Ayn Rand 12 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Pegasus Yayınevi Ayn Rand 12 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
5.103,45 TL
6.103,45 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Ego --- Ayn Rand’ın bir klasik haline gelmiş distopik öyküsü Ego, yeni bir Karanlık Çağ’ın hüküm sürdüğü bir gelecekte bireylerin ellerinden isimlerinin ve özgürlüklerinin alındığı “Biz” dünyasını konu alıyor. İnsanlar yalnızca devlete hizmet etmek için yaşıyorlardı. Kadınlar ve erkekler yalnızca kontrollü bir şekilde Eşleşme Sarayı’nda bir araya geliyordu. Yaşlandıklarında da Faydasızlar Evi’nde ölümü bekliyorlardı. Beşikten mezara kadar herkes tek bir bütüne aitti: Biz. Ellerinde hiçbir şey kalmayan bu insanların arasında bir adam vardı; düşünmeye, aramaya ve sevmeye cesaret eden bir adam. Geleceğin karanlık çağında yaşıyordu. Sevgisiz bir dünyada kendi seçtiği bir kadına âşık olmaya cüret etti. Bilimin ve uygarlığın izine bile rastlanmayan bir çağda bilginin peşine düşme cesaretini gösterdi. Fakat işlediği en büyük suç bu değildi. Nihayetinde ölüm cezasına çarptırıldı çünkü affı olmayan bir günah işlemişti: Aklını kullanmayan insan sürüsünün önüne geçmişti. Kendi başına bir insan olmuştu. O kayıp, kutsal sözcüğü yeniden keşfetmişti: Ben. Bireylere bir birey olma konusundaki azami ihtimalleri için tapıyorum, insanlıktansa bu ihtimalleri yaşamayı başaramadığı için tiksiniyorum. –Ayn Rand (Tanıtım Bülteninden) --- 16 Ocak Gecesi --- Bjorn Faulkner. Tüm dünya onu uluslararası çapta başarılı, devasa bir finans imparatorluğunu yöneten bir iş adamı olarak görüyordu. Hiç yanından ayırmadığı sekreteri ve metresi içinse Faulkner zihniyle, kalbiyle ve bedeniyle hizmet edeceği tanrısal bir kahramandı. Aristokrat bir aileye mensup genç karısı ona evcilleştirebileceği, yönetebileceği bir av olarak bakıyor, milyoner kayınpederi ise Faulkner’a, onu tek bir hatasında yok edebilecekmiş gibi muamele ediyordu. Peki pek çok insanın hayatının odak noktası olan meşhur iş adamı Bjorn Faulkner gerçekte kimdi? Nasıl bir adamdı? Ayn Rand bu sarsıcı oyunda kararı okuyucuya bıraktı. İlk bakışta 16 Ocak Gecesi zeki ve amansız bir adamın yükselişini ve yıkımını anlatan etkileyici bir drama olarak tanımlanabilir. Ancak daha derine inildiğinde bu eser Ayn Rand’ın, bir insanın sahip olabileceği gücü ve zayıflıkları simgesel olarak canlandırdığı felsefi bir araştırmaya dönüşüyor. Broadway’de sahnelenmesiyle gelen ilk başarının ardından 16 Ocak Gecesi on yıllardır tüm dünyada büyük bir ilgiyle yorumlanmaya devam ediyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Bencilliğin Erdemi --- Ayn Rand’ın tartışma yaratan felsefesi Objektivizm’in ahlaki ilkelerini ortaya koyan bir deneme koleksiyonu. Bencillik bir erdem midir? Ayn Rand kitabının ismini seçerken böyle provokatif bir şey olmasını özellikle istemişti çünkü bencilliğin şeytani bir şey gibi gösterilmesine karşı savaş açmıştı. Şöyle der