Sepette İndirim
3.053,25 TL4.053,25 TL
--- Ayrılığın İlk Günü ---
Hemen her kadının hayatına pranga gibi bir aşk girmiştir; biri, o bir adam, bir türlü çıkmaz hayatınızdan. Çıkaramazsınız. Size eziyet eder, sizi hırpalar, sevmez, aldatır, kandırır, bütün benliğinizi altüst eder, ama onu yine de gönderemezsiniz. Gözlerinden anlarsınız yalanlarını, susarsınız, sırf bitmesin diye. Ama bir gün gelir, emin olursunuz: Sizi sevmiyor, sizinle oynuyor. Başka kadınların yatağından çıkıp sizinkine giriyor. Onun sevmemesi bir yana, artık siz de sevmezsiniz kendinizi. Gitsin o zaman. Bırakın, gitsin. Çok sevmiş her kadın gibi bu kitabın başkahramanını da zor bir gün bekliyor. Tutkuyla bağlandığı, yıkıcı bir ilişkiden kendi isteğiyle, dün ayrıldı. Her ânı kalp ağrıları ve sert dalgalarla dolu, kazasız belasız atlatılması gereken yirmi dört saat var önünde. Nereden baksanız sıradışı bir yirmi dört saat... İçsesinin rehberliğinde büyük bir macerayı göğüsleyecek; kalbinin derinliklerine, geçmişine, kadınlığına ve yalnızlık korkusuna doğru, tehlikeli bir yolculuk.
Sevilen yazar Aslı Perker, son romanında âşık olduğu adamdan ayrılmış bir kadının ilk gününü saat saat, ustalıkla anlatıyor. Hüzünle kara mizahı, kadınlığın içsesiyle aşkın evrensel sancılarını buluşturan Ayrılığın İlk Günü, zamana karşı yarışan ama zamana yenik düşmeyecek bir roman. Aşka dair büyük bir hesaplaşma.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Dönüş Planı ---
Sınıf arkadaşlarınızla çıktığınız gezide
“yanlışlıkla”
gizemli
bir geçidin kapısını açıp ıssız bir adaya düşseydiniz ne yapardınız?
Kaçış Planı
adlı macerasıyla tanıyıp çok sevdiğimiz Burçin’in
başına gelen tam da bu!
Ailesinin tayini çıkınca Afyon’a yerleşen Burçin, yeni okulu ve
arkadaşlarına alışmaya çalışırken bir yandan da o güne dek
hiç yapmadığı şeyleri öğrenme telaşındadır. Mesela üç yerine iki teker üzerinde bisiklet sürmeyi ve ip atlama konusunda ki yeteneklerini geliştirmeyi başarması şarttır artık... Günden güne hem yeni dostlarına hem de yeni hayatına alışırken sınıfça bir geziye çıkarlar. Gittikleri müzenin bahçesindeki gizemli bir taşa altı arkadaş, hep birlikte dokundukları an çok tuhaf bir şey olur ve kendilerini ıssız bir adada bulurlar. İlk bakışta her şey harikadır; bu ada, küçük çocukların özgür olabileceği bir cennet gibi görünür gözlerine. Ancak çok geçmeden karınlarını doyurmak, hava koşullarından korunmak ve adanın ağaçları arasına gizlenmiş binbir tehlikeyle mücadele etmek zorunda
kalacaklardır. Onları adaya getiren geçidi kaybettiklerini fark ettiklerindeyse ihtiyaç duydukları en önemli şeyin ne olduğunu anlarlar: Eve dönüş planı!
Aslı Perker’in muazzam hayal gücüyle dokunmuş bu kitap, sizi
bitmesini istemeyeceğiniz müthiş bir maceraya davet ediyor!
(Tanıtım Bülteninden)
--- Sufle ---
(Tanıtım Bülteninden)
--- Flamingolar Pembedir ---
“Hayat adil değil. Sana iyi davranacak diye bir şey de yok. Bunu anlamak için büyümem bile gerekmiyordu. Boşa geçen onca yıl. Oysa zaten daha altı yaşındayken gerçeği öğrenmiştim. Her şey yolunda gitmeyecek. Dünyaya bunu mu öğrenmeye geldim? Ne sandın? Bir tokattan kaçtın, diğerini onurlu bir şekilde karşıladın, bir tane de sen attın diye dayak yemeyeceğini mi sandın?”
Karlı bir gece, saat üç, altı yaşında bir kız çocuğu... Kimse hayatının bir gecede değişeceğini düşünmez, hele ki altı yaşındaki küçük bir kız çocuğu bunu hiç düşünmez. Annesinin kolları yerine kendisini küçük bir kayığın içerisine bırakacağını ya da bir gitar atölyesinde büyüyeceğini hayal bile edemez. Ama hayat her zaman kendi içerisinde hem iyi hem de kötü sürprizleri barındırır.
Küçük bir kız çocuğunun yaşadığı birçok olay karşısındaki hayatı anlamlandırma yolcuğuna şahit olduğumuzFlamingolar
Pembediriçin Aslı Perker, kendi alternatif hayat hikâyesi olduğunu söylüyor. Belki de bu yalnızca onun değil, hepimizin alternatif hayat hikâyesidir.(Tanıtım Bülteninden)
--- Kaybedilen Bütün Savaşlar ---
Yıl 1995 ya da 96’ydı, Alsancak İzmir’de bulunan Denizcilik İdaresi’ne gidip yük gemilerinde çalışmak için başvurdum. Kabul edilmedim. İşin doğrusu, beni ciddiye aldıklarını bile zannetmiyorum. Yıllar boyunca zaman zaman acaba kabul edilseydim, gemilerle çıksaydım nasıl bir hayatım olurdu diye düşündüm, kendimi orada gördüğüm de oldu... Sonra yedi roman yazdım, onlar aracılığıyla uzaklara yolculuklar yaptım.
Zaman geçti, 2023 yılının Ekim ayında İsrail Filistin’e girdi ve bütün dünyanın önünde bir katliam başladı. Bir soykırım, acımasız bir yok ediş. İki ay boyunca televizyonun önün- de ağladım. Artık delireceğimi hissettiğim bir anda “Kalk Aslı,” dedim. “Bunun sonu yok, ağlayarak olmayacak, bir şey yapman lazım.”
Benim yapmayı becerebildiğim tek şey var, o da yazmak.
Bu duygu beni bir yolculuğa çıkardı. Oturdum, Batı “mede- niyetinin” ikiyüzlülüğüne ve zaaflarla dolu “insanlık” mef-
humuna dair bir küfür olarak da görülebilecek bu kitabı yazdım. Flamingolar Pembedir’deki karakterim Bahriyeli’yi aldım, zamanında binemediğim o gemiye koydum ve bir yolculuğa çıkardım. Onu Afrika kıyılarına götürdüm.
Okuyacağınız romanda benim tersime yük gemilerinde çalışmayı başarabilmiş genç bir kadının, Bahriyeli’nin bir yol
hikâyesi var: Bahriyeli bir gün bağırtılarla uyanır, gemileri-ne Nijeryalı korsanlar çıkmaktadır. Çetenin içinde onun gibi
genç bir kadın da vardır... İşte bu iki kişinin karşılaşmasıve kurdukları sıradışı arkadaşlıkta bütün umudum, dilerim
sizin içinize de ümit eker.
(Tanıtım Bülteninden)
--- Eylülde Dört Yıl - Bir Kurtuluş Savaşı Kitabı ---
“Bu kitapta polisiye bir romanın heyecanını, edebi bir romanın inceliğini, tarihi bir romanın sürükleyiciliğini buldum. Son sayfayı okuduğumda, çok sevdiğim bir filmi seyretmişçesine, oturduğum yerden kalkmadan pek çok sahnesi gözümün önünden defalarca geçti. Tarihin edebiyatla birleşmesi böyle olmalı.”
–Haluk Oral
2016 yılındaki ilk baskısı VAKİT HAZAN ismiyle yapılan ve 1918-1922 yılları arasında geçen bu roman, Milli Mücadele Dönemi’nde vatanın geldiği durumu ve Handan isimli başkahramanın bir kadın olarak yaşadığı statü karmaşasında kendini bulma yolculuğunu konu ediyor.
Handan, babası ve çok sevdiği yardımcıları Ayşe ile beraber yaşamaktadır. Annesi o küçükken vefat etmiş, kendisi Ayşe ile birlikte büyümüştür. Handan’ın annesi, Osmanlı kadını temsiline çok da uymayan, ilerici, günlük yaşamda kendini var edebilen biridir. Fakat bu özellikleri kızına pek tesir etmemiş, babaannesinin de etkisiyle kendi tanımına göre annesinden daha “geri kafalı” biri olmuştur. Bir Osmanlı Paşası olan babasıysa çağdaşlarının aksine, kızının iyi bir eğitim almasına, kendini geliştirmesine destek olan, açık görüşlü bir kişidir.
Handan büyüyüp bir genç kız olduğunda ülkede bulunan işgal kuvvetleri dolayısıyla halk ikiye bölünmüş vaziyettedir. Kimi Mustafa Kemal’i ve direnişi desteklerken kimi de Padişah’ın yanında yer alır. Öte yandan, işgal kuvvetlerinin kazanmasını isteyenler de yok değildir. Handan ise babasının aksine, içten içe direnişi desteklemektedir. Verdiği bu karar, tıpkı hikâyenin diğer aktörleri gibi Handan’ın hayatını da onulmaz şekilde değiştirecektir…
Kitapları onlarca dile çevrilen Aslı Perker, Osmanlı’nın belirsizliklerle örülü son günlerini arka plana yerleştirdiği bu kitapla, yaşadığımız toprakların geçmişini bilen herkesi etkileyecek bir tarihi kurgu yaratıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
