4/5 - 608 Kişi Yorum Yap

İlk Baskı Yılı : 1996

Sayfa Sayısı : 119

Dil : Türkçe

"Albert Camus"nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan "Yabancı", aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir "varlık"ın en anlamsız olgular ... Tamamını gör
9,75 TL
15,0 TL %35
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Yazar Hakkında

Albert Camus

Albert Camus

Albert Camus [“Alber Kamü” şeklinde okunur] eserleri 20. Yüzyılın felsefi akımını biçimlendirmiştir. Bu eserlerden en ünlüleri olan “Yabancı” ve “Veba” ile tanınan Cezayir doğumlu Fransız varoluşçu yazar Albert Camus, “absürdizm” akımının önde gelen yazarlarından biridir. Albert Camus, 7 Kasım 1913 yılında Cezayir’in Mondavi kentinde dünyaya geldi. Yoksul bir ailede büyüyen yazarın babası 1. Dünya Savaşı ... Tamamını gör



Kitap Açıklaması

"Albert Camus"nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan "Yabancı", aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir "varlık"ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi "Meursault", bir simge kahraman değildir, "adı" olmayan bir "Yabancı"dır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma... Camus'yle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. "Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir," der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Albert Camus'nün doğumunun yüzüncü yılında tüm dünyada adına etkinlikler düzenleniyor, hatırasına ve bizlere bıraktığı değerli edebiyat mirasına sahip çıkılıyor. Nobel Edebiyat Ödüllü bu büyük yazar her yerde anılıyor ama memleketi olan Cezayir'de kimse ondan bahsetmiyor. Kitapları okullarda okutulmuyor, devlet adamları ona ve mirasına sahip çıkmıyor. Kendini hep Cezayirli olarak tanıtan Camus, günümüzde, ünlü romanı Yabancı'yı yazmasına olanak sağlayan bütün o plajlara, evlere, sokaklara gerçekten yabancı hale gelmiş durumda... .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

1001 Kitap'tan 1'i

Yabancı, mutlak tekdüzelik sergileyen bir romandır. Öyküde yer alan olaylar (bunların arasında bir cinayet ve onu izleyen bir dava yer alsa da), üzerlerinde hiçbir ağırlık taşımıyor gibidir; sanki yalnızca sayfanın yüzeyinden süzülüp geçerler. Sonradan anlaşılır ki bu, hem öykünün vermek istediği mesaj ve varoluşçuluk felsefesiyle olan tartışmalı ilişkisi hem de, işin garip tarafı, kitabın sürükleyiciliği açısından can alıcı değerdedir. Camus’nün titiz yalınlığı öyküyü aynı anda hem gündelik gerçekliğe hem de bir söylencenin içine yerleştirir ve bu belirsizliği çözmek okura bırakılır. .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%75,8
%19
%3
%1
%1,2
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap
Farkındalık yaratıyor...

Kitabı dün okudum. 3 saate bitiyor zaten yavaş okuyorum ben. Tek söyleyeceğim bende bi etki bıraktı boşluk mu yoksa varlık mı anlamadım. Belki bende olan boşluğu hatırlattı. Okunmaya değer mutlaka okunması lazım bi eser.

Değişik bir tarz, okunmalı!

A. Camus betimlemeleri çok iyi kullanmış. Kitabın ilk kısmında biraz fazla gözükse de akışı bozacak şekilde değil. Roman ise bir insanın annesini, işini, arkadaşlarını, kız arkadaşını, ve hayatını nasıl boş verdiğini ve bunlara nasıl yabancılaştığını anlatan bir roman. Doğrusu romanın ilk başları biraz sıksa da yabancılaşan insan figürü ilgi çekici olabiliyor ve kitap kendine çekiyor. İster istemez ana karakterin yerine kendinizi koyup, ben olsaydım bu durumlarda ne yapardım diye soruyorsunuz. Okunulası bir kitap tavsiye ederim

Hiçbir şeyin romanı !

Mutlak bir boşvermişliğin romanı. Bir mutlak yalnızlık, Kafka yalnızlığı. "Benim yalnızlklarım insanlarla doludur." der Kafka. Albert Camus "Yabancı"da böyle bir yalnızlık portresi çizmiş.Yabancılaşmanın insanı dibine kadar batırdığı hissizliğin tüm boyutlarına varıyoruz.Herkesin her şeyleştiği, her şeyin herkesleştiği bir hayatta hiçbir şeyleşen bir karakterin  romanı. Varoluşçu felsefeye ilgi duyan okurun kesin okuması gereken bir kitap, tavsiye değil şart.