kitabının başında: Popüler kullanımıyla “bencillik” kötülükle eş anlamlıdır; bu kelime insanın zihninde, emeline ulaşmak için bir yığın cesedi çiğnemeye hazır olan, hiçbir canlı varlığa değer vermeyen, kaprislerinin etkisiyle herhangi bir anın vereceği hazzın peşinde olan eli kanlı bir zalim imajı uyandırmaktadır. Oysa “bencillik” kelimesinin tam anlamı ve sözlükteki tanımı, kişinin kendi çıkarlarıyla ilgilenmesidir. Bu kavram herhangi bir ahlaki değerlendirme içermez, kişinin kendi çıkarlarıyla ilgilenmesinin iyi veya kötü olduğunu söylemez; insanın gerçek çıkarlarının ne olduğunu da bize söylemez. Bu tür sorulara cevap vermek etiğin görevidir. Rand bu kitabında öncelikle insanın neden ahlaka ihtiyaç duyduğu sorusuyla başlıyor ve bencilliğin erdemine dayanan yeni etik kuralları belirleyen bir cevaba ulaşıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- İdeal --- 1934 yılında yazılan ancak Ayn Rand’ın ölümünden uzun yıllar sonra, ilk kez 2015’te yayımlanan İdealşimdi Türkçede. Ayn Rand’ın ilk önce bir roman olarak yazmayı planladığı ancak daha sonra tiyatro oyununa çevirdiğiİdeal, halk arasında ve sinema dünyasında çok popüler olan ancak yaşadığı topluma bir türlü uyum sağlayamayan güzel aktris Kay Gonda’nın hikâyesini anlatıyor. Cinayetle suçlanan Gonda, kendisine daha önce mektup yazmış altı hayranını (saygın bir aile babası, solcu bir aktivist, alaycı bir ressam, bir evanjelist, bir playboy ve toplumdan dışlanmış düşkün bir adam) tek tek ziyaret ediyor ve mektuplarında ondan büyük övgüyle bahseden bu insanlardan yardım istiyor. Hayranların her biri, idealize ettiği Gonda’yı karşısında görünce farklı bir tepki veriyor ve Gonda’nın yaşadığı bu şaşırtıcı deneyim, uzun süredir ardında koştuğu sorulara bir bir yanıt oluyor. İdeal ilk olarak 1934 yılında roman formunda kaleme alınmıştı. Fakat Ayn Rand temanın tiyatro için daha uygun olduğunu düşünerek roman fikrini rafa kaldırdı. Uzun yıllar sonra İdeal, roman ve oyun olmak üzere iki farklı versiyonuyla ilk kez yayımlanıyor ve tüm dünyadaki okuyuculara, Ayn Rand’ın yaratıcı sürecini daha iyi kavrayabilmeleri için karşılaştırmalı bir fırsat sunuyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Yeni Entelektüel İçin --- Çağımızda kabul gören felsefi öğretilere ve bu öğretilerin yarattığı “suçluluk duygusu, panik, umutsuzluk, bıkkınlık ve bahanelerin ardına saklanma atmosferine” karşı koyan ilk kurgu dışı Ayn Rand eseri. Bugün de altmış yıl önce olduğu kadar geçerli olan Yeni Entelektüel İçin, varoluşla ilgili tüm parçaların yerli yerine oturduğu bir bakış açısı kazanmak isteyen herkes için Ayn Rand felsefesinin temellerini ortaya koyuyor. Esere ismini veren makalede Ayn Rand, Batı kültürünün bir analizini yapıp gelişiminin, güç kaybedişinin ve iflasının altında yatan nedenleri tartışıyor, ardından entelektüel bir yeniden doğuş için yapılması gerekenlere işaret ediyor. Felsefenin en tartışmalı figürlerinden biri olan Ayn Rand ahlak