Sepette İndirim
4.544,25 TL5.544,25 TL
--- Tatsız Bir Olay ---
Petersburg’lu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet ederken bir yandan da şampanyalarını yudumlamaktadır. Rusya’da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu, Dostoyevski’nin deyişiyle, “güzel ülkemizin değerli çocukları”nın kalkınma hareketlerine giriştikleri yıllardır. Generallerden biri, İvan İlyiç, aşağı dereceden memurlara iyi davranmak gerektiğini savunur. Ona göre yeni dönemin özelliği bu olacaktır: hümanizm. Ama İvan İlyiç önce arkadaşları arasında alay konusu olur, sonra iddiasını kanıtlamak için bir memurun düğününe katılır ve deyim yerindeyse, “kaş yaparken göz çıkarır”.
“Hikâye, bir insanın kendisi hakkındaki fikirleri, idealleri ve güdüleri ile bunların gerçeğin insafsız ışığındaki görüntüleri arasındaki büyük uçurumu ele alıyor. Temanın acımasızlığı, kişinin beklentilerini gerçekleştirememekteki dramının, aslında gülünç olduğunu fark etmesinde ortaya çıkıyor.”
- Jessie Coulson
(Tanıtım Bülteninden)
--- Beyaz Geceler-Fotoğraflı Klasik ---
Öykünün yalnız ve hayalperest anlatıcısı, Petersburg’un “beyaz geceler”inde sokaklarda dolaşırken Nastenka adında bir genç kızla tanışır. Nastenka da bir o kadar yalnızdır. İkinci buluşmalarında aralarında bir dostluk doğar; Nastenka, ona yaşamöyküsünü anlatır: Âşık olduğu genç adam, bir yıl sonra geri döneceğini söyleyerek Moskova’ya gitmiş ama aradan bir yıl geçmesine karşın tek bir mektup bile yazmamıştır. Kahramanımız, Nastenka’yı dinlerken ondan çok etkilenir ama duygularını gizler.
Yalnızca XIX. yüzyıl Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının en büyük yazarlarından Dostoyevski’nin 27 yaşında yazdığı Beyaz Geceler, sevecen, okuru sarıp sarmalayan hüzünlü bir uzun öyküdür. Aynı zamanda hem bir aşk üçgeninin hem de bir kişilik parçalanmasının öyküsüdür.
“Dört gece süren bir aşkın hayali” diye tanımlanabilecek bu mütevazı kitabı, Dostoyevski ve eseriyle ilgili ayrıntılı notlar eşliğinde Sabri Gürses’in çevirisiyle sunuyoruz.
Türkiye'den 20 çağdaş fotoğrafçı Can Klasikleri’nin bu özel dizisi için 20 kitabın kapak fotoğrafını özgün yorumlarıyla hazırladı.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Uysal Kız-Kısa Klasikler 14 ---
Fyodor Dostoyevski’nin Uysal Kız adlı bu öyküsü bir gazete haberinden, gerçek bir olaydan yola çıkmakla birlikte yazarın da belirttiği gibi tümüyle düşsel boyutlara uzanıyor. 20. yüzyılın sadece romanını değil düşünce yaşamını da derinden etkileyen yazar, bir karakterin düşünceleri arasında gezinerek benzersiz bir öykü yaratmış. Karısının cansız bedeniyle karşı karşıya kalan ana karakterin vicdan azabı içinde, çaresizce neler olup bittiğini sorgulamasıyla başlayan Uysal Kız, yaklaşmakta olan bir felaketin gerilimini ve karakterlerin ruhsal derinliğini kusursuzca yansıtıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Timsah - Kısa Klasikler 77 ---
“Timsah” yazarın mizah anlayışını en çok hissettirdiği öyküsü, “Gülünç Bir Adamın Düşü” ise Dostoyevski okurunun aşina olmadığı bir umut ışığı yakıyor.1865 yılında yazarın kardeşiyle birlikte çıkardığı Vremya dergisinde yayımladığı “Timsah” absürd öğeler taşıyan bir öykü: Eşiyle timsah gösterisini izlemeye giden İvan Matyeviç beklenmedik bir şekilde hayvana yem oluverir; ancak belki de bir timsahın içinde yaşamak sanıldığı kadar kötü değildir… Yazarın ölmeden önce yazdığı son öykü “Gülünç Bir Adamın Düşü” ise, büyük eserlerindeki tüm karakteristik özellikleri bir arada taşıması ve iyimser mesajlar veren tek eseri olmasıyla diğerlerinden ayrışır.
