Sepette İndirim
2.265,40 TL3.020,53 TL
--- Hayvan Çiftliği ---
Bir zamanlar İngiltere'de içindeki hayvanların çok çalıştırıldığı, aç bırakıldığı, sahipleri tarafından kötü muamele gördüğü bir çiftlik varmış. Bir gün hayvanlar en akıllıları olan domuzların önderliğinde bu ezildikleri düzene başkaldırmış ve çiftliğin yönetimini ele geçirmiş. Ve sonra ... ve sonra her şey ters gitmiş.
Sloganlar, yüce duygular, adalet, eşitlik fikirleriyle yaratılan bir cennetin cehenneme dönüşmesi ne kadar uzun sürebilir?
Orwell'in Stalin Rusya'sına yönelik fablı aslında bir insanlık kullanma kılavuzu değil de nedir? Değişenin sadece isimler, yüzler ve yerler olduğu zamansız bir hikaye.
"Bir gün kocaman bir beygiri dar bir yolda önüne katmış götüren ve hayvan ne zaman dönmek istese onu kırbaçlayan on yaşlarında bir çocuğu görünceye kadar. O zaman birden aklıma geldi ki böyle hayvanlar eğer güçlerinin bilincinde olsalardı onlara zorla hiçbir şey yaptıramazdık; insanlar hayvanları tam olarak zenginlerin proletaryayı sömürdüğü gibi sömürüyorlardı."
(Tanıtım Bülteninden)
--- Nefes Almak için ---
Her şey yeni takma dişlerini aldığı gün başladı.George Bowling, karısı ve iki çocuğuyla birlikte ortalama bir şehir evinde yaşayan, orta yaşlı bir sigorta satıcısıdır. Bir gün, bir bahisten para kazandıktan sonra, doğup büyüdüğü kasabaya dönüp eski günleri hatırlamaya karar verir. Otuz yıl önce çok sevdiği o gölette balık tutma hayaliyle yola çıkar. Fakat gölet kurumuştur, kasaba tanınmaz hale gelmiştir ve bombardıman uçakları tepede dolaşmaktadır.
1938 yılında yazılmış ve 1939 yılında yayımlanmış Nefes Almak İçin, geçmişe duyulan özlem ve modern zamanlar arasında sıkışmış hepimizin hayran kalacağı bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Katalonya'ya Selam ---
İspanya İç Savaşına dair bir tanıklık.
İç Savaş sırasında milis güçlerinde bir gönüllü olarak yaşadığı tecrübeyi aktaran Orwell, Barcelona'daki savaşın ilk devrimci aşamalarını ve cephenin korkunç gerçekliğini gözler önüne seriyor. Katalonya'ya Selam dünyanın dört bir tarafından "son büyük dava" için bir araya gelen devrimcilerin, Franco'nun faşist güçlerine karşı verdikleri mücadeleyi anlatırken, Cumhuriyetçi cephede yaşanan çatışmaları da su yüzüne çıkartıyor.
Orwell bu savaşa, davaya inanan bir devrimci olarak katılmış olsa da 1938 tarihli bu eserinde son derece tarafsız ve ideolojiler üstü bir üslup benimsiyor.
"İspanya'da savaşan gönüllüler, bu savaşın anılarını yüreklerinde kötü bir yara gibi taşımışlardı. Çünkü insan haklı olduğu halde yenilebileceğini, zorbalığın gayrete boyun eğdireceğini, kimi zaman cesaretin mükâfatının olmadığını İspanya'da öğrenmiştir." -Albert Camus
(Tanıtım Bülteninden)
--- Paris ve Londra'da Beş Parasız ---
"Şimdiye kadar gelecek hakkında hiç düşünmemiştim, ancak artık bir an evvel bir şeyler yapmam gerektiğini anladım."
Paris ve Londra'da Beş Parasız, distopyalarıyla 20. yüzyıla damgasını vurmuş George Orwell'ın Paris ve Londra'daki sefalet günlerini anlatıyor.