felsefesinin ve özgecilik ile fedakârlık etiğinin tam zıddı olan rasyonel bir bencillik etiğinin savunucusuydu. Bu ahlak felsefesinin temel taşları, yani Rand’ın deyimiyle “yeryüzünde yaşama felsefesi” Yeni Entelektüel İçin eserinde capcanlı bir anlatımla aktarılıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- İhtiyacımız Olan Felsefe --- Çok sayıda denemenin bir araya getirildiği bu kitap, Ayn Rand’ın 1982’deki ölümünden önce basımını planladığı son çalışma. İhtiyacımız Olan Felsefe’de Rand, felsefesinin bir özetini veriyor ve ekonomiden toplumsal konulara kadar pek çok alanda fikirlerini aktarıyor. Ayn Rand’a göre önemli olan hayatta yalnızca bir felsefe edinip edinmemek değil, hangi felsefeyi benimseyeceğimiz konusunda karar verebilmektir. Bu felsefe ya rasyonel, bilinçli ve bu sayede de gerçek hayata uygulanabilir olacak ya da çelişkili, muğlak ve bunun sonucunda da bireyin ve toplumun geleceğini tehlikeye atacaktır. Ayn Rand’ın Objektivizm felsefesini ana akım Amerikan düşüncesi haline getiren net bir dil ve etkileyici bir üslupla yazılmış bu denemeler, felsefenin hayatlarımızdaki en önemli gerçeklerden biri olduğunu ispatlayacak şekilde eğitim, ahlak, sansür ve ekonomi gibi temel meseleleri ele almaktadır. (Tanıtım Bülteninden) --- Kapitalizm: Bilinmeyen İdeal --- Kapitalizmin temelleri bir altruizm saldırısı altında ve bu da modern dünyanın çöküşünün sebebi. Bu, Ayn Rand’ın görüşü. Onun görüşü mevcut tutumlara o kadar derinden karşı ki başlı başına felsefi bir devrim olarak bile addedilebilir. Bu kitabın içindeki makalelerde büyük firmaların cezalandırılması, savaşların sebepleri, muhafazakârlığın iflası ve altruizmin şeytani yönü gibi konularda duruşunu sergilemektedir. Amerika’nın yetiştirdiği en kışkırtıcı entelektüellerden birinin modern topluma bakış açısını burada görebilirsiniz. “Kapitalizm ve siyaset hakkında bugüne dek yazılmış en devrimsel ve güçlü eserlerden biri.” (Tanıtım Bülteninden) --- İş Adamları İçin Felsefe --- İş Adamlari İçin FelsefeHer iş adamının yönetim odasında ihtiyaç duyduğu entelektüel dayanak!Devletler ve medya, dünyada yaşanan her ekonomik krizden büyük işletmeleri sorumlu tutarken iş adamları her türlü yardıma ihtiyaç duyar. Kapitalizmin felsefi ilkelerini savunan Ayn Rand ve diğer Objektivist entelektüellerin görüşlerini aktaran makaleler için daha doğru bir zaman olamaz. Esaslı ve pratik bir rehber olan İş Adamları İçin Felsefe, günlük operasyonlardan idari kararlara, kurumsal bir çevrede felsefi prensiplere sahip çıkmanın önemini anlatıyor. Şirketlerin ideolojik saldırılara dayanabilmesi için gerekli olan rasyonel düşünce ve taktik bilgisini de ustalıkla açıklıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Atlas Vazgeçti - 2 --- Ayn Rand’ın Objektivizm felsefesinin bir özeti olarak görülen Atlas Vazgeçti destanlara özgü kahramanlarıyla ve kötü adamlarıyla, iyinin ve kötünün ne olduğuna dair sorularıyla bir roman formunda yazılmış olsa