Engin Geçtan 15 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Metis Yayınları Engin Geçtan 15 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
7.875,00 TL
8.875,00 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

Zamane "Askeri darbenin ardından otorite figürlerine ve kurumlarına karşı tepkiler sindirilmişti, ama daha uzun vadede bunun yerini farklı ve çoklu dinamikler aldı. Artık siyasi ya da toplumsal bir kutuplaşma olduğunda, şaşırtıcı bir hızla karşıt bir kutup odağı oluşmakta. Bu bir bakıma yoğun bir dinamizmin de ifadesi, tabii beraberinde bir soruyla birlikte. Bu dinamikler bizi ileriye doğru mu taşıyor, yoksa kısırdöngüye kapılıp sürüklenmemize mi neden oluyor? Yönetilen ülkeden neredeyse bağımsız, kendi kendini ileriye taşıyan bir başka ülke de var gibi. Psikoterapide de zaman zaman mehteran yürüyüşüne benzer bir süreç yaşandığından benim için oldukça bildik. Askeri darbe olmasaydı neler yaşardık sorusunun cevabını ise hiçbir zaman bilemeyeceğiz." Engin Geçtan geniş bir zaman aralığında, Türkiye'de yaşanan süreçlere uzmanlık alanı olan psikiyatri perspektifinden bakıyor, toplumun ve bireylerin değişmesine dair değerlendirmeler ve yorumlarda bulunuyor. Otorite, öfke, sıkışmış kızgınlıklar, persona ve gölge, özerklik, kimlik sorunları, çocuk yalnızlığı gibi konularda söz alırken aynı zamanda klinik deneyimlerinden gözlemler de aktaran Geçtan'dan zamane hallerine yılların birikiminden bir bakış. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 104 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık Orada Bir Arada Meslek hayatı boyunca, otuz yılı aşkın bir zaman sürdürdüğü grup psikoterapi seanslarından karakteristik bir kesit aktarıyor Engin Geçtan. Sürecin kendine has dinamiklerine işaret ederken, bazı temel prensiplerin de altını çiziyor. Grup psikoterapide “grubun bütünleşmesi” denen başlangıç evresine odaklanan bu metin meraklı okura bir örnek sunmayı amaçlıyor. “Bu grup çalışmasına katılan sizler, birliktelik yaşantıları yaratma ve bunu gerçekleştirirken her birinizin kendisini daha iyi tanımasına zemin hazırlama amacıyla bir araya geldiniz. Toplumumuzda karşılıklı ya da tek taraflı dert anlatmayı ilişki zanneden çok insan var. Ancak burası dertleşme ya da dış dünyada yaşadıklarınızı paylaşma yeri değil. Amacımız bu odanın sınırları içinde olabildiğince bütünlük yaratmak, bu da sizlerin buraya yaptığınız katkılarla gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla şu andan itibaren ben kenara çekilerek sizleri baş başa bırakıyorum.” (Tanıtım Bülteninden) Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz? Dört kişi var hikâyemizde, kahraman sayılıp sayılmayacakları okuyucuya bırakılmış,. Yaşamı düşlerinde sürdümeyi seçmiş, dik başlı eski zaman bakiresi; dünyaya kaydını bir türlü yaptıramamanın tragedyasını komik bir imgeye dönüştürerek yansıtmaya çalışan hüzünlü palyaço; yaşamla buluşmasına bitişe birkaç kala yetişen geçmişi karışık yalnız kadın; ve doğmak için ölen yaşayamamış yazar eskisi. Birkaç kişi daha var tabii, arada bir görünüp kaybolan: ölüm meleği, şaytan, ölümsüz büyücü, vesaire. Ve onllarbirlikte, rastlantısal kesişme