--- Beyaz Geceler ---
Öykünün yalnız ve hayalperest anlatıcısı, Petersburg'un beyaz gecelerinde sokaklarda dolaşırken Nastenka adında bir genç kızla tanışır. Nastenka da bir o kadar yalnızdır. İkinci buluşmalarında aralarında bir dostluk doğar; Nastenka, ona yaşamöyküsünü anlatır: Âşık olduğu genç adam, bir yıl sonra geri döneceğini söyleyerek Moskova'ya gitmiş ama aradan bir yıl geçmesine karşın tek bir mektup bile yazmamıştır. Kahramanımız, Nastenka'yı dinlerken ondan çok etkilenir ama duygularını gizler.Yalnızca XIX. yüzyıl Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en büyük yazarlarından Dostoyevski'nin 27 yaşında yazdığı Beyaz Geceler, okuru sarıp sarmalayan sevecen ve hüzünlü bir uzun öyküdür. Hem dört gece süren bir aşkın hayali hem de bir kişilik parçalanmasının öyküsüdür.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Ev Sahibesi - Kısa Klasikler 44 ---
Dostoyevski’nin daha sonra kaleme alacağı romanlarına dair ipuçları taşıyan erken dönem eserlerinden Ev Sahibesi, arka planına kalabalık 19. yüzyıl Petersburg’unu alan, karanlık, bunalımlı ve efsunlu bir aşk hikâyesi anlatıyor.
Bilim tutkunu genç Ordınov, kitapların arasında kaybolarak insana yabancılaştığı günlerin telafisini şehrin kalabalık sokaklarında arar ve aradığından çok daha fazlasını bulur. İlk gördüğü andan itibaren bakışlarını mıknatıs gibi üzerlerine çeken gizemli bir çift, Ordınov’u derin bir buhrana sürükleyecektir. Ev Sahibesi, bilimin büyüyle, inancın şeytanla, yalnızlığın kalabalıkla zıtlığından doğan tuhaf bir deneyim.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Yeraltından Notlar ---
İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız.Dostoyevski'nin Gogol etkisinden kurtularak kendi sesiyle verdiği ilk büyük yapıt olan Yeraltından Notlar, Avrupa'daki büyük varoluşçu edebiyatı müjdeleyen bir roman. Kitap, okuruna yeraltı diye adlandırdığı bir ruh halinden seslenen karakterin uzun, çılgınca söyleviyle başlıyor. Ardından, bu ahlakçı, uyumsuz, dürüst kişinin yaşadığı bir aşağılanma olayı anlatılıyor. Yüz elli yıldır okunan gerçek bir başyapıt.
(Tanıtım Bülteninden)
Hayatı sorgulamak ve yaşamın anlamına farklı bir perspektiften bakmak istiyorsanız okumanız gereken bir kitapla karşı karşıyasınız! 19. yüzyılda, Çarlık Dönemi'nde Petersburg'da yaşayan bir adamı anlatan Yeraltından Notlar isimli roman hem 19. yüzyıla hem 20. yüzyıla damgasını vuran varoluşçuluğun ve nihilizmin mihenk taşlarından biri. Siz de Dostoyevski'yle birlikte kendi içinize ve hayata doğru uzun bir yolculuğa çıkmak için romanı okuyabilirsiniz. Gelin, romanda sizi nelerin beklediğine birlikte bakalım.
Felsefe tarihi boyunca tekrar tekrar irdelenen "İnsan denen varlığın bu dünyaya gelme nedeni nedir?" veya "Yaşamın herhangi bir anlamı var mıdır?" gibi soruların edebî eserlerde de ele alındığı görülüyor. Fyodor Mihavloviç Dotoyevski'nin Yeraltından Notlar isimli romanı da bu eserlerden biri. Hem edebî hem felsefeye ilişkin nitelikler bakımından üstün bir kalemden çıkan romanı okudukça aklınızda yeni sorular beliriyor. Yeraltından Notlar'ın konusu 39 yaşına kadar memur olarak çalışan bir karakterin yaşamını ve hayata dair yaptığı sorgulamaları anlatıyor. Roman karakteri, bir akrabasının bıraktığı altı bin ruble mirastan sonra işinden ayrılıyor. Zamanına göre pek fazla olmayan bu parayla geçinmeye çalışıyor. Tek başına oturduğu küçük odada kendini yaşadığı dünyadan dışlamış olan adam, hezeyanlar ve çatışmalar içinde savrulan düşüncelere sahip bir karakter. Başkahraman, bu odada hayatı hiç durmadan sorgulamaya devam ediyor. Kitabın başında kendini hasta, kötü, suratsız biri olarak tanıttıktan sonra yaşadıklarını öznel ve savruk bir dille anlatmaya başlıyor. Gerçekle bağlantısı kopan, kendini anlamaya ve anlatmaya çalışan başkahraman toplum içinde yaşanan aşağılanma durumunu, bunun hissettirdiği tuhaf duyguları ve düşünceleri irdeliyor. Siz de yer altındaki adamın yer üstüne çıkıp çıkmadığını merak ediyorsanız bu romanla tanışma vaktiniz geldi demektir!
