İçimizdeki Şeytan

Yazar : Sabahattin Ali

4/5 - 220 Kişi Yorum Yap
"İsteyip istemedeğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün har ... Tamamını gör
11,45
ya da
Satın aldığım e-kitaplarımı nasıl okurum?

Ürün Açıklaması

"İsteyip istemedeğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticede aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması.."

Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üzerindeki baskısını ve güçsüz insanın "kapana kısılmışlığını" gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına, "insanın içindeki şeytan"a keskin bir bakış.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Puanlamalar

%78,5
%13,7
%4,1
%0,5
%3,2
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap
Vakit kaybetmeden okuyun

Bitirdikten sonra siradan roman yazarlari okuyamama neden olan kurgu,konu ve anlatimiyla buyuleyen muhtesem bir kitap. Sabahattin Ali’ye baslamak icin dogru secim

Tek Kelime: Sabahattin Ali

Okumadığım az eseri kalmasına rağmen ve herkesin Kürk Mantolu Madonna'yı daha çok benimsemesine rağmen benim en sevdiğim kitapların başında geliyor. Bir kitap elden nasıl bırakılmaz, nasıl özlenir ve nasıl saatler sayılır okumak için anlayacaksınız.

İçimizdeki Şeytan

"İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim,fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum:Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum.Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı?Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması...İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok...İçimizde aciz var... Tembellik var...İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..."Peki kaçımızda bu itirafı yapabilecek bir cesaret ve daha da mühimi bunu fark edebilecek bir kendini, yaptıklarını, tercihlerini ve yaşayış tarzını sorgulama isteği var. İçimizdeki şeytanları, canavarları suçlamak yerine tembelliğimizin, boş vermişliğimizin, çok bilmişliğimizim farkına varsak; hatalarımızın sorumluluğunu alıp, bedel ödemekten kaçmasak hayat hem kendimiz hem de sevdikleriniz için daha güzel olabilir belki de..Keşke olsa..