noktalarında zaman zaman buluyap ayrılarak ya da hiç buluşamayarak, hiçbikr şeyin değişmediği, ama herşeyin her an farklılaştağı bir zaman diliminin hikâyesini yarattılar. Sayfa Sayısı: 128 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık Kimbilir KİMBİLİR? , Engin Geçtan'ın psikiyatri alanında kırk yıldır sürdürmekte olduğu çalışmaların bu aşamasında, psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiriyor. Bir bakıma, yazarın geçmişte yazdığı İnsan Olmak ve Varoluş ve Psikiyatri adlı kitapların çağımızı yansıtan bir devamı olarak da nitelendirilebilir. "Klasik psikanalizin temel amacı, kişinin içgüdüsel istekleri ile toplumsal bir varlık olarak kendisinden beklenilenler arasında bir uzlaşma yaratmaya çalışmaktı. İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında toplumların da 'hastalanabileceği' fark edildiğinde, 'normallik' tanımında topluma uyum ölçütünden giderek vazgeçildi ve normalliğin bir süreç olarak tanımlandığı, daha esnek bir orta yol bulundu. Ve zaten ardından, olmakta olanlara olmaması gerekir demenin pek anlam taşımadığı bir çağa girildi. Biçimsel olarak şöyle ya da böyle yaşanması gerektiği tarzından modellerin geçerliliğini yitirmekte olduğu bir dünyada, ortak bir niteliğimiz bizi herşeye rağmen kaosun kenarında tutabiliyor: Binlerce yıldır süren toplumsallaşma süreçlerinin sonucu edindiğimiz ve sağduyu adını verdiğimiz sezgisel gücün genetik kodlarımıza işlenmiş olması" -Engin Geçtan- Sayfa Sayısı: 127 Baskı Yılı: 2014 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık Rastgele Ben Rastgele Ben, yakın bir dosta anlatır gibi kaleme alınmış bir anlatı. Engin Geçtan hikâyesine ellili yılların ortalarında genç bir hekim olarak gittiği Amerika'dan başlıyor.Yabancı bir memlekette edindiği ilk mesleki deneyimleri aktarırken,bir yandan da bir zamanların Amerikası'nın renkli bir tasvirini yapıyor:seyahatler,farklı ülkelerden meslektaşlar, etnik gruplar,inanç sistemleri,yaşam biçimleri,dönemin sanat ve kültür hayatı...Sonra Türkiye'ye dönüş, ilk klinik deneyimler, muayenehane tecrübesi, akademik hayatın cilveleriyle tanışma, bir psikiyatristin oluşumu sürecindeki sonu olmayan arayışlar... Dünden bugüne toplumun dinamikleri ve ona eşlik eden psikolojik süreçler konusunda "izlenimlerle" ile ilerleyen, serbest çağrışımlarla yol alan kitap, yakıcı etkilerini hissettiğimiz güncel konulara da değiniyor: giderek yaygınlaşan depresyon, demokrasi konusundaki algı farklılıkları, kapitalist sistemin bireyden talepleri... Çocuk merakını, meraklı kedi yanını hiç yitirmeyen Geçtan'dan, yaşam sevinci taşıyan bir yolculuk. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 176 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık Hayat "Büyük kent insanın sık kullandığı uyuşturuculardan biri de hız. Aynı şey, telaşsız da aynı sürede yapılabilir, üstelik yapılacak şeye ayrılan zaman ve enerjinin bir bölümü seferberlik sırasında tüketilmeden. Ama hız, insanın içindeki boşlukla yüzleşmemesi için çağdaş normlarında pekiştirdiği ve uyuşturucu niteliği kazandırdığında yavaşlatılması zor bir araç.Sayfa Sayısı:176Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Metis