daaslında felsefi bir devrim amacı taşıyor. Birleşik Devletler’de en büyük mucitler, sanayiciler, bilim insanları ve yetkin kişiler bir bir ortadan kayboluyor ve nereye gittiklerini kimse bilmiyor. Bu kaotik ortamda ekonomi tepetaklak olurken hırslı iş kadını Dagny Taggart, yönettiği kıtalararası demiryolunu ayakta tutmak için varını yoğunu ortaya koyuyor ancak gün geçtikçe dünyanın geri döndürülemez bir şekilde yıkıma sürüklendiği ve kurtuluşun mümkün olmadığı anlaşılıyor… Büyük bir sanayi dehası insanların gözü önünde işe yaramaz bir sosyete çapkınına dönüşüyor, çelik endüstrisinde çığır açan yenilikçi bir üretici kendi elleriyle yıkımını hazırlıyor, çağının öncüsü olabilecek kadar yetkin bir filozof yasadışı yollara sapıyor ve dâhi bir besteci kariyerinin zirvesinde müziği bırakıyor… İnsanlığı ayakta tutan tüm değerler kaybolurken, devinimi sağlayan itici güç yok olmuşken kurtuluşu kim sağlayacak? Dünya yok oluşa mı sürüklenecek yoksa yıkıntıların arasında, var olmanın tanımı yeni baştan mı yapılacak?Kolay kolay bir tanıma sığdırılamayan ve hem bir gerilim hikâyesi hem de felsefi ve siyasi bir roman olarak görülebilecek Atlas Vazgeçti ilk kez 1957 tarihinde okuyucuyla buluştu ve o günden bu yana yazılmış en etkili ve sansasyonel eserlerden biri olmayı sürdürüyor. AYN RAND, 2 Şubat 1905’te Rusya’nın St. Petersburg kentinde doğdu. İlk romanı Yaşamak İstiyorum 1936 yılında basıldı, onu Ego takip etti. 1943’te Hayatın Kaynağı’nın yayımlanmasıyla birlikte büyük bir başarı yakaladı. Rand’ın felsefesi Objektivizm tüm dünyada ilgi çekti ve etkileri halen popüler düşünce üzerinde görülmektedir. Ayn Rand 1982 yılında hayata gözlerini yumdu (Tanıtım Bülteninden) --- Atlas Vazgeçti - 3 --- Ayn Rand’ın Objektivizm felsefesinin bir özeti olarak görülen Atlas Vazgeçti destanlara özgü kahramanlarıyla ve kötü adamlarıyla, iyinin ve kötünün ne olduğuna dair sorularıyla bir roman formunda yazılmış olsa daaslında felsefi bir devrim amacı taşıyor. Birleşik Devletler’de en büyük mucitler, sanayiciler, bilim insanları ve yetkin kişiler bir bir ortadan kayboluyor ve nereye gittiklerini kimse bilmiyor. Bu kaotik ortamda ekonomi tepetaklak olurken hırslı iş kadını Dagny Taggart, yönettiği kıtalararası demiryolunu ayakta tutmak için varını yoğunu ortaya koyuyor ancak gün geçtikçe dünyanın geri döndürülemez bir şekilde yıkıma sürüklendiği ve kurtuluşun mümkün olmadığı anlaşılıyor… Büyük bir sanayi dehası insanların gözü önünde işe yaramaz bir sosyete çapkınına dönüşüyor, çelik endüstrisinde çığır açan yenilikçi bir üretici kendi elleriyle yıkımını hazırlıyor, çağının öncüsü olabilecek kadar yetkin bir filozof yasadışı yollara sapıyor ve dâhi bir besteci kariyerinin zirvesinde müziği bırakıyor… İnsanlığı ayakta tutan tüm değerler kaybolurken, devinimi sağlayan itici güç yok olmuşken kurtuluşu kim sağlayacak? Dünya yok oluşa mı sürüklenecek yoksa yıkıntıların arasında, var olmanın tanımı yeni baştan mı yapılacak?Kolay kolay bir tanıma sığdırılamayan ve hem bir gerilim hikâyesi hem de felsefi ve siyasi bir roman olarak görülebilecek Atlas Vazgeçti ilk kez 1957 tarihinde okuyucuyla buluştu ve o günden bu yana yazılmış en etkili ve sansasyonel eserlerden biri olmayı sürdürüyor. AYN RAND, 2 Şubat 1905’te Rusya’nın St. Petersburg kentinde doğdu. İlk romanı Yaşamak İstiyorum 1936 yılında basıldı, onu Ego takip etti. 1943’te Hayatın Kaynağı’nın yayımlanmasıyla birlikte büyük bir başarı yakaladı. Rand’ın felsefesi Objektivizm tüm dünyada ilgi çekti ve etkileri halen popüler düşünce üzerinde görülmektedir. Ayn Rand 1982 yılında hayata gözlerini yumdu (Tanıtım Bülteninden) --- Yaşamak İstiyorum --- 40’TAN FAZLA DİLE ÇEVRİLEN,DÖRT MİLYONDAN FAZLA SATAN,TÜM DÜNYAYI KASIP KAVURAN FENOMEN KİTAP!14. yüzyıl İspanya’sında feodal beyinden kaçan bir serf. Kıtlık, veba ve yasak bir aşk… Şehrin büyük bir özveriyle inşaatında çalıştığı Deniz Katedrali’nin gölgesinde, özgürlüğünü kazanan ve Yahudi bir kadınla yasak aşk yaşamakla suçlanan, Kilise’yi karşısına alan Arnau.ORTA ÇAĞ BARSELONA’SINDA AŞK, SAVAŞ VE İNTİKAM DOLU BİR ROMAN.“Yazıldığı gibi hevesle okunan bir öykü ve sonunda daha fazlasını okuma isteği bırakıyor. Bir mucizeler özeti.”La Vanguardia“Deniz Katedrali farklı ilgi alanlarına sahip okuyucularda tutku yaratacak. Ve yalnızca en iyi çoksatan kitaplar bunu başarabilir.”El Mundo“Gizemler ve ihanetlerle dolu bir konu zenginliği… Bir insanın gelişiminin göz alıcı öyküsü.”El Peridióco“O kadar iyi kurgulanmış ki son altmış sayfa fişek gibi patlıyor.”Washington PostTOPRAĞIN VÂRİSLERİDENİZ KATEDRALİ 2. KİTAPFalcones’ten okuru Orta Çağ Barselona’sına götüren bir zaman yolculuğu…Deniz Katedrali’nin hikâyesi yıllar sonra kaldığı yerden devam ediyor.Barselona, 1387. Santa María del Mar Kilisesi’nin çanları tüm Ribera Mahallesi sakinleri için çalmaya devam ediyor ama içlerinden biri bu sesi büyük bir dikkatle dinliyordur: Ölmüş bir denizcinin oğlu olan on iki yaşındaki Hugo Llor.Hugo, Santa María’nın yapımında onca emek harcayıp şehrin ileri gelen adamlarından biri haline gelen Arnau Estanyol’un cömertliği sayesinde tersanede çalışmaya başlamıştır. En büyük hayali ise bir gemi inşa edebilmektir. Ancak akıl hocası Arnau, ezelden beridir intikam peşinde olan Puig Ailesi’nin hırslarına kurban gidince Hugo’nun hayalleri suya düşer. O andan itibaren hayatı en yakın arkadaşı ve Arnau’nun tek oğlu Bernat’a olan sadakati ile yoksullar için adil olmayan bir şehirde hayatta kalma mücadelesi arasında gidip gelir.Ribera Mahallesi’ni ve hayallerini terk etmek zorunda kalınca ona şarap dünyasının sırlarını öğretecek olan Yahudi Mahir’in yanında işe girer. Üzüm bağları, fıçılar ve imbikler arasında geçirdiği vakit toprağa tutkuyla bağlanmasını sağlar. Ve yine bu sıralarda Mahir’in yeğeni Dolça’yı tanıyıp âşık olur. Fakat din ve gelenekler açısından yasak olan bu aşk, ona gençliğinin hem en tatlı hem de en acı anlarını sunacaktır.Yozlaşmış bir aristokrasinin tutsağı olan topraklarda, saygınlığından ödün vermeden hayatta kalmaya çalışan bir gencin hikâyesi, Falcones’in o muhteşem anlatımıyla can buluyor.“Kipling büyük sanatların altında ustalık yatar derdi. Deniz Katedrali’nin ince ince işlenmiş bu devam kitabını okurken usta işi olduğunu çok net görüyorsunuz. Okuru kitabın geçtiği atmosfere taşıyan harika bir tarihî roman. Tam bir başyapıt.”La Vanguardia“Romanın en güzel yanı, bizi Barselona’nın geçmişteki halini temsil eden neredeyse büyülü bir dünyaya götürüyor olması. Falcones, o zamanları etkileyici ve zekice bir kurguyla kitabına yansıtıyor. Gerçekler ve kurgu birbirine çok güzel bağlanmış. Toprağın Vârisleri tarihî roman kategorisinde gereken her şeye ve fazlasına sahip.”ABC CulturalFATIMA’NIN ELİ16. YÜZYIL ENDÜLÜS’ÜNDE, İKİ DİN VE İKİ AŞK ARASINDA KALAN MÜSLÜMAN BİR GENCİN HİKÂYESİİki kültür ve iki aşk arasında kalan bir adam seçim yapmak zorundadır… Yıl 1564, Granada Krallığı. Yıllar süren Hıristiyan baskısının ardından Endülüs Müslümanları efendilerine karşı ayaklanır ve Sierra Nevada’nın beyaz atlarını kurbanlarının kanlarıyla lekelerler. Müslüman bir kadınla ona tecavüz eden Hıristiyan bir rahibin oğlu olan Hernando ise arada kalmıştır. Lekeli kanı yüzünden üvey babası ve kasaba halkı tarafından hor görülen Hernando’yu aşkı ve halkının özgürlüğü için mücadele edeceği sıra dışı bir kader beklemektedir.İyi ve kötü, aşk ve nefret, yıkılan hayaller ve yeniden kazanılan umutlar üzerine muhteşem bir roman olan Fatıma’nın Eli, Müslüman-Hıristiyan çatışmasını tarihî detaylar ve unutulmaz karakterlerle taçlandırıyor. Roman, yazarı Ildefonso Falcones’in zengin tarihî detaylara olan tutkusunu ve öykü anlatmaktaki ustalığını sergiler nitelikte.“Etkileyici, güçlü ve alt sınıftan kahramanlarıyla, aşkla örülmüş bir roman.”La Repubblica“Çağdaş, yeni tarihî roman türünün mükemmel bir örneği olan, sayfalar dolusu tarih ve macera.”Ttl, La Stampa“Görkemli, aşk dolu bir macera romanı. Muhteşem kurgusu ve hızlı ritmiyle okurun merakını uyanık tutmayı başarıyor.”Corriere della Sera“Savaşlar, aşk, inanç, yaşam mücadelesi ve intikam üzerine nefes kesici bir roman. Okurlar olağanüstü anlatımın tutsağı olacak...”Il Sole 24 OreÇIPLAK AYAKLIKRALİÇEÇIPLAK AYAKLARIMLA DOĞDUM,ÇIPLAK AYAKLARIMLA ÖLECEĞİM…Efendisinin ölmeden önce azat ettiği zenci köle Caridad, Sevilla sokaklarında tecavüzcülerle ve hastalıklarla savaşmaktadır. Bir gece vakti ölmek üzereyken karşısına yaşlı Çingene Melchor Vega çıkar. Melchor onu alıp yaşadığı yere götürür ve Caridad orada iyileşip Melchor’un torunuyla tanışır; genç, güzel ve asi Milagros’la… İki kadın kısa sürede birbirine can yoldaşı olur.Günlerini annesiyle birlikte soyluların fallarına bakıp dans ederek geçiren Milagros, düşmanları olan García ailesinden Pedro’ya âşık olur. Caridad ise diğer erkeklerden farklı olarak yalnızca şarkılarını dinlemek isteyen yaşlı Melchor’a tutulur. İki arkadaş imkânsız aşklarının hayalini kurarken krallıktaki bütün Çingenelerin tutuklanmasına karar verilir. Böylece prangalarla, haksızlıklarla, ayrılıklarla, gözyaşlarıyla ve ağıtlarla dolu uzun geceler başlar. Kölelikten sonra sevilmeyi ve kadın olmayı öğrenmek için Caridad’ın; ailesinin ve köklerinin değerini anlayabilmesi için de Milagros’un ödemesi gereken bazı bedeller vardır. Fakat tek suçları Çingene ya da köle doğmak olan bu insanlar için sevgi ve özgürlük kadar değerli bir şey yoktur.Aşk, tutku ve intikam ağıtlarının yankılandığı bu sayfaları okurken on sekizinci yüzyıl Madrid’inin meydanlarında gezinecek, tütün kokusu alacak ve o rengârenk dünyalarına rağmen Çingenelerin ve Afrikalı kölelerin acılarını ta içinizde hissedeceksiniz…“Çıplak Ayaklı Kraliçe hiç durmadan keskin virajlar alırken Falcones’in çizdiği Çingene portresinin canlılığı, ilgiyi daima en üst seviyede tutuyor. Kendi ahlak kurallarına göre yaşayan bu gururlu ve sıra dışı insanların hikâyesi okuyucuyu renkleriyle büyülerken finaliyle şaşırtıyor.”Kirkus“Size kitap okuduğunuzu unutturup sinemada olduğunuzu düşündürecek türden bir kitap…”Nürnberger Zeitung“Falcones’in bu zengin ve çok sesli romanı acının, kederin, aşkın, dostluğun ve özgürlüğün hikâyesini anlatıyor.”Schweriner Volkszeitung“Şiddet, tecavüz, macera, adaletsizlik, aşk, yolculuklar ve büyüleyici manzaralar… Kısacası Falcones geri döndü.”La Vanguardia“Çok satan tarih romanlarının yazarı Ildefonso Falcones tarzına sadık kalmış. Üçüncü romanı Çıplak Ayaklı Kraliçe’de Çingenelerin yüzyıllarca uğradığı zulme ve baskıya, Flamenko’nun doğuşuna ve köleliğe yer vermiş.”ABC“Çıplak Ayaklı Kraliçe her yaştan insanın zevkle okuyabileceği türden bir kitap.”Caparrós Adolfo Gómez de Mercado“Çıplak Ayaklı Kraliçe dostluğa, tutkuya ve intikama dair dokunaklı bir hikâye. İki kadının yürek parçalayan bir özgürlük ağıdını tek bir ağızdan söylemesi gibi…”europapress (Tanıtım Bülteninden) --- Hayatın Kaynağı --- Objektivizmin tohumlarını eken ve Ayn Rand’a uluslararası ün kazandıran edebiyat eseri. Bu modern klasik, karakteri granit kadar sağlam, hiçbir şekilde uzlaşmaya yanaşmayan genç mimar Howard Roark’un hikâyesi. Ve inanılmaz derecede güzel ve tutkuyla Roark’a âşık olduğu halde onun en büyük düşmanıyla evlenen Dominique Francon’un… Aynı zamanda muhteşem bir dehaya sinirlenen öfkeli kalabalıkların çılgın ithamlarının… İlk basıldığı gündeki tazeliğini ve önemini koruyan, Ayn Rand’ın bu kışkırtıcı romanı edebiyat tarihinin en büyük iddialarından birini sunuyor: İnsanın egosu ilerlemenin ve hayatın kaynağıdır. “Çok güçlü bir yazar. İncelikli ve dâhi bir zihni var; iğneleyici, parlak ve muhteşem bir kaleme sahip… Amerikalı bir kadının yazdığı tek fikirsel kitap olabilir.” The New York Times “Hayatın Kaynağı’nda güç, ihtiras ve hayatın ihtişamı heyecanlı betimlemelerde kan kırmızı akıyor.” London Review of Books (Tanıtım Bülteninden)

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.