--- Proleterka ---
“Çocuklar terk edildikleri zaman, anne ve babalarına ilgisizdirler. Duygusal değildirler. Tutkulu ve soğukturlar. Bir anlamda, bazı insanlar sevdiklerini ve duygularını sanki birer eşyaymış gibi terk ederler. Üzüntü duymadan, kararlılıkla.”Fleur Jaeggy, Proleterka’da on beş yaşındaki anlatıcıyla yetmiş yaşlarındaki babasının birlikte çıktıkları ilk ve son gemi seyahatlerine odaklanıyor. Kendisini “Johannes’in kızı” olarak tanımlayan isimsiz anlatıcı, anne babası ve geniş ailesiyle kurduğu bağdan ve duygudan yoksun ilişkiyi yine aynı duygusuzlukla dışarıdan biriymişçesine aktarırken geçmişinde de karanlık bir gezintiye çıkıyor.Tim Parks’ın “son derece bireysel ve azimle koruduğu bir biçeme sahip bir yazar” olarak nitelendirdiği Fleur Jaeggy, bu kısa romanıyla 2002 Viareggio Ödülü ile 2003 Times Literary Supplement Yılın Kitabı Ödülü'nü kazandı.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Disiplinli Güzel Günler ---
Savaş sonrasının İsviçre’sinde geçen bu tekinsiz romanın başlangıç cümlesi alabildiğine basit ve saftır: “On dört yaşındayken Appenzell’de bir okulda yatılı öğrenciydim.” Gelgelelim söz konusu ortam basitlik ve saflıktan oldukça uzaktır. Kaba ve bilgiç bir karaktere sahip olan anlatıcı merhametsiz ve soğuk bakış açısıyla okuldaki tutsaklık hayatını gözler önüne serer. Çok geçmeden, görünüşte mükemmel bir kız olan yeni öğrenci, Frédérique’e gönlünü kaptırır ve onu baştan çıkarmak için elinden geleni yapar. Ancak daha sonraları, kendine bağladığı bu kıza karşı hiç de cömert davranmayacaktır. Anlatıcının kendi entrikalarını; günlük ilişkilere sızan tahakkümün, kontrol ile deliliğin doğası konusunu uzun uzun irdelemesiyle romana ürkütücü, ele gelmez bir atmosfer hâkim olur.
“Jaeggy'nin ergenliğin o mavi mürekkebine batırılmış kalemi, delilik ağacının köklerini, yapraklarını, dallarını ince ince işleyen bir oymacı iğnesi gibi; bu ağaç ki İsviçre'de, dünyadan soyutlanmış küçük bir bilgi bahçesinde dallanıp budaklanarak bütün bakış açılarını örtecektir. Olağanüstü bir nesir bu. Okuması aşağı yukarı dört saati bulur. Hatırlaması ise, yazarı için olduğu gibi okurları için de bir ömür boyu sürecektir.”
- Joseph Brodsky-
“Harikulade, göz kamaştırıcı, yabani bir yazar.”
- Susan Sontag-
(Tanıtım Bülteninden)
--- Tanrı Korkusu ---
“Çiçeklerin sonu insanlardan farklı değildir, çürümekten kurtulamazlar.“
Susan Sontag’ın “harikulade, göz kamaştırıcı, yabani” olarak nitelendirdiği Fleur Jaeggy, Tanrı Korkusu’nda okurun karşısına birbirinden tekinsiz yedi öyküyle çıkıyor. İnsanın kendinde görmek istemediği karanlık yanları soğuk ve hissiz labirentlerde, hayalle gerçek arasında ve “hoş ve tehlikeli” rüzgârlar eşliğinde ortaya çıkarken okur da kendi içinde, karanlıkta, rahatsız edici bir buluşmaya davet ediliyor.
Çağdaş Avrupa edebiyatının alışılmadık kalemi Fleur Jaeggy, insana ait kaygıları, korkuları, delilikleri, boşluk ve yalnızlık hissiyle tuhaflıkları her zamanki ustalığıyla hissiz bir anlatıcının gözünden ele alıyor. Yaşamla ölüm, delilikle normallik, absürdlükle akla uygunluk arasındaki sınırlar daha önce hiç bu kadar belirsizleşmemişti.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
