Sepette İndirim
6.300,00 TL7.300,00 TL
--- Son Hasat ---
Gökkuşağından ormanlar dikiyorum şimdi
Bütün renkleri geri getirmeye geliyorum
Ölümümle yaşamımı geri getirmeye geliyorum
Cennette seni bekliyorum
Belki dirilir gönlümün yalnızlığı
Hepsi bir aşk hikâyesi
Hilal...
Akhisarlı zeytinyağı tüccarı bir ailenin, kuşaklardır iyi yetişmiş, görmüş geçirmiş bir neslin son halkası, şehrin en itibarlı adamlarından İsmail Bey'in kızı.
Biraz şımarık, biraz garip, başı renklerle, içindeki seslerle dertte olan Hilal.
Ailesinin herkesten, neredeyse kendilerinden bile sakladığı “gerçek”le şizofren Hilal.
Ve Alparslan...
Akhisar’ın bir başka güç sahibi ailesinin, tütün tarlalarına hükmeden Halil Ağa'nın oğlu.
Babasının eli kolu, her şeyi, geleceği, soyunun yürüyeceği kişi.
Ama itaatkâr, hayalperest üstelik âşık Alparslan. Gönlünü mevsimlik işçi olarak tarlalarında çalışan güzel Zeliha’ya kaptıran ama iradesini eline alamayan Alparslan.
İnsanoğlu, bir başkasının menkıbesine gerçekten nüfuz edebilir mi? Hayat kimin seçimleriyle belirlenir? Hayal ve gerçek arasındaki sınırı kim çizebilir?
Bahadır Yenişehirlioğlu, Son Hasat’ta kendi seçimlerinden mahrum bırakılmış iki karakter üzerinden insanoğlunun güç, itibar, makam ve mevki arzusu karşısındaki zaaflarını sorguluyor.
Kendilerine rağmen ailelerinin seçimiyle bir araya getirilen Hilal ve Alparslan’ın hikâyesinden herkesin hayatını altüst eden bir dram ortaya çıkıyor.
Çarpıcı ve etkileyici kurgusuyla Son Hasat, Bahadır Yenişehirlioğlu’nun kaleminden…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Aşk Çölü ---
Bütün savaşların esas kahramanları kadınlardır.
Ve savaşlar yalnızca insanları değil, türküleri de öldürür.
1911…
Yemen…
Birbirinden zorla ayrılan iki kardeş.
Çöl ve ateşin kavurduğu, yemenisine sarılmış küçücük bir kız.
2014...
İstanbul…
Yemen türküsünün kayıp mısrasını arayan bir kadın.
Geç gelen aşkın ve umudun peşinde bir adam.
Okurlarının, "geçmiş ve bugünün kadınını en iyi konuşturan yazar" olarak andığı Bahadır Yenişehirlioğlu, binlerce askerin şehit olduğu Yemen Cephesi'nin gölgesinde, birbirinden ayrı düşen iki kardeşin hikâyesini Yemen türküsüne ve bugüne ustaca bağlıyor.
Havada bulut yok, bu ne dumandır?
Mahlede ölü yok, bu ne şivandır?
Şu Yemen elleri neden yamandır?
Giden gelmiyor, acep nedendir?
Hüzün, sevinç, paylaşmak, tarih, kardeşlik ve ölümsüz sevdalar…
AŞK ÇÖLÜ; Bahadır Yenişehirlioğlu kaleminden…
(Tanıtım Bülteninden)
İnce Kapak:
Sayfa Sayısı:
224
Baskı Yılı:
2015
e-Kitap:
Sayfa Sayısı:
122
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Timaş Yayınları
--- Kerime ---
1932… Anadolu'da bir kasaba…
Ezanın Türkçe okunma kararının alındığı yılda başlıyor Kerime'nin hazin hikâyesi.
Kerime sessiz ve korkak…
Ağabey Mehmet… Yüreğini kavuran gizli günahlarının bedelini ödeyemeyeceği gerçeğinin altında eziliyor günbegün…
Ailenin küçük kızı Nezihe… Umutsuz bir aşkın peşinde felaketine sürüklenip gencecik hayatını bir adam uğruna karartıyor…
Ve çevresine müşfik, ailesine hayatı zindan eden Kerime'nin babası Kâtip Efendi...