Fyodor Mihavloviç Dotoyevski'nin hayatı boyunca yoksulluk içinde oradan oraya sürüklendiğini ve kitaplarının kendisine önemli bir kazanç sağlamadığını biliyor muydunuz? Günümüzde en çok satanlar arasına giren eserleri, sağlığında yazara pek de rahat bir yaşam sağlamaz. Petersburg kentinde kurşuna dizileceği anda idam cezası kaldırılıp Sibirya'ya gönderilen yazarın başınaysa gelmeyen kalmaz. Yeraltından Notlar kitabının da karamsar ve kötümser anlatımla ilerlemesi yazarın şahsi yaşantısının bir yansıması olarak ortaya çıkar. Yeraltından Notlar 1861 yılında Rusya'daki kölelik kaldırıldıktan sonra 1864'te basılır. Türkiye'de de defalarca kez basılan kitabın incelemekte olduğunuz bu baskısı, Can Yayınları tarafından 2019 yılında okura sunulur. Bu eserin Türkçeye çevirisini Ergin Altay üstlenir. Editörlüğünüyse Faruk Duman gerçekleştirir.
Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar'ını sevdiyseniz diğer eserleri de ilginizi çekebilir. Dilersenizİnsancıklar,Karamazov Kardeşler - Hasan Ali Yücel Klasikleri,Suç ve Ceza - Hasan Ali Yücel KlasikleriveKumarbaz - Hasan Ali Yücel Klasikleriadlı kitaplarını da inceleyebilir, beğendiğiniz eserlerle kitaplığınızda geniş bir Dostoyevski külliyatı oluşturabilirsiniz.
--- Yeraltından Notlar-Fotoğraflı Klasik ---
“İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız.”
Dostoyevski’nin Gogol etkisinden kurtularak kendi sesiyle verdiği ilk büyük yapıt olan Yeraltından Notlar, Avrupa’daki büyük varoluşçu edebiyatı müjdeleyen bir roman. Kitap, okuruna “yeraltı” diye adlandırdığı bir ruh halinden seslenen karakterin uzun, çılgınca söyleviyle başlıyor. Ardından, bu ahlakçı, uyumsuz, dürüst kişinin yaşadığı bir aşağılanma olayı anlatılıyor. Yüz elli yıldır okunan gerçek bir başyapıt.
Türkiye'den 20 çağdaş fotoğrafçı Can Klasikleri’nin bu özel dizisi için 20 kitabın kapak fotoğrafını özgün yorumlarıyla hazırladı.
(Tanıtım Bülteninden)
--- İnsancıklar ---
Yıl 1846'dır. Genç Dostoyevski, ilk romanı İnsancıklar'ı tamamlar tamamlamaz ev arkadaşı yazar Grigoroviç'e okutur. Grigoroviç o kadar heyecanlanır ki birkaç kez kalkıp Fyodor'un boynuna sarılmak ister; fakat arkadaşının aşırı duygu gösterilerinden hoşlanmadığını bildiği için yapmaz. Grigoroviç ertesi gün romanı yazar ve yayımcı Nekrasov'a götürür; kitaptan çok etkilenen Nekrasov da eleştirmen Belinski'ye... "Yeni Gogol doğdu!" der, Nekrasov, daha kapı ağzında. Aynı günün akşamı, Belinski'ye tekrar uğradığında onu heyecan içinde bulur: "Nerede kaldınız? Nerede bu Dostoyevskiniz? Genç mi? Kaç yaşında? Hemen getirin bana onu!" Belinski'nin evine getirilen yirmi üç yaşındaki genç yazar, daha sonra orada olanları şöyle anlatacaktır: "Ve işte... beni onun yanına götürdüler. Belinski'yi birkaç yıl önce heyecanla okumuştum, ama bana ürkütücü ve sert gelmişti ve benim İnsancıklar'ımla alay edecek diye düşünüyordum. Beni çok saygılı ve ağırbaşlı bir şekilde karşıladı; ama daha bir dakika bile geçmeden her şey bambaşka oldu... Ateşli ateşli, alevli gözlerle konuşuyordu. "Siz kendiniz anlıyor musunuz?" diyordu bana tekrar tekrar, alışkanlığı olduğu üzere bağırarak, "Ne yazmış olduğunuzu anlıyor musunuz?.. Bütün bu korkunç gerçeği, bizlere göstermiş olduğunuz bu gerçeği siz mi düşündünüz? Olamaz, sizin gibi yirmi yaşında birinin bütün bunları anlamış olmasına imkân yok... Gerçeği keşfetmiş ve bir sanatçı olarak ilan etmişsiniz, size bir yetenek verilmiş, yeteneğinizin değerini bilin ve emin olun, siz büyük bir yazar olacaksınız."Yıl 2013. 167 yıl sonra Dostoyevski her kuşağın başucu yazarlarından olma özelliğini koruyor ve İnsancıklar, onun dünya edebiyatına ilk armağanı...
