Everest Yayınları Heder Ağacı + Susmak Derdi + Bırindar + Okuma Sticker'Ları

Everest Yayınları Everest Yayınları Heder Ağacı + Susmak Derdi + Bırindar + Okuma Sticker'Ları

Sepette İndirim
893,25 TL
1.191,00 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

Heder Ağacı --- Heder Ağacı Sevdiğini kaybedince geleceğini de kaybeden Kulaksız Hüseyin ve beraberindeki bir avuç gençle zulme direnmeye çalışan Hasbekli İshak.; II.; Abdülhamid’in saltanatının son yıllarından Birinci Dünya Savaşı’na uzanan kırılma dönemine, “insanların ölümü düşünmediği tek bir gün dahi olmayan” zamanlara götürüyor Heder Ağacı bizi.; Öyküyü ve kurguyu bir çırpıda görünür kılan etkili üslubuyla, bir aşiretin üç kuşağının hikâyesinde, 20. yüzyıl başındaki İstanbul sokaklarını, Anadolu’nun tedirgin bir kalp gibi atan çokkültürlü manzarasıyla buluşturuyor Abdullah Ataşçı.; Yara Bende ile 2019 Attilâ İlhan Roman Ödülü’nü kazanan yazar, kahramanlarının avuçlarındaki çizgilerde kederli bir coğrafyanın küçüklü büyüklü kesiklerinin izini sürerken, masumiyetin karşısına insanı koyuyor ve okurun aklına muazzam bir çentik atıyor Heder Ağacı’nda: Kötülüğün tarihini kibir mi yazıyor? “İnsana nefes olan insan değildir.; En küçük bir kavgada dahi birbirlerinin canlarına okuyuşları, zayıf gördükleri kardeşlerinin topraklarına el koyuşları, canları istedi diye arzularına yenik düşüp gencecik kızları dağlara kaldırışları, savunmasız sübyancıklara rezilce sulanışları, bir arktaki incecik su için kanlarını oluk oluk akıtışları mı nefes almaktır? Bir köpek insana yoldaştır evet, bir keçi, bir arı, bir yılan, bir ot, bir taş bile insana yoldaştır da insan insana yoldaş değildir.; İnsan zordur çünkü, tabiattaki her bir varlığa yüktür, hatta dilim varmasa da evet, ölümdür.; ” Susmak Derdi --- Susmak Derdi Tüm öykülerini Kimse Bilmesin’de topladığımız Abdullah Ataşçı’dan yeni bir öykü kitabı.; Bu öyküler, yüzyıllık bir Türkiye fotoğrafı, farklı bölgelerden, köklerden insan manzaralarından acının ve kaderin kimliksiz olduğunu anlatıyor.; Susmak Derdi, zamanın azabında bu coğrafyanın ruh atlasında bir gezintiye çıkarıyor okuru.; Susmanın, nasıl büyük bir dert olduğunu sadece insanlara değil, doğadaki en küçük bir varlığa dahi hissettiren Rukiye, 1915 senesinde Rize’de karşılıyor bizi.; Rukiye’den sonra şehirden şehre gidiyoruz.; Susmanın başka bir hâlini bu defa Sarkis’te, Mıhmığ’da, Lena’da ve diğerlerinde okuyoruz.; En sonunda başka bir dilde susmanın insanı nasıl çaresiz bıraktığını Samirra gösteriyor bize, 2019’da Ankara’da.; Kelimeler başta olmak üzere zaman içerisinde insanlar, aşklar, meslekler, evler, yollar her şey değişiyor ama değişen pek bir şey yok aslında.; Bu coğrafyanın hikâyesi de kendini tekrar ede ede büyüyor.; Susmak Derdi buna bir itiraz… Yağmur yağmadı, kızıl bir ses geçti boşluktan.; Boşluğun uzayan damarlarında bir ânın pıhtılaşması vardı sonra.; Yağmur yağsaydı, öyle bildiği gibi en sert hâliyle can acıtan; onu kendine getirebilirdi.; Yağmur yağsaydı, dağa bakardı örneğin; orada köyünü, köyünün eski hâlini görürdü, sessizlik içinde bütün seslerini giyinmiş bir çocuğun yüzü büyürdü ardından, çocuğu olurdu bu evvela, ardından torunu.; Yağmur yağmadı, pörsümüş bir görüntünün ucunda duruyordu, bundan emindi artık.; Tenine batıyordu bu bilmek hâli, canı acıyordu.; Göğe bakıyordu, dağılmış ince bir hamur gibi açılan bulutlara… Göğün bu hâline bir anlam veremiyordu.; Bırindar --- Bırindar Dağda Duman Yeri Yok yazarından yeni bir roman.; Birîndar, anlatıcılarının konuştuğu dil ile “birîndar” kelimesinin ait olduğu dil arasında gerilimli bir hattın romanı.; Bu defa dağda duman yeri var.; Hatta dumanın kendisi de.; Birîndar duyduğumuz ama bilmediğimiz bir yerlerden sesleniyor.; Derin koyakların, geniş vadilerin, korkutucu uçurumların olduğu dağlardan el alıyor.; Bilmediğimiz yerlerden seslendiği yetmiyor, bir de tanıdığımız ama bilmediğimiz insanlardan bahsediyor.; Asker askere benzemiyor, gerilla gerillaya benzemiyor.; Hepsi, hep birlikte “insan”a benziyor.; Erdemleri ve zaaflarıyla, o “insan” cumhuriyetine.; Abdullah Ataşçı, sahici bir kalem, hakiki bir kamerayla zorluğa bakıyor.; Bakarken davet de ediyor.; “Gelin.; " diyerek.; Kelimelerin edebiyata yaptığı şey büyük bir şeydir.; Edebiyatın da insanlara yaptığı, keza.

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.