Sepette İndirim
8.836,73 TL9.836,73 TL
--- Yağmur Kaçağı ---
Ne Vakit Maçka’dan GeçsemLimanda Hep Gemiler OlurduAğaçlar Kuşlar Gibi GülerdiBir Rüzgâr Aklımı AlırdıSessizce Bir Cıgara YakardınParmaklarımın Ucunu YakardınKirpiklerini Eğerdin BakardınÜşürdüm İçim ÜrperirdiFelâketim Olurdu AğlardımÜçüncü Şahsın Şiiri ’Nden
(Tanıtım Bülteninden)
--- Abbas Yolcu ---
Bu kitap Attila İlhan'ın 1949-1952 yılları arasında, o dönem için yepyeni olan bir üslupla kaleme aldığı ve Varlık dergisinde bölüm bölüm yayımlanmış gezi yazılarından oluşuyor. Ama nasıl gezi yazıları? Aslında bir kısmı bugünden dönüp bakıldığında bir günü almayacak gibi görünen, ama zamanında başlı başına birer macera olan gezileri anlatıyor: İzmir-Sındırgı yolculuğu gibi. Attila İlhan'ın kalemi öyle kıvrak ki, kısa yolculukların bile bir edebiyatçı gözüyle nasıl zenginleşebileceğini görüyorsunuz...
Attila İlhan, Abbas Yolcu'daki üslup arayışını bakın nasıl anlatıyor: "Abbas Yolcu metinleri, şairin yeni bir Türkçe nesir üslubu çıkarma teşebbüsüdür; ilk romanlarına da -özellikle Zenciler Birbirine Benzemez'e- sıçrayacak olan bu çalışma, 40'lı yıllarda epeyce taraftar bulacak; 60'lı yıllardan itibaren, artık bilinen ve imzasız da tanınabilen Attila İlhan üslubunu oluşturacaktır."
Baskı Yılı:
2005
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
--- Yasak Sevişmek - Modern Türk Edebiyatı Klasikle... ---
“Bir gül takıp da sevdalı her gece saçlarına / çıktı mı deprem sanırdın ‘kara kız’ kantosuna / titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan / muammer bey’ in gözdesi karantina’lı despina”... Hemen dilimizin ucunda durur aslında Attilâ İlhan; mırıldanan bir şarkı olur, dökülüverir sokaklara. Ya da belleğimizin bir yerlerinde uslu uslu öylece oturmaktadır: “beni de kırdılar içimden kırdılar / karanlık camlardan sular akıyordu / şimşekli bir boşlukta saat vurdu / beni de kırdılar belki yalnızdılar / belki onların da çocukluğu yoktu / bütün şarkılara kapalıydılar/ bir genç kız değmemişti saçlarına”. Her yeni aşk, her yeni hüzün, her yeni bahar, her yeni heyecanda canlanır içimizdeki Attilâ İlhan; o bizim şair tarafımızdır...
(Tanıtım Bülteninden)
--- Ayrılık Sevdaya Dahil ---
Mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları, tasaları gizli cam güzelikızlar, Sansaryan Han’da sorgulananlar, kullanılmış yüzleriniaynalara bırakan muhbirler, derinlemesine yalnız tutuklular,mağlup sarhoşlar, parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar...Attilâ İlhan birbirinden sahici insanlarıyla kent resimleri çiziyor bize. Tanıyoruz o insanları; kimi ben, kimi sen, kimi o...Bizler...
(Tanıtım Bülteninden)
--- Kimi Sevsem Sensin - Modern Türk Edebiyatı Klas... ---
“‘Ne kadınlar sevdim zaten yoktular’ diye anlattı ‘sevgili’nin hayatta somut bir karşılığı olmadığını Attilâ İlhan. Şimdi de ‘Kimi sevsem sensin / hayret’ diyor. Yaşadığımız hayat karmaşıklaştıkça ‘mümkünsüz’ hale gelen aşklarımızı mısralara döküyor, mısralarını, ruhumuzu hafif bir meltem gibi saran, bizi derinleştiren, acıtan eşsiz bir müzikle harmanlıyor ve onlardan hayatlarımıza temelli giren, unutulmaz şiirler inşa ediyor... Onlara bakalım, dokunalım diye; onları duyalım, koklayalım, onlarla içimizin çoraklıklarını yeşertelim diye. Attilâ İlhan’ın aşk şiirlerinin çok okunması, nesnel karşılık kuramını ispatlamasından kaynaklanıyor. Gerçekten de herkes onun aşk şiiri skalasında kendini etkileyen, aşkıyla özdeşleşen bir özellik bulur.”Doğan Hızlan
*Sevmek İçin Geç Ölmek İçin Erken /Yalnızlığı Denemek /Nasıl Olduysa /Saklı Sevda *Neydi O Bir Zamanlar? /Kimi Sevsem, Sensin /Aydınlık Neyin Oluyor? /Süheylâ Değildi Adın /Zorro-Kamçılı Kadın *Her Sabah, Yanılmak!.../Yağmur Gemileri /Mevsimidir /Yalan-Şehir /Yanılsama /Uçuk Kızlar Balladı *Bu Nasıl Sonbahar?... /Ayaküstü Aşk /Ayaküstü İntihar /Ayaküstü Cinayet /"Aranıyorʺ /Ben Tuzparça Yerdeyim /Çiftin Çifte Yalnızlığı *Di’li Geçmiş / Di’li Geçmiş-1 / Di’li Geçmiş-2 / Di’li Geçmiş-3 /Ne Kadar İzmir-1 / Ne Kadar İzmir-2 / Ne Kadar İzmir-3 / Ne Kadar İzmir-4 / Ne Kadar İzmir-5 *Çağrışımlar /Birbiri Olmak /M’ba /O Kızlar /Beykoz’a Yolculuk /Kanlıca’da Mehtap /İkinizden Hanginiz? /Mustafa Suphi’nin Neferi /Yoksa "Tecritʺte misiniz? /Yazın Son Günleri *Bana Bir Şimşek Çak /Sonra O Güller /Yani Epeyce Zindan /Bu Yaz da /Hesap Kitap /Bana Bir Şişek Çak
(Tanıtım Bülteninden)
--- Böyle Bir Sevmek ---
Ne kadinlar sevdim zaten yoktularYağmur giyerlerdi sonbaharla birAzicik okşasam sanki çocuktularBiraksam korkudan gözleri sislenirNe kadinlar sevdim zaten yoktularBöyle bir sevmek görülmemiştir
(Tanıtım Bülteninden)
--- Duvar - Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 54 ---
Duvar Attilâ İlhan’ın ilk şiir kitabı. Daha çok özgürlük, eşitlik ve mutluluk ideali üzerine yazılmış, toplumsal gerçekçi ilk şiirler... İlhan, “Duvar’daki şiirler, belki harbi etiyle kemiğiyle yaşamamış; ama gazete, radyo ve sinema yoluyla bir yandan; fırında kaybolan ekmek, seferber edilmiş ordu, pasif korunma ve karartmalar yoluyla öbür yandan; onun sertliğini ve hainliğini ‘etinde duymuş’ bir harp delikanlısının şiirleri” diyor, “sahillerimize asker cesetleri vuruyordu, barut ve yangın kokusunu alıyorduk...”
Duvar’da kendini dünyayla ve tüm insanlarla bir ve beraber hisseden, kendi ülkesinde kendi insanlarına reva görülenlere isyan eden gencecik bir şairin sesini dinleyecek, çağrısını duyacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Sisler Bulvarı - Modern Türk Edebiyatı Klasikle... ---
Düşlenen, tümüyle düşsel olan sevgililer, topu topu üç geceye sığdırılan, doyasıya yaşanamayan aşklar, gözlerinden yıldız rüzgârları geçen sevgililer, Paris sokakları, limanlar, yolculuklar, deniz insanları... ve Anadolu. Uzun havalar, halk türküleri...
Sisler Bulvarı’yla başka dünyalara doğru yolculuğa çıkacağız biz de, Emperyal Oteli’nde üç gece kalacağız, biraz mehtabı içeceğiz, içimizde isyanlar çıkacak ve Sisler Bulvarı’nda öleceğiz...
Başka Yerde Olmak /Şâhâne Serseri /Başka Adam /Bir, Üç ve Beş /Eski Deniz Halkı /Liman /Tatyos’un Kahrı /Cinayet Saati /Başka Yerde Olmak *Kaptan /La Donna e Mobili /Mırç /Kaptan /Emperyal Oteli /Pia /Sisler Bulvarı *Yeraltı Ordusu /Bence Malûmdur /Silezya Dağları’ndan Uzakta *Bursa’dan Yaylımateş /Tarz-ı Kadim /Kirli Yüzlü Melekler /Ümitten Ümit Kesilmez /Hu /Ölüler İhtiyarladı /Eskimiş Bir Saban Korkuyor /İstanbul Şehri Ağlıyor /Bursa’dan Yaylımateş *Barakmuslu Mezarlığı /Dilekçe /Cazgır /Öküz /Batı /Tütünkeş /Rinna-Rinnan-Nay /İskeletler Dansı /Buğda /Uzun Hava /Derecikviran /Mustafa Kemal /Hayır /Dokuz Eylül
(Tanıtım Bülteninden)
--- Elde Var Hüzün - Modern Türk Edebiyatı Klasikle... ---
Şehrin sokaklarında ihanet yürüyor bu şiirlerde; tanıdık birileri ölüyor, mahkûmlar koğuşlarında sevda, özlem, özgürlük, sevgili örüyorlar gizlice, genç ayrılıklar, tutsak mutluluklar yaşanıyor... Aykırı hayatların resmi geçitinde hep bir ağızdan söylüyoruz: “hayat zamanda iz bırakmaz / bir boşluğa düşersin bir boşluktan / birikip yeniden sıçramak için / elde var hüzün”...“Attilâ İlhan toplumcu şiirimize olduğu kadar, bireyci şiirimize de yeni boyutlar kazandırmıştır.”Asım Bezirci*Yağmurda Sis Düdükleri /Tut ki Gecedir /O Vahim Orospu /T /Kısa Devre 1 /Kısa Devre 2 /Kısa Devre 3 /Kurtalan Treni’ne Gazel /Rüya Bu Ya 1 / Rüya Bu Ya 2 / Rüya Bu Ya 3 /Gözleriyle Cellat /Zeynep Beni Bekle *Rast ‘Zenci’ Peşrevi /1.Bunlar İnsanı Parçalar /2.Zenci Çengi mi… /3.Fokur Fokur /4.Sunturlu Bir Karanlık /Ayıp Resimler 1 /Ayıp Resimler 2 /Ayıp Resimler 3 /Ayıp Resimler 4 /Ayıp Resimler 5 /Ayıp Resimler 6 *Rubaiyat /Zulmetmeyi Yeğler /Sürekli Bir Dalgınlıktır /Döne Döne /Bir Vapur Gibi Uğuldayarak /Yağmurlu Kış Günü /Trenler Katar Katar /Korkunun Kulak Gibi /Buz Kuşları /Sabah Uyanırsın *Serbest Gazeller /Gibi Redifli Gazeller /An Gelir /Kim Kaldı /Harem-i Hümayun /Bâki’ye Gazel /Elde Var Hüzün *Drang Nach Osten /1.Raviyân-ı Ahbar…/2.Nâkilân-ı Âsâr…/3.Şöyle Rivayet Ederler Kim…*Meraklısı İçin Ekler /ʺKelime" /Deryanın Günahı Ne? /ʺGenç Ozanlarʺ Üzerine Söyleşi /Şiir Üstüne Konuşma /Avuntu mu? /"Kocatepeʺ ile Söyleşi /Türk Şiirinde Gençler (Ustalar Ne Diyor?) /Şiirde, Kurtuluş Savaşı /Şiir Söylemek /Şiirden Çok, Laf…
(Tanıtım Bülteninden)
--- Hangi Batı - Kültür Yay. ---
Cumhuriyet kuşaklarının dramı Atatürk sonrasında başlar. Çağdaşlaşmayı batılılaşma yapan sonrakilerdir. Hiç değilse, müdafaa-i hukuk doktorinini ulusalcı içleminden soyanlar, Dersaadet tipi kozmopolit bir batılılaşmayı Ankara'ya göçürüp Cumhuriyet'in 'resmi' tutumu yapanlar, onlardır. Avcıoğlu, yeni devletin ilk yıllarından itibaren, Babıali'nin, köhne kadrolarıyla Ankara bürokrasisini ele geçirdiğini yazar. Yalnız bürokrasiyi mi? Kuva-yi Milliye ruhunu da ele geçirip dağıtmışlar, devrimin ideolojisini şaşılacak bir çabuklukla yozlaştırmışlardır."
-Attila İlhan
Sayfa Sayısı:
324
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
--- Tutuklunun Günlüğü - Modern Türk Edebiyatı Klas... ---
Tutuklunun Günlüğü’nde Attilâ İlhan, klasik Türk şiirinin sesini, havasını yeni, çağdaş ve toplumsal bir içerikle doldurarak yeniden kuruyor. Bir kısmı şarkı olmuş; zaten müziği içinde saklı bir sesi olan şiirler, notalarla kolayca sarmaş dolaş oluvermiş: “gün döndü geceler uzar hazırlık sonbahara/ o mâhur beste çalar müjgan’la ben ağlaşırız.” “İncesaz”, “rubailer”, “deniz kasidesi”... her birine darbelerin yaraları, bunalımı, acıları, dehşeti sızmış, simgesel, derin mi derin şiirler... ve “teleks”; içeriği de, yapısı da metropolü, acımasız çarkları, yabancılaşmayı bir teleks hızıyla anlatıyor...
(Tanıtım Bülteninden)
--- Hangi Atatürk ---
"Mustafa Kemal'in gözünde, eylemin 'meşruluğu' demek, halkça onalanmış olması demektir. Yoksa Kongreleri, Büyük Millet Meclisi'ni anlamak ve açıklamak mümkün olamazdı. Şu sözlerini bir de: '... Bir devreye yetiştik ki, onda her iş meşru olmalıdır. Millet işleri de ancak milli kararlara dayanmakla, milletin genel duygularına tercüman olmakla gerçekleşir.' Siz Osmanlı ülkesinde, 'milli kararlara dayanmak', 'meşruluğu' bunda aramak ne demektir bilirmi misiniz? Padişahı ve Halifeyi silmek, hiçe saymak demektir! Mustafa Kemal, Amasya Tamimi'nden itibaren, Osmanlı meşruluğunu reddetmiş, tarihsel meşruluğu önemsemiştir. Buysa 'ihtilâl'in ta kendisidir."
- Attilâ İlhan
Sayfa Sayısı:
426
Baskı Yılı:
2016
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
--- Sokaktaki Adam ---
Ne istemediğini bilen ama ne istediğini bir türlü kestiremeyen, yalnız bir adam, Hasan, Saf, duygusal, ürkek, kimliğini Hasan'la bütünleyerek var olan, Yakup. Hasan'ı anlayan, seven, onun sığınağı olan bir fahişe, Meryem...
Aşkını unutmak, iç sıkıntısını denizlere akıtmak isteyen Hasan, güzel sanatlar eğitimini yarıda bırakarak gemilerde çalışmaya başlamıştır. Arkadaşı ve sırdaşı kamarot Yakup'la birlikte kaçak kürk işine bulaşırlar... "Zula"da kürklerle İstanbul'a demirleyip sahile çıktıklarında onları bekleyen, umduklarının aksine bol para değil, macera dolu günlerdir...
Nefes kesen bir film tadında, jilet gibi keskin ve gerçek bir ilk roman...
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı:
240
Baskı Yılı:
2015
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
--- Hangi Sol ---
Siyasal konularda yazmaya başlayınca, o zamana kadar, benden yalnız şiir ya da roman okumaya alışmış yeni kuşağın çiçeği burnunda solcuları epeyce şaşırmışlar, dediklerimi basbayağı hafife almışlardı, Türkiye ölçüsünde olduğu kadar dünya ölçüsünde de, sözlerimin bazı önemli gerçekleri taşıyabileceği kimsenin aklına gelmiyor, herkes çoktan eline geçirdiğini sandığı sosyolizm anahtarıyla, çok yakında, -belki birkaç ay sonra- devrim kapısını açacağını umuyordu.
(...) Hiçbirisinin dikkate almadığı nokta, en önemli noktaydı oysa: (...) Hem ülkenin hızla gelişmişlik yolunda olduğunu, hem de gelişmiş ülkelerde uzun süre borusunu öttürmüş diktacı sosyalizmin yeni ve özgürlükçü bir açıdan eleştirildiğini hiç hesaba katmıyorlardı."
- Attila İlhan-
Sayfa Sayısı:
317
Baskı Yılı:
2015
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
--- O Sarışın Kurt ---
"Evet,benim nâçiz vücûdum.. birgün elbet toprak olacaktır.. fakat Türkiye Cumhuriyeti.. ilelebet pâyidâr kalacaktır."İşgal Kuvvetleri’nin İstanbul’a girişi ile açılan O Sarışın Kurt, Attilâ İlhan’ın kaleminden Lozan’dan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’na, Cumhuriyet’in ilanından İzmir suikastine Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarını, bireysel ve toplumsal coşkuları ve acılarıyla gözlerimizin önünde canlandırdığı, yüreğe işleyen olağanüstü görsellikte bir destan..O Sarışın Kurt, Selim İleri’nin Sunuş’undaki ifadesiyle, "Attilâ Ağbi’nin", "siyasal düşüncesinin en büyük kahramanı" için "yazarlığının en büyük eserlerinden biri..."Attilâ İlhan 15 Haziran 1925’te Menemen’de doğdu. Türkiye’nin en üretken yazarlarından olan İlhan’ın genç yaşlarında başladığı düşünme ve yazma serüveni 10 Ekim 2005’te ölümsüzlüğe göçene kadar sürdü.Sayfa Sayısı:555Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:İş Bankası Kültür Yayınları
--- Sırtlan Payı ---
Atillâ İlhan, "Aynanın İçindekiler" dizisinin ikinci romanı olan Sırtlan Payı'nda, bir yandan 27 Mayıs darbesini izleyen siyasal panoramayı çiziyor, bir yandan da Balkan ve Birinci Dünya savaşları ile Kurtuluş Savaşı'ndan kesitler veriyor...
1960 Temmuzn'nda bir gece evinde enfarktüs geçiren emekli albay Ferid Bey, bu kriz gecesinden sonra, İmparatorluğun ve Milli Mücadele, Mütareke yıllarıyla yakın tarihimizin hesaplaşmasını yapar. Miralaya bakan kardiyolog Dr. Sevim Mertoğlu; Sevim'in yoksul ezik çocukluğundan gelme hınçlarını gizli tutkusuyla ödeyen eczacı İhsan; Miralay Ferid'in nazlı eşi Ruhsar; Miralayın kız kardeşi, erkek tabiatlı Hayrun; Hayrun Hanım'ın kızı ve Miralay dayısının sevgilisi Suat; Milli Mücadele yıllarında nMiralay gibi Teşkilat-ı Mahsusa'dan doktor Hayrullah; II. Abdülhamid'in "sabık Paris seferi"nin kızı Gülistan Satvet... şaşırtıcı ve tipik hayatlarıyla, romanın gerilimini artıran kişilerdir.
Sayfa Sayısı:
502
Baskı Yılı:
2004
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
--- Allahın Süngüleri-Reis Paşa ---
Yıl 1920. "Reis Paşa" artık Anadolu'ya geçmiş, milletvekilleri Ankara'ya toplanmakta... Yurdun dört bir yanında direnişin ateşi harlanmış. Ama kışkırtmaların, ayaklanmaların da ardı arkası kesilmiyor. Ortalık toz duman.
"Reis Paşa", bir yandan savaşı yönetirken, bir yandan da tasarladığı geleceğin tohumlarını atıyor... Allahın Süngüleri bu büyük direnişin öyküsünü anlatıyor ve onun kahramanlarının etten kemikten, "insan" resimlerini çiziyor. Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Halide Edip, Yunus Nadi... Makbule Hanım, Zübeyde Hanım, büyük aşk Fikriye... Tarih kitaplarında birer isim olan bu şahsiyetler romanda adeta canlanıyor, hayat buluyor. Hepsi, bazen soğuk Ankara tepelerinde, bazen İstanbul'un bir zengin konağında, bazen tıklım tıklım direnişçi dolu trenlerde, bazen meclise giden tozlu yollarda nefes alıyorlar...
Romanın görsel dili sizi Kurtuluş Savaşı'nın en hummalı günlerinin ürpertici atmosferine katacak; kah "demirkırı bir kısrağın" soğukta dumanlaşan nefesini yüzünüzde hissedecek, kah "Reis Paşa"yla birlikte Ankara'nın "damar damar, çilek pembesi, soğuk ve dumanlı bir lacivert" gecesine bakacaksınız. Allahın Süngüleri, Aynanın İçindekiler dizisinin altıncı romanı...
(Arka Kapak)
Sayfa Sayısı:
595
Baskı Yılı:
2002
Dili:
Türkçe
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