--- Kumarbaz ---
Kumarbaz, psikolojik realizmin en başarılı kalemlerinden biri kabul edilen Dostoyevski’nin kumar borcunu ödeyebilmek için yirmi dokuz günde bitirdiği, romanın ana karakteri Aleksey İvanoviç’i de kendisinden esinlenerek yarattığı romanıdır. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kumarbazların toplandığı kurmaca bir Alman kasabası olan Rulettenburg’da geçen roman, Dostoyevski'nin 1862’de yaptığı Avrupa seyahatinin izlenimleriyle doludur. Dostoyevski’nin de bizzat mücadele ettiği parasızlık ve kumar düşkünlüğünü anlatan Kumarbaz, korkunç ve amansız bir saplantının, harcanan bir hayatın öyküsüdür.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Amcanın Düşü ---
Fyodor Dostoyevski, 1850 yılında çarlığın baskıcı yönetimine karşı çıkan bir harekete katıldığı gerekçesiyle Sibirya'ya sürgüne gönderildiğinde İnsancıklar, İkiz, Beyaz Geceler gibi yapıtlarıyla edebiyat çevrelerinde saygın bir yer edinmişti. Amcanın Düşü adlı roman, Dostoyevski'nin acılarla geçen beş yıllık sürgün cezasını tamamladıktan sonra kaleme aldığı bir edebiyata dönüş yapıtıdır. Daha önceki kitaplarından çok farklı bir nitelik taşıyan Amcanın Düşü yergi ve taşlamanın ağır bastığı bir romandır. Dostoyevski, küçük kasaba insanlarının alışkanlıkları ve ahlak anlayışını eğlenceli bir yaklaşımla anlatır. İnsanın iç dünyasının en gizli yönlerini erişilmesi güç bir saydamlıkla yansıtan yapıtlarıyla XX. yüzyıl romanını da derinden etkilemiş olan Dostoyevski'nin bu grotesk farsını, Nihal Yalaza Taluy'un Rusça aslından yaptığı çeviriyle sunuyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Yufka Yürek ---
Dostoyevski'nin ilk dönem öyküleri... Daha önce yayımladığımız Beyaz Geceler ve İkiz gibi uzun öykülerden sonra Dostoyevski, kısalı uzunlu bir dizi metin kaleme almıştı. Yazarın sürgün dönüşü öncesi yazdığı öykülerin tamamı, böylece, bu öykü kitabıyla birlikte yeniden çevrilip Can Yayınları'nın Klasikler dizisinde yerini almış oluyor. "Dokuz Mektuplu Roman", "Yufka Yürek" gibi ünlü öykülerin de yer aldığı bu kitap, Dostoyevski'nin gençlik yıllarında edebiyata bakışını, etkilendiği kaynakları, konu edindiği meseleleri göstermesi bakımından çok önemli. Bu öykülerde, sonraki yıllarda yazacağı Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler gibi büyük romanların işaretleri var. Özellikle uyumsuz kişiliklerin, deliliğin sınırında yaşayanların, toplumsal konum ve mevki meselesiyle kavgalı karakterlerin yer aldığı öykülerde Gogol'ün etkisi iyice hissedilirken, Dostoyevski'nin yazar kimliğinin henüz oturmadığı da gözlemleniyor.
