentürk’ün illüstrasyonlarıyla.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Kitaplar ve Sigaralar ---
George Orwell’in ne zaman sigara içmeye başladığına dair herhangi bir kayıt yok. Sadece sigara içmenin yasak olduğu Eton Koleji’ne gelmeden önce başladığını biliyoruz. Hayatı boyunca ciğerlerinde sorunlar yaşayan ve sert tütünden sigaraları tek elle sarmaya Fransa’da geçirdiği dönemde alışan Orwell gerçekten de sağlam bir tiryakiydi, BBC’de çalıştığı sıralarda kantinde yamuk yumuk sarma sigaralar tüttürdüğünü gören arkadaşları bu manzarayı asla unutmayacaklardı.
Kitaplar ve Sigaralar, yazarın yedi denemesini bir araya getiriyor. Bu denemelerde, Orwell’in kitaba mı yoksa sigaraya mı daha çok para harcadığına dair hesaplarını, kitapçılık yaptığı günlerdeki anılarını, sansüre ve eleştirmenliğe dair fikirlerini görebiliyor, ayrıca çocukluğunun Birinci Dünya Savaşı öncesindeki günlerini de okuyabilme şansı buluyoruz.
“Hastanedeki yatağının yanındaki, hayatta kalsaydı kaleme alabileceği romanlara dair notlarından birinde ‘Sigara Odası Hikâyesi’ yazıyordu. George Orwell’in hayat hikâyesine de uygun bir başlıktı bu.”
John Sutherland
“Orwell’in denemeciliği, estetik açıdan düşünüldüğünde, romancılığından çok daha iyidir.”
Harold Bloom
(Tanıtım Bülteninden)
--- Rahat Bir Nefes İçin ---
George Orwell, 1937’yi İspanya İç Savaşı’nın tam ortasında geçirmiş ve aynı yılın Mayıs ayında boğazından yaralanmıştı. 1938’e ağır hasta olarak giren Orwell, sıcak bir iklimde daha hızlı iyileşeceği tavsiyesini alınca, kışın Marakeş’te yaşadı. Bu dinlenme döneminde yazdığı Rahat Bir Nefes İçin 1939’da yayımlandı, epey ilgi gören roman Orwell’in belki de mizahi yanı en güçlü eseri oldu.
George Bowling, kırk beş yaşında, evli ve çocuklu, gittikçe kilo alan bir sigortacıdır. Geleceğe dair bir korku büyüyordur aklında. İkinci Dünya Savaşı’nın kapıda olduğu günlerdir sonuçta. Bowling uzaklaşmalı, yaşadığı yeri terk edip çocukluğunun masumiyetine, huzuruna geri dönmelidir. George Orwell’in yayımlanan yedinci kitabı olan Rahat Bir Nefes İçin nostaljiye, orta sınıfın özgüven aşındırıcı kaygılarına dair unutulmaz bir eleştirinin romanı.
“Yazarlığındaki tarzı onu ölümsüzlerin kategorisine yerleştiriyor, eleştirmenliğindeki cesareti ise açtığı acı savaşların ötesinde yaşıyor.”
Christopher Hitchens
“Fazlasıyla komik, aynı zamanda canlandırıcı bir şekilde gerçekçi. 1984’ün embriyo hali burada. Hayvan Çiftliği’nin de. Hem iki klasiğin tohumlarını içeren hem de kendi başına zengin bir okuma deneyimi sunan nadir romanlardan.”
Sunday Times
(Tanıtım Bülteninden)
--- Papazın Kızı ---
George Orwell dört dönem boyunca öğretmenlik yaptığı bir zamanın ardından, 1934 yılında deneysel bir metni kaleme almaya başladı. James Joyce’un edebiyatından izler taşıyan, beş ayrı ve kendine has kısma ayrılmış Papazın Kızı adlı bu roman 11 Mart 1935’te yayımlandı. Her ne kadar Orwell’in pek memnun olmadığı eserlerinden olsa da Papazın Kızı, yazarın çalışmaları arasında ayrıksı tarafıyla yıllar içinde kendine özel bir yer edindi.
Dorothy Hare uslu bir kızdır, bir papaz olan babasının her istediğini yerini getirir. 1930’ların ekonomik buhranı içindeki İngiltere’de hayat zordur, borçlar biriktikçe birikir. Kilisenin çocuk tiyatrosu için kostümler hazırlayan Dorothy’nin etrafındaki yoksulluktan etkilenmemesiyse mümkün değildir. Derken kendini Londra’da ne yapacağını bilemez bir halde bulur, ipek çoraplar giymiştir, cebinde para da vardır ama kim olduğuna dair hiçbir şey hatırlamıyordur. Papazın Kızı, babasının, dininin korunaklı sınırları dışında kalıp toplumsal gerçeklerle aniden yüzleşen bir masumun bir acayip serüveni.
“Orwell içinde kendimizi gördüğümüz, ödün verilmiş hayatları anlattı.”