Paris'te beş parasız ve tükenmiş bir halde iş aramaya koyulan ve bu sürede pek çok maceraya atılan yazar, birbirinden farklı insanlarla tanışıp yoksulluğu tecrübe ederken bir yandan da Paris sokaklarına ve insanlarına dair gözlemlerini paylaşıyor.
Ne yazık ki Paris'te aradığını bulamayan ve yoksulluğun pençesinden kurtulamayan yazar, çareyi Londra'ya gitmekte buluyor. Ancak burada da onu düşkünler evinde bir yaşam ve işsizlik karşılıyor. Daha zor koşullarla ve açlıkla mücadele etmek zorunda kalıyor; Londra'nın evsizleri, berduşları, sokak ressamları ve yoksul kesimden pek çok insanla tanışıyor ve kendi deneyimlerinden de yola çıkarak bir sistem eleştirisi sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Papazın Kızı ---
Knype Hill papazının kızı Dorothy Hare, itaatkâr evlat ve saçını süpürge eden hizmetçi rollerini asla şaşmadan yerine getirmektedir. Günlerini kilisedeki tiyatro gösterilerine kostüm dikerek, cemaati ziyaret ederek ve kar topu gibi büyüyen borçların nasıl ödeneceğini düşünerek geçirmektedir; ta ki kim olduğunu bilmez halde evinden çok uzaktaki Londra’da uyanana dek.
Dorothy böyle bir hayatın içinde mi büyümüştü? Gündüzlerini boş bir mideyle dolaşarak ve gecelerini ıslak ağaçların altında titreyerek mi geçirmişti? Hatırlayamadığı geçmişte bile böyle mi yaşamıştı? Nereden gelmişti? Kimdi?
George Orwell, hafıza kaybıyla üst sınıftan kopardığı karakteriyle okurunu 1930’lar İngiltere’sinin işsizlik, sefalet ve açlık dolu depresyon dönemine götürüyor. Dorothy’yle birlikte işçilerin, kadınların ve evsizlerin gündelik hayatlarında karşılaştıkları zorlukları gösteriyor, hayatı derinden etkileyen sosyal gerçekliklerin inancı nasıl sarstığını irdeliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Wigan İskelesi Yolu ---
1930’larda sanayi merkezlerindeki işçi sınıfının hayat koşullarını gözlemlemek için İngiltere’nin kuzeyine gönderilen Orwell bu araştırmalarını Wigan İskelesi Yolu’nda topladı. Sosyal adaletsizlik, sıkışık varoş evleri, tehlikeli madencilik koşulları, sefalet, açlık ve artan işsizliğe dair unutulmaz betimlemeleri cesur bir dürüstlük ve öfke doludur. Çözüm olarak sunduğu sosyalizmi ise sınıf meselesi üzerinden inceleyerek tanımladı. Kendi politik fikirlerinin nasıl oluştuğunu da gösteren bu araştırma, Orwell’in en çarpıcı eserlerindendir.
“Gerçek bir deha. Orwell’in bütün öfkesi ve hayal kırıklığı Wigan İskelesi Yolu’nda anlam bularak dışa vuruluyor.”–Peter Ackroyd, The Times
(Tanıtım Bülteninden)
--- 1984 - Umberto Eco'nun Önsözüyle ---
Savaş Barıştır Özgürlük Köleliktir Cahillik Güçtür
"Orwell'in asıl yaptığı, yüzyılımızın canavarının totaliter diktatörlük olduğu ve totalitarizmin ölümcül mekanizması karşısında ideolojik farklılıkların pek de bir değeri olmadığı şüphesini ortaya atmaktır.
Kitabın bir yardım çığlığı, bir uyarı ve bir itham olarak görülmüş olmasının haklı gerekçelerinden biri budur hiç şüphesiz ve bu durum kitabın dünyanın dört bir tarafında milyonlarca okuru büyülemiş olmasında da rol oynadı.