Tek arzusu; mutlu olmak, gerçek aşkın varlığına inanmakken, annesinin ve mahallenin baskısıyla kendinden yaşça büyük, dul bir adamla evlenen Kerime, hayatın girdabında kayboluyor…
Kerime, yeni bir Yaprak Dökümü…
(Tanıtım Bülteninden)
İnce Kapak:
Sayfa Sayısı:
224
Baskı Yılı:
2016
e-Kitap:
Sayfa Sayısı:
123
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Timaş Yayınları
--- Duvarları Yıkmak ---
Kalpte, zihinde, yüksek yüksek duvarlar örmek yerine, köprüler kurmak gerek dostlar. Ardımız engin bir denizdir, ışıktır. Gelin o duvarları yıkalım ve ışık tüm ihtişamıyla girsin içeri, aydınlatsın gönüllerimizi. Haydi uyanın, uyandırın artık!Tüketim çağı bizi birbirinden habersiz yaşayan bencil bireyler hâline getirdi. İnsanlık olarak kişisel gelişimin üzerine o kadar düştük ki toplumsal ilerlemeyi ıskaladık. Toplumca iyi olmadan, toplum bağlarını sağlamlaştırmadan ulaşılan bireysel gelişme hiçbir yarar sağlamayacaktır.Bahadır Yenişehirlioğlu Duvarları Yıkmak adlı yeni eserinde topluma, dünyaya, hayata kısacası insana dair çok önemli tespitlerde bulunuyor. Modern dünya sisteminin tüm insanlığa zorbalıkla dayattığı şeyler karşısında elimizde ne tür bir silah var? Günümüz dünyasında aşırı bireyselleşmenin bir sonucu olarak içten içe çürüyen toplumun çaresi ne olabilir?Yenişehirlioğlu, samimi bir sohbetle okuyucuyu duvarları yıkmaya davet ediyor: Bizi insanlıktan uzaklaştıran her duvar yıkılmaya mahkûmdur.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Kara Güneş - Bir 15 Temmuz Romanı ---
Bahadır Yenişehirlioğlu, 15 Temmuz gecesinde yaşadığımız hain girişimi, bu ülkenin evlatlarını vatansız bırakmak isteyenleri, insanlarımızı bir var olma mücadelesinin eşiğine getiren büyük tuzağı romanlaştırdı.
Manisa'nın bir köyünde, aynı göğün altında uçurtma uçurmuş, çocukluğun en keyifli ve zor zamanlarını birlikte yaşamış iki arkadaş.
Biri arkasında kaya gibi sağlam duran bir baba ile şefkatli bir annenin evladı Ebubekir, diğeri dağılmış bir ailenin incinmiş çocuğu Kadir. Bir de köyün güzeller güzeli kızı Züleyha.
Hayatları köylerine gelen Hasan Öğretmen'den sonra asla eskisi gibi olmayacaktı.
Hasan Öğretmen'in öğrencilerinden bir “altın nesil” oluşturmak uğruna onları iradelerinden, seçimlerinden, kişiliklerinden adım adım uzaklaştırıp kendilerine, değerlerine, ülkelerine yabancılaştırmasına karşı direnmek mümkün müydü?
Kara Güneş, aynı memleketin evladı iki arkadaştan birini darbeci, diğerini ihanete direnen bir kahraman kılan geceyi ve o geceye giden taşları döşeyen büyük oyunu anlatıyor.
Kara Güneş, darbeye, ihanete, aldatmaya ve aldatılmaya karşı onurlu bir direnişin romanı.
“Gökyüzünün rengi ne Kadir?”
Kadir, Züleyha’nın gözlerinin içine bakarak,
“Siyah,” dedi.
“Peki sen, en son ne zaman gökyüzüne baktın?”
(Tanıtım Bülteninden)
--- Antikacı ---
Romanları ve oyunculuğu ile Türkiye'de ve dünyada büyük ilgiyle takip edilen Bahadır Yenişehirlioğlu bu kez şaşırtıcı bir romanla çıkıyor okurlarının karşısına.Her şeyi geride bırakıp çekip gitmek kolay mı? Kurmak için yıllarca uğraştığı düzeninden bir çırpıda vazgeçebilir mi insan? Geride bıraktıkların ne olacak? Sorumluluklarını ne yapacaksın? Gözünün içine muhabbetle bakanlar ne yapacak sensiz?Peki ya hayallerin? Gerçekten yaşadığın hayatı istiyor musun? Bu kısacık ömrünü başkalarının istediği gibi mi sürdüreceksin? Benliğini bulmak için hiç mi uğraşmayacaksın? Gidebilirsen eğer, gittiğin yerde seni neler bekler? Gidemezsen kimdir aslında bunun sorumlusu?Üsküdar'ın sırtlarından İstanbul'u sessizce izleyen o ev, içinde Antikacı Cemil Bey'in hikâyesiyle birlikte neler barındırır?