The Observer
“Her yaşta tekrar keşfedilebilecek ve keşfedilmesi gereken bir yazar.”
Irish Times
(Tanıtım Bülteninden)
--- Yoksullar Nasıl Ölür? ---
1928 yılında Paris'e gelen George Orwell, 1929'un Mart'ında hastalandı ve bir süre bu şehirdeki bir hastanede kaldı. Orada gördükleri uzun zaman aklından çıkmayacaktı. Orwell, aynı zamanda İspanya İç Savaşı'nda bir kere kulak enfeksiyonu, bir kere de boğazından vurulduğu için hastaneye kaldırılmıştı. Yoksullar Nasıl Ölür'e adını veren denemesinde, hayatı akciğer sorunlarıyla geçen ve zor koşullarda çalışan birçok hastanede bulunmuş yazar, kendi tecrübelerinden de yola çıkarak tıp yazını ve tarihini irdeliyor, yoksul hastaların yaşadıkları zorluklardan bahsediyor.
Orwell, yine bu kitapta okuyacağınız diğer denemelerinde ise polisiye edebiyata, Salvador Dali'ye, içilecek güzel bir yerin nasıl olması gerektiğine, Arthur Koestler'e, Marakeş'e, İspanya İç Savaşı'na değiniyor. Yoksullar Nasıl Ölür, güncelin sorunlarından asla kaçmayan ama kafasının estiği yere gitmekten de çekinmeyen bir yazarın denemelerinden oluşan kıymetli bir seçki.
"Art arda yazıldığında, Orwell'in dürüstlük, nezaket, özgürlük, adalet gibi temel değerleri birçok insan için muğlak kalabilir ama hiç kimse, yirminci yüzyılın en karanlık günlerinde, bu fikirlerin ne anlama geldiğiyle onun kadar boğuşmamıştır."–Dorian Lynskey
"Orwell, kendini yayımlanan sahteliğin, ikiyüzlülüğün ve yalanların maskesini sertçe düşüren biri olarak görüyor, insanlara duymak istemediklerini anlatıyordu."–Bernard Crick
(Tanıtım Bülteninden)
--- 1984 - Bilimkurgu Klasikleri ---
“En sevdiğim kitaplardan biri. Defalarca, sıkılmadan okudum.” Margaret Atwood
Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü
“Bilinçlenene Kadar Asla İsyan Etmeyecekler, İsyan Edene Kadar Bilinçlenmeyecekler.”
George Orwell yazdığı kitaplar ve denemelerin yanı sıra kişiliği, ideolojisi ve yaptıklarıyla da 20. yüzyıla damga vuran, hatta çağımızı değiştiren bir isim. Orwell’in maharetleri her ne kadar kitaplarıyla sınırlı olmasa da başyapıtı 1984 sadece distopya edebiyatında değil, dünya edebiyatında bir mihenk taşı.
Yıl 1984. Savaş ve devrimden sonra değişmiş, tanınmayacak halde bir dünya. Bu dünyayı kontrol eden üç büyük ülke: Okyanusya, Avrasya ve Şarkasya. Okyanusya’da iktidarı elinde tutan Parti. Parti’nin sureti Büyük Birader. Herkesin gece gündüz, adım adım izlendiği bir düzen. Eylemleri ve hatta düşünceleri kontrol altında tutan Düşünce Polisi.
Winston Smith, bu totaliter düzen içinde, Hakikat Bakanlığı’nın Arşiv Bölümü’nde çalışıp büyük bir özenle geçmişi Parti adına yeniden yazmaktaydı. Ancak içten içe özgürlük ve sisteme karşı başkaldırma hayalleri kuruyordu. Kendisi gibi düşünen, Parti’yi çökertmek isteyen başkalarının olduğuna da emindi.
Kendisiyle aynı uğurda savaşan yoldaşlarından birine âşık olup en büyük yasaklardan birini çiğneyen Winston, bu isyanında savaşın, özgürlüğün ve cehaletin ne anlama geldiğini, bireyselliğin bedelinin ne olduğunu, iktidarın sınırlarının nereye kadar uzandığını zor yoldan öğrenecekti.
1984, özgürlüğün ve özgünlüğün karabasanı.
(Tanıtım Bülteninden)
--- 1984 ---
İngiliz yazar George Orwell, ülkemizde daha çok Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş bir diğer çok ünlü eseridir. 1940'lardaki "reel sosyalizm"in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak kabul edilir.
Hayvan Çiftliği'nin başkişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olan domuzlar, kısa sürede önder bir takım oluşturur; ama devrimi de yine onlar yolundan saptırır. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin'i simgelediği açıktır. Diğer kahramanlar gerçek kişileri çağrıştırmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir.
Altbaşlığı bir peri masalı olan Hayvan Çiftliği, bir masal anlatımıyla yazılmıştır; ama küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değil, çarpıcı bir politik taşlamadır.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
