Ateş sadece düştüğü yeri yakmıyordu. Hepimiz, 2023 yılı 6 Şubatının tarihi düşülen acı kaydında bunu gördük. Tıpkı Antakyalı yazar John Malalas'ın, 29 Mayıs 526 yılında yaşanan acı deprem ve korkunç yangının tarihi vesikası gibi.
Derdimiz, rakamların çılgınlığı ve bilimin kehaneti değildi! Belki Akif'in vurguladığı "Geçmişten adam hisse kaparmış, ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? Tarihi tekerrür, diye tarif ediyorlar, Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?" gerçeğiydi. "İnsan, nisyanla maluldür." çıkarımıyla yeni acıların tekerrür etmemesi, duygusal ve düşünsel ihmallere fırsat verilmemesiydi. "Unutmadık, unutturmayacağız. Unutursak kalbimiz kurusun!" sloganının kuru birsöylemde kalmamasıydı.
Biliyoruz ki "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı!" Yıkık, enkaza dönmüş bedenlerde eski hikâyelerin özlemiyle yeni bir insan tipolojisi oluşacaktı. Kadim bir sözümüz vardı; "Şerefü'l mekân bi'lmekîn"yani bir mekânın şerefi, orada oturandan gelirdi. Bireylerin mekâna yönelik geliştirdiği yer kimliğini oluşturan inançları, anlamları, tutum ve davranışları vardı. Mekânla bütünleşmiş bedenlerde gitmenin de, kalmanın da zorlukları vardı.
İbn-i Haldun'un dillerde pelesenk olmuş sözü gibi "Coğrafya kaderimiz miydi?" Tedbirsiz tevekkülü geleneksel bir anlayışa dönüştürmüş insanların teşkil ettiği coğrafyada belki de evet. O hâlde, 3 Nisan 2024'de Tayvan'da aynı şiddette gerçekleşen depremde neden zayiat çok azdı?
"Akletmez misiniz, düşünmez misiniz!" ilahi uyarısının muhatabı insanımız, bilimsel gerçekliğin sorgulayıcısı 5N1K kodlamasıyla, deprem yıkımının ve sonrasında bıraktığı travmanın nedenlerini, nasıllarını, kimlerini sorgulamasın mı? Birey, devlet, bürokrasi ve sivil toplum olarak deprem öncesinin alınması gereken tedbirlerini konuşmasın mı?
O gün, hüzün, gazap, çaresizlik, insan ruhunu derinden sarsan, aciz bedenini çökerten, güne ve düne dair ne varsa harman olmuştu. Geriye kalanlar, yıkık dökük bir coğrafya, dinmeyen acılar ve yarım kalan hikâyelerdi. Sonuç, mekâna bağımlılık gerçeğinde yeni bir depremzede tipolojisi, eskisi gibi olamama kaygısı ve dillerde dolaşan keşkeler...
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