--- Ölüler Evinden Notlar ---
Dostoyevski ilk önemli öykülerini yazdıktan ve az çok tanınır olduktan kısa süre sonra, birtakım siyasi faaliyetlerinden dolayı çar rejimince yargılanıp kürek cezasına çarptırılmıştı. Bu nedenle yaklaşık on yıl edebiyattan da, edebiyat ortamlarından da uzak kaldı. Ölüler Evinden Notlar, Dostoyevski’nin, cezasını çekmek üzere gönderildiği Sibirya’daki kamptan gözlemler içeriyor. Mahkûmların hikâyeleri, kişilikleri, günlük hayatları, korkuları, dostlukları ve düşmanlıkları... Dostoyevski her zamanki güçlü psikolojik tahlilleri, sıra dışı bakış açısı ve çarpıcı yorumlarıyla ele alıyor mahkûmları; onları adeta birer gözlem odasına koyuyor ve bir biliminsanı tavrıyla izliyor. Çarlık Rusya’sının gerçek yüzünü, yaşadığı ve tüm yurttaşlarına yaşattığı korkunç adaletsizliği aktarıyor. Suç nedir, suçlu kimdir? Bunu ortaya koyacak evrensel hukuk nerede bulunur?
Ölüler Evinden Notlar, Fyodor Dostoyevski için on yıl aradan sonra edebiyat dünyasına görkemli bir dönüş anlamına geliyordu. Bugünün okurları içinse her şeyden önce vazgeçilmez bir klasiği işaret ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Suç ve Ceza ---
Dostoyevski’nin Rusya’yı, Rus halkını gözlemleyerek içlerinden çekip çıkardığı Raskolnikov hem yazarın hem de edebiyat tarihinin en karanlık karakteridir. Yoksulluğunun güzel ve parlak bir hayat kurmasına izin vermeyeceğine inanan genç bir hukuk öğrencisinin, yaşlı tefeci kadını öldürüp parasını çalmayı planlamasıyla başlayan hikâyesi, Raskolnikov’un ikilemlerinden, iç çatışmalarından hareketle insanlığa sorduğu ahlaki ve felsefi sorularla edebiyatı başka bir boyuta taşımıştır.
Suç ve Ceza yayımlandığı 1866 tarihinden bu yana, modern insana yaklaşımıyla ve sorduğu can alıcı sorularla güncelliğini hiç kaybetmediği gibi, edebiyatın çıtasını erişilmesi güç bir seviyeye yükseltmiştir. Dostoyevski’nin dehasını tüm yönleriyle yansıttığı roman, bir suçun psikolojik kaydıdır aynı zamanda.
“Aşkı ilk defa yaşamak gibi, denizi ilk defa görmek gibi, Dostoyevski’ yi keşfetmek de insanın hayatında önemli bir tarihtir.”
JORGE LUIS BORGES
(Tanıtım Bülteninden)
--- Budala ---
Büyük yazarın ilk büyük romanı sayılan Budala, Dostoyevski'nin, kişinin içsel sorunları ve toplumdaki varoluşunu en çıplak biçimde ele aldığı yapıtlarından biridir. 1868 yılında tamamlanan Budala'nın kahramanı Prens Mışkin, tıpkı Dostoyevski gibi saralıdır. Tedavi için gittiği İsviçre'den bitkin halde döner. İnsanlardan iyice uzaklaşmış, kendi iç dünyasına kapanmıştır. Mışkin, dış dünyadan kopukluğu ve budalalık derecesinde iyi yürekliliği temsil eder. Dostoyevski'nin ruhsal bir arınmayı işlediği bu büyük eser, hem bir tragedya hem de bir aşk romanıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Karamazov Kardeşler ---
Karamazov Kardeşler, edebiyat tarihinde çok az romana nasip olmuş bir üne sahip. Klasik Rus edebiyatının dev yazarı Dostoyevski’nin bu son romanı, Rusya’nın ruhunu simgeleyen temsilcileriyle Karamazov ailesine odaklanmış, ama girmedik alan, değinmedik konu bırakmamış: din, ahlak, baba katli, şiddet, Doğu-Batı sorunu, sınıf mücadelesi, feodalizm, sosyalizm... Dostoyevski’nin, “Hiçbir romanımı bu kadar önemsemedim,” dediği Karamazov Kardeşler, daha yayımlandığı tarihten itibaren kült bir eser haline gelmiş ve tüm dünyada büyük tartışmalara yol açmıştır; XX. yüzyılın temel yazınsal izleklerini belirlemiş ve pek çok yazarı peşinden sürüklemiştir. Kitabın yayımlanmasından kısa bir süre sonra ölen Dostoyevski, tıpkı Suç ve Ceza’da olduğu gibi bu kitabında da insanlığın evrensel sorunlarını ortaya koyar. Karamazov Kardeşler, bu anlamda “kuyuya atılmış bir taş” kadar etkili bir yapıt olarak önemini koruyor.
(Tanıtım Bülteninden
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
