5/5 - 2 Kişi Yorum Yap
25,2 TL
36,0 TL %30
- Teslimat Seçenekleri -
Standart Teslimat : 01 Nisan - 03 Nisan
Standart Teslimat’ta 100 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


"Çalışmayana ekmek yok"... Sorgusuz sualsiz kabul edilecek bir gündelik hikmet gibi geliyor kulağa. Kapitalist sistemin zihinlerde "doğallaştırdığı" bir kabul... Oysa biliyoruz ki, çalışacak iş bulabilmek, tercihe bağlı değil; dolayısıyla çalışmamanın "tembellik" ya da "asalaklıkla" hiç ilgisi olmayan nedenleri var. Ayrıca, çalışamayacak durumda olanların da var olduğu malûm. Bunları hatırlayınca, asıl hikmet şu soruyu sormakta: "Çalışmayan, çalışamayan, ölsün mü?" Toplumun, çalış(a)mayanlara ve yoksullara karşı bir sorumluluğu yok mu?
Thomas More'dan Thomas Paine'e, Charles Fourier'den John Stuart Mill ve Bertrand Russell'a dek birçok düşünürün, kapitalizme yönelttiği temel bir ahlâkî itirazın hareket noktası, bu yalın sorulardı. Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder, derledikleri makalelerle, bu düşünsel mirasa da yaslanarak, temel gelir veya vatandaşlık geliri kavramını tartışmaya getiriyorlar: Her vatandaşa, sadece bu toplumun bir ferdi olmalarıyla hak ettikleri, koşulsuz bir asgari gelir...

Neoliberalizmin verimsizliği "değersiz hayat" addeden küstahlığının da, sosyal refah devletinin parlak zamanında iş gören korporatist anlayışın da, temel gelirin bir sosyal hak olarak kurumlaştırılmasını "palyatif tedbir" olarak küçümseyen radikal çehreli sinik yaklaşımların da dışında bir açılım bu. Emek piyasasına değil sosyal haklara dayalı çözümlere vurgu yapan, meseleyi teknokratik değil ahlâkî-politik olarak koyan bir açılım. Derlemedeki katkılar, farklı ülkelerdeki deneyimleri ve konunun değişik boyutlarını gündeme getiriyorlar.



Sayfa Sayısı: 262

Baskı Yılı: 2007


Dili: Türkçe
Yayınevi: İletişim Yayıncılık

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Mesele'nin Yorumu

Yoksulluk hakkında soldan düşünmek hayli meşakkatli bir meseledir. Zira solun meyyal olduğu uzun erimli politika önerme hâli ile yoksulluk hâlinin ‘o an’a dair aciliyeti arasındaki dehşetengiz açı, çoğu zaman sol siyasetin, yoksulluk konusunda ‘gerçekçi’ olmadığı, yoksulluğu anlamadığı suçlamasıyla karşı karşıya kalmasına sebep olmuştur. Amiyane tabirle: ‘Millet günü kurtarmaya bakmakta, kuruş hesabı yapmakta, solcular ise hayal peşinde koşmaktadır.’ Bu durum bazen can sıkıcı bir kaale alınmamayı beraberinde getirse de, sol siyasetin esbab-ı mucibesinin burada olduğu da kuşku götürmez. Sol siyaset günü kurtarmayı değil, sistemik değişimi esas alır ve aslında gayet ‘gerçekçidir’. Bu açıdan bakıldığında, siyaset dediğimiz büyük ölçüde neyin ‘gerçekçi’ olup olmadığına dair bir mücadele değil midir zaten? .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%100
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız