--- Yaz Korkuları ---
Arka verandada oturuyorum. Yıldızsız bir gece. Gökyüzü gri bir tülle kaplanmış gibi. Belki yaz yağmurunun habercisidir. Hafif, nemli rüzgâr. Yağsa, otlar, ağaçlar, tarlalardaki sebzeler ve ben rahatlayacağız. Karşı koyun alçak yamaçlarında bir hat boyunca ilerleyen ışık çizgisi nar ağacının yaprakları arasından seçiliyor. Radyoda ezgisi bilindik bir Yunan şarkısı. Yan komşumuz akordeon çalmayı bıraktı. Fadime Uslu, yeni öykülerini Yaz Korkuları adı altında bir araya getiriyor. Ele aldığı konularla, anlattığı çevrelerle artık kendi çizgisini oturtmuş, öykü okurunun yakından tanıdığı bir yazar Fadime Uslu. Öykülerinde, zamana direnen sevgilerin, duygularına gem vurmak istemeyen küçük insanların izi var. Yaz Korkuları, sizi daha ilk sayfalarında bu güzel, içli insanların dünyasına buyur edecek. O dünyayı o insanlarla paylaşmaktan mutluluk duyacaksınız.
--- Bir Kıyıda ---
Çünkü yamaçlardan sonra zirve birdenbire gelir. Milyonlarca yıl boyunca ses zerrelerinden katılaşan göğün çatısı bir anda çöküverir. Bir kapak açılır. Biriken her şey birbirinin içinde birbirine karışarak tek gövdeyle akar. Hiçliğe. Denize. Diplerdeki zirvelere. Bugünse insan köpek cesetleriyle yüzüyordu çöplüklerde.Bir Kıyıda, kaçışla yüzleşmenin, içe dönük itirafla yüksek sesli ifşanın, yenilgiyle itirazın karşılaşma sahası. Öyküler çeşitli biçimlerde baskı altında tutulan bireyin varoluş deneyimindeki kritik eşiklere sahne oluyor. Yalnızlıktan, fırtınalı sessizlikten, kolektif düş ve düşüncelerden filizlenen hikâyeler sarsılmaz bir görme iradesiyle hayata katılıyor.Bir Kıyıda, kişisel deneyimin özgünlüğü ile ortak duyguların kesiştiği noktada okura çok katmanlı bir anlatı sunuyor.Fadime Uslu, herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği, kendisini ait hissedebileceği, iç hesaplaşmalarıyla karşılaşabileceği öyküler sunuyor okura.#hesaplaşma #içdünya #yalnızlık #geçmiş #sessizlik #dünya #umut
(Tanıtım Bülteninden)
--- Yüzen Fazlalıklar ---
Fotoğraflara bakarken bulmak istediğimiz neydi; çocukluğumuz değildi, gençliğimiz değildi, yıllar içinde değişen bedenlerimizin anısı hiç değildi. Günden güne değişen şeylerin tanımsız bir sürenin sonunda geri dönülmez bir yabancılaşmanın eşiğine gelmesi kaçınılmaz olur. Yaşlılık gibi. İlişkilerdeki samimi dürüstlük gibi şeyler.
Fadime Uslu, öyküsünü bir adım daha ileriye taşıyor bu kitabında.Yüzen Fazlalıklar, sessiz bir günün, sıcak ve hareketsiz bir öğle sonrasının nelere gebe olabileceğini haber veren öykülerden oluşuyor. Öykü kahramanlarını yakından tanıyoruz. Uslu, birbirinin içinden doğan bu öykülerde anlattığı “modern” kadınları, deyim yerindeyse bir cerrah gibi inceliyor. Sessizliğin ardındaki fırtınayı araştırıyor. Yaşamlarımızı kuşatan kuş sürülerinin niyetini okuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Ay Eskir Gün Işırken ---
Anlatmanın tam zamanıydı; o kadar sustuktan sonra, başka konularda konuşarak örttüğü suskunluğunu bozmak için zaman idealdi, ona hissettirdiğim güvenin, cesaretin ya da tam tersi korkunun etkisiyle, kim bilir belki de damla kendini tamamlamış, damlamak istiyordu artık.
Farklı zaman dilimlerinde yaşananlar arasındaki derin bağlar irdeleniyor bu öykülerde. Sözgelimi Cumhuriyet’in ilk yıllarında bireylerin yaşadığı heyecan, Denizlerin asılması ya da günümüzde yaşanan büyük travmalar, bazen de beklenmedik karşılaşmalar birbirini takip ediyor. Karakterler kimi zaman geçmişin yüküyle baş etmeye çalışıyor, kimi zaman yazarak yaşadıklarına anlam vermeye uğraşıyor, kimi zaman da telafisi olmayan acılara katlanmaya, hatta zifirî karanlığa bakmaya zorlanıyor. Böylece üst üste gelen ya da halka halka genişleyerek şimdide yankılanan, asla yitip gitmeyen zamanın izi sürülüyor.
Fadime Uslu, hafiflik ve ağırlık, yaşam ve ölüm, geçmiş ve bugün, yabani doğa ve kent yaşantısı gibi karşıtlıklarla ördüğü öykülerinde zamanın müziğini yakalama uğraşında. Bununla birlikte kitlelere aşılanan korkuya inatla direnen, gerçeğin peşindeki insanları anlatmaktan asla geri durmuyor. Ay Eskir Gün Işırken’deki öyküler –ve öykü içindeki öyküler– çok katmanlı anlatımı ve alabildiğine duyarlı yaklaşımıyla öne çıkıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