Burada söz konusu olan, genelde ‘edebiyat' olarak algıladığımız ve güzel yazı yazmakla özdeşleştirdiğimiz şey değildir sadece. Burada güçlü bir öngörü söz konusudur, bunu tekrar etmekte fayda var.
Ama bütün öngörülerin konusu gelecek veyaöte dünya değildir."
-Umberto Eco
(Tanıtım Bülteninden)
--- Aspidistra ---
Gordon Comstock sıkıcı orta sınıf saygınlığından ve paraya tapınmaktan nefret eden bir adamdır. Reklam şirketindeki “iyi” işini bir kitapçıda çalışmak üzere bırakır. Yazılarına odaklanmayı umut eder. Fakat bunun yerine, yaratıcılığını ve ruh halini altüst eden bir yoksulluğa sürüklenir. Sadece sevgili Rosemary onun seçtiği hayatı sorgulamasına sebep olan bir güce sahiptir.
Peki Gordon paraya karşı açtığı savaşı kazanabilecek midir?
Gordon Comstock karakteri aracılığıyla George Orwell topluma karşı olan hoşnutsuzluğunu ortaya koyar. Otobiyografik ayrıntılarla dolu Aspidistra, materyalist bir varoluştan kaçma mücadelesinin ne kadar zor olduğunu anlatır.
“Orwell yoksulluğun yarattığı yabancılaşma ve yalnızlığı çok dokunaklı bir biçimde tasvir ediyor.”
Jeffrey Meyers
“Açık ve sert bir dille yazılmış, yürek burkan bir yoksulluk hikâyesi.”
Cyril Connolly, New Statesman
(Tanıtım Bülteninden)
--- Burma Günler ---
Burma Günleri, Britanya İmparatorluğu'nun Burma'daki sömürgecilik zamanlarında yaşanan yerel yozlaşmayı ve imparatorluğun bağnazlığını anlatır. Bir kereste tüccarı olan Flory, imparatorluk yanlısı olan Dr. Veraswami ile arkadaş olur. Doktorun yardıma ihtiyacı vardır. Kyauktada Sulh Hâkimi U Po Kyin onu mahvetmeye hazırlanmaktadır ve onu kurtarabilecek tek şey Avrupa'nın himayesidir: beyazlardan oluşan bir kulübe üyelik. Bu sırada genç ve güzel bir İngiliz olan Elizabeth Lackersteen Paris'ten Burma'ya gelir. Sonunda Flory içinde bulunduğu yalnızlığından, aşk ve evlilik sayesinde kurtulabileceğini düşünür.
Orwell'in ilk romanı olan ve Burma'da görev yaptığı yıllarda İngiliz sömürgeciliğine bakış açısını anlatan Burma Günleri gerçekçi dili ve derinlikli karakterleriyle etkileyici bir eser niteliği taşıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Burma Günleri ---
Burma Günleri, Britanya İmparatorluğu’nun Burma’daki sömürgecilik zamanlarında yaşanan yerel yozlaşmayı ve imparatorluğun bağnazlığını anlatır. Bir kereste tüccarı olan Flory, imparatorluk yanlısı olan Dr. Veraswami ile arkadaş olur. Doktorun yardıma ihtiyacı vardır. Kyauktada Sulh Hâkimi U Po Kyin onu mahvetmeye hazırlanmaktadır ve onu kurtarabilecek tek şey Avrupa’nın himayesidir: beyazlardan oluşan bir kulübe üyelik. Bu sırada genç ve güzel bir İngiliz olan Elizabeth Lackersteen Paris’ten Burma’ya gelir. Sonunda Flory içinde bulunduğu yalnızlığından, aşk ve evlilik sayesinde kurtulabileceğini düşünür.Orwell’in ilk romanı olan ve Burma’da görev yaptığı yıllarda İngiliz sömürgeciliğine bakış açısını anlatan Burma Günleri gerçekçi dili ve derinlikli karakterleriyle etkileyici bir eser niteliği taşıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
