Sepette İndirim
1.175,66 TL1.567,55 TL
Osmanlı Münevverinden Türk Aydınına
“Mustafa Kemal kurmak üzere olduğu yeni düzende kendisiyle birlikte söz sahibi olacak, kendisini destekleyecek, eylem ve devrimlerini gerçekleştirecek yönetici kesimin niteliklerini saptamaya çalışıyor. Kısacası yeni bir insan tipi yaratmaya. Bu insan eski düzende ne idi, neden başarısızlığa uğradı, yeni düzende başarı kazanması için nasıl olması gerekir? Konya Söylevi’nin özü budur, önemi de buradan kaynaklanır.”Yaşamını Anadolu kültürünün incelenmesine ve anlaşılmasına adamış Azra Erhat, aydınımızın tarihçesine giriş niteliğindeki Osmanlı Münevverinden Türk Aydınına adlı eserini Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. yılı nedeniyle hazırlamıştır. Erhat’a göre, Atatürk’ün 20 Mart 1923’te Konya’da verdiği ve Osmanlı münevverini düşünsel bir bağlam içinde ilk kez eleştirdiği söylev, kitabının da ana eksenini oluşturur.Azra Erhat, 1982’de aramızdan ayrılışı nedeniyle yarım kalan bu çalışmasında, halktan kopuk Osmanlı münneverinden Cumhuriyet düzeninin halkla kaynaşmış aydınına giden süreci titizlikle ele alıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
İşte İnsan - Ecce Homo
“Homeros’ta ‘insan’ dedim yola çıktım. Beden-ruh ikiliği dikildi karşıma, aldım inceledim; derken Platon’un insan anlayışı, toplum görüşü çeldi aklımı, onu da kavrayayım derken açıldım uçsuz bucaksız bir düşünce alanına. Özgürlük, mutluluk, insancılık... Yaşanmadık bir konu, bir düşünce, bir söz yoktur bu kitapta. Ölesiye yaşamak dersem, gülersiniz belki. Her an inandım ki bu kitabı yazdıktan sonra öleceğim. ‘Sevgi’yi ahlak edindim kendi kendime. İnsancılığı yalnız sevgide gördüm ve sevgiden bekledim kitabımı satır satır yazdırsın bana. Yanılmadım da: Ecce Homo’yu bana sevgi yazdırdı.”
Azra Erhat
Mavi Anadolu
“Çanakkale’den Antakya’ya, İstanbul’dan Hopa’ya, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarınca gidelim, Anadolu topraklarını, düzlük, yayla, dağ, ırmak veya göl olsun karış karış dolaşalım, binlerce yıllık bir tarihin izlerini taşımayan bir karış toprağa rastlamayız. Ne mutlu Anadoluluyum diyene, yazasım geliyor. Öyle ya, uygarlıkların dolup kaynaştığı bu toprak üzerinde dünyaya gelmek, onların beşiğinde çeşitli kültürlerin seslerinden bir ninni ile sallanmak az mutluluk mu?”
Anadolu sevdalısı yolcuların yeni rotaları Mavi Anadolu. Azra Erhat, Troya’dan Akdeniz kıyılarına uzanan yolculuklarında Anadolu topraklarında yaşamış uygarlıkların izini sürüyor. Tohumlarını Halikarnas Balıkçısı’nın ektiği “Mavi Anadolu” anlayışını sürdürerek Anadolu’yu dile getirdiği yazılarıyla günümüze aktaran Azra Erhat, adım adım gezdiği bu toprakları mitolojisi, tarihi ve edebiyatıyla anlatarak yeni yolculara kılavuzluk ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Editör :Pinar Güven
Mavi Yolculuk
“Mavi yolculuğu anlatmak zordur, mavi yolculuğu yaşamak gerek.
Tam yirmi yıldır, onar, on beşer kişilik gruplarla, dünyanın birçok ülkelerinden gelme genç yaşlı insanlarla mavi yolculuk yaparız.
Aramızda sanatçılar, yazarlar, öğretmenler, her meslekten insan bulunur. Birçoğu öğrenci ya da çocuktur, ama nereden gelmiş olurlarsa olsunlar, çevreleri, yaşları ne olursa olsun, hepsi iki üç hafta süren mavi yolculuk dönüşünde başka bir insan olarak çıkarlar karaya. Gözleri güzellikle, gövdeleri sağlıkla, ruhları mutlulukla dolmuştur (1962).”
On yedi mavi yolcu Macera adlı gemiyle Ege kıyılarını keşfe çıkar. Kaptan dümene geçer, demir alınır. Gözlerinin önündeki mutluluk denizinde doğaya ve insana karışırlar. Kimler yoktur ki yolcular arasında? Mavi yolculuğun kurucusu Halikarnas Balıkçısı, isim babası Sabahattin Eyüboğlu ve niceleri…
(Tanıtım Bülteninden)
En Hakiki Mürşit-Gülleyla'ya Anılar
“Koğuşta yazdığım yazılarda kendi yaşamımı anlatmıştım, ama yalnız içimi dökmek, tutuklulukla savaşımda özbenliğimi yitirmemek için mi, yoksa özel durumumun dışında herkesçe okunup benimsenebilecek bir söz söylemek, bir bildiride bulunmak için mi? Kısacası bir yazın değeri var mıydı bu yazıların? Koğuşta bunu hiç düşünmedim, içimden geldiği gibi yazdım.”
12 Mart 1971. Hümanizim anlayışının Türkiye’de yaygınlaşmasına öncülük etmiş yazar ve çevirmen Azra Erhat, o dönem pek çok aydın gibi tutuklanır ve dört ay Maltepe Askeri Cezaevi’nde kalır. Yaşamöyküsünü kaleme almaya da o günlerde başlar. Yeğeni Gülleylâ’ya öyküler anlatır gibi yazdığı anılarında çocukluk ve ilkgençlik yılları vardır. Gülleylâ’ya Anılar, “En Hakiki Mürşit” adıyla ve dört bölüm olarak yayımlamayı planladığı anılarının ilkidir. Cezaevinden çıktıktan beş yıl sonra yazmayı sürdürdüğü yaşamöyküsünün “Koğuştan Sevgi’ye” adlı ikinci bölümünü tamamlayamadan aramızdan ayrılır Azra Erhat. Burada anlatılanlar, onun kırılmaz aydın duruşunun en canlı örneğidir.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
