--- Milföy ve Arkadaşları ---
Siz hiç, biri sizi sahiplensin diye beklediniz mi?Bu çok fena bir şey.Kendinizi beğendirmeye çalışmanız isteniyor.Sevimli görünmeniz, derin derin bakmanız, munis davranmanız.Oysa ben neysem oyum. Niye farklı görüneyim?Biri beni alıp götürsün, asıl huyumu sonra belli edeyim, bu mudur yani?Buna sahtekârlık denir, ben yapmam öyle şey.Bunları söylemek istedim. Ama nasıl?En iyisi hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi davranmak, küskün küskün, gelene gidene bakmadan öylece yatmak.Tertemiz kalpli Milföy’ün hikâyesi bu cümlelerle başlıyor.Feride Çiçekoğlu, otuz yıllık bir aradan sonra yazdığı bu romanda ormana terk edilmiş bir köpeğin, Milföy’ün sesine kulak vermemizi istiyor. Milföy yeniden “sahiplendirilme” hikâyesini ve sonrasını, tanıştığı kedi ve köpek arkadaşlarının hikâyeleriyle birlikte anlatıyor; anlattıkça da hüzünlü mazisine dair hafızasında kapılar aralıyor.Uçurtmayı Vurmasınlar’ın Barış’ının ruh ikizi Milföy, onun gibi masumca bakıyor dünyaya. Böyle baktığı için de insanın hıncını alamadığı doğaya, hayvanlara, şehirlere ve kendine yaptıklarını bir türlü anlayamıyor.Senta Urgan’ın birbirinden güzel çizimleriyle zenginleşen Milföy ve Arkadaşları’nı okuyunca etrafımızdaki duvarların çoğunu aslında ellerimizle ördüğümüzü anlıyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Suyun Öte Yanı ---
Ne anlatıyor "Suyun Öte Yanı"nda Feride Çiçekoğlu? Özgürlüğü için Cunda'ya kaçan bir Yunanlı avukatı, özgürlüğü için 'suyun öte yanı'na kaçmak isteyen bir Türk devrimciyi... Mutsuz, ama iyi yürekli Sıdıka Hanımı, mutsuz, ama iyi yürekli Arap Mustafa'yı... Nihal'i... Cunda'yı: Taş sokaklarıyla, kilisesiyle, insanlarıyla... Adının 'Alibey' yapılmasına kızarak. [...] Ve en önemlisi, çok az romanda rastladığımız, bir 'mutlu evlilik'... Cesare Pavese, "Yaşama Uğraşı"ndaki günlüklerinden birinde şöyle diyor: "Pek az mutlu evlilik varmış gibi görünmesi, romancıların mutlu evlilikler üstüne söyleyecek bir şey bulamamalarından ileri gelir." Belki de bundan: Kadınla erkek evlenince roman biter, genellikle. "Feride Çiçekoğlu", güçlüklerle sınanmış, güçlükler içinde sürüp giden bir mutlu birlikteliği anlatıyor. Hem de nasıl! O güzelim telefonla konuşma sayfalarının bir yerinde Ertan'ın karısına telefonla ulaşma savaşımı sırasında, "... içinden 'Bismillah... ' diye başlayan hiç tanımadığı bir sesi" duymasının verdiği bir şaşkınlık vardır ki unutulmaz.Fethi NaciSayfa Sayısı:112Baskı Yılı:1994Dili:TürkçeYayınevi:Can Yayınları
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