Yayıncılık Seyyar Psikoterapist, öğretim üyesi, mesleki ve kurgu kitapların yazarı, radyo programcısı, hatta DJ.. Çeşitli kimlikleriyle ülkemizin kültür hayatına önemli katkılarda bulunan Engin Geçtan ile yapılmış bir söyleşiler kitabı Seyyar. Tek bir yorumla, tek bir adlandırmayla açıklanamayacak bir hayatın, sürmekte olan bir değişimin sözle yakalanmaya çalışılmış izlerini bulacaksınız bu kitapta. Hem bir yakın tarih değerlendirmesi, hem de okurun çıkacağı yolculuklarda bir başlangıç noktası olacağı umuduyla yayımlıyoruz Seyyar'ı... Sayfa Sayısı: 192 Baskı Yılı: 2015 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık İnsan Olmak İnsan doğasının gizemlerini keşfetmeye ve kendinizi daha iyi tanımaya ne dersiniz? Öyleyse Engin Geçtan'ın İnsan Olmak tam da size göre bir eser! Ünlü psikiyatrist ve yazar Engin Geçtan, bu eserinde insan olmanın derin anlamını okuyucularla birlikte keşfediyor. Gelin, insan doğasının felsefesini anlatan bu eseri birlikte inceleyelim. "İnsan Olmak" adlı kitabı neden okumalısınız? İnsan Olmak, bireylerin değersizlik duygusundan toplumsal değerlere kadar pek çok sosyolojik konuya ışık tutuyor. Eserde çeşitli psikolojik olgular, akıcı bir üslup kullanılarak aktarılıyor. İnsan psikolojisi; psikoloji, edebiyat, teknoloji ve felsefe gibi alanlara değinilerek ve bireyin aklındaki soru işaretlerine de yer verilerek irdeleniyor. Sosyoloji ve psikolojinin iç içe anlatıldığı pek çok konuya ek olarak yazarın kendi hayat görüşleri ve tecrübeleri de yer alıyor. İnsanın toplumla olan ilişkisi ve kökenlerinden değer yargılarının gelişimine kadar pek çok unsur ele alınıyor. Anlatılan konuların daha rahat anlaşılabilmesi için tanınmış psikologların çalışma ve sözlerine değiniliyor. Toplumsal değerlerin ve aile yapısının insan psikolojisi üzerine etkileri, çeşitli gözlemlerle birlikte detaylı olarak inceleniyor. Geçtan, eserinde bir psikiyatr gözüyle toplumsal ve bireysel sorunlara yönelik öneriler sunuyor. İnsanların kendilerini tanımasına ve anlamlandırmasına rehberlik etmek için kaleme alınan bu eser, psikolojiye ilgi duyan genç ve yetişkin okurlar için eşsiz bir rehber. Siz de İnsan Olmak'ı okurken yaşamınızı şekillendiren düşüncelerin temellerini sorgulamaya başlayacaksınız. Bunları Biliyor muydunuz? İnsan Olmak, 25'ten fazla baskı yaparak psikoloji alanında ses getiren eserler arasında yer alır. Engin Geçtan, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitim aldıktan sonra ABD'de psikoloji ve nöroloji alanlarında uzmanlaşıp Türkiye'ye döner. Ülkemizde ODTÜ'de, Ankara Üniversitesinde, Marmara Üniversitesinde ve Boğaziçi Üniversitesinde uzun yıllar öğretim üyesi olarak çalışır. 19 şubat 2018'de önemli çalışmaları ve eserleri ardında bırakarak yaşamını yitirir. Toplam 192 sayfa olan İnsan Olmak, ilk olarak 1982 yılında basıma girer. 