Erendiz Atasü 8 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Can Yayınları Erendiz Atasü 8 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
4.561,00 TL
5.561,00 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Saldırganı Hoş Tutmak --- Erendiz Atasü'nün 2004 -2015 arası kaleme aldığı yazılardan derlenen Saldırganı Hoş Tutmak, on bir yıllık Türkiye panoraması seriyor okurun önüne. Kadın mücadelesinden erkek şiddetine, 12 Eylül Referandumu'ndan Kemal Kılıçdaroğlu'na yazılan mektuba, IŞİD teröründen Ortadoğu'nun son on yıldaki dönüşümüne kadar bazıları daha önce yayımlanmış bazıları ilk defa yayımlanan bu yazılar, parçalarına ayrılmış bir resme bütüncül bir bakış sunuyor."Türkiye olağan bir demokrasinin koşullarını yaşamıyor; olağanüstü koşullarda muhalif siyasetin yeri acı çekenlerin yanıdır. Bizim Kurtuluş Savaşımızdan Sovyet Devrimi'ne, barışçı Gandhi hareketinden Nelson Mandela hareketine kadar, dönemlerinin baskın ve baskıcı gerçekliğine karşı duruş, haksızlığa uğrayanlarla, acı çekenlerle onların ıstırabında bütünleşerek başarıya kavuşmuştur. Anlaşılan odur ki günümüz siyasal muhalefeti, 'gerçekçilik tuzağına' düşmüştür!"(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:160Baskı Yılı:2015Dili:TürkçeYayınevi:Can Yayınları --- Kızıl Kale --- Erendiz Atasü, çağların değişimlerine, yaşanan süreçlerin toplumsal izlerine her zaman duyarlı olmuş bir yazar. Özellikle toplumsal olanın, tüm toplumların en ağır işçisi, en ağır bedelleri sırtlananı olan kadınlar onun edebiyatında özel bir yere sahipler. Toplumu kadınların ağırlıklı olduğu bir yerden okumaya çalışması, durduğu yerle ilgili kendini ve ele aldığı süreci sorgularken belirleyici bir temel oluşturuyor. Son dönem öykülerini derlediği Kızıl Kale, Erendiz Atasü' nün gerçek ile fantastik arasında yaptığı bir yolculuk. Masalların dünyasından gerçeklerin dünyasına uzanan bu öyküler aynı temel kaygıyı, çürüme karşısındaki aynı irkilmeyi ele alıyor. Erkeğin egemenleştikçe hoyratlaştığı bu dünyanın dili de, kendini gerçekleştirme konusundaki baskıcılığı da bu kitabın temel kaygısı. --- Kadınlar da Vardır --- Servet Hanım o gece hiç uyuyamadı. Bağışlayamama, olanca acılığıyla zehirliyordu onu. Onu yaşatmamışlardı, onu sevmemişlerdi, onu hasta etmişlerdi, kocası ve çocukları. Hiçbirinin umurunda değildi Servet Hanım. Onlara ödetmeliydi, onları pişman etmeliydi. Onu yaşatmamanın acısını çıkartmalıydı onlardan. Ölmekten başka silahı yoktu. Oysa yaşamak istiyordu.Kadınlar da Vardır, Erendiz Atasü'nün yayımlandığı günden beri değerini kaybetmeyen yapıtlarından biri. 1982 yılında dönemin en önemli öykü ödüllerinden Akademi Kitabevi Öykü Ödülü'nü kazanan bu eser, Türkçe edebiyatın kadını anlatışına yepyeni bir boyut kazandırıyor.Sekiz kadın hikâyesinden yola çıkarak yazılan bu öyküler, farklı geçmişler ve farklı donanımlara sahip kadınları tek bir ortak nokta üzerinden seslendiriyor: Böyle örgütlenmiş bir dünyada her şeye rağmen ayakta kalabilmek.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:208Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Can Yayınları --- Şairin Ölümü --- Serap, giderek serap olmaktan çıkıp, zihnine çakılı kanlı canlı bir imgeye dönüşmekteydi. Kızın gençlik hayaliydi bu bu imge; sıcak ve yumuşaktı. Tenin dokunuşu... Kızın kokusu, saçlarının, gerdanının, koltukaltlarının kokusu yılların ötesinden buram buram doluyordu genzine. Parfüm kullanmayı bilmezdi. Doğal kokusu bedeninin. Güzelleşmeyi bilmezdi, beceriksizdi bu konuda. Saçlarının kestane rengi ışıltısı. Hayalindeki kıza –çocuğu olacak yaştaki bu hayale, bu anı-görüntüye– vaktiyle ilişki yaşanırken besleyemediği gecikmiş bir şefkat duyuyordu şimdi, merhamet belki de... Ona acı çektirmişti. Kız ağlamıştı. O kadar genç ve kırılgandı ki anı, masum... Onun için bir şeyler yapmalıydı. Ama ne... ne? Tek marifeti yazmaktı.Edebiyatımızın en önemli seslerinden Erendiz Atasü, Şairin Ölümü’nde eski aşkları ve aldatmaları, yaşlanan bedenlerde yaşlanmayan arzuları, sığıntı yaşamları ve yalnız ölümleri, değişen anıları ve belirsiz gelecekleri, beden ve ruh nasırlarını kurguluyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Dün ve Ferda --- Niye hüzünlenirdi? Oğlu için mi? Selim