(Tanıtım Bülteninden)
--- Derviş ---
Fatih Sultan Mehmed, Midilli’yi fethedeli uzun yıllar olmamıştı. Türkleri kendilerine en büyük tehdit olarak gören Rodos Şövalyeleri mazlumlara zulmetmeye devam ediyordu.İşte bu şövalyelerin önderliğinde, zenginliğin ve gücün merkezi Akdeniz’i ele geçirmeye ant içmiş yeni bir Haçlı ittifakı Türk varlığını mavi sulardan silmeye kararlıydı.Fatih’in yiğit askerlerinden Yakup Ağa’nın ele avuca sığmayan yaman oğlu Hızır, bu ittifaka karşı vatanını müdafaa etmek istiyordu, ama nasıl?İşlenmeyi bekleyen cevher misali, Hızır’ın ona yol gösterecek bir rehbere ihtiyacı vardı.Bu cevheri işleyecek olansa kim olduğu ve nereden geldiği bilinmeyen gizemli Derviş’ti.Ulvi bir amaç peşinde, tarihi değiştirecek bir sırra vakıftı...Ve bu sırrı sahibine aktaracağı günü beklemekteydi.Peki...Hızır ile Derviş’in yolları nasıl kesişecek?Hızır, sırrın sahibi olmaya mahir olduğunu gösterebilecek mi?Derviş gerçekte kim?Cem Sultan’ın mirası Hızır’ın ve Derviş’in kaderinde nasıl bir rol oynayacak?Kitapları ve oyunculuğuyla Türkiye’de ve dünyada büyük ilgiyle takip edilen Bahadır Yenişehirlioğlu,Derviş’te ustalıklı bir kurgu ve etkileyici bir üslupla bambaşka bir tarih anlatısı sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Aşk Cephesi ---
Rodos'ta bir otelde çalışan Angela'dan bir Ege şehrinde yaşayan Selim'e gönderilen mektupla başlıyor yolculuk… Selim yalnız, kafası karışık, kendisiyle barışmak için işaret bekleyen günümüz insanlarından… Kendisine gelen mektupla beklediği işareti alıyor ve Rodos'a, aynı zamanda kendi içine doğru bir yolculuğa çıkıyor; yanına sadece bir "KİTAP" alarak…
Aslında bir emaneti var Angela'nın, savaş ve göçün ayırdığı iki âşığın bir asırdır saklı kalmış özlemiyle dolu mektuplar, dedesine ulaşamasa da Selim'e ulaşarak bu hasreti dindirecek yıllar sonra ve birleştirecek yolunu kaybetmiş iki genci…
Selim, kâh yanında taşıdığı "KİTAP"la Çanakkale Cephesi'ne yol alacak, cephede çarpışan Akhisarlı Ali ve Anzak askeri Joe'nun yaşamlarına ortak olup savaş yıllarının acılarıyla anın içinde kaybolacak; kâh savaş nedeniyle Akhisar'dan sürülen Rumlardan biri olan Adara'nın sevgilisi Kerim'e yazdığı bu kalbi kırık mektupların eşliğinde geçmişinin izlerini sürecek. Yıllar önce birbirinden uzak düşmüş sevgililer bugün Selim ve Angela'yı bambaşka bir ateşin içine çekecek.
AŞK CEPHESİ, aşkın, ayrılığın, hasretin, kavuşamamanın ve beklenmedik buluşmaların romanı…
(Tanıtım Bülteninden)
İnce Kapak:
Sayfa Sayısı:
304
Baskı Yılı:
2016
e-Kitap:
Sayfa Sayısı:
134
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
Timaş Yayınları
--- Hanne ---
Almanya'ya göç eden bir ailenin kızı…Hanne.
