34,0 TL
Standart Teslimat : 04 Temmuz - 07 Temmuz
100 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Zamanın Farkında Kitap Açıklaması

 


"Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung'ları, Laing'leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama ait bir söz söyleyecekler diye kulak mı kabartacaktım? Söz doğru olsa zaten kaçardım, yalan olsa bayılır tekrarını duyayım diye yapışırdım da bunun neye faydası olurdu? Zavallı Reich gibi dolaplar yapıp içine mi girseydim, o pos bıyıklı filozof gibi coşkunluk seline mi kapılsaydım, ikinci benlik, birinci benlik öndeki, arkadaki, birincinin sesi, ikincinin ayak sesi diye huzursuzluk ve yetersizlikten tuhaf ama kibirli bir dünya mı inşa etseydim, kibrimin nedenini anlatacağım diye canım mı çıksaydı, birinin ruhu az öteye kıpırdayabilsin diye elli sene gırnata mı çalsaydım, zaten öbür dünyada göreceğim cini, mekiri, meleği göreceğim diye gece üçlerde kalkıp namaza mı dursaydım, avizeler sallanıyor, başım secdeden bir saatten evvel doğrulamıyor diye sonra kime anlatsaydım, arabayla on iki saatlik yolu kendimden geçerek iki saatte almış olsam bile varacağım yere on saat evvelden gelip de ne yapsaydım?"



Sayfa Sayısı: 199

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: İletişim Yayıncılık

Yorumlar

Bu ürüne yorum yapmak için giriş yapmalısınız

15.10.2019

Harika

Ne zihin, ne düşünceler ve insanı kıskıvrak yakalayıveren cümleler ama! Pürdikkat, her sözcüğünü sindire sindire okudum. Arılarla çokça bir arada olduğumdandır bu metafor: Şule Gürbüz de tıpkı bir arı. Hayattan aldığını, kendi içinden, ruhundan, zihninden süzerek yine hayata veren türden. Nektarı bala dönüştürüyor ama onunkisi “Deli Bal”. Öyle yoğun, keskin, derin... Fazlası ruh halinizi çokça dalgalandıran, kelimeleri ile felsefenin derinlerine çeken, hayatı, kendinizi düşündüren, aklınızı kurcalayan, içinize huzursuzluk zerk eden cinsten.Gürbüz’ün yaşam öyküsü de yazdıkları kadar etkileyici: İlk kitabı Kambur’u henüz 18’indeyken yazıyor. İstanbul’da sanat tarihi, ardından Cambridge’de felsefe eğitimi...Ülkeye döndükten sonra ise, yazmaya devam ederken bir yandan da mekanik saat tamirciliği yapmaya başlıyor. Yıllardır Dolmabahçe’nin ve Topkapı’nın mekanik saatleri Gürbüz’ün parmaklarına emanet. Ezberlenmiş kalıpların dışında bir yaşam ve ezber dışı cümlelerin sahibi Şule Gürbüz’ü okumak bu yılın en değerli keşiflerinden biriydi.

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.