2003 yılındaysa Metis Yayınlarının Edebiyat Dışı / Psikoloji-Psikiyatri Dizisi kategorisinde yayımlanır. Bu kitabı sevenler için diğer önerilerimiz Engin Geçtan'ın İnsan Olmak kitabını beğendiyseniz yazarınVaroluş ve Psikiyatri,SeyyarveKızarmış Palamutun Kokusuisimli eserlerini de inceleyebilirsiniz. Ayrıca "Psikoloji Bilimi" kategorisinde yer alan ve başka yazarlara ait olanKurtarıcı mısın Kurban mı? Sizi Suçlu ve Borçlu Hissettirenlerden Kurtulmanın Yolları,İnsanın Anlam ArayışıveÇocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi'ne de göz atabilirsiniz. Kırmızı Kitap Kırmızı Kitap"Her Okunuşunda Değişecektir" Sayfa Sayısı: 208 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık Varoluş ve Psikiyatri Engin Geçtan, 1975-1990 yılları arasında uzmanlık alanı olan psikiyatride meslek dışı okurlar tarafından da ilgiyle karşılanan dört kitap yazdı. Varoluş ve Psikiyatri, bugün birer klasik haline gelmiş bu dörtlünün sonuncusu. Aynı zamanda yazarın salt akademik ilgiden hareketle başladığı yazma çalışmalarının odağına giderek insanı ve insanlık hallerini yerleştirdiğini de gösteriyor bu kitap.Geçtan'ın şimdi kırk yılı aşmış meslek yaşamı boyunca geçirdiği düşünsel dönüşümleri de içerdiğinden, bir anlamda deneyimsel-düşünsel bir otobiyografi de sayılabilir Varoluş ve Psikiyatri.Kitabın birinci bölümünde, çalışma alanı ve bu alana kişisel yaklaşım tanıtılırken, diğer yandan da bir "süreç" olarak insan anlatılıyor; ama süregiden bir kültür içinde yaşayan bir insan bu. "Anlamsızlık", "Narsisizim", "Yaşam ve Ölüm" başlıklı yazılardan oluşan ikinci bölümde ise, yazarın klinik çalışmalarında birçok insanla paylaştığı bir dizi temel varoluş sorusu ele alınıyor.Sayfa Sayısı:208Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Metis Yayıncılık Kızarmış Palamutun Kokusu İnsan hiçbir şeyi bıraktığı yerde bulamıyor... Terk etmiş olduğum ya da terk etmek üzere olduğum insanlar beni terk etmişlerdi... Burada ya da geldiğim yerde de olsam, geçmişi yeniden yakalama umudu boş bir beklenti, insan hiçbir şeyi bıraktığı yerde bulamyor, kızarmış palamutun kokusunu bile... ...Namevcutluğun hüznü, yerini, insanları onların haberi olmadan gözleyebiliyor ve dinleyebiliyor olmanın üstünlüğüne bırakıyor. Bir şeyi kaybedince bir başka şeyi kazanıyor olduğuna inanmak, insan denilen mahlukun kendine karşı çevirdiği hilelerin en acımasızı olmalı. Kendimi, kah o mekanda kah bir diğerinde, kah bu zamanda kah diğer bir zamanda bularak dolaşıyorum. Yazgım beni hangi anda hangi yöne savurmayı uygun görmüşse. Engin Geçtan Sayfa Sayısı: 242 Baskı Yılı: 2013 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık Dersaadet'te Dans Dersaadet'te Dans, nasıl ve ne zaman girildiği bilinemeyen bir çağın başdöndürücü dansından öylece seçilivermiş, sıradan bir mikrokozmosun masalı. Bir şeylerin sürekli öğütülüp yenilerini varedildiği, gitgide hızlanarak, kaosun düzenle buluşup ayrıldığı yerde, kaosun kenarında sürüp giden bir dans. Korkuya kapılıp yadsınmaya çalışıldıkça içinde daha çok sürüklenip savrulunan bir çağ; uzun bir uykudan bu çılgın dansın ritmine uyanıverip bu yeni çağın dünya merkezlerinden biri olmaya aday bir kent. Çıplak özseverliğin giderek tırmandığı bir dünyada birlikte ya da tek başına yaşanmaya başlanan "yalnız kültürü".Toprakla bağını koparmış çaresizlerin gözlerini kozmosa çevirdiği ve alışılagelmiş sistemlerin geçerliğini hızla yitirdiği bir dünyanın öyküsü Dersaadet'te Dans. Kültürel birikimiyle teknolojinin sentesini başarıyla