Aile içi şiddeti, cinayeti, intiharı, evlatlık olmayı, kültür çatışmasını, aşkı, varoluş sancısını yaşamış ve sonuçta infilak noktasına gelmiş bir hayatın sahibi. Madden güçlü fakat manevi olarak zayıf hayatında gerçek kimliğini arayan bir kadın. Yaşadığını hissetmek ve lanetli geçmişinden kurtulmak için yine geçmişinden bir umut arıyor…
İnsan asla geçmişini unutmaz. Ne kadar görmezden gelse de inkâr da etse geçmişi sarıp sarmalar. İnsan hayatına anlam arar. Kendisini bir değere ya da köklerine ait hissederek hayata dair bir anlam oluşturabilir insan fakat geçmişiyle barışık olmadan bunu başaramaz. Peki ya geçmişi ile barışık değilse? Yüzleşmesi gerekir geçmişiyle, gerçekle…
İnsanı en çok acıtan şey ise gerçekle yüzleştiği o andır.
Kitapları ve oyunculuğu ile Türkiye'de ve dünyada büyük ilgiyle takip edilen Bahadır Yenişehirlioğlu, gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenerek kaleme aldığı Hanne'de pek çoğumuzun çevresinden izler bulabileceği sancılı ve fırtınalı bir dönüşüm hikâyesini ustalıklı bir kurgu ve etkileyici bir üslup ile anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Kanaviçe ---
1915… Ermeni Tehciri kararına, "O benim komşum, o benim arkadaşım, o benim halkım!" deyip itiraz eden cesur Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali Bey… Ne Ermeni ne Türk, sadece ocağına tehcirin ateşi düşen bir kadın, Ani… Geride ailesini, çocuklarını, en büyük aşkını bırakıp uzaklaşmak zorunda kalan; yüreğine ayrılığın ateşi düşen bir adam, Aram… Bir trafik kazasında tüm ailesini kaybedip içine itildiği yalnızlıkta; mazi, aşk ve merhamet kuyusuna düşen, tek başına bir delikanlı, Mert…Ve 1915 Ermeni Olayları'nın bir aileye düşürdüğü ateşi ve bu ateşin günümüze kadar ulaşan ızdıraplarını işleyen Kanaviçe… İlmek ilmek aşk, ilmek ilmek hüzün, ilmek ilmek özlem… "Bazı yaralar iyileşemez" diyen Bahadır Yenişehirlioğlu kaleminden…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Hünkarım-Bir Tahsin Paşa Romanı ---
Sultan Abdülhamid’in dostu, sır kutusu Tahsin Paşa’nın romanı:Hünkarım...
Türkiye’de ve dünyada büyük bir ilgiyle takip edilenPayitahtdizisinin Tahsin Paşa’sı Bahadır Yenişehirlioğlu, Tahsin Paşa’nın unutturulmuş hayatını romanlaştırdı.
Osmanlı İmparatorluğu ölüm kalım savaşında.
İç ve dış mihrakların tek bir amacı var; Ulu Hakan Abdülhamid’i devirmek.
Sultan Abdülhamid’in çevresinde güvenebileceği tek bir kişi bile yoktu ta ki Tahsin Paşa’yı bulana kadar.
Tahsin Paşa, aşktan ve muhabbetten anlayan, devletine ve Hünkarına sonsuz sadakatle bağlı, iyi bir eğitim ve aile terbiyesinden geçmiş bir devlet adamı.
Hünkar'ın Tahsin’e sonsuz güveni ile Tahsin’in Hünkar'ına sonsuz sadakati…
Ve herkesi kıskandıran bir sırdaşlık, dostluk, kardeşlik…
Osmanlı Bankası baskını, Yıldız suikastı, Siyonistlerin emelleri doğrultusunda kurgulanmış planlar, 31 Mart’a uzanan günler ve bu iki vatanseverin, devletin ve milletin bekası için verdiği destansı mücadele.
Ardından gelen bedbaht yıllar: İttihatçıların zaferi, ölüm ve acı dolu isyanlar; sürgün, sevdiklerinin ölümü, yoksulluk, savaşlar, devletin yıkılışı ve yeni Cumhuriyet… Ve bütün bunları derinden yaşayan vakur Tahsin Paşa.
Bahadır Yenişehirlioğlu, bu asil yaşam öyküsünü Tahsin Paşa’nın kendi gözünden bugüne aktarıyor.Hünkarımakıcı üslubu ve ustalıklı kurgusuyla Tahsin Paşa’nın özel hayatını ve siyasi mücadelesini tüm çıplaklığıyla okurlara sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
