3,5/5 - 2 Kişi Yorum Yap
13,0 TL
20,0 TL %35
Standart Teslimat : 11 Aralık - 15 Aralık
50 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Zor Zamanlar Kitap Açıklaması


Bir çocuğun yüreğine, düşlerine, çocuksuluklarına, korkularına sahip olamadan yaşayan çocuklar... İnsanları, rakamlarla, kurallarla, biçimlerle değerlendiren; her şeyin, yaşamların bile her santiminin parayla alınıp satılan bir mal olduğunu savunan bir yaşam felsefesinin kentsoylu savunucuları ve uygulayıcıları... Bunların boyunduruğunda ve kömür madenleriyle dokuma fabrikalarında yaşamaya çalışan işçiler... Sevme hakkı bile olmayan kadınlar... Coketown kasabasının insanları... Geniş yığınların sanayi devrimi sırasında çektiği acıları ve yoksullukları gerçekçi bir bakışla anlattığı romanlarıyla tanınan 19. yüzyılın en büyük İngiliz yazarı Charles Dickens (1812-1870), Zor Zamanlar adlı bu romanında, Coketown kasabasının insanlarının buruk yaşamını anlatıyor.



Sayfa Sayısı: 272

Baskı Yılı: 1997


Dili: Türkçe
Yayınevi: Oda Yayınları

 

Puanlamalar
%50
%0
%50
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap

27.05.2001

Kitap 1856 yılında basılmış. Kitabı yeterince anlamak için o dönemin İngilteresini iyice anlamak gerekiyor. Bu kitap Faydacı felsefe  ekonomi politiğe istatistiğe pozitivist felsefeye sanayileşmeye bir eleştiridir. John stuart Mill o dönemin en ünlü filozoflarından ve onun sözleriyle o yıllar bir geçiş dönemi... Fransız ihtilalinden sonraki dönem bütün eski sistem kökten yıkılmış ve büyük bir boşluk oluşmuş henüz nasıl bir sistemin oluşacağı belli değil. Bu arada burjuva ve işçi sınıfı arasında kesin ayırımlar ortaya çıkmakta. Pek çok icat yapılmakta sanayi devrimine giden bir dönem. J.S.Mill o dönemde her ingiliz aydının gençliğinin Bir tarafta Jeremi Benthram öteki tarafta Coleridge olmak üzere ikiye ayrıldığını söylemektedir. Ben bundan yola çıkarak Charles Dickensında bu tartışmalardan etkilendiğini ve Coleridge in tarafını tutarak Bentham ın felsefesini eleştirdiğini düşünüyorum. Peki Benthamın felsefesi nedir. Bentham kiliseyi eleştirmiştir ona göre insan sadece soyut aklın kontroluyle (rational) ve sadece kendi çıkarını düşünerek hareket etmelidir. Fakat bu düşüncede insani değerler yok sayılmaktadır. Sevgi aşk inançlar hayaller ümitler masallar gibi. Dickens Zor Zamanlarda Bitzer'in karakteri altında Benthamı konuşturmuştur sanki.. Bitzer romanda öyle bir tanımlanmıştır ki (yüzü bembeyaz kanı akmaz adeta frankeyştan gibi) adeta cansız bir robot gibi programlanmıştır. Şimdi Bitzer in kitapta geçtiği yerlere bakalım. İlk olarak kitabın giriş bölümünde Bitzer den bir atın tanımlanması istenir. Bitzer adeta bir ansiklopedik bir bilgi bir bilgisayar çıktısı gibi bir tanım verir. Bitzer daha sonraki döneminde sanayi Burjuvasını temsil eden Bounderby ın bankasında çalışmaya başlar. Bankada çalışmasının da özel bir anlamı olmalı Banka sadece parasal mali konularda insanlardan hayattan uzak konumda olduğu için Dickens tarafından seçilmiş olmalı. İkinci olarak Mrs Sparsitle JAmes harthaouse un dedikosunu yaparken Sparsit kıyafetinin ne kadar güzel olduğundan bahseder Bitzer bunu anlayamaz eğer bir getirisi yoksa kıyafet için neden bu kadar para ödendiğini anlayamaz. Üçüncü olarak kitabın sonlarına doğru bankayı soyan Gradgrind'in oğlu thoması yakalaması sahnesi geçer. Mr Gradgrind Bitzere eğer oğlunu bırakırsa para teklif edeceğini ona o kadar emeğinin geçtiğini söyler Bitzer in cevabı ise Oğlunu temsil edip bankada onun yerine geçeceğini ve bunun getirisinin ilerde çok daha büyük olacağını eğitim konusunda ise kendisinin en ucuz yerde yetişip en pahalı yerde satmış olduğunu bunun sadece bir alışveriş olduğunu belirtir. İnsanlıktan ve insani değerden kopmuş bir yaratık olarak temsil edilmiştir bitzer. Aslında bu tür eleştirileri o sıralarda Coleridge Benthama karşı yapmaktadır. Kapitalizme karşı ilk eleştiriler yapılmaya başlanmıştır Marx on yıl sonra ortaya çıkacaktır. Dickens bir sanayi şehrini Coketown aracılığıyla eleştirir. Sürekli şehrin üstünde bacalardan çıkan kirli duman vardır bu yüzden güneşi bile göremez olmuştur adeta. Dickens bu bölümü adeta kutsal kitaptan alınmış bir ayet gibi yazmıştır. Kiliselere artık hiç bir el gitmez (el işçi olarak geçer betimlemeler ona fayda sağlayan kısmıyla tanımlanmıştır kitabın heryerinde) Adeta tanrı bu şehirden kaybolmuştur onun yerini gerçekler olgular (facts) almıştır. Gerçeklerin istatistiksel verilerle yorumlanması sonucunda kararlar alınır mecliste.. insanlar gözardı edilmiştir. Burda Babilin kulelerine gönderme yapılmaktadır. Yazılış tarzıda buna benzemektedir. Aynı dili konuşan insanlar çok yüksek bir kule inşa ederler bu yolla cennete gideceklerini düşünmektedirler. Fakat tanrı şehre iner onların dillerini değiştirir ve anlaşamazlar kulede yapılmaz. Burda bacalar babilin kulelerini temsil eder. Artık cennete bu bacalar sayesinde ulaşılacaktır. Sanayi toplumunun yolactığı çarpık kentleşmede eleştirilir. Daracık tıkış tıkış evlerden oluşan hiç bir güvenliği olmayan  işçi hayatı eleştirilir.

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.