--- Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek ---
(Tanıtım Bülteninden)
--- Mezarlarınıza Tüküreceğim ---
Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkı sözleri yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmeyen, oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Boris Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.
Vernon Sullivan müstearıyla kaleme alınan ve bir “beyaz zenci”nin intikam öyküsünü anlatan Mezarlarınıza Tüküreceğim, hakkında net bir yoruma varılması zor, açık uçlu yapıtlardan biri. Şiddet ve erotizm duvarını aşarak bir rehabilitasyon, bir katharsis yaşamak mümkün mü? “Her şey”i görüp tanık olduğu için bir omuz silkme refleksi geliştirmiş olan günümüz insanı bu soruya ne yanıt verirse versin, kitaptan uyarlanan filmin galasında hayal kırıklığına kapılarak kalp krizinden ölen Vian’ın yapıtına sahip çıktığı ortada.
“Mezarlarınıza Tüküreceğim meşhur Amerikan pulp’ıyla Fransız sado-erotizminin hararetli bir birleşimi.” -The Guardian-
“Boris Vian eşi benzeri olmayan bir yazar.”
-James SallIs-
(Tanıtım Bülteninden)
Yayıma Hazırlayan: Alican Saygı Ortanca
Düzelti: Selçuk Aylar
Kapak Tasarım: Hamdi Akçay
--- Kızıl Ot - İthaki Modern ---
Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkılar yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmediği gibi oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.
Wolf icat ettiği makine sayesinde geçmişini tekrar yaşayabilecek hatta istediği hatıralarını silebilecektir. Ailesinin, aldığı eğitimin, dinle ve toplumla ilişkilerinin bıraktığı psikolojik travmalardan kurtulabilir de “kafasını boşaltabilirse” mutlu olabilecektir belki. Fakat elbette boş bir kafanın da yaratacağı başka sorunlar vardır.
Sağlam bir psikanaliz karşıtı olan Boris Vian, ölümünden sonra dostları sayesinde imha edilmekten kurtulan sekizinci romanı Kızıl Ot ile unutmanın zor olduğu acılarımızla yüzleşmenin ne anlama geldiğini sorguluyor.
“Benden önceki ve sonraki kuşaklar gibi Boris Vian’ın etkisi altında ve ondan esinlenerek büyüdüm.” –Michel Gondry
“Roman yazmak şaibeli, kaçışın olmadığı bir şeymiş gibi gerçekleşiyor her şey. Vian her yerde, her alanda parladığı için affedemiyordu onu akranları.” –Marc Lapprand
(Tanıtım Bülteninden)
--- Çıtırlar Farkında Değil - İthaki Modern ---
Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkılar yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmediği gibi oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.
Francis Deacon çocukluk arkadaşı Gaya’nın düzenlediği maskeli baloya katılır. Partide, arkadaşının eşcinsel bir uyuşturucu satıcısı ve çete üyesi olan Richard Walcott’la evleneceğini öğrenir. Partiye kadın kılığında katılan Francis, tanınmayacak olmanın verdiği güvenle bu tehlikeli uyuşturucu çetesini ortadan kaldırmaya çalışır.
Boris Vian’ın Vernon Sullivan adıyla yayımladığı Çıtırlar Farkında Değil yazarın çoğu eserinde olduğu gibi, kalbi zayıf olanların uzak durması gereken, sert ama eğlenceli bir macera.
“Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından.” –Publishers Weekly
“Unutulmayacak bir yazar.” –Le Monde
(Tanıtım Bülteninden)
--- Kurtadam ---
Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkılar yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmediği gibi oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Vian'ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü'nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.
Raymond Queneau'nun "Boris Vian, bir gün Boris Vian olacaktır," dediği Vian'ın ölümünden sonra yayımlanan öykü derlemesi Kurtadam'da, insana dönüşen kurtlar, şehre çöken afrodizyak etkili bir sis, şamatacı müzisyenler, direksiyonu yolcusuna bırakan taksiciler ve duygularla tanışan bir yapay zekâ geziniyor.
Boris Vian'ın öykülerinde absürt ile normal arasında bir sınır yok, her an her şey mümkün, mesela bir karakter aniden ördeğe dönüşebilir ve bunun kadar normal başka ne olabilir ki?
"Onu dinledikten sonra farklı bir şeyler denemeye karar verdim."
–Serge Gainsbourg
"İleride yaşıyordu. Geleceğin eksenindeydi, hâlâ da öyle."
–Noël Arnaud
(Tanıtım Bülteninden)
--- Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır - İthaki Modern ---
Boris Vian’ın eserlerini de kendisini de kalıplara sığdırmak zordur. Bu, büyük ölçüde hayatında “bütün insan” rolüne uygun, bilinçli bir duruş sergilemesinin sonucudur. Vian mühendis olarak eğitilmişti ama caz onun diniydi, trompet ise enstrümanı. Beyni her zaman bir şeylerin hazırlığındaydı ve bunun iyi bir nedeni vardı. Jazz Hot dergisinde, “Shakespeare’i ele alın,” diye yazmıştı. “O çoktan ama çoktan ölmüş. Çürümüş de çürümüş. ... Ama baksanıza, bizde onun oyunları var, yani voilà.”
Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır romanı Mezarlarınıza Tüküreceğim’in zorunlu devamıdır. Lee, beyaz derisi sayesinde beyazların arasına girip onlara karşı beslediği amansız intikam susuzluğunu gideren sahici bir siyahtı. Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır’daki Dan ise bir beyazdır fakat kanı bakımından siyah olduğuna inanır. Beyazlara duyduğu kini yaptığı işle, kötü şöhretli bir gece kulübünün kabadayısı olmakla yüceltir.
Vian’ın Vernon Sullivan imzasıyla yazıp kendini kitabın çevirmeni olarak gösterdiği bu roman, ırkçılığa karşı yazılmış bir ağıt…
“Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır aşırı kimlik bunalımı yaşayan bir kişinin kâbusu gibi.” –Literary Hub
“Bu kitap, bitmek bilmeyen enerjisi, açıkyürekliliği ve soğukkanlı vahşetiyle Jim Thompson’la aynı sularda yüzüyor.”
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
