Doğu Yücel 7 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Can Yayınları Doğu Yücel 7 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
4.464,75 TL
5.464,75 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Düşler Kabuslar ve Gelecek Masalları --- Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) “Hayallerin adamını anlatmamı istiyorsunuz benden. Öyleyse anlatacaklarımın da hayalî olabileceği konusunda uyarmalıyım sizi. Gerçeğin gölgesinden başka bir şey elde edemeyebilirsiniz konuşmamın sonunda.” Düşler, Kâbuslar ve Gelecek Masalları’nı okuyunca, Doğu Yücel’in 2000 yılında basılan bu ilk kitabında yolunu çizdiğini göreceksiniz: Düşler yaşamımızın vazgeçilmez bir parçasıdır ve gerçeklik dediğimiz şeyin de dışında değildir. Bu nedenle, geleceğimizi de onlar belirleyebilir. Büyülü gerçekçilikten bilimkurguya, korku anlatılarından masal edebiyatına uzanan bu öykülerde düşler ve kâbusların hüküm sürdüğü bir dünyaya adım atıyorsunuz. Bu dünyada ölümün eşiğindeki bir tiyatro oyuncusu hayatının en büyülü performansını sahneye koyuyor, uzak galaksilerden gelen bir uzaylı ölümsüzlüğün sırrını insanlığa bahşediyor, içine şeytan giren bir otopark bariyeri mahalleye dehşet saçıyor. Her an her şeyin olabileceği, tuhaf bir boyut burası ama gerçeklikten hiç uzak değil. Sınavların ve kuralların gölgesinde yaşayan gençler, savaşların ve paranın ekseninde dönen bir dünya tüm hikâyelerde karşımıza çıkıyor. Doğu Yücel alacakaranlık kuşağının puslu atmosferinden kimi zaman ürküterek kimi zamansa gülümseterek sesleniyor. --- Güneş Hırsızları --- Sabah uyanıyorsunuz, bir bakıyorsunuz her yer karanlık, Güneş yok! Işığa duyarlı bir uzaylı ırkı Dünya’da yaşayabilmek için Güneş’e perde çekmiş, insanlığı karanlığa, umutsuzluğa hapsetmiş. Doğu Yücel, insanlığın direnişini anlattığı distopik novellası “Güneş Hırsızları”na ek olarak büyülü gerçekçilikten masal edebiyatına, korkudan bilimkurguya uzanan on bir öyküyle okurların karşısına çıkıyor. Bu öykülerde her an her şey olabilir: Sinemaya tek başına gittiğinizde kendinizi izlediğiniz filmin içinde bulabilir ya da Beşiktaş-Kadıköy vapurunda galaksiler ötesinden gelen bir uzaylıya âşık olabilirsiniz. Yazar, sıradan insanların başına gelen sıra dışı hikâyeleri anlatırken okurlara sorular da yöneltiyor: Rüyaları biçimlendirebilir miyiz, ilham perileri gerçek olabilir mi, Dünya’nın asıl sahipleri kim, öpüşürken neden gözlerimizi kapatırız? gibi... Ve bu sorular, gülümseten metaforlar ve zengin bir hayal gücüyle beklenmedik yanıtlara kavuşuyor. Ayaklarınızı yerden kesen ama ayakları her daim yere basan hikâyeler bunlar. Ne de olsa gerçek biraz da düşlerde saklıdır.“Üzgünüz sayın yerli film yapımcıları ama böyle öykülerin yazıldığı bir memleketten özgün senaryolar çıkmıyorsa bu sadece sizin günahınız.”Tuna Kiremitçi, Radikal Kitap“Güneş Hırsızları kurgunun ve hayal gücünün rüzgârını arkasına alarak, rüya gibi bir atmosferde gerçeğin tokadını bütün kuvvetiyle yüzümüze çarpıyor.”Ozan Karakaş, soL“Güneş Hırsızları büyük bilimkurgu yazarlarının öyküleriyle karşılaştırılabilecek güçte bir öykü.”Alican Saygı Ortanca, Cumhuriyet Kitap --- Öldüğünü