Aslı Tohumcu 9 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

İletişim Yayınları Aslı Tohumcu 9 Kitap Seti + Türk Klasiği Hediye

Sepette İndirim
3.154,50 TL
4.154,50 TL
  • Ürün Açıklaması
  • Ürünün Özellikleri
  • Kampanyalar
  • İptal İade Koşulları
  • Taksit Bilgileri
  • Soru ve Cevap (0)

--- Cevizin Şarkısı --- “Toynakların sesi yükseldi. Dağ taş, yaratılmış tüm mahlukat gözünü kapattı manzaraya şahit olmamak için, nafile. Biri gebe üç yavrusunu boynuzlarına takmış, tüyleri kırmızı-siyah ve yapış yapış bir dişi geyik yaklaştı kendinden emin... Boynuzlarından sarkan cesetler ve kan yağmurundan, geyiğin yüzünü seçmek mümkün değildi. Yine de gözlerinden müebbet bir karanlığın kendilerine doğru aktığı anlaşılıyordu.” Kimsenin bilmemesi gereken bir şey yaptılar. Elif, Ayşegül ve Cemile. Annelerini öldürdüler. Sezen’in anneannesini. Suzan’ı... İz bırakmamalılar. Evi kırklıyorlar, salona gömülü canavarın genizleri yakan kokusunu ve o uğursuz şarkıyı def etmek için... Bahçede ise bir kadın, ceviz ağacının altında rüyaya yatıyor. Dualar, beddualar birbirine karışıyor. Ahalinin iç çekişleri duyuluyor. Aslında herkes görüyor, işitiyor, biliyor. Cevizin Şarkısı, Aslı Tohumcu evreninin ayrıksı örneği. Biraz dünyevi, biraz uhrevi, iki âlemi de yoklayan, nakış gibi örülü bir roman. (Tanıtım Bülteninden) --- Öylesine Bir Sevgili --- "Erkeklerin lanet dediği dişilere hediyedir mutlaka, bunu unutma."Aslı Tohumcu, erkek şiddetinin kutsallaştırıldığı, suskunluğun erdem sayıldığı, kadın bedeninin pazarlık konusu edildiği dünyaya karşı yeni bir dünya yaratıyor. Adaletin mahkemelerde aranmadığı, yasaların erkekten yana çalışmadığı... Öyle bir dünya ki, ne diyelim, ilahi dünya, sen adamı öldürtürsün!Öylesine bir sevgili, gerçekle mitin, bedenle öfkenin, aşkla yok edişin iç içe geçtiği bir eşik, gotik ve radikal bir roman. (Tanıtım Bülteninden) --- Şeytan Geçti --- “Bacım, adını bağışlar mısın?” “Ayser,” derken içinden mi geçirdi, dışarıya mı konuştu eminolamıyor. “Selma benimki de. Bir çay içip dertleşelim ister misin kadın kadına?” Ayser, başını usulca sallıyor ve sanki bağırmamış da koşmuş gibiayaklarını sürüyerek Kantin Kafe'ye doğru ilerliyor.Döne, Fatma, Ayser, Selma, Leyla, Elif, Nurgül, Melike, Zehra, Songülve daha nice kadının öyküsü… Kimisi sessiz kalıyor, ağzını açmıyor,içine içine kanıyor. Kimisi öfkesini haykırıyor, sokağa çıkıyor,çığlıkçığlığa meramını anlatıyor, “deli kadın” damgasını yiyor. Kimisibiliyor, dayanışırlarsa kâbuslardan uyan bileceklerini. Kimisi bilmiyor,kendisine öğretilen, dayatılan rollerin ötesinde bir dünya tasavvuruolduğunu… Aslı Tohumcu kaynayan toplumun, erkeklik denilen illetin ortasındakalmış kadınlara dikkat kesiliyor.Bu kadınların hikâyelerine tanık olun istiyor… Şeytan Geçti, rahatsız edecek, üzecek, yeri gelecek “dişil” bir mizahlagülümsetecek öykülerin kitabı. (Tanıtım Bülteninden) --- Taş Uykusu --- "Hep aynı hikâye, diye düşünüyor. İnsanlar biner, insanlar iner. Giderim dururum. Kapıları açarım, kapıları kaparım. Tekrar gider, tekrar dururum. Tepem atar, birine kornaya basarım. Birinin tepesi atar, bana kornaya basar. Işık yanar beklerim, ışık yanar giderim. Karşıdan geçen arkadaşa el ederim." Bezgin bir belediye otobüsü şoförü sabahın ilk saatlerinde besmelesini çekip aracını çalıştırıyor. Duraklar geride kaldıkça içerisi balık istifinden hallice oluyor. Binen herkesin derdi, telaşı, meselesi ayrı ama içinde saklı… Bu tuhaf seferin sonunda hayır mı, şer mi olacak, kimse bilmiyor... Aslı Tohumcu, bir toplu taşıma aracına biniyor, yolcuların yüzlerine yakından bakıp zihinlerini tek tek okuyor. Bir otobüs dolusu insan üzerinden, ülkede yaşananlara, şiddete, hüzne, çaresizliğe,sevgisizliğe, iletişimsizliğe, duyarsızlığa ve daha nicesine dair çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Taş Uykusu, görmezden gelinen, unutulan, unutturulmaya çalışılan gerçeklerle bizi yüzleştirecek ve biraz da paranoyaklaştıracak bir yolculuğun romanı... (Tanıtım Bülteninden) --- Aç Koynunu Ben Geldim --- Hikâye yıllar evvel, Bursa Kapalı Çarşı’dan başkente kadar namı ulaşmış bir hançer ustasının aynı demirden döverek yaptığı, birinin sapına ateş, diğerininkine toprak işlediği iki hançerle başlar. İşin içine bir tutam efsun, iki damla da kan karışınca hayatın olağan akışı değişiverir. Böylece Mutlu ve Rüya adında iki gence daha doğmadan ortak bir kader yazılır... Aslı Tohumcu, Aç Koynunu, Ben Geldim’de, ezberleri bozarak, bu hikâyenin kahramanları dışında kimseye nasip olmayacak fevkalade bir aşkı anlatıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Abis --- “Birazdan yazacaklarımı hiç yazmamayı dilerdim, sizin de, elbet kendinizce ve benimkinden çok farklı nedenlerle, aynı şeyi dileyeceğinizden kuşkum yok. Yazmamayı dilerdim; çünkü karşınıza geçip anlatmak, yazmaktan ve bu mektubu okurken içine düşeceğiniz halleri hayal etmekten eminim kat kat keyifli olurdu.” Her yerde cinayetler… Eli kalemli küçük katil kadınlar… İntihar eden sahiplerinin ardından vızıklayan kediler… Masalarda bırakılan ölü kafalar… Kan sıçramış mektuplar… Gaipten kayıp ilanları, tanık ifade tutanakları… Annesini doğrayan, karısını vuran Allah’ın belası pis herifler… Çocuğunun göğsüne meyve bıçağı saplayan manyak ebeveynler… Gerizekâ’lı konuşmalar… İflah olmaz fortçular… Aslı Tohumcu, zeki, öfkeli ve birazcık da edepsiz… Sterillikten itinayla kaçınıyor, kirlenmekse kirlenmek diyor. Kalemini toplumun sinir uçlarında gezdiriyor, rahatsız ediyor, acıtıyor. Abis, acıkomik öykülerin, bir cinnetle her şeyi çözenlerin kitabı… Memlekette her gün görüp duymaya alıştığımız garabetin anlatıldığı, bol hicivli bir alacakaranlık kuşağı… “Bu ülkede, nasılsa çok yakında bir gün hepimiz korkudan ölücez.” (Tanıtım Bülteninden) --- Ölü Reşat --- ‘‘Oğlana ‘Ölü Reşat’ lakabının takılması, büyük Kesmeşeker’in loğusanın göğsüne tükürürken sarf ettiği cümleden midir, ahalinin kendi marifeti midir bilinmez; ancak lakap, genişleyen ailenin kulağına kadar gittiyse de, ‘Ölü Reşat’, hikâyesi bilinmeyen bir bahtsız oğlan şeklinde yer etmiş, bu hadiseden sonra sadece ‘Adnan’ diye çağrılan oğlanın zihninde.’’ Dünyaya gelirken başka bir bebeğin sırasını çalan Adnan’ın olağanüstü hikâyesi bu anlatılan... Sırası çalınan Reşat, iki dünya arasında sıkışıp kalır. O artık ne ruh ne de insan sınıfına girer. Tez vakitte intikam almaktır bütün muradı. Peki Adnan kendisini bekleyen bu makûs talihten kaçabilecek midir? Aslı Tohumcu, Ölü Reşat’ta, Bursa’nın Kiremitçi Mahallesi’nde yaşanan akıllara durgunluk veren bir hadiseyi, bir adamın büyüme hikâyesine dönüştürüyor. 1940’lı yılların belirsiz atmosferinden, günümüze dek uzanırken okuru şaşırtıcı bir sona hazırlıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Durmadan Leyla --- Tanga da giyerim, paçalı don da. İster alırım kılımı tüyümü, ister uzatırım. İster şortla dolanırım, ister açarım dekoltemi. Sormam kimseye! dedi ikinci kadehi kafasına dikmeden önce. İster otururum evimde, istersem çıkarım dışarı dilediğim saatte.Kurt gibi acıkmış libidolar ve durup durup çoğalan arzular, affedersiniz ama, çeke sündüre aşklar... Eros, dünyayı izliyor, hınzır ve güzel, dilinde göğe uzanan çiller.Durmadan Leyla, yarım kafiyeli, hafif terbiyesiz ve kırık bir fars. İsmi lazım değil bir dişinin seyrü sefer zamanları. Sarmaş salaş uyuyan ve uyanan kahkaha.Aslı Tohumcu, yol üstündeki erkek sürülerini, ahlâkın hımhımlarını tuhaf bir rüyayı anlatır gibi anlatıyor. (Tanıtım Bülteninden) --- Kötü Kalp --- “Her şeyi hatırlıyorum merak etme. Bir gecede işsiz kaldığını hatırlıyorum. Bir gecede dostu düşmanı tanıdığını hatırlıyorum. Meydanlarda sadece işimi ve öğrencilerimi geri istiyorum diye ses ederken azgın suçlular gibi yaka paça götürüldüğünü hatırlıyorum. Kanında duş alacağını söyleyenler göğüslerini gere gere dolaşırken intihar ettiğini hatırlıyorum.” Takım elbiseleriyle iyi halden yararlanıp serbest kalan tecavüzcüler, emekçilerin haklarını gasp eden işverenler, ağaçları rahat bırakmayanrektörler, otobüslerde bacaklarını yayarak oturan yolcular, zorba adamlar ve nicesi. Neden hepsi o çatallı, boğuk sesi duyuyordu? Nedeno ses ısrarla peşlerindeydi ve onlara akılalmaz şeyler yapıyordu? Aslı Tohumcu, bizi yine toplumun cerahat noktalarına götürüyor. Benzersiz bir roman kahramanıyla tanıştırırken, yüzleşmesi zor gerçeklerle baş başa bırakıyor. Kötü Kalp, adaleti hak edip de alamamışların, intikam isteyenlerin muamma yüklü romanı. (Tanıtım Bülteninden)

Neden idefix?

Kolay İade
Kolay İade

Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.

Müşteri Odaklı Deneyim
Müşteri Odaklı Deneyim

Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!

Hızlı ve Sorunsuz Teslimat
Hızlı ve Sorunsuz Teslimat

Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.