Beyazıt'ın hayali düşüyor hatıraların üstüne... Hüzün, Kâzım hocaya yabancıydı. Yoksa değil miydi? Kapalı pencereler... Ferda'nın yüzüne kapanmış... Bina onu dışlıyor... Bir zamanlar dışladığı mazi, şimdi Ferda'yı dışlıyor... Erendiz Atasü'nün yeni romanı Dün ve Ferda, 60'lı yıllardan bugüne uzanan bir dönemi mercek altına alıyor. İlk sayfalarda karşımıza mezuniyetinin verdiği özgürlük sevinciyle havalara uçar bir halde çıkan Ferda, romanımızın ana kahramanı. Atasü, onu yalnızca usta bir romancı kimliğiyle değil, bir toplumbilimci, bir psikolog gözüyle de inceliyor. Aşkları, cinselliği, üniversiteye başlar başlamaz karşılaştığı politik ortam karşısındaki tutumu, sol düşünceye bakışı, tartışmaları, gördüğü baskı ve işkenceyi etraflıca, yaşamı boyunca çevresinde yer almış başka karakterlerle birlikte anlatıyor. Dün ve Ferda, sol hareketin 90'lara kadar yaşadığı deneyimi ve sonuçlarını tartışması bakımından da üzerinde çokça konuşulacak bir roman. (Tanıtım Bülteninden) İnce Kapak: Sayfa Sayısı: 216 Baskı Yılı: 2014 e-Kitap: Sayfa Sayısı: 176 Baskı Yılı: 2013 Dili: Türkçe Yayınevi: Can Yayınları --- Uy Karadeniz Uy...Lanetliler --- Ama korku geri gelecekti, tiksinti de; kurtuluş yoktu, bunu biliyordu. Kurtuluş, yinelenecek korkudan korkmamaktı. Ve Selma onu yeniden yoklayacak olan korkudan ürkmüyordu. Onu yaşaması ve aşması gerekecekti. Yaşam hâlâ dimdik, ödünsüz dikilen bir duvar gibiydi, bugün o duvarda bir kapı aralanmıştı, hem dostluğa hem acı ve tiksintiye doğru... Açılan kapıdan içeri süzülmeli ya da duvarı tırmanıp aşmalıydı. Başka umarı yoktu. Korkma, kaçma, saklanma ve sakınma çemberini ne yapıp edip kırmalıydı. Kadınların acılarını içinde duyan, kalemi kadın olma bilinciyle bilenmiş bir yazarın çeşitli tarih ve coğrafya kesitlerinden örneklediği kadın portreleri var bu kitapta. Kadınların iç dünyaları, saklı duyguları, erkeklerle ve birbirleriyle ilişkilerinin içyüzü Erendiz Atasü’nün başat konularından olmuştur, her zaman. Birinci Dünya Savaşı’nda işgal altındaki Trabzon’da Rabia, 1980’lerin baskı altındaki Ankara’sında acılı bir aydın,  bir akıl hastanesinde hemşire olan Hülya ve diğerleri… İnsan olma onuruna tutunarak boyun eğmeyen, var olma savaşımı içindeki kadınlar… (Tanıtım Bülteninden) --- Bir Başka Düğün Gecesi --- Bir Başka Düğün Gecesi farklı sınıftan iki ailenin hayatının çakışmasını ve Menekşe’nin başına gelenleri konu alıyor. Eril tahakkümün boyunduruğundaki bir toplumda meydana gelen ve büyük bir travma etrafında dönen olayları, değişen, parçalanan hayatları, hesaplaşmaları ve her şeye rağmen yeni başlangıçlar yapma cesareti bulanları anlatıyor. İnsan psikolojisinin derinliklerine, travmalara, şüphelere, toplumsal ideallere ayna tutarak toplumca göz ardı edilen bir hikâyeyi aktarıyor Erendiz Atasü; alıkonulma, sırt çevirme ve vicdan azabını; çaresizlik, güvensizlik ve edilgenlik gibi zor durumları irdeliyor bu çarpıcı romanında. Dahası günün çetin gerçeklerine Bir Düğün Gecesi’nin merceğinden bakarak, modern edebiyatımızın bu başyapıtına bir saygı duruşunda bulunuyor. Edebiyatta 40. yılını dolduran Erendiz Atasü, Bir Başka Düğün Gecesi’yle yazın dünyamızdaki yerini pekiştiriyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Onunla Güzeldim - Uçu --- Erendiz Atasü’nün 1990 ve 1998 yıllarında ayrı ayrı yayımlananOnunla GüzeldimveUçuadlı iki öykü kitabını tek bir kitapta toplayan bu seçki, Atasü edebiyatının yapıtaşlarından biridir. Feminist bir yazar olan Atasü, bu öykülerde kendi yaşamından da izler taşıyan “kadınlığı”, “yalnızlığı” ve toplum içinde “kadın olma” hallerini yalın bir şekilde irdeler. Mitolojiden bu yana değişen ve dönüşen, toplumsal koşullara başkaldıran, özgürlüğü için savaşım veren kadınların, topraktan ve doğa anadan nasıl güç aldıkları okura bir masal, bir destan gibi sunuluyor. “Aklının denetiminden çıkmış gövdesini duyumsamak çocuksu bir neşeyle dolduruyordu kadını. Artık hiçbir şeyin önemi yoktu.Ne melankolik ve durgun Kuzey’in, ne güzel ama iğrenç Akdeniz’in, ne soluk benizli müzisyen delikanlının, ne sağlıklı ve küçük kafalı gondolcunun. Yaşıyordu, kendisiydi, temel varlığıyla, gövdesiyle aynıydı.” (Tanıtım Bülteninden)

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.