gerçekleştirip, kenidin kendi içinde kilitlenmeye mahkum eden yakın tarihin egemen güçlerini düzenine ayrıksı bir kentin öyküsü. Geleceğin provasının yapıldığı, kültürlerin yerini enformasyon ağının dinamiklerine bırakmaya başladığı bir dünyanın masalı. Sayfa Sayısı: 248 Baskı Yılı: 2016 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık Kuru Su Engin Geçtan'dan iklimin altüst olduğu 2012 yılının Aralık ayında geçen bir İstanbul romanı: Kuru Su. "Fırtına durmuş, kar yağışı sürüyor, tanecikler giderek incelerek. Şehrin her zamanki uyanış sesi bu sabah suskun. Klakson sesleri, binbir sesin harmanı uğultular, vapur düdükleri yerini beyaz örtülü sessizliğe bırakmış. Hayata dönmek için herkes bir başkasını bekler halde. Martılar, güvercinler, serçeler birkaç kırıntı peşinde. Donan evsizlerin ve yanlış zamanda yanlış yerde tipiye yakalanıp kalmış talihsizlerin bedenlerini henüz keşfedememiş aç sokak köpeklerinin havlamaları duyuluyor ıssız sokakların kiminde. Deniz trafiğine kapatılan Boğaz, tarihinin ender kimsesizliklerinden birini yaşıyor. Su gri yeşil mavi karışımı alışılmadık bir renkte, gece bir motor dolusu insanı yutmuş olmanın yasıyla. Böyle olmasını o da istemezdi, ama fırtına onu çılgına çevirmişti, küçük bir yolcu motorunu görecek halde değildi." Sayfa Sayısı: 240 Baskı Yılı: 2008 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık Tren "İnsanlık tarihi boyunca yaşamış ve artık hayatta olmayan herkes trenin dışındaydı, mağara adamından çağdaş görünümlülere kadar. Çoğu ileri yaştaydı, daha az sayıda da olsa çocuklar vardı aralarında. Hayatta iken kendilerine özgü renkleri, ifadeleri, titreşimleri olmuş olmalı, şimdi ise küçüğüyle yaşlısıyla hepsi birbirinin aynı gibi. Göz göze gelmiyor, birbirleriyle konuşmuyorlar, yolculuğun başlangıcında bizim halimiz gibi. Sonra onu gördüm korkudan ürpererek, eflatun kadını. Ölüler arasında inanılmaz bir hızla oradan oraya hareket ediyor, onları trene geri göndermeye çalışıyordu. Meydanı ve görünebilen ötesini beyaz entarili kalabalık kaplamış, şehrin kendi ahalisi artık görünmez olmuştu, insanlık tarihinin tüm ölmüşleri bu şehrin ve onun ötesindeki dünyanın neresine sığabilirlerdi ki?" Sayfa Sayısı: 250 Baskı Yılı: 2004 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık Mesela Saat Onda Psikiyatri üzerine yazdığı çok sevilen kitaplarından sonra, art arda yayımladığı romanları ile edebiyat okurlarının sevgisini kazanan Engin Geçtan, dört yıl aradan ve Türkiye'de yaşanan süreçlere uzmanlık alanının perspektifinden bakan Zamane kitabından sonra, yeni romanı Mesela Saat Onda ile edebiyata döndü. Engin Geçtan yine keskin bir zekâ, mizahi ama sert bir eleştirellik ve her şeye rağmen koruduğu bir iyimserlikle bu kez İstanbul'un muhtelif semtleri, zamanları, kuşakları ve yaşamları arasında geziyor, Beyhude'nin, Hamasettin'in, Hükümet'in, Karamela'nın, Karanfil'in, Macun'un, Muhtelif Rivayet'in, Otuz'un, Ömrügüzel'in, Reçel'in, Takiye'nin, Tango'nun... hikâyeleri üzerinden bize yine kendi hikâyemizi anlatıyor. Sayfa Sayısı: 280 Baskı Yılı: 2015 Dili: Türkçe Yayınevi: Metis Yayıncılık

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.