Google'dan Öğrenen Adam ve Diğer Tuhaf... --- Öldüğümü Google’dan öğrendim. Evet, doğru okudunuz, öldüğümü, yaşayan bir organizma iken cesede dönüştüğümü, dünyada olduğumu düşünürken aslında çoktan tahtalıköyü bouladığımı, bildiğiniz internetten öğrendim.Doğu Yücel’in yeni kitabı üç bölümden oluşuyor: “Düş Gibi”, “Gerçek Gibi” ve “Gelecek Gibi”. Gerek günümüzden gerek rüyalardan, kabuslardan veya en derindeki korkulardan gerekse uzak ya da yakın gelecekten enstantaneler yakalıyor bu öyküler. Ancak bunları sıkı olay örgüsü, düş gücü ve tatlı ekşi gerçeklerle harmanlayan yazar kimi zaman yarından bugüne kimi zaman da bugünün ışığında yarına bakıyor. Teknolojik gelişmeler, baş döndüren ilişkiler, dünyaya yön veren rastlantılar, hayat değiştiren absürdlükler, illallah dedirten meslekler ve birbirinden tuhaf karakterler... Yaratıcılığı hınzırlıkla buluşturan ancak sahicilikten de asla sapmayan Doğu Yücel, yeni hayalhanesi Öldüğünü Google’dan Öğrenen Adam’la okurların karşısına çıkıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Trol --- Hayır, hiç kendini kandırma, bu ne "yasak" ne "sansür", bunun adı otosansür. Sen bizzat kendini susturuyorsun. Linç başladığından beri büründüğün sessizlik bile sanatın özgür, dışavurumcu ve isyankâr doğasıyla çelişmiyor mu? Her türlü duyguyu taklit etmekle yükümlü olan sen, yani aktör, içindeki gerçek duyguları, öfkeyi, hayal kırıklığını, üzüntüyü yansıtamıyorsun. Çünkü istemiyorlar. Sahneye dön soytarı, diyorlar. Sinema perdesi, televizyon ekranı veya tiyatro sahnesi, bunlar olur. Ama başka bir yerde, başka bir konuda konuşamazsın.Al repliklerini ve oku. Asla senaryodan çıkma. Sakın ha, doğaçlama yapayım deme!Türkiye'nin en ünlü oyuncularından Kaan Balaban ansızın başlayan bir linç hareketinin hedefi olur. Gizemli bir sosyal medya trolünün başlattığı linç gün geçtikçe sadece kariyerini değil, akıl sağlığını ve özel hayatını tehdit eden bir kâbusa dönüşür.Bir yanda alkışlarla beslenen bir aktör, diğer yanda klavye başında nefret kusarak var olan isimsiz bir trol. Ülke yangın yeriyken kendi küçük savaşlarında debelenen iki adamın kıyasıya düellosu.Doğu Yücel, şimdiki zamanı, burayı anlatıyor, iki erkeğin ego savaşı üzerinden bir toplum portresi çiziyor. Dizi sektörünün adaletsiz çarkları ve sosyal medyanın acımasız mahkemeleri ülkede olup bitenlerle iç içe geçiyor. Trol, üstümüze yapışan rolleri, aileden devralınan kimlikleri ve görünmez zincirlerimizi kara komediyle ifşa ediyor.İlk sayfasından okuru içine çeken, son sayfasına kadar merak ve gerilimi canlı tutan, sağ gösterip sol vuran, bol sürprizli bir roman bu. Adı üstünde, Trol!#televizyondünyası #sosyalmedya #linçkültürü #oyunculuk #brecht #şamanizm (Tanıtım Bülteninden) --- Kimdir Bu Mitat Karaman? --- Böylesine sıradan bir anda nasıl bir değişim yaşanabilir ki? En fazla ne olabilir? Mitat televizyonda aynı şeyleri geveleyip duran adamlardan birinin sarf edeceği muhteşem bir sözle hayatı hakkında büyük bir uyanış mı yaşayacak? Çitlediği çekirdeğin kabuğu dişetlerine saplanacak, bunu fark etmeden ağzını kapatınca fantastik filmlerdeki canavarlar gibi can mı verecek? Kabuğu tamamen kapalı olan antepfıstığını açmaya çalışırken elini mi kıracak? Ne olabilir ki Allah aşkına? Evden işe, işten eve gidip gelen son derece sıradan ve silik birinin başına ne gelir ki, demeyin… Karakterimiz Mitat bir gece uyandığında, diyafonun düğmesine basmak ve apartmanın kapısını açmak zorunda kalır. Ve hayatı bütünüyle değişir… Doğu Yücel’in bu sürükleyici yeni zaman polisiyesi güçlü bir kara mizah örneği, bir paranoya kuyusu, okudukça açılan, heyecan verici bir yeni Türkiye panoraması. Devamı gelsin isteyeceksiniz. (Tanıtım Bülteninden) --- Hayalet Kitap --- Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) “Bu yazdıklarımı bir intihar mektubu olarak görme. Derler ya, ‘Her intihar mektubu bir aşk mektubudur,’ diye. Aslında, ‘Her intihar mektubu bir aşk romanıdır,’ aynı zamanda. Yani bu aldığın son mektup sana daha önce yazdıklarımdan farklı değil. Bu da bir aşk mektubu, bu da bir hikâye.” Hayalet Kitap’ın kahramanı Güldem, bir sabah posta kutusunda bir mektup bulur. Mektubun yazarı ona karşılıksız aşkla bağlı olan Gökalp’tir. Gökalp bir intihar mektubuyla Güldem’e veda eder. Gökalp’in ölümünün birinci yıldönümüyle birlikte tuhaf olaylar baş gösterir. Şimdi Güldem ve arkadaşları İzmir’in çeşitli yerlerinde ve üniversite kampüsünde bir hayaletle mücadele etmek durumundadır. Doğu Yücel’in ilk olarak 2002’de yayımlanan kitabı birçok defa baskı görmüş, 2004’te ise Taylan Biraderler tarafından sinemaya uyarlanmıştı. Hayalet Kitap, bir hayalet hikâyesi olmasının yanı sıra eğitim sistemine eleştirel bakışıyla ve üniversite öğrencilerinin kampüs hayatını tüm detaylarıyla resmetmesiyle yayımlandığı günden bu yana ilgi görmüş bir roman. "Fantastik ile gerçekliğin sınırlarını zorlayan bu sürükleyici macera, müziğe ve edebiyata yaptığı şık göndermelerle kalbinizi çalacak. Sadece ilk sayfayı çevirin, yeter." -Karin Karakaşlı- --- Beter Ol Mitat Karaman! --- Mitat bir gıcık oldu, herkesin ama herkesin şu hayatta bir destekçisi vardı, kimin başına bir haksızlık gelse en az bir kişi çıkıp onun için “yalnız değildir” hashtag’i açardı. Mitat Karaman dışında. Olur da bir gün Mitat haksızlığa uğrarsa, başına bir iş gelirse bir kişi, bir Allah’ın kulu bile arkasından “yalnız değildir” diye yazmayacaktı. O bir istisnaydı. Mitat önceki tweet’lerini sildi. Kimliğini açık etme pahasına yeni bir tweet girdi, yeni bir hashtag açtı, kimsenin desteklemeyeceği, sonsuza kadar tek başına kalacak bir hashtag… #MitatKaramanYalnızdır Mitat Karaman’ın soru işaretiyle başlayan macerası ünlem işaretiyle devam ediyor. Hayat mücadelesinde yine tek başına kalan Mitat gizli topluluklar, atölyeci yazarlar, yaşam koçları, estetik cerrahlar, Wattpad okurları, gamer’lar, cosplay’ciler ve çeşitli hayvanların da dahil olduğu bambaşka bir savaşın içinde buluyor kendini. Doğu Yücel bu defa Cennet Apartmanı’na sığmayıp tüm bir şehre yayılan daha sert, daha absürd, daha heyecanlı, daha edepsiz ve her daim daha “yalnız” bir hikâyeyle okurların karşısında. Beter Ol Mitat Karaman!, tabu tanımaz bir bilmece, sırlarla dolu bir saklambaç, çok yüzlü bir rubik küpü. (Tanıtım Bülteninden)

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.