Ya İstiklal Ya Ölüm
Cumhuriyet dönemi siyasi ve sosyal tarihi alanında yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Ali Satan bu kitabında; literatüre “Kongreler Dönemi” olarak geçen, Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) ile TBMM’nin açılışı (23 Nisan 1920) arasındaki on yedi aylık zaman dilimini etraflıca ve titizlikle anlatıyor. Asker, sivil, eşraf, esnaf, bürokrat ve din adamı gibi toplumun her kesiminin iştirakiyle yapılan kongrelerin fotoğrafını çeken Satan, Anadolu ve Rumeli'nin işgali sonrası askerin ve halkın sadece cephede değil, dört duvar arasında da meşruiyetlerini kamuoyuna duyurmak için yoğun bir çaba sarf ettiklerini, toplanan kongreler üzerinden tek tek ve detaylı bir biçimde okuyucuya aktarıyor.
-Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıkmadan önce hangi kongreler yapıldı?-Erzurum ve Sivas’tan evvel hangi şehir hukukî özgürlük bayrağını açtı?-Hangi şehrimiz birden fazla kurultaya ev sahipliği yaptı?-Kongreler cepheye nasıl bir motivasyon sağladı?
Prof. Dr. Ali Satan, Millî Mücadele Dönemi’ne dair yeni bir tarih penceresi açıyor ve mütareke devrinde Anadolu ve Trakya’da yapılan 31 kongreyi katılımcıları ve alınan kararlarıyla değerlendiriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
100 Soruda Milli Mücadele
Doç. Dr. Ali Satan, Cumhuriyet tarihi ile ilgili kıyıda kalmış bilgileri derliyor ve yeni bir tarih penceresi açıyor.100 Soruda Millî Mücadeleadlı bu çalışmasında, Kurtuluş Savaşı’nın safahatını kronolojik olarak anlatıyor. Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Millî Mücadele dönemi hakkında piyasada mevcut hamaset dolu kitapların aksine akademik bilgi ve belgelere dayanarak hazırlanan bu kitap özenle seçilmiş ve merak uyandırıcı 100 soru ve bunlara verilen dikkat çekici ve doyurucu bilgileri içeren cevapları akıcı bir üslupla okuyuculara aktarıyor.
Ali Satan bu kitapta, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan Mudanya Mütarekesi’ne kadar Türkiye’nin panoramasını çıkarıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Atatürk'e Suikast ve Sadakat - Meçhul Bir Suika...
1935 yılı Ağustos ayında Türk hükümeti gelen bir ihbarla alarma geçer. İhbarı yapanlara göre birkaç kişilik bir ekip Beyrut'tan vapura binerek Atatürk'e suikast düzenleme maksadıyla yola çıkmıştır. Aldığı duyum üzerine hemen harekete geçen hükûmet bir dizi tedbir alır, Cumhurbaşkanı’nın güvenliğini sağladıktan sonra başarıya ulaşamayan bu suikast planının arkasında kimin olduğunu aydınlatmaya çalışır. Soruşturma esnasında bazı devlet adamlarının adının olaya karışması skandalın daha çok büyümesine sebep olur. Yazılı basının bu haberi manşetlere taşımasıyla birlikte, söz konusu girişim halkın da tepkisini çeker. Bütün bu sürecin belki en ilginç yanı ise suikast ihbarını yapan makamın İngiliz Büyükelçiliği olmasıdır.
1935 Meçhul Bir Suikastın Kronolojisi Atatürk'e Suikast ve Sadakat, diğer teşebbüslerin gölgesinde kaldığı için pek bilinmeyen bir suikast girişiminin tüm detaylarını arşiv belgelerinin ışığında gün yüzüne çıkarıyor. İhbarın yapıldığı ilk andan mahkeme safhasının sonuna kadar süreci bütünüyle ele alıyor. Prof. Dr. Ali Satan’ın İngiliz ve Türk arşivlerini tarayarak, kuyumcu titizliğiyle üzerinde çalıştığı bu eser yalnızca söz konusu suikast teşebbüsünü değil, daha büyük çerçevede Atatürk dönemi Türkiye'sini, özellikle bürokrasinin işleyiş biçimini anlama olanağı sunuyor. Cumhuriyetin 100. yıl dönümüne yaklaştığımız şu günlerde bunu kavramak her zamankinden daha çok önem arz ediyor zira bu suikast gerçekleşseydi yeni kurulmuş cumhuriyetin kaderi bambaşka bir yöne doğru seyredecekti.
Türk'ün Dönüşü - Batı Basınında Lozan Yeni Türk...
1923 yılı Türkiye için oldukça hareketli bir yıldı. Kurtuluş Savaşı bitmiş, taraflar artık Lozan`da barış görüşmeleri yapıyorlardı. Yerli basın gelişmeleri günbegün Türk halkına duyuruyordu. Peki ya dış basın? Onlar Türkiye`yle ilgili gelişmeleri nasıl sunuyordu? İşte elinizdeki eser bu mühim soruya cevap veriyor.
Türk`ün Dönüşü: Batı Basınında Lozan, Yeni Türkiye ve Cumhuriyet, Kurtuluş Savaşı`ndan sonra anlaşma için masaya oturan Türk devletinin kaderinin nasıl şekillendiğini, Lozan`daki dişe diş mücadeleyi ve en nihayetinde Cumhuriyet`in nasıl kurulduğunu Batı basınının gözünden anlatıyor. Kitapta yer alan haberleri okurken Batılıların zihnindeki Türk imajını daha yakından kavrayacaksınız. Bazı manşetler ve demeçler karşısında ise şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz.
Venizelos: "Lozan Helen Zaferidir!"
L’Eclair: "Türkiye`nin Feragat Sözleşmesi"
ABD Basını: "Lozan ABD Çıkarlarına Aykırı"
(Tanıtım Bülteninden)
2. Dünya Savaşı'nda Türkler - Savaş Esaret İltica
II. Dünya Savaşı'nda Türkiye Cumhuriyeti savaşa katılmamış olsa da Türkiye dışındaki SSCB, Balkanlar, Doğu Türkistan, Orta Doğu ve Kıbrıs Türkleri bu elim harbin ciddi mağduru olmuşlardır. Dünyanın dört bir yanındaki Türklerin bütün kaynakları seferber edilmiş, yüz binlercesi askere alınmış, yaralanmış ve hayatlarını kaybetmişlerdir.Kazan ve Kırım Tatarları, Başkurtlar, Çuvaşlar, Sibirya Türkleri, Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler, Türkmenler, Azerbaycan Türkleri, Ahıska Türkleri, Karaçay-Balkarlar, Gagavuzlar ve diğerleri Sovyet ordusunda Nazi Almanyası'na karşı ön safta savaştılar. Önce Alman esir kamplarında insanlık dışı muameleye maruz kaldılar ve yüz binlercesi hayatlarını kaybetti. Geriye kalanların bir kısmı ise hayatlarını ve Sovyet işgalindeki ülkelerini kurtarma umuduyla Alman ordularına katılıp cephelerde öldüler. Savaşın sonunda hayatta kalanlar yine esir kamplarına sürüklendiler. 1945-1950 arasında Avrupa'da ve Türkiye'de esirler ve mülteciler meselesi hep gündemde kaldı. Türklerin bir kısmı İngiltere'nin ve ABD'nin duyarsızlığı yüzünden Sovyetler Birliği'ne iade edilip ya ölüme ya da Sibirya'da çalışma kamplarına gönderildiler. Bu esirlerden az bir kısmı Batı'ya geçerek Soğuk Savaş döneminde Sovyet işgali altındaki ülkelerinin kurtuluşu için çalıştı. Avrupa'nın değişik ülkelerindeki mülteci kamplarına savrulmuş binlerce Türk de Türkiye'ye gelebilmek için yoğun çaba sarf etti.Prof. Dr. Ali Satan'ın II. Dünya Savaşı'nda Türkler adını verdiği, hem Türk hem de dünya kamuoyu tarafından göz ardı edilen II. Dünya Savaşı mağduru Türklerin gerçek hikâyelerini anlatan bu çalışma, yıllar süren araştırma, gözlem ve tespitlerin mahsulü. Avrupa mülteci kamplarından gazeteci Ziyad Ebüzziya'ya yazılmış mektuplar ilk defa gün yüzüne çıkıyor, dönem basını ve sayısız arşiv belgesi ile konu her yönden destekleniyor. Ayrıca, bütün bu olayların tanığı Ziyad Ebüzziya, Cabbar Ertürk, Baymirza Hayit, Fuat Emircan, Reha Oğuz Türkkan, Bekir Doğan gibi isimlerin şahitlikleri ve tecrübeleri, dünya tarihinin en karanlık sayfalarından birini cesurca